<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Türkiyenin En iyi Haber Sitesi</title>
                      <link>https://www.tarimturk.com.tr/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tarimturk.com.tr/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi tarım haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 22:58:52 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Türkiyenin En iyi Haber Sitesi - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Türkiyenin En iyi Haber Sitesi</copyright><item><title><![CDATA[Türkiye'de 120 milyar doları aşan gıda perakendeciliğinin röntgeni]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkiyede-120-milyar-dolari-asan-gida-perakendeciliginin-rontgeni-5796.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkiyede-120-milyar-dolari-asan-gida-perakendeciliginin-rontgeni-5796.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD Tarım Bakanlığı Dış Tarım Servisi "Perakende Gıda Sektörü Yıllığı: Türkiye" başlıklı rapor yayımladı. Rapora göre, Türkiye'de 2025 yılı toplam perakende satışları, vergiler hariç yaklaşık 224 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bunun yaklaşık 120,2 milyar dolarlık bölümü gıda perakendesinden oluştu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ABD Tarım Bakanlığı (USDA) Dış Tarım Servisi’nin (FAS) Ankara ofisi tarafından hazırlanan "Perakende Gıda Sektörü Yıllığı: Türkiye” başlıklı rapor perakende sektörünün röntgenini çekiyor.

Türkiye’de ekonomik zorluklar ve satın alma gücü kaybı devam etmesine rağmen perakende gıda pazarında büyümenin sürdüğüne dikkat çekilen raporda, "Ancak büyümenin yönünü indirim marketleri, özel markalı ürünler, küçük formatlı mağazalar ve giderek artan ölçüde çevrim içi satışlar belirliyor. Türkiye’de satılan gıdaların büyük bölümü yerli üretimden karşılanırken, ithal tüketici odaklı tarım ve gıda ürünlerinin toplam market satışlarındaki payı yalnızca yüzde 7-8 seviyesinde bulunuyor" ifadelerine yer veriliyor.

Türkiye’de perakende gıda pazarı 120 milyar dolara ulaştı

Rapora göre, Türkiye’de 2025 yılı toplam perakende satışları, vergiler hariç yaklaşık 224 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bunun yaklaşık 120,2 milyar dolarlık bölümü gıda perakendesinden oluştu. 2025 yılı gıda perakende satışlarının dağılımı şöyle:

Söz konusu rakamlar, Türkiye’de indirim marketlerinin tek başına toplam gıda perakende satışlarının yaklaşık üçte birine ulaştığını gösteriyor. Rapordaki verilere göre, indirim marketlerinin payı yüzde 32,2, süpermarketlerin payı yüzde 28,7, geleneksel perakendenin payı yüzde 32, e-ticaretin payı ise yüzde 2,1 düzeyinde.

Raporda Türkiye genelinde zincir ve bağımsız mağazalarla birlikte yaklaşık 370 bin gıda perakende satış noktası bulunduğu belirtiliyor. Beşten fazla mağazası olan zincir sayısı ise 200’ün üzerinde.

Geleneksel perakendeden organize zincirlere geçiş

Türkiye’de gıda alışverişinin son on yılda hızla organize perakendeye kaydığına dikkat çekilen rapora göre, modern/organize perakendenin payı 2014’te yüzde 41,8 iken 2025’te yüzde 67,3’e yükseldi.

Geleneksel perakendenin payı ise aynı dönemde yüzde 58,2’den yüzde 32,7’ye geriledi.

Söz konusu dönüşüm, bakkal ve semt pazarlarının ağırlığının giderek azaldığını ortaya koyarken, rapor, bakkalların, açık pazarların, kasapların, manavların, kuruyemişçilerin ve fırınların hâlâ Türkiye’de gıda alışverişinin önemli bir parçası olduğunun da altını çiziyor. Ancak buna karşın büyüme ve yeni mağaza yatırımları ağırlıklı olarak ulusal zincirlerden geliyor.

Türkiye’de organize perakende üç ana gruba ayrılıyor

Raporda organize perakende sektörü "Ulusal indirim ve süpermarket zincirleri", "Bir veya birkaç şehirde faaliyet gösteren bölgesel zincirler" ve "Uluslararası sermayeli zincirler" olmak üzere üç kategoride ele alnıyor.

Raporun dikkat çekici tespitlerinden birisi de 2026 itibarıyla Türkiye’de uluslararası sermaye kontrolünde yalnızca Metro Grossmarket ve bonVeno’nun kalmış olması. Her iki zincir de Alman Metro Grubu’na ait.

"Yüksek enflasyon, indirim marketlerini ve özel markalı ürünleri büyütüyor"

Rapora göre, 2025 yılında gıda perakendesinde en iyi performansı indirim marketleri gösterdi. Bunun temel nedeni olarak yüksek enflasyon, çalışan kesimin satın alma gücündeki kronik kayıp, fiyat duyarlılığının artması ve daha ucuz özel markalı ürünlere yönelim gösteriliyor.

Raporda enflasyonun 2018’den bu yana Türkiye ekonomisinin başlıca sorunlarından biri olduğu belirtilirken, tüketici enflasyonunun Ekim 2022’de yüzde 86 ile zirve yaptığı, 2025 sonunda yüzde 31’e gerilediği hatırlatılıyor.

Gıda ve alkolsüz içecek enflasyonunun 2025 sonunda yüzde 28, Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 35 olduğu aktarılırken, rapora göre yüksek enflasyon özellikle alt ve alt-orta gelir gruplarının yaşam standardını aşındırdı. Bu ortamda tüketici, daha küçük paketlere, kampanyalara, indirim marketlerine ve marketlerin kendi markalarına yöneldi.

Raporda özel markalı ürünlerin zincirlerin iş modelindeki ağırlığı da paylaşıldı. Rapora göre, BİM’de ürünlerin yaklaşık yüzde 80’i özel markalı. Şok marketlerde özel markalı ürün oranı yaklaşık yüzde 35 ve raflardaki diğer ürünlerin önemli bir kısmını, aynı grubun bünyesindeki Yıldız Holding markaları oluşturuyor.

Rapor, indirim zincirlerinin düşük fiyatın yanı sıra tüketicinin mahalleye yakın mağazadan alışveriş yapma eğilimine de cevap verdiğini belirtiyor.

İlk 10 zincir bir yılda 3 binden fazla yeni mağaza açtı

Raporda, Türkiye'de faaliyet gösteren ilk 10 zincir marketin bir yılda 3 binden fazla yeni mağaza açtığına dikkat çekiliyor.

Rapordaki mağaza sayılarına göre ilk 10 gıda perakende zincirinin toplam mağaza sayısı 2024’te 48 bin 861 iken 2025’te 51 bin 916 oldu. Böylece mevcut şube sayısına yalnızca bir yılda 3 bin 55 yeni mağaza eklendi. Bu, yaklaşık yüzde 6,3’lük bir artış anlamına geliyor.

Rapora göre, zincir markatlerin toplam şube sayısı ve söz konusu 3 bin 55 yeni şubenin dağılımı şöyle: BİM 14.576 (993), A101 13.550 (392) Şok 11.797 (332), Migros 3.895 (326), Seç 3.748 (904), Ekomini 2.346 (41), Hakmar 812 (12), CarrefourSA 705 (14), File 329 (42) Onur 158 (-1)

Rapora göre, 2025’te en fazla mağaza açan zincirler BİM, Seç, A101, Şok ve Migros oldu. Seç’in bir yılda 904 yeni satış noktası eklemesi, küçük ve mahalle tipi mağaza formatlarının büyüme hızını gösteriyor. Raporda yer alan dip notta, söz konusu listeye, 2 binden fazla mağazası bulunan Tarım Kredi Kooperatif Marketleri dâhil edilmediği bilgisi paylaşılıyor. Dahil edilmesi halinde zincir mağaza sayısı sıralamasında Tarım Kredi Market yaklaşık altıncı sırada yer alacaktı.

Raporda, 2020 yılında gıda enflasyonunu kontrol etmeye yönelik bir araç olarak büyütülen Tarım Kredi Kooperatif Marketlerine ayrıca değiniliyor. Rapora göre, Tarım Kredi Market 2025 sonunda 2 binden fazla mağazaya ulaştı. Tüm illerde faaliyet gösteren söz konusu zincir, özellikle alt ve orta gelirli mahallelerde büyüdü ve Kasım 2025’te “Koop Market” adını aldı.

Satışta BİM açık ara lider

Raporda yer alan 2025 satış ve pazar payı tablosunda BİM ilk sırada bulunuyor. BİM, 21,7 milyar dolar satış ile yüzde 18,4 paya sahip. Ardından 10,8 milyar dolarlık satış ve yüzde 9,2 pay ile Migros geliyor. A101 9,1 milyar dolarlık satış ve yüzde 7,8 pay ile üçüncü sırada bulunuyor. Listenin geri kalanı ise şöyle: Şok 7,6 milyar dolar (%6,0 ), CarrefourSA 2,1 milyar dolar (%1,8 ), Seç 1,1 milyar dolar (%1,0), Ekomini 583 milyon dolar (%0,5), File 567 milyon dolar(%0,5),Hakmar 557 milyon dolar (%0,5) ve Macrocenter 368 milyon dolar (%0,3).&nbsp;

Söz konusu veriler, ilk dört büyük zincirin toplam payının yüzde 41,4 ve satışlarının ise yaklaşık 49,3 milyar dolar seviyesinde olduğunu gösteriyor. İlk 10 zincirin toplam satışı ise 54,6 milyar dolar olarak görülüyor.

Rapora göre BİM’in satışları, ikinci sıradaki Migros’un yaklaşık iki katına ulaşıyor. Ancak Migros’un BİM, A101 ve Şok’tan farklı olarak M-Jet’ten 5M’e ve Macrocenter’a kadar farklı gelir gruplarına ve alışveriş biçimlerine hitap eden çok formatlı bir yapısı bulunuyor.

Akaryakıt istasyonu marketleri de büyüyor

Rapora göre, akaryakıt istasyonlarındaki marketlerin toplam sayısı 2024’te 4 bin 922 iken 2025’te 5 bin 280’e yükseldi. Burada da başlıca zincirler şöyle sıralanıyor: Petrol Ofisi (1.952 mağaza), Opet (1.358 mağaza), Shell (1.272 mağaza), Total (427 mağaza), BP (271 mağaza).

Raporda, son bir yılda 358 yeni istasyon marketinin açıldığı ve en hızlı büyümenin 257 yeni satış noktasıyla Shell’de gerçekleştiği kaydediliyor. BP’nin mağaza sayısının ise 23 azaldığı kaydediliyor.

Online gıda satışları büyüyor ama toplam içindeki payı sınırlı

Pandemi sonrasında Türkiye’de çevrim içi market alışverişinin yaygınlaşmasının hızlandığı kaydedilen raporda, online gıda satışlarının toplam içindeki payının 2019’da yüzde 1,2 iken 2025’te yüzde 2,1'e yükseldiği belirliyor. 2025 yılında çevrim içi gıda satışlarının ekonomik büyüklüğü ise yaklaşık 2,49 milyar dolar olarak hesaplanıyor.

Rapor, büyümenin özellikle İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyük şehirlerde başladığını, daha sonra küçük şehirlere de yayıldığını belirtiyor. Türk tüketicisinin fiziksel mağazadan alışveriş alışkanlığı güçlü olsa da online siparişe duyulan güven ve alışkanlık arttıkça bu kanalın payının yükselmesi bekleniyor.

BonVeno hızlı büyüme hedefiyle pazara giriyor

Raporda, son dönemin önemli gelişmelerinden biri olarak Metro Grubu’nun bonVeno yatırımı gösteriliyor. İlk mağazası 2023’te açılan ve 2026 itibarıyla şube sayısı 60’a ulaşan şirketin hedefinin 2030’a kadar 1.000 mağazaya ulaşmak olduğunun altı çiziliyor. bonVeno’nun mağazaları 45 ila 300 metrekare arasında değişiyor ve rakiplerinden ayrıldığı nokta, klasik küçük market formatına kıyasla daha fazla sandviç, salata, pizza, sosisli sandviç, kurabiye, kahve, hazır ve sıcak yemek sunması oşlarak gösteriliyor. Rapor, bonVeno’nun sağlık bilinci yüksek kentli tüketicilere dönük ürünlere de diğer kolaylık marketlerinden daha fazla yer verdiğini belirtiyor. Bu model, market ile hızlı servis restoranı arasındaki sınırların giderek bulanıklaştığına işaret ediyor.

CarrefourSA’nın mülkiyet yapısı değişiyor

Bilindiği üzere CarrefourSA’nın Fransız Carrefour ve Sabancı Holding’e ait hisseleri, A101’in de sahibi olan Aydın Grup'a satıldı. Raporda, Nisan 2026 itibarıyla işlemin Rekabet Kurulu onay sürecinde bulunduğu ifade ediliyor. CarrefourSA markasının, marka lisans anlaşması kapsamında en az iki yıl daha kullanılacağı belirtiliyor. Rapor, bu gelişmeyi, uluslararası sermayenin Türkiye gıda perakendesindeki varlığının daha da azalması ve sektörün yerli grupların kontrolünde yoğunlaşması açısından önemli görüyor.

&nbsp;

İthal gıdanın payı yüzde 7-8 ile sınırlı

&nbsp;

Türkiye’nin 2025 yılı tüketici odaklı tarım ve gıda ürünü ithalatı 8,77 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam, 2023’te 5,79 milyar dolar ve 2024’te 6,85 milyar dolar seviyesindeydi.

Rapordaki verilerden hesaplandığında ithalat iki yılda yaklaşık yüzde 51, 2025 yılında ise bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 28 arttı.

Buna rağmen ithal ürünlerin yaklaşık 120 milyar dolarlık gıda perakende pazarındaki payı yüzde 7-8 düzeyinde kalıyor. Bunun nedeni olarak Türkiye’nin gelişmiş bir gıda işleme sanayisine ve güçlü yerli üretim kapasitesine sahip olması gösteriliyor.

2025’te Türkiye’ye tüketici odaklı tarım ve gıda ürünü sağlayan ilk 10 ülke ise sırasıyla şöyle: Hollanda (763,9 milyon dolar), Polonya (655 milyon dolar), ABD (627,7 milyon dolar), Almanya (569,6 milyon dolar), Birleşik Krallık (534,6 milyon dolar), Çin (500,4 milyon dolar), İran (450,1 milyon dolar), Fransa (431,4 milyon dolar), İtalya (405 milyon dolar), Vietnam (276,1 milyon dolar).

Raporda, söz konusu tedarikte ABD’nin payının yüzde 7,16 olduğu ve ABD’den ithal edilen başlıca ürünler sert kabuklu meyveler, özellikle ceviz, badem ve Antep fıstığı; çeşitli gıda preparatları ve viski olarak sıralanıyor.

İthal premium ürünlerin satış alanı sınırlı

Raporda, ithal, yüksek katma değerli ve işlenmiş ürünlerin ağırlıklı olarak Migros, CarrefourSA,

Metro Grossmarket, Macrocenter, Gourmet Garage ve bağımsız gurme mağazalar üzerinden satıldığı kaydediliyor.

Bu mağazalar özellikle İstanbul, İzmir, Ankara, Bodrum, Antalya, Bursa ve Çeşme gibi gelir düzeyi daha yüksek kent ve ilçelerde yoğunlaşıyor. İndirim marketleri ve bölgesel zincirlerde ithal paketli veya işlenmiş ürünlere çok az yer veriliyor. Buna karşılık pirinç, ceviz, badem, mercimek, kuru fasulye, muz ve avokado gibi ithal tarımsal ürünler bu kanallarda da bulunabiliyor.

Rapor, ithal premium ürünlere yönelik uzun vadeli talebin artacağını öngörüyor. Bunun gerekçeleri olarak, kentleşme, uluslararası seyahatlerin artması, yeni tat ve deneyimlere açıklık, üst ve üst-orta gelir grubunun büyümesi, çalışan kadın ve çift gelirli hane sayısındaki artış sıralanıyor. Ancak orta gelirli hanelerin mevcut ekonomik koşulları, kısa vadede ithal premium ürünlere olan talebi sınırlıyor.

İthalatta en hızlı büyüyen ürünler

Rapora göre, 2023-2025 döneminde ithalatı en hızlı büyüyen tüketici odaklı ürünler taze veya soğutulmuş sarımsak, yağı alınmış kakao ezmesi, taze elma, kızılcık turna yemişi suyu, taze trabzon hurması, taze soğan ve arpacık soğanı, dondurulmuş çilek, fermente edilmemiş yeşil çay, taze kızılcık, yaban mersini ve taze kivi olarak gösteriliyor.

Liste, Türkiye’nin güçlü yerli üretim kapasitesine rağmen bazı dönemlerde taze meyve-sebze ile özel ve niş ürünlerde ithalat artışının hızlanabildiğini ortaya koyuyor.

Raporda özellikle ABD’li şirketler açısından Türkiye'ye ihracat noktasında potansiyel görülen ürünler üç gruba ayrılıyor. Pazarda bulunan ve büyüme potansiyeli taşıyan ürünler olarak ceviz ve badem öne çıkıyor. Türkiye’nin güçlü kuruyemiş tüketim kültürüne rağmen yerli üretimin talebi tamamen karşılayamadığı belirtilen raporda, Kaliforniya ceviz ve bademlerinin paketli veya açık şekilde pazarda güçlü bir konumda olduğu ifade ediliyor.

Listede, Ramazan dönemindeki tüketim nedeniyle kültürel açıdan önemli bir ürün olarak gösterilen hurma var. Türkiye’de ticari ölçekte hurma üretimi olmadığı ve talebin ithalatla karşılandığı belirtiliyor. ABD menşeli Kaliforniya hurmalarına ilgi bulunduğu ancak soğuk zincir maliyetinin önemli bir engel olduğu aktarılıyor.

İkinci ürün grubu olarak kızılcık ve diğer kuru meyveler var. Türkiye’de üretilmeyen bazı kuru meyvelerin atıştırmalık olarak popülerlik kazandığı ve kullanım alanlarının genişletilebileceği belirtiliyor. Türkiye'nin ayrıca güçlü bir baharat üreticisi ve tüketicisi olmakla birlikte kaliteli ve markalı niş ürünler için fırsat bulunduğu ifade ediliyor. Cayenne biberi, kırmızı pul biber, karabiber ve özel baharat karışımları örnek gösteriliyor.

Fonksiyonel gıdalar ve alkolsüz sağlıklı içecekler

Raporda, glütensiz, diyabete uygun, vitamin veya proteinle zenginleştirilmiş ürünlere ilginin arttığı belirtiliyor. Bebek ve çocuklara yönelik zenginleştirilmiş ürün çeşitliliğinin sınırlı olduğu vurgulanıyor.

Doğal, bitkisel ve organik çaylar ile meyve sularında da büyüme potansiyeli olduğu değerlendiriliyor. Pazarda sınırlı bulunan ancak potansiyel taşıyan ürünler olarak protein, vitamin veya özel beslenme iddiası taşıyan beslenme barları, pikan cevizi, hazır yemekler ve pişirmeye hazır ürünler gösteriliyor. Hazır yemek talebindeki artışın çift gelirli haneler, tek kişilik kentsel haneler ve değişen yaşam tarzıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor.

Yabancıların Türkiye pazarına girişteki en büyük engeller

Rapora göre, Türkiye pazarına girmek isteyen yabancı şirketler açısından bazı engller var.

Rapora göre, başlıca zorluklar şöyle sıralanıyor: Yüksek gümrük vergileri, karmaşık ve zaman alan ithalat işlemleri, mevzuatın uygulanmasında öngörülebilirlik ve şeffaflık sorunları, döviz kuru dalgalanmaları, Türk lirasındaki değer kaybı, güçlü yerli üretim, Avrupa menşeli ürünlerin tarife ve lojistik avantajı, geleneksel damak tadı, kayıt dışı ekonomiden kaynaklanan haksız rekabet, sağlık beyanları ve etiketleme sınırlamaları, alkollü içecek reklam yasakları, tuz, şeker ve yağ içeriğine yönelik yeni düzenlemeler.

Rapor, Türkiye’ye ihracat yapmak isteyen şirketlerin genellikle yerel bir ithalatçı, distribütör veya temsilciyle çalışması gerektiğini belirtiyor. Perakende zincirlerinin doğrudan ithalat yapması istisnai bir uygulama olarak tanımlanıyor. Yerel temsilcinin mevzuat, liman seçimi, gümrük işlemleri, müşteri ilişkileri ve ticari bağlantılar açısından kritik olduğu vurgulanıyor.

&nbsp;

İthalatı fiilen engelleyen ürün grupları

&nbsp;

Raporda üç ürün grubu için ciddi düzenleyici engel bulunduğu belirtiliyor: Bunlardan ilki GDO içeren gıdalar. Türkiye’de insan tüketimine yönelik hiçbir genetiği değiştirilmiş ürünün onaylanmadığı, eser miktarda GDO içeriğinin dahi ithalatın reddedilmesine yol açabildiği ifade ediliyor.

İkinci sırada yüksek kaliteli sığır eti geliyor. Lüks restoranlar ve steakhouse segmentinde talep potansiyeli görülmesine rağmen Türk denetçilerin kesim sırasında üretim tesisinde bulunması gibi koşulların ABD’den et ihracatını fiilen zorlaştırdığı belirtiliyor.

Üçüncüsü ise organik şeker. Sektörde talep bulunduğu ancak ithalatı engelleyen düzenleyici sorunlar olduğu aktarılıyor.

Gıda sanayisi ve yeme-içme sektörüne ilişkin bulgular

Türkiye’de 2024 itibarıyla yaklaşık 58 bin gıda ve içecek üreticisi bulunduğu belirtiliyor. Sektör hem iç pazara hem ihracata üretim yapıyor ve tüketicinin pratik, paketli ve kolay hazırlanabilir ürünlere yönelmesiyle büyüyor.

Yeme-içme sektöründe ise 2024 yılında yaklaşık 113 bin 500 ticari restoranın 19,5 milyar doların üzerinde satış bulunduğu ifade ediliyor.

Ancak yüksek enflasyon nedeniyle tüketicilerin zorunlu olmayan harcamalarını kısması sonucunda yeme-içme sektörünün sabit fiyatlarla satışlarının 2024’te gerilediği belirtiliyor. Başka bir ifadeyle sektör nominal olarak büyüse de reel tüketim baskı altında kaldı.

Rapor, Türkiye pazarını son derece rekabetçi, fiyat duyarlılığı yüksek, yerli alternatiflerin güçlü olduğu ve uzun vadeli yatırım ve ısrar gerektiren bir pazar olarak tanımlıyor.

30 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan rapordaki değerlendirmelerin USDA personeline ait olduğu, ABD hükümetinin resmî politika açıklaması niteliği taşımadığı özellikle belirtiliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye'de 120 milyar doları aşan gıda perakendeciliğinin röntgeni - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 07:30:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiyede-120-milyar-dolari-asan-gida-perakendeciliginin-rontgeni-104207-20260713.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiyede-120-milyar-dolari-asan-gida-perakendeciliginin-rontgeni-104207-20260713.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiyede-120-milyar-dolari-asan-gida-perakendeciliginin-rontgeni-104207-20260713.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarımda 144 milyar dolarlık iklim sınavı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-144-milyar-dolarlik-iklim-sinavi-5793.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-144-milyar-dolarlik-iklim-sinavi-5793.html</link>
                    <description><![CDATA[İklim değişikliğinin tarım sektörüne faturası her geçen gün ağırlaşıyor. FAO’ya göre, dünya genelinde doğal afetlerin tarım sektörüne verdiği yıllık ortalama zarar 90’lı yıllarda 64 milyar dolar iken son yıllarda 144 milyar dolara çıktı. TZOB verileri ise bu yılın ilk yarısında ülke genelindeki 900 bin dekarlık tarım alanının afetlerden zarar gördüğünü ortaya koydu. TZOB Başkanı Bayraktar, sigortası olmayan üreticilere nakit destek ve borç yapılandırması çağrısı yaptı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ DÜNYA genelinde tarım sektörünün yaşadığı ‘iklim sınavı’ her geçen yıl artıyor. Değişen hava koşulları, dünya genelinde kahveden çikolataya, şekerden pirince kadar birçok tarımsal emtiada fiyat oynaklıkları yaratmaya, tarım arazilerine zararlar vermeye devam ediyor. Bu zararın maliyetini hesaplayan Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) verilerine göre, dünyada doğal afetlerin tarıma verdiği yıllık ortalama zarar son 30 yılda yüzde 125 arttı. Tarımda 90’lı yıllarda 64 milyar dolarlık iklim faturası yaşandığını raporlayan FAO, bu rakamın son yıllarda 144 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. İklim değişikliğinin Türkiye tarımı üzerindeki etkilerine yönelik saha çalışmaları yapan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre ise, sadece bu yılın ilk yarısında yaşanan doğal afetler, yaklaşık 900 bin dekarlık tarım alanının zarar verdi. Bu nedenle TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçiye nakdi yardım ve borç yapılandırması yapılması gerektiği çağrısında bulundu.

32 YILDA 3.26 TRİLYON DOLAR

1991-2023 arasında doğal afetlerin tarıma verdiği toplam zararın 3.26 trilyon&nbsp;dolar&nbsp;olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Son 30 yılda 4.6 milyar ton tahıl, 2.8 milyar ton meyve ve sebze, 900 milyon ton et ve süt ürünü&nbsp;doğal afetler&nbsp;nedeniyle zarar gördü” dedi. Afetlerin tarımsal üretime verdiği zararın çiftçilerden vatandaşa kadar tüm toplumu ilgilendiren bir konu olduğunun altını çizen Bayraktar, “Gelecek yıllarda tarımsal açıdan ‘afet yılı’ olarak anılacak olan 2025’in ardından ne yazık ki 2026 yılında da afetler devam ediyor” diye konuştu.

70 İLDE TOPLAM 900 BİN DEKAR ALANDA HASAR

İklim değişikliğinin yarattığı etkinin Türkiye tarımının da sınavı olduğuna dikkat çeken Bayraktar, afetlerin yaşandığı 70’i aşkın ilde üreticilerden aldığı bilgileri paylaştı. Bu yılın ilk 6 ayında sel su baskınları, aşırı yağışlar, dolu, fırtına, don, aşırı kar yağışı, hortum ve heyelan afetleri tarımsal üretime zararlar verdiğini anımsatan Bayraktar, ülke genelinde yaklaşık 900 bin dekar alan bu afetlerden zarar gördüğünün altını çizdi. “Bu yıl özellikle sel ve su baskınları, çiftçilerimizin üretim faaliyetlerini olumsuz yönde etkiledi” diyen Bayraktar, “Zarar gören toplam alanın yaklaşık yarısı sel ve su baskınlarına maruz kaldı. 2026 yılının ilk 6 ayında; 28 ilde sel su baskını, 22 ilde don, 14 ilde aşırı yağış, 14 ilde dolu, 9 ilde fırtına, 9 ilde aşırı kar, 6 ilde heyelan ve yine 6 ilde hortum afetleri görüldü. Afetlerin şiddetinin ve tarımsal üretim üzerindeki baskısının her geçen yıl arttığı açıkça görülüyor. Afetler yalnızca ürün kaybına neden olmuyor, üreticilerimizin sezon boyunca yaptığı tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik gibi tüm harcamaların da boşa gitmesine yol açıyor” ifadelerine yer verdi.NAKDİ YARDIM VE 

YAPILANDIRMA ÇAĞRISI

Çiftçilere&nbsp;tarım&nbsp;sigortası yaptırmanın önemini her zaman vurguladıklarını, buna rağmen sigortalılık oranının düşük seviyede olduğunu söyleyen Bayraktar, “Bunun en önemli nedeni de devlet desteği olmasına rağmen sigorta primlerinin çiftçi gelirlerine göre yüksek olması”dedi. “Sigortası olan üreticilerimizin zararları karşılanacaktır. Fakat diğer tarafta sigortası olmayan üreticilerimiz de 2026 yılındaki bu afetlerden ciddi oranda zarar gördü” diyen Bayraktar, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Hem geçtiğimiz yıl hem de bu yıl durmak bilmeden afetlerle uğraşan bu çiftçilerimizin de yanında olunmalı ve nakit yardım yapılmalıdır. Ayrıca bu çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçları yapılandırılmalıdır. Bereketli bir sezon diyerek hiçbir üreticimiz göz ardı edilmemelidir.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Tarımda 144 milyar dolarlık iklim sınavı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 07:16:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-144-milyar-dolarlik-iklim-sinavi-101915-20260706.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-144-milyar-dolarlik-iklim-sinavi-101915-20260706.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-144-milyar-dolarlik-iklim-sinavi-101915-20260706.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan çiftçiye kredi müjdesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-cumhurbaskani-erdogandan-ciftciye-kredi-mujdesi-5792.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-cumhurbaskani-erdogandan-ciftciye-kredi-mujdesi-5792.html</link>
                    <description><![CDATA[Haliç Kongre Merkezi'nde "Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması"nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere müjdeleri sıraladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip&nbsp;Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması'ndaki konuşmasında, katılımcılarla beraber olmaktan, hasret gidermekten büyük memnuniyet duyduğunu, ülkenin dört bir yanındaki çiftçilere de selam ve sevgilerini gönderdiğini ifade etti.Programa vesile olan, 1863'ten beri tarımın en büyük destekçisi Ziraat Bankası'nı tebrik ettiğini söyleyen Erdoğan, "Toprağın bitirdiği her ürünü, sudaki, karadaki, havadaki her canlıyı Allah'ın nimeti olarak gören, nimeti ise aziz bilen bir medeniyetin mensuplarıyız. Bizim inanç ve kıymet manzumemizde insanın insan üzerinde nasıl hakkı varsa, nimetin de insan üzerinde hakkı vardır. Medeniyet kodlarımızda nimete nankörlük etmek ayıpların en büyüğüdür. Nimeti vesile kılarak Allah'a şükretmek, nimetin hukukunu gözetmek ise en yüce erdemlerden biridir." diye konuştu.

Erdoğan, "Modern dünyanın aklına yeni gelen toprağı koruyacak tarım meselesi, bizim binlerce yıllık tecrübemizin adeta özü ve özeti gibidir. Toprak için 'ana' tabirini kullanmamız, laf olsun diye değildir. Şehirlerimizi bağlar içinde gösteren türküler boşuna yakılmamıştır. 'Ne ekersen onu biçersin' sözü, milli hafızamıza boşuna kazınmamıştır." ifadelerini kullandı. Aşık Veysel'in "Kara Toprak" şiirinin bir bölümünü okuyan Erdoğan, Anadolu irfanının en müstesna temsilcilerinden olan şairin bu şiirinde hem toplumun kültürüne hem de toprakla kurduğu gönül bağına işaret ettiğini dile getirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, ibretlerle dolu bir kıssayı paylaşmak istediğini belirterek, şunları söyledi:

"Büyük bir tüccar kuraklık mevsiminde zor durumda kalan yaşlı bir çiftçiye gider. Şöyle bir teklifte bulunur, 'Gel bu tarlayı bana ver. Tüm borçlarını sileyim, üstüne de para vereyim.' der. Yaşlı çiftçi toprağına bakar ve tüccara şu cevabı verir, 'Oğul, sen benim borcumu silersin ama bu toprak her bahar benim açlığımı siliyor. Sen parayı bir kere verirsin, toprak bana her yıl ekmek veriyor. Ben tarlayı satarsam önümüzdeki yıl borcum olmaz ama yiyecek ekmeğim de olmaz. Bu söz üzerine tüccar ısrarından vazgeçer. Evet, tarım hem insan için hem de insanlığın geleceği için bu derece önemlidir, hayatidir, yeri doldurulamazdır. Büyük medeniyet inşa edenler ancak toprağın, rüzgarın, denizin, güneşin, iklimin dilini anlayanlar, o dille uyum içinde bir hayat sürenler olmuştur."Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çiftçiyle bütünleşmek, kafaya kasket takmak değildir. Tarıma destek olmak, muhalefetin yaptığı gibi meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra 'Biz onu reklam olsun diye yaptık.' demek değildir. Bunların tamamı buram buram riyakarlık kokan, şov kokan hareketlerdir." dedi.

Sofralardaki ekmekten, bulgur, peynir ve zeytine kadar hemen her gıdada çiftçilerin emeği ve alın teri olduğunu belirten Erdoğan, çiftçilere teşekkür ederek çalışmalarının bereketlenmesini diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabiatın nankörlük etmeyeceği gibi kendine nankörlük edeni de affetmeyeceğini, küresel düzeyde karşılaşılan iklim krizi ve afetlerin, modern insanın toprağa ettiği nankörlük sonucu oluştuğunu dile getirdi.

Yusuf&nbsp;Has&nbsp;Hacib'in Kutadgu Bilig'de "İnsan kirlenirse su ile yıkanır, su kirlenirse ne ile yıkanır?" dediğini hatırlatan Erdoğan, "İnsanlık olarak daha fazla kazanmak, daha fazla tüketmek uğruna suyun, toprağın, havanın kirletilmesinin bedelini çok ağır ödüyoruz. Tarım alanları ve temiz su yataklarının yerleşime açılmasının, zararlı kimyasallarla ekolojik sistemin bozulmasının ceremesini çekiyoruz. Toprağa ve suya emanet olarak değil, sömürülecek bir meta olarak bakan vahşi kapitalist zihniyet, bugün yaşadığımız sorunların baş sorumlusudur." ifadelerini kullandı.Türkiye'nin hiçbir dahli olmadığı halde iklim krizinin yansımalarına en fazla maruz kalan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son yıllarda kuraklık yaşadık, orman yangınlarıyla mücadele ettik, sellerle, taşkınlarla, zirai don olaylarıyla karşılaştık. Tarımla birlikte turizme, ticarete, çevreye de zarar veren afetlerle yüzleştik. Özellikle geçen yıl bizi oldukça zorlayan bir sene oldu. Zirai dondan etkilenen üreticilerimize toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Hamdolsun bu yıl, yağışlar bakımından bereketli bir sene geçiriyoruz. Barajlarımız, göllerimiz, su kaynaklarımız, şükürler olsun doluyor. Nehirlerimiz, derelerimiz tam da özlediğimiz şekilde gürül gürül akıyor." diye konuştu."117 ÜLKEYE TOHUM İHRAÇ EDİYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hasatlar yapıldıkça, rekolte açısından çiftçinin yüzünün de gülmeye başladığını anlatarak, "Arpada, buğdayda ve inşallah pek çok mahsulde bu yıl rekor bekliyoruz. Ülkemizde 206 çeşit tarım ürünü yetişiyor, bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede dördüncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk üçteyiz, tohumda dünyada ilk 10 arasındayız. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz." açıklamalarında bulundu.

Bu sabah Haziran ayı ihracat rakamlarının açıklandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:

"2026 Haziran ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre&nbsp;yüzde&nbsp;21,9 oranında artışla 24 milyar 940 milyon dolara yükseldi. Ocak-Haziran dönemi ihracatımız, yüzde 3,6 oranında artarak toplam 136 milyar 59 milyon dolara ulaştı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız ise yüzde 23,3 oranında artarak 2,8 milyar&nbsp;dolar&nbsp;oldu. İlk 6 ayın toplamı da yüzde 3,3 oranında artışla 16,3 milyar dolara çıktı. 2025'i tarım ve gıdada 6,5 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla kapatmıştık, bu yılın ilk 6 ayında 693 milyon dolar fazla verdik. Aynı şekilde Haziran ayı enflasyon oranı yüzde 0,99 geldi. Açıklanan veriler, ekonomimize hayırlı uğurlu olsun diyorum. Hedeflerimize doğru inşallah kararlılıkla yürüyeceğiz. 42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz. 15 organize tarım bölgesinde üretime başladık, bu yıl 5 bölgede daha ilk kez üretime geçmeyi planlıyoruz."

"SU VE SULAMA ALANINDA 11 BİNE YAKIN ESERİ HALKIMIZIN HİZMETİNE SUNDUK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu rakamların ve başarıların tesadüfen elde edilmediğini belirterek, çiftçilerle el verip çalıştıklarını, çabaladıklarını ve bu seviyeye ulaştıklarını söyledi.

Tarımsal destekler konusunda kat kat artışlar yaptıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Arazi toplulaştırma, araştırma merkezleri, yerli tohumculuk, gen bankası gibi alanlarda önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Su ve sulama alanında 11 bine yakın eseri halkımızın hizmetine sunduk. Sulanan alan miktarını 7,3 milyon hektara çıkardık. Tabii en önemli desteği Ziraat Bankamız eliyle çiftçimizin finansal olarak desteklenmesi suretiyle gerçekleştirdik. Son 23 yılda tarımsal üretime reel rakamlarla yaklaşık 3 trilyon lira destek verdik. Geçen yıl sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buldu. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz."

"ESKİSİYLE YENİSİYLE ANA MUHALEFETTEN BU ÜLKENİN TARIMINA FAYDA GELMEZ"

Türkiye'nin, çiftçisine sağladığı destekler bakımından OECD ortalamasının yaklaşık iki katı düzeyinde yer aldığını bildiren Erdoğan, "Biz, birileri gibi şov yapmıyor, istismar yapmıyor, sadece iş yapıyoruz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çiftçiyle bütünleşmek, kafaya kasket takmak değildir. Tarıma destek olmak, muhalefetin yaptığı gibi meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra 'Biz onu reklam olsun diye yaptık.' demek değildir. Bunların tamamı buram buram riyakarlık kokan, şov kokan hareketlerdir. Bunlar aynı zamanda eski Türkiye'ye ait ucuz siyasi cingözlülüklerdir. Dünyada ve Türkiye'de tarımın geldiği seviyeden haberleri bile yok. Kendileri de zihniyetleri de üzerine bindikleri traktör kadar müzelik. Bu müzelik zihniyetin ne ülkeye ne millete ne çiftçilerimize hayrı olur. Ne demiş atalarımız, 'Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.' Eskisiyle yenisiyle ana muhalefetten bu ülkenin tarımına fayda gelmez. Zaten uğraştıkları, didiştikleri konuların basitliğine baktığımızda bırakın milleti, kendilerine bile hayırlarının olmadığının hepimiz görebiliyoruz."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredisi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde 2 yıl ana para ödemesiz, 10 yıla kadar vadeyle öz kaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkanı sunacağız." dedi.

Sadece tarımda, hayvancılıkta, üretimde değil, her alanda Türkiye'yi şaha kaldırmanın, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmenin gayretinde olduklarını belirten Erdoğan, "Cumhur İttifakı olarak dayanışma içinde yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözerek büyük ve güçlü Türkiye'nin kapılarını sonuna kadar açmak istiyoruz." ifadesini kullandı.

Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin nasıl hayırlı bir proje olduğunun günden güne daha net anlaşıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bakınız, bundan 3 gün önce Hakkari'miz anlamlı bir spor müsabakasına ev sahipliği yaptı. 2025-2026 sezonu Büyükler Güreş Süper Lig Finalleri, Hakkari'nin doğa harikası Cennet Cehennem Vadisi'nde gerçekleştirildi. 200 sporcumuz Cilo Dağları'nın eteklerinde, yeşilin binbir tonuyla bezeli, 3000 rakımlı yaylada mindere çıktı. Bir zamanlar terörün karanlık gölgesinin düştüğü dağlarımız, şimdi sporla turizmle birbirinden güzel etkinliklerle yeniden hayat buluyor. Sürecin sağladığı güven ortamının spordan istihdama, turizmden ticarete hemen her sektöre olumlu tesiri oluyor. Ancak asıl başarıyı inşallah süreç menziline tam vardığında göreceğiz."

Terör meselesi tamamen çözüldüğünde milletin en büyük hasadı tarım ve hayvancılık sektörlerinde yapacağını belirten Erdoğan, "Dağlarımız daha bir şekillenecek, ovalarımız daha bir bereketlenecek, yaylalarımız daha bir güzelleşecek, nehirlerimiz daha bir coşkun akacak, tarlalarımızın verimi inşallah daha da artacak. Güvenlik endişesi nedeniyle gerileyen hayvancılık yeniden canlanacak. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da huzur kök saldıkça, bunun estirdiği bahar havasını inşallah 86 milyonun tamamı, 81 ilimizin her biri hissedecek. Allah'ın izniyle bu hayırlı süreç neticelendiğinde ekonomimiz daha da güçlenecek, üretimimiz daha da artacak, kardeşliğimiz daha da pekişecek. Cumhur İttifakı olarak büyük emek verdiğimiz bu süreci sizlerin de duası ve desteğiyle inşallah başarılı bir şekilde hedefine ulaştıracağız." diye konuştu.

TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNE YÖNELİK MÜJDELER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünü sevindirecek haberleri paylaşacağını ifade ederek, şunları söyledi:

"İlk olarak tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredisi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde 2 yıl ana para ödemesiz, 10 yıla kadar vadeyle öz kaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkanı sunacağız. İkinci haberimiz, atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmelerini yeniden üretime kazandırıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız. 2 yıl geri ödemesiz, 8 yıla varan vadelerle üreticimizin yanında olacağız." diye konuştu.

Tarımda yenilenebilir enerji yatırımlarını daha güçlü şekilde desteklediklerini aktaran Erdoğan, "Çiftçilerimizin kendi elektriğini üretmesini teşvik ediyoruz. Bu kapsamda 15 milyon liraya kadar, 8 yıl vadeli ve yüksek subvansiyon oranlarıyla kredi imkanı sağlıyoruz. Böylece hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretimi destekliyoruz. Son olarak, küçükbaş hayvancılıkta kredi limitini 2 milyon liraya, büyükbaş hayvancılıkta ise 3 milyon liraya yükseltiyoruz. Tüm bu müjdelerimizin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum." dedi.

Erdoğan, Ziraat Bankası yönetimini bu buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ederek, 5'inci Tarım Ekosistemi Buluşması'nın çiftçi ve üreticiler başta olmak üzere millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan çiftçiye kredi müjdesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 07:10:49 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cumhurbaskani-erdogandan-ciftciye-kredi-mujdesi-101422-20260706.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cumhurbaskani-erdogandan-ciftciye-kredi-mujdesi-101422-20260706.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cumhurbaskani-erdogandan-ciftciye-kredi-mujdesi-101422-20260706.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bakan Yumaklı açıkladı: Çiftçiye dekar başına destek artıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-bakan-yumakli-acikladi-ciftciye-dekar-basina-destek-artiyor-5781.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-bakan-yumakli-acikladi-ciftciye-dekar-basina-destek-artiyor-5781.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çiftçilere sağlanan temel destek ve planlama tutarında artışa gidileceğini belirterek, "Savaş ve çatışmalar sebebiyle, konjonktürel sebeplerle üreticilerimizin mazot ve gübre maliyetlerinde oluşan artışları hesaplayarak 2026 yılı için dekar başına, yani dönüm başına 310 lira olarak belirlenmiş birim destek fiyatını güncelleyeceğiz." dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım&nbsp;ve Orman Bakanı&nbsp;İbrahim Yumaklı, bu yıl son 66 senenin yağış anlamında en iyi döneminin geçirildiğini, yağışların yüzde 26 arttığını, barajlardaki doluluk oranının yüzde 81'e yaklaştığını söyledi.

Bu durumun tarımsal üretim anlamında önemli avantaj sağladığını dile getiren Yumaklı, bu yıl üretim rekoru gelebileceğini bildirdi.

Yumaklı, bu konuda benzer tahminlerin uluslararası kuruluşlar tarafından da yapıldığına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çok stratejik ve başat ürün olan buğdayda geçtiğimiz yıla göre yüzde 27'lik artış olacağını tahmin ediyoruz. Yani 23 milyon ton civarında bir ürün alacağımızı düşünüyoruz. Aynı şekilde arpanın da geçtiğimiz yıla göre yüzde 50'lik artışla 9 milyon tonlara geleceğini düşünüyoruz. Bunların her ikisi de stratejik ürün. Birisi genel olarak bizim ihtiyacımız, diğeri de hayvansal üretim için son derece önemli bir girdi. Hasat başladı bütün Türkiye'de. Şu anda yüzde 2 seviyelerindeyiz. Geçtiğimiz yıl dekar başına 276 kilogram verim alıyorduk. Halk dilinde dönüm diye söyleyelim onu. Bir dönümden 276 kilogram verim alınırken bu yıl ortalama bunun 400 kilogram ve üzerinde olacağını düşünüyoruz. Bu anlamda da çok önemli bir artış var. Bazı yerler var ki özellikle hububat üretiminde son derece önemli sonuçlar alıyor. Çukurova ve Trakya gibi... Buralarda da 700 kilogramların üzerine çıkacağını düşünüyoruz.

""(BUĞDAYDA) TMO TON BAŞINA 16 BİN 500 LİRA TABAN FİYAT AÇIKLAYARAK PİYASANIN DÜŞMESİNİ ENGELLEDİ"

Bakan Yumaklı, bir regülasyon kurumu olan Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) üretici, tüketici ve sektör için gerektiği zaman piyasaya dahil olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"TMO'nun bu yıl için (buğdayda) açıkladığı fiyat yurt dışı fiyatlarının çok çok üzerinde. Açıklamamış olsaydı ne olurdu? Şu anda bir ton buğdayın fiyatı yurt dışında yaklaşık 250 dolarlar civarında, yani yaklaşık 11 bin lira civarında bugünkü kurlarla bakarsak. TMO'nun fiyatının olmaması piyasanın belki de bu rakamlara doğru gelmesini sağlayacaktı. Ne oldu? TMO, ton başına 16 bin 500 lira taban fiyat açıklayarak piyasanın bu rakamın altına düşmesini engellemek adına önemli bir görev üstlendi. Bu bir regülasyon faaliyetidir, referans fiyatıdır. TMO, bu konunun ticaretini yapan bir kurum değildir. Piyasa regülasyonu yapar, fiyat ve miktar hareketlerindeki anormallikleri standart hale getirir."

Yumaklı, bu buğdayı alıp kullanacak sanayici için de ekim ayındaki fiyatları açıkladıklarını, sektörün tamamı için bir öngörülebilirlik ortaya koyduklarını vurguladı.

"BİRİM DESTEK FİYATINI GÜNCELLEYECEĞİZ"

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, hububat alımı için TMO'nun tüm hazırlıklarını yaptığını belirterek, şu anda 20 milyon tonu depolayacak şekilde ve 600'den fazla noktayla alımlara hazır olduklarını söyledi.

Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın buğday alım fiyatlarına ilişkin desteklerin güncelleneceğini söylediğini hatırlatması üzerine Yumaklı, şunları ifade etti:

"TMO, ürünü aldığı andan itibaren 21. günden başlayarak ürünlerin bedellerini ödemeye başlayacak. Nakit akışıyla ilgili zamanlamalar öne ya da ileriye gidebilir ama netice itibarıyla ortalama 21 günlük sürede ödemeyi gerçekleştireceğiz. Türkiye'nin içinde olmadığı ama bütün dünya ülkeleri gibi hele ki komşu olmamızdan kaynaklı bulunduğumuz bölgedeki savaşlar ve çatışmalar bizi de etkiliyor. En önemli başlıklardan birisi de enerji, yani mazot ve gübre diyelim. Her ikisi de bizi de etkiledi. Maliyetlerde artış oldu. Üreticilerimiz bunlardan bir bölümüne yakalandı bir bölümünün üretimini de o fiyat artışlarıyla beraber yapmak zorunda kaldı. Dolayısıyla savaş ve çatışmalar sebebiyle, konjonktürel sebeplerle üreticilerimizin mazot ve gübre maliyetlerinde oluşan artışları hesaplayarak 2026 yılı için dekar başına, yani dönüm başına 310 lira olarak belirlenmiş birim&nbsp;destek&nbsp;fiyatını güncelleyeceğiz."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Bakan Yumaklı açıkladı: Çiftçiye dekar başına destek artıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:14:45 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-acikladi-ciftciye-dekar-basina-destek-artiyor-142055-20260611.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-acikladi-ciftciye-dekar-basina-destek-artiyor-142055-20260611.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-acikladi-ciftciye-dekar-basina-destek-artiyor-142055-20260611.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Kırsaldaki girişimcilere 375,6 milyon lira hibe ödedik]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-ve-orman-bakani-yumakli-kirsaldaki-girisimcilere-3756-milyon-lira-hibe-odedik-5779.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-ve-orman-bakani-yumakli-kirsaldaki-girisimcilere-3756-milyon-lira-hibe-odedik-5779.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında, kırsalda üretim yapan girişimcilere mayısta 375,6 milyon lira hibe ödediklerini bildirdi. Bakan Yumaklı, "Kırsalı yerinde kalkındırıyor, Türkiye Yüzyılı'nı bereketle inşa ediyoruz" ifadesini kullandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, IPARD III Programı kapsamında mayıs ayında kırsalda üretim yapan girişimcilere&nbsp;375,6 milyon lira&nbsp;hibe desteği sağladı.

Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından IPARD III Programı kapsamındaki ödemelere ilişkin paylaşım yaptı.

Kırsala yatırım yaptıklarını, üretime tam destek verdiklerini belirten Yumaklı,&nbsp;"IPARD III Programı kapsamında kırsalda üretim yapan girişimcilerimize mayısta 375,6 milyon lira hibe ödemesi gerçekleştirdik. Kırsalı yerinde kalkındırıyor, Türkiye Yüzyılı'nı bereketle inşa ediyoruz" ifadesini kullandı.

Paylaşımda, mayıs ayı ödemelerinin detaylarına ilişkin bilgi verildi.

Buna göre, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme alanında&nbsp;244 milyon 257 bin&nbsp;lira, tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlar için&nbsp;89 milyon 128 bin&nbsp;lira, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile ilgili fiziki varlıklara yönelik yatırımlar için&nbsp;24 milyon 815 bin&nbsp;lira, LEADER yaklaşımı ve yerel kalkınma stratejilerinin uygulanması alanında&nbsp;17 milyon 449 bin&nbsp;lira ödeme yapıldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Kırsaldaki girişimcilere 375,6 milyon lira hibe ödedik - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 07:26:10 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-kirsaldaki-girisimcilere-3756-milyon-lira-hibe-odedik-102928-20260610.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-kirsaldaki-girisimcilere-3756-milyon-lira-hibe-odedik-102928-20260610.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-kirsaldaki-girisimcilere-3756-milyon-lira-hibe-odedik-102928-20260610.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bakan Yumaklı: Tarımda başarının anahtarı akıllı üretimden geçiyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-bakan-yumakli-tarimda-basarinin-anahtari-akilli-uretimden-geciyor-5776.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-bakan-yumakli-tarimda-basarinin-anahtari-akilli-uretimden-geciyor-5776.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yeni dönemde başarının sadece üretmekten değil "akıllı üretmekten" geçtiğini vurgulayarak, tarımsal verimliliği artırmak ve su kaynaklarını korumak adına dijital tarım teknolojilerini stratejik bir güç olarak kullanmaya başladıklarını belirtti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bakan Yumaklı,&nbsp;Yapay Zeka&nbsp;Politikaları Derneği (AIPA) tarafından düzenlenen, "AI Tomorrow Summit 2026" etkinliğinde yaptığı konuşmada, zirvenin önemine değindi.

Etkinliğin bu yıl 11'incisinin düzenlendiğini dile getiren Yumaklı, hem yurt içinde hem yurt dışında önemli organizasyonların yapılıp Türkiye'de bir algının oluşmasını sağlamanın önemli başarı olduğunu söyledi.

Yumaklı, insanlık tarihinin en önemli dönemlerinden geçtiklerini, hızla gelişen teknolojilerin toplumlara olan etkisini gördüklerini ifade ederek, bu gelişmelerin karar alma mekanizmalarında çok önemli yer tuttuğunu belirtti.

Yeni dönemde ülkelerin gücünü belirleyen unsurların değişmeye başladığını, artık bilgiyi üretebilen, veriyi yönetebilen ve teknolojiyi doğru kullanan ülkelerin geleceği şekillendireceğini vurgulayan Yumaklı, tarımın da sadece ekonomik bir faaliyet olmaktan çıktığını dile getirdi.

Yumaklı, "Gıda güvenliğinin, stratejik bağımsızlığın, çevresel sürdürülebilirliğin ve milli güvenliğin en önemli parçası tarımsal üretimdir. Bugün birçok ülkenin de bunu bir milli güvenlik meselesi olarak ele almasının temel sebebi budur." diye konuştu.

Dünya nüfusu&nbsp;artarken iklim değişikliğinin etkilerini de takip ettiklerini belirten Yumaklı, daha az suyla, girdiyle, düşük maliyetle, daha kaliteli, verimli ve sürdürülebilir bir üretimi ortaya koymaları gerektiğini ifade etti.

Yumaklı, yapay zeka teknolojilerinin tarımın geleceğini yeniden şekillendirecek stratejik bir güç olduğuna dikkati çekerek, bugün yapay zekanın tarım ve hayvancılıkta birçok işlemi yerine getirdiğini, milyonlarca veriyi saniyeler içinde işleyerek karar desteği sunabildiğini, bu teknolojinin tarım için verimliliğin, kalitenin ve sürdürülebilirliğin en önemli anahtarı olduğunu söyledi.

"Yeni dönemin başarısı akıllı üretmekten geçiyor"

Türkiye'nin, tarımsal üretim açısından dünyanın en avantajlı ülkelerinden biri olduğuna işaret eden Yumaklı, şöyle konuştu:

"Aynı anda 4 mevsimi yaşayabilen çok eşsiz bir coğrafyadayız. Kültürümüz, sahip olduğumuz biyolojik çeşitlilik, üretim anlamında yüzyıllara dayanan tecrübemiz çok önemli fırsatlar sunmaktadır. 86 milyon vatandaşımızın&nbsp;gıda&nbsp;güvenliğini sağlarken yüzlerce farklı ürünü üreticilerimizin emekleriyle ihraç ediyoruz. Bu yeni dönemin başarısı yalnızca üretmekten değil, akıllı üretmekten geçiyor. Dolayısıyla bu anlamda hedeflerimizi belirlemiş olduk. Bu topraklarda oluşan bilgiyi, tecrübeyi, sahip olduğumuz varlığı yapay zeka ve dijital teknolojilerle buluşturmak da bizim en önemli sorumluluklarımızdan biri."

Yumaklı, TEKNOFEST'lerde gördükleri heyecan, üniversitelerde yürütülen çalışmalar ve genç girişimcilerin ortaya koyduğu projelerin kendilerine umut verdiğini belirterek, gençlerin tarımın dijital dönüşümüne yön verecek nesil olduğuna inandığını söyledi.

Bakanlık olarak, tarımda yerli ve milli teknoloji hamlesine ilişkin kararlılıklarını sürdürdüklerini,&nbsp;araştırma&nbsp;enstitüleri,&nbsp;AR-GE&nbsp;merkezleri, gen bankaları ve teknoloji odaklı projelerle Türkiye'nin tarımsal bilgi ve birikimini geleceğe taşımaya gayret ettiklerini vurgulayan Yumaklı, "Yapay zeka, büyük veri, görüntü işleme sistemleri, sensör teknolojileri, robotik uygulamalar ve İHA'ları üretim süreçlerimize entegre ediyoruz." dedi.

Yumaklı, stratejik kaynaklardan biri olarak suyu verimli kullanmanın önem taşıdığına işaret ederek, dijital sistemler ve yapay zeka destekli uygulamalarla suyun her damlasını korumayı hedeflediklerini dile getirdi.

"Strateji belgesi ve eylem planımızı hazırladık"

Geçen yıl yapılan 4. Tarım&nbsp;Orman&nbsp;Şurası ile dijital dönüşüm, yapay zeka ve veri temelli yönetim anlayışının sektörün önemli öncelik alanlarından birisi olduğuna dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti:

"Bu doğrultuda, Yapay Zeka ve Dijital Tarım Teknolojileri Araştırma Merkezini kurduk. Tarım ve orman sektöründe Yapay Zeka Destekli&nbsp;Dijital Dönüşüm&nbsp;Strateji Belgesi ve Eylem Planı'mızı da hazırladık. Bu belgeyle veriye dayalı yönetim anlayışını güçlendirmeyi, dijital dönüşüm kapasitemizi artırmayı hedefliyoruz. Yapay zeka uygulamalarını yaygınlaştırmayı ve sektörümüzü geleceğe daha güçlü bir şekilde hazırlamayı hedefliyoruz. Bu belgeyi de en kısa zamanda paylaşacağız. Türkiye olarak değişimi izleyen değil, yöneten olacağız. Bunu da ilgi duyan bu ülkenin genç evlatlarının gayretiyle, çabasıyla gerçekleştireceğiz."

Konuşmaların ardından AIPA Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu, Bakan Yumaklı'ya yapay zekayla oluşturulan bir tablo hediye etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Bakan Yumaklı: Tarımda başarının anahtarı akıllı üretimden geçiyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 06:38:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-tarimda-basarinin-anahtari-akilli-uretimden-geciyor-094043-20260605.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-tarimda-basarinin-anahtari-akilli-uretimden-geciyor-094043-20260605.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-tarimda-basarinin-anahtari-akilli-uretimden-geciyor-094043-20260605.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ATB Başkanı Çandır: "Mart ayında tarım girdi maliyetleri yükselişte"]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-atb-baskani-candir-mart-ayinda-tarim-girdi-maliyetleri-yukseliste-5769.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-atb-baskani-candir-mart-ayinda-tarim-girdi-maliyetleri-yukseliste-5769.html</link>
                    <description><![CDATA[Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Mart 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'ni (TarımGFE) değerlendirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Mart 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'ni (TarımGFE) değerlendirdi. Çandır, TarımGFE'nin Mart ayında aylık yüzde 3,89 arttığını belirtirken, "Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Mart ayları ortalamasının 2,22 yüzde 75 üzerinde ilan edilmiştir" dedi.
TarımGFE'nin Mart ayında yıllık yüzde 34,26 ilan edildiğini kaydeden Çandır, "Bu yıllık rakam, son 10 yılın Mart ayları ortalamasının 31,65 yüzde 8 üzerine çıkmıştır. Mart ayı için açıklanan tarımsal girdi fiyatları enflasyonu, bir önceki aya göre aylıkta ve yıllıkta yükseliş göstermiştir. 10 yıllık Mart ayı ortalamalarına göre bakıldığında aylıkta ve yıllıkta ortalama üstü ciddi artış göstermiştir" dedi.

"Gübrede büyük artış"
TarımGFE'nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 4,39 ve yıllık yüzde 35,82 artış olduğunu belirten Çandır, tohumda aylık yüzde 1,91, enerjide yüzde 9,55, gübrede yüzde 9,60, ilaçta yüzde 3,60, veteriner hizmetlerinde yüzde 0,04, yemde yüzde 2,55 ve diğer kalemlerde ise yüzde 1,41 artışa dikkat çekti. Çandır, yıllık değişimlere bakıldığında tohumda yüzde 33,58, enerjide yüzde 34,24, gübrede yüzde 48,33, ilaçta yüzde 20,30, veteriner hizmetlerinde yüzde 35,59, yemde yüzde 35,86 ve diğer kalemlerde ise yüzde 33,46 artış olduğunu kaydetti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 0,84 ve yıllık yüzde 25,17'lik artış olduğunu belirtti.
Mart ayı tarımsal üretici fiyat endeksi TarımÜFE'nin aylık yüzde 3,85, yıllık 36,09 arttığını hatırlatan Başkan Ali Çandır, "Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak Mayıs, Haziran, Eylül ve Ocak aylarındaki lehte durum, Mart ayında tekrar etmiştir" dedi.
Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının tarım sektörünü dolaylı olarak etkilemeye devam ettiğini belirten Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YDÜFE'nin Mart'ta aylık yüzde 3,94, yıllık yüzde 35,40 arttığını, yurtiçi üretici enflasyonu YİÜFE'nin aylık yüzde 2,30, yıllık yüzde 28,08 arttığına kaydetti. Çandır, "Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 2,30 ve yıllık ise yüzde 34,32 artmıştı. Bu durum, Mart ayında tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha düşük seyrettiğini göstermektedir" dedi.

Küresel risk uyarısı
Mart ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE'nin aylık yüzde 1,94, yıllık yüzde 30,87 arttığını belirten Çandır, "Tüketici taraftaki gıda enflasyonu ise Mart ayında aylık yüzde 1,79 ve yıllık yüzde 32,36 olarak ilan edilmişti. İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Mart'ta aylık yüzde 3,18 ve yıllık yüzde 33,29 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde 3,08 ve yıllık yüzde 36,86 artış olarak ilan edilmişti" ifadelerini kullandı. Ali Çandır, "Mart ve Nisan aylarında yaşanan küresel olaylar dikkate alındığında, özellikle enerji ve gübre kalemleri başta olma üzere, tarımsal girdi kalemlerinde ciddi artışların yaşanma riski yükselmiş durumdadır. Nitekim ilan edilen mart ayı rakamları, bu riskin gerçekleştiğini göstermektedir" değerlendirmesinde bulundu.


&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ATB Başkanı Çandır: "Mart ayında tarım girdi maliyetleri yükselişte" - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 21 May 2026 07:19:09 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/atb-baskani-candir-mart-ayinda-tarim-girdi-maliyetleri-yukseliste-102138-20260521.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/atb-baskani-candir-mart-ayinda-tarim-girdi-maliyetleri-yukseliste-102138-20260521.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/atb-baskani-candir-mart-ayinda-tarim-girdi-maliyetleri-yukseliste-102138-20260521.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[‘Tarımsal üretim bu sene toparlanacak’]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimsal-uretim-bu-sene-toparlanacak-5766.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimsal-uretim-bu-sene-toparlanacak-5766.html</link>
                    <description><![CDATA[TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Yaklaşık 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak, 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkânı sağlayacağız” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dün Ankara’da 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında,&nbsp;Türkiye Ziraat Odaları Birliği&nbsp;(TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar’ın ev sahipliğinde TZOB Danışma Kurulu Toplantısı düzenlendi. Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bakan Yumaklı ve ziraat odası başkanları katıldı. Yumaklı, iklim değişikliği ve bölgesel gerilimlerin üretim maliyetlerini ve tedarik zincirlerini doğrudan etkilediğine vurgu yaparak, bakanlık olarak her adımlarını bu bilinçle planlı bir şekilde attıklarını kaydetti.

Son 7 aylık verilere bakıldığında son 66 yılın en yağışlı yılının yaşandığını kaydeden Yumaklı, barajlardaki ortalama doluluk oranının yüzde 75’lerin üzerine çıktığını söyledi. Bu yıl sulamayla ilgili problemin olmayacağına dikkati çeken Yumaklı, şu bilgileri verdi:

&nbsp;

‘REKOR KIRABİLİRİZ’

“Geçen sene zirai don ve kuraklıkla düşen üretimimiz bu sene toparlanacak, hatta bazı ürünlerde rekor kıracağımızı söyleyebilirim. TMO da yeni hasat dönemine 20 milyon tonluk depolama kapasitesiyle hazır. İki yıl önce başlattığımız, meyvelerini almaya başladığımız üretim planlamamızı güçlendirerek devam ettiriyoruz.”&nbsp;

‘Türkiye Tarım ve Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’ ile sektörde yeni bir sayfanın açılacağını belirten Yumaklı, “Proje kapsamında krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturması söz konusuydu. Yaklaşık 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak, 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkanı sağlayacağız” dedi. Yumaklı ayrıca, “Tarım bitti” yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti.


&nbsp;



&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[‘Tarımsal üretim bu sene toparlanacak’ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 15 May 2026 07:34:18 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimsal-uretim-bu-sene-toparlanacak-104520-20260515.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimsal-uretim-bu-sene-toparlanacak-104520-20260515.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimsal-uretim-bu-sene-toparlanacak-104520-20260515.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[6 soru ve cevapta "Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi"]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-6-soru-ve-cevapta-turkiye-tarim-gida-sektorunun-istihdam-ve-kirsal-refah-icin-donusum-projesi-5765.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-6-soru-ve-cevapta-turkiye-tarim-gida-sektorunun-istihdam-ve-kirsal-refah-icin-donusum-projesi-5765.html</link>
                    <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarafından açıklanan TKDK tarafından uygulanacak ve Dünya Bankasının sağlayacağı kaynakla hayata geçirilecek "Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi"nin detayları belli oldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlama programı vesilesiyle Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde çiftçilerle biraraya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'nin (TARGET) detayları belli oldu.

İşte 6 soru ve cevapta Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'nin detayları:

1- Projenin amacı ne?

Tarımda "üretim planlaması”nın ikinci safhası olarak artık tarımsal yatırımların da planlanmasının aamçlandığı proje ile tarım sektöründe çiftçi emeğinin zayi olmayacağı, pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistem kurgulanması hedefleniyor.

2- Projede hangi kurumlar yer alacak?

Projenin yürütülmesinde Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracı olacak. Proje, Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynaklarla uygulamaya geçirilecek.

3- Proje ile ulaşılmaya çalışan hedefler neler?

Projeyle, tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimi kolaylaştırılacak. Yatırım tutarının yüzde 80'ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi destekleri sağlanacak. İşletmelere 24 ay geri ödemesiz 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sağlanacak. Bu finansman desteği, tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek.

4- Proje ne zaman hayata geçirilecek?

TKDK tarafından uygulanacak TARGET Projesi'nin bu yıl içerisinde başlatılması planlanıyor.

5- Projenin toplam bütçesi ne olacak?

10 yıl boyunca planlanan 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin ilk 750 milyon doları bu yıl içinde girişimcilerin kullanımına açılacak.

6- Proje kapsamında ek paket ya da uygulama var mı?

Bu proje kapsamında Kredi Garanti Fonu'nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçiler için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturulacak. Böylece 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturulacak ve 250 bin vatandaşa yeni istihdam imkânı sağlanacak.

&nbsp;


&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[6 soru ve cevapta "Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi" - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 15 May 2026 07:30:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/6-soru-ve-cevapta-turkiye-tarim-gida-sektorunun-istihdam-ve-kirsal-refah-icin-donusum-projesi-103307-20260515.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/6-soru-ve-cevapta-turkiye-tarim-gida-sektorunun-istihdam-ve-kirsal-refah-icin-donusum-projesi-103307-20260515.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/6-soru-ve-cevapta-turkiye-tarim-gida-sektorunun-istihdam-ve-kirsal-refah-icin-donusum-projesi-103307-20260515.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[24 ay geri ödemesiz kredi... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımda dönüşüm projesi başlatıyoruz]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-24-ay-geri-odemesiz-kredi-cumhurbaskani-erdogan-tarimda-donusum-projesi-baslatiyoruz-5764.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-24-ay-geri-odemesiz-kredi-cumhurbaskani-erdogan-tarimda-donusum-projesi-baslatiyoruz-5764.html</link>
                    <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleşen 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Kutlama Programı'nda açıklamalarda bulundu. Çiftçilere 24 ay geri ödemesiz kredi müjdesini veren Erdoğan, "Dönüşüm projesini bu yıl içinde başlatıyoruz. Tarım ve gıda alanına yatırım yapacak olanlara finansmana erişimi kolaylaştıracağız" dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bir taraftan dengeli dış politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık." dedi.

Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı'na katıldı.

Üretim ve bereketin havasını soludukları buluşmayı düzenleyen Tarım ve Orman Bakanlığına yürekten teşekkürlerini ileten Erdoğan, salondaki çiftçilerin şahsında 81 ilde toprağını alın teriyle sulayan, mahsulünü emeğiyle harmanlayan, üretimiyle Türkiye'nin gücüne güç, sofrasına bereket katan tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü'nü tebrik ettiÇiftçilerin tamamının bolluk ve bereketle dolu verimli bir yıl geçirmesini dileyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Rabb'im emeklerinizi en güzel şekilde mükafatlandırsın. Son olarak Gazze ve Batı Şeria başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı yerlerinde bir zamanlar ekip biçtikleri toprakları gasbedilen, arazileri maalesef kanla ve kahırla sulanan tüm kardeşlerime buradan en güçlü dayanışma mesajlarımı gönderiyorum. Cenabıallah o bereketli toprakların inşallah yeniden şenlendiği, ağaçların tekrar yeşerdiği, çocukların neşeyle gülüp eğlendiği o güzel günleri görmeyi hepimize nasip eylesin."

"Bugün Türkiye'de tarım ve hayvancılık ayaktaysa, üretim ve ihracat her sene yeni rekorlar kırıyorsa, bunda sizin alın teriniz var" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün Türkiye'de toprak ve su kaynaklarımız, ormanlarımız en verimli surette korunuyorsa, bunda sizin dikkatinizin etkisi var. Soframıza gelen her üründe sizlerin halis niyeti, tertemiz emeği, samimi gayreti var. Aynı şekilde Türkiye'de vesayet zincirleri kırıldıysa, demokrasimiz daha da güçlü bir yapıya kavuştuysa bunda sizlerin hayır duası ve desteği var. Milli Mücadele'nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var. 15 Temmuz gecesi traktör lastiklerini ateşe veren, sokaklara, caddelere, meydanlara akın eden, milli iradeyi canı pahasına müdafaa eden tüm çiftçilerimize bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu bu ülkeye, bu millete, bu ümmete göstermesin."


"TOPRAK BİZDE TIPKI SU GİBİ AZİZDİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım ve toprağın kendi değerler piramidinde çok mühim bir yere sahip olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Her şeyden önce biz dünyayı ahiretin tarlası olarak gören bir inancın mensuplarıyız. Ekip biçtiklerimizde, yapıp ettiklerimizde bu tarlayı en güzel, en verimli şekilde sürmenin çabasındayız. Toprak bizde tıpkı su gibi azizdir. Hayattır, nimettir, berekettir. Toprak aynı zamanda saflık ve temizlik vesilesidir. Suya erişemediğimiz yerlerde toprakla teyemmüm etmemiz, içinde pek çok mananın bulunduğu bir hikmet aleminin işaretidir. Bizim için toprak yalnızca üstündeki nimetlerle değil, altında metfun olan peygamberlerle, şehitlerle, velilerle, gönül erleriyle de değerlidir. Burada merhum Yahya Kemal'e atfedilen bir anekdotu sizlerle paylaşmak isterim. 1920'li yılların ikinci yarısıdır. Yahya Kemal Avrupa'nın bir şehrinde büyükelçidir. Bir gün kendisine yabancı bir diplomat tarafından ülkemizin nüfusu sorulur. Yahya Kemal hiç düşünmeden '80 milyon' cevabını verir. Orada bunlardan biri, 'efendim ülkenizde geçtiğimiz günlerde nüfus sayımı yapılmış. Gazetelerden okuduğumuza göre Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 14 milyon olarak tespit edilmiş' der. Bunun üzerine Yahya Kemal yine hiç duraksamadan ders niteliğindeki şu cevabı verir. 'Ben toprağın altındakileri de saydım. Zira biz onlarla birlikte yaşarız'. Evet değerli kardeşlerim, toprak bizim için üstündekilerle birlikte altındakilerle de mübarektir. Bu anlayışla göreve geldiğimiz 2002 yılından bu yana toprağımızın ve onu alın teriyle işleyen çiftçilerimizin adeta üzerine titredik.

"AMBARIN ANAHTARI KİMDEYSE GÜÇ ONDADIR"

Geçen yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat destekleri dahil tarıma toplam 706 milyar lira destek verdiklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu yıl için bu rakamı tam 939 milyar liraya çıkardık. Şu gerçeği artık herkes kabul ediyor. Su stresi ve iklim krizinin yanı sıra son dönemde patlak veren salgın, sıcak savaş ve çatışmalar da gıda arz güvenliğinin önemini tescillemiştir. Son dönemde 'gıda milliyetçiliği' denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık. 'Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır' diyerek planlamamızı bu gerçeklere göre yaptık. Bir taraftan dengeli dış politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık. İran'ı ve Körfez'deki kardeş ülkeleri derinden sarsan çatışmaların, tarımsal üretimimizi etkilememesi için ilk günden beri teyakkuz halindeyiz. Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık, gübre stoklarımız yeterli seviyededir."

Cumhurbaşkanı&nbsp;Recep Tayyip Erdoğan, "Barajlarımız doluyor, sulama konusunda da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık hadiseleri sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz bu yıl inşallah yeniden yükselişe geçecek." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen&nbsp;14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü&nbsp;Programı'nda yaptığı konuşmada, gümrük vergisinin sıfıra indirilmesinden ihracatın durdurulmasına kadar ilave bir dizi tedbiri hayata geçirdiklerini anımsattı.

Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunun olmadığını ifade eden Erdoğan, gübrede ise artık güzlük ekilişler için hazırlıkları yaptıklarını söyledi.

Cennet vatanda şu anda 206 çeşit tarım mahsulünün yetiştiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Bakınız şu rakamları biz değil uluslararası kuruluş söylüyor, sebze üretiminde dünyada 3'üncü, meyvede 4'üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3'teyiz. Çiğ sütte, sığır etinde, tavuk etinde, yumurtada aynı şekilde dünyada ve Avrupa'da ilk sıralardayız. Bal üretiminde Avrupa'da lider, su ürünleri yetiştiriciliğinde ikinci sıradayız. Tohumculukta dünyada ilk 10 ülke arasındayız. Dünyanın tam 117 ülkesine tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. Çok şükür, bu yılın başından itibaren yağışlar iyi seyrediyor. Barajlarımız doluyor, sulama konusunda da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık hadiseleri sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz bu yıl inşallah yeniden yükselişe geçecek. Hububat gibi stratejik ürünler başta olmak üzere birçok üründe inşallah bu yıl çok bereketli bir yıl olacak.

"BÜYÜKBAŞ DESTEK PROGRAMIMIZ MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLADI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırsal kalkınmanın sadece tarımın değil kalkınma politikalarının da temelini teşkil ettiğini dile getirdi.

Bu alandaki önceliklerinin bilhassa gençler ve kadınların kırsal kalkınmanın ana aktörü haline gelmesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

"Amaç, özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almalarını sağlamak, üzerinde özellikle durduğumuz hedeflerdir. Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek ve Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği bir yıllık bakım ve besleme giderleriyle sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı bu destek programlarını sürekli hale getireceğiz. Büyükbaş destek programımız meyvelerini vermeye başladı. Hamdolsun buzağılar doğuyor, sürüler büyüyor, üretim güçleniyor. Küçükbaş destek programımızda ise başvurular tamamlandı. Hak sahiplerine ilk hayvan teslimatını önümüzdeki ay yapacağız. Diğer yandan Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı'na ayırdığımız tam 10 milyar liralık bütçenin de yüzde 20'sini yine gençlere ve kadınlara, yüzde 30'unu da aile işletmelerimize tahsis ettik. Bu sene hem hibe desteği oranımızı hem de destek alacak proje limit tutarını artırdık. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile 70'i arasındaki kısmını hibe edeceğiz. Başvurular 12 Haziran'a kadar devam edecek."

Erdoğan, gençleri, hanım üreticileri, tarımla iştigal eden tüm vatandaşları bu avantajlı programdan faydalanmaya davet etti

GIDA ARZ GÜVENLİĞİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda hangi ürünün nerede ekileceğini belirledikleri devrim niteliğindeki üretim planlamasında 2 yılı geride bıraktıklarını söyledi.

Hayvancılıkta da besi, süt ve kanatlı üretim bölgelerini tespit ederek buralara yapılacak yatırımlara ekstra teşvikler sağladıklarını anlatan Erdoğan, "Başta üretim planlaması olmak üzere hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun halihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur. Ancak hem bu çalışmaların sürdürülmesi hem de gelecekte gıda sorunu yaşanmaması için yeni düzenlemeleri ve destek mekanizmalarını da hayata geçiriyoruz." dedi.

TÜRKİYE TARIM GIDA SEKTÖRÜNÜN İSTİHDAM VE KIRSAL REFAH İÇİN DÖNÜŞÜM PROJESİ

Kırsal kalkınmada yeni bir hamle olarak gördükleri projeyi milletle paylaşmak istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda planlamanın ikinci safhasına geçtiklerini aktardı.

Bu yeni aşamada artık tarımsal yatırımları da planlayacaklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

Tarım sektörünün ana damarı olan siz kıymetli çiftçilerimizin emeğinin zayi olmayacağı, pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi inşallah hayata geçiriyoruz. Bakanlığımız aracılığıyla, Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak, Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'ni bu yıl içinde başlatıyoruz. Projeyle, tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Yatırım tutarının yüzde 80'ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi destekleri sağlayacağız. İşletmelerimize 24 ay geri ödemesiz 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkanı sağlayacağız. Bu finansman desteği, tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek. 10 yıl boyunca planladığımız 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin ilk 750 milyon dolarını 2026 yılı içinde girişimcilerimizin kullanımına açıyoruz. Yine bu proje kapsamında Kredi Garanti Fonu'nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkanı getireceğiz. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesinin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum."


&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[24 ay geri ödemesiz kredi... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımda dönüşüm projesi başlatıyoruz - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 13 May 2026 06:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/24-ay-geri-odemesiz-kredi-cumhurbaskani-erdogan-tarimda-donusum-projesi-baslatiyoruz-100018-20260513.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/24-ay-geri-odemesiz-kredi-cumhurbaskani-erdogan-tarimda-donusum-projesi-baslatiyoruz-100018-20260513.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/24-ay-geri-odemesiz-kredi-cumhurbaskani-erdogan-tarimda-donusum-projesi-baslatiyoruz-100018-20260513.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA['Tarım artık sadece üretimle sınırlı değil, çok kapsamlı stratejik bir alan']]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-artik-sadece-uretimle-sinirli-degil-cok-kapsamli-stratejik-bir-alan-5760.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-artik-sadece-uretimle-sinirli-degil-cok-kapsamli-stratejik-bir-alan-5760.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım sektörünün tüm paydaşlarını İzmir’de bir araya getiren 4.Tarım Yatırım Etki Zirvesi’ne katılan konuşmacılar tarımın artık sadece üretim odaklı bir faaliyet olmaktan çıkıp, küresel güç dengeleri, enerji maliyetleri ve iklim değişikliği ile iç içe geçmiş stratejik bir alan haline geldiğini ifade ettiler.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım 4.0 Teknoloji Etki Derneği tarafından düzenlenen 4.Tarım Yatırım Etki Zirvesi, sektörün tüm paydaşlarını İzmir’de bir araya getirdi. “Dünyanın Merkezinden, Tarım Yeniden” ana teması ile hazırlanan zirvenin konuşmacıları , tarımın artık üretimle ilgili bir mesele olmaktan çıkıp, çok katmanlı stratejik bir alan haline geldiğine dikkat çektiler. EKONOMİ Gazetesi’nin de sponsorları arasında bulunduğu zirvenin ikinci gününde ise Tire’de Dünya Çiftçiler Günü kutlandı.

İzmir Ticaret Odası İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen zirvenin açılış töreninde konuşan Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır, tarım sektörünün sorunlarının başında işlerin yeni nesle devrinin geldiğini vurgulayarak, “Büyük bir sorun gibi görünen bu durum aslında bir dönüşümün işareti. Bunu, ‘eski Süpermenler azalıyor, yeni nesil devralıyor’ şeklinde değerlendirebiliriz. Çiftçi neslinin tükeniyor gibi görünmesinin sebebi, onlardan bir Süpermen olmalarını beklememiz. Ama artık çiftçilik o kadar çok disiplini bir araya getiren bir iş ki, ancak bilimsel çalışan bir insan bunun altından kalkabilir. Biz hem çiftçiyi hem tarımı yüceltmek, hem de bu geleceği doğru bir şekilde sonraki nesle devretmek için bu derneği kurduk” diye konuştu.

“Tarımın sistem yönetimi meselesi olarak ele alınması lazım”

Tarımın artık sadece üretim odaklı bir faaliyet olmaktan çıkıp, küresel güç dengeleri, enerji maliyetleri ve iklim değişikliği ile iç içe geçmiş stratejik bir alan haline geldiğini dile getiren İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölümü Müdürü Umut Yiğit ise, “Günümüzde ülkeler tarım politikalarını yalnızca üretim ve verimlilik odaklı değil aynı zamanda gıda güvenliğini stratejik bağımsızlık ve diş ticaret dengeleri çerçevesinde de yeniden şekillendiriyor. Tarımın yalnızca üretim değil aynı zamanda sistem yönetimi meselesi olarak ele alınması lazım. Üretimde sağlanan artışların çağın sunduğu imkanlardan yeterince faydalanılamadığı sürece depolama, işleme ve lojistik aşamalarında kayıplara uğraması toplam katma değerinin önemli ölçüde azalmasına neden oluyor” dedi.

2025’in tarım sektörü için oldukça zorlu geçtiğini hatırlatan Yiğit, “Sektör 2025’i %8,8 küçülme ile tamamladı. 2026 yılına zayıflamış bir bilanço ile başlansa da daha dengeli bir görünüm söz konusu; ancak enerji maliyetleri ve finansal sıkılık kredi talebi üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Tarım sadece bir üretim değil, bir sistem yönetimi meselesi. Türkiye İş Bankası olarak tarımı teknoloji ve sürdürülebilirlik bileşenleriyle ele alıyoruz. 56 tarım ihtisas şubemizle üreticilerin finansmana ve teknik bilgiye erişimini kolaylaştırıyoruz” diye konuştu.

Öğütçü: “Tarım teknoloji ile evlendi, bambaşka bir hale geldi”

Dünyanın Merkezinde Değişen Akışlar ve Stratejik Politika Hatları başlıklı oturumda söz alan eski diplomat ve OECD üst düzey yöneticilerinden Global Resources Partners Group İcra Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü, yeni dünya düzeninde paranın nereye akacağı düşünülürken önce tarımla karşılaşıldığını vurgulayarak, “Tarım eski ekonomi olarak görülüyordu eskiden. İkilime bağlı oluşu, emek yoğun yapısı gibi nedenlerle çok cazip değildi. Ama şimdi tarım teknoloji ile evlendi ve bambaşka bir hale geldi. Uydular, dronlar, veri tabanları, meteorolojik hesaplamalar, yapay zeka gibi öylesine gelişmeler ve kırılmalar yaşadık ki. Dünyada son dönemde yaşanan gelişmeler tarım ve gıdanın enerjiden daha az önemli olmadığını gösterdi. Önümüzdeki dönemde tarım bir numaralı stratejik öncelik olmaya devam edecek. Türkiye artık tarımda kendine yetmek bir yana, stratejik sektör olarak görmemize rağmen zor durumda. Topraklarımızı ve sularımızı kaybetmeye devam ediyor. Tarımda aşırı ölçüde dışa bağımlıyız. Yeni dünya düzensizliğinde ülkeler artık direnç güçleriyle öne çıkıyorlar. Enerjide olduğu gibi tarımda da potansiyeli olan ülkelere yönelik açık ya da örtülü mücadele var. Biz de hedeflerden biriyiz” görüşünü ifade etti.

Zirve kapsamında gıda ve sağlık hukuku uzmanı Yasemin Bal, “21. Yüzyılın Akış Jeopolitiği Kuramı”nı tarım ve gıda ekseninde ele alarak kamuoyu ile paylaşırken, fütürist, Teknokratlar Derneği Eş Başkanı Alphan Manas da Savaş, kriz ve barış zamanlarında teknolojinin nasıl sıçramalar yaptığını; yapay zekâ, dijital sistemler, veri kullanımı ve yeni nesil girişimcilik modellerinin tarım ve gıda sistemlerinde nasıl yer bulduğunu anlattı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA['Tarım artık sadece üretimle sınırlı değil, çok kapsamlı stratejik bir alan' - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 08 May 2026 07:09:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-artik-sadece-uretimle-sinirli-degil-cok-kapsamli-stratejik-bir-alan-101859-20260508.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-artik-sadece-uretimle-sinirli-degil-cok-kapsamli-stratejik-bir-alan-101859-20260508.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-artik-sadece-uretimle-sinirli-degil-cok-kapsamli-stratejik-bir-alan-101859-20260508.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Savaşın tarımda etkisi düşündürmeye devam ediyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-savasin-tarimda-etkisi-dusundurmeye-devam-ediyor-5751.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-savasin-tarimda-etkisi-dusundurmeye-devam-ediyor-5751.html</link>
                    <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma tarım emtialarını alt üst etti. Traderlar fiyatlara gelecek beklentilerini yansıtmaya başladı, navlunlar zıpladı. Savaş sürerse asıl etki 2 ay içinde görülecek ve fiyat artışları çift hanelere ulaşacak]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Küresel ticaretin kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kesintiler, enerji piyasalarının ardından tarım emtia fiyatlarını da yukarı yönlü etkiliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre boğazdan geçen gemi trafiği şubat sonundan bu yana yüzde 95'in üzerinde gerilerken, gübre ve lojistik maliyetleri üzerinden tarım piyasalarında bomba etkisi yarattı. Buna bir de gelecek beklentileri ve belirsizlikler eklenince büyük trader'lar da şimdiden hem stoklardaki hem de anlaşmalı üretim yaptırdıkları malların fiyatlarına artışları yansıtmaya başladı. Dünya Bankası'na göre de küresel emtia fiyatları bu yıl 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıkabilir. Geçtiğimiz hafta ilk hızlı yükseliş emareleri görüldü. Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar mısırda yüzde 3.5, buğdayda yüzde 3.2, soya fasulyesinde yüzde 2 ve pirinçte yüzde 0.7 yükseldi. Uzmanlara göre savaş bu şekilde devam ederse fiyatlarda ciddi artışllar göreceğiz. Navlun artışının da fiyat baskısını artırdığını belirten İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Kazım Taycı, konteyner başına maliyet artışının 2 bin dolara ulaştığını ve alıcıların bu artış nedeniyle iskonto talep ettiğini söyledi. Taycı, gübre fiyatlarındaki yüzde 60 artışın artık bir sürdürülebililik problemi olduğunu ekledi.

BÜYÜK TÜCCARLAR BAŞLADI
Gübrenin tarım ürünleri maliyetleri içindeki payının yaklaşık yüzde 20 seviyesinde olduğunu belirten Taycı, navlun maliyetlerinin de ürün türüne göre yüzde 5 ile 10 arasında değiştiğini söyledi. Küresel ölçekte arz tarafında da belirsizliklerin arttığını dile getiren Taycı, "Büyük traderlar (tüccarlar) ve alıcılar şu anda fiyat vermekte isteksiz. Riskleri önceden fiyatlamaya çalışıyorlar" dedi. Türkiye'nin tedarik açısından alternatif kaynaklara erişim avantajına sahip olduğunu belirten Taycı, Rusya, Ukrayna ve Orta Asya'nın arz açısından önemli rol oynayabileceğini ifade etti. Mevcut sezon rekoltesinin olumlu seyrettiğini belirten Taycı, buna rağmen maliyet baskısının fiyatlara yansıyacağını söyledi. Taycı, mevcut koşulların devam etmesi halinde tarım emtia fiyatlarında çift haneli artışların gündeme gelebileceğini belirterek, "Enerji ve gübre maliyetlerindeki artışın etkisi gecikmeli olarak fiyatlara yansır. Özellkle altıncı ve yedinci ayda etkileri görmeye başlarız" dedi.

İHRACATA ETKİSİ&nbsp;YÜZDE 15 OLDU
Kazım Taycı, savaşın, ihracat ve maliyetler üzerinde doğrudan hissedildiğini belirtti. Taycı, Körfez ülkelerine yönelik sevkiyatların büyük ölçüde durduğunu ifade ederek, "Savaşın başlamasıyla birlikte bölgeye yapılacak yüklemelerin önemli kısmı iptal edildi. İhracat verilerinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10'luk bir düşüş oluştu. Oysa mart ve nisan aylarında yüzde 5 artış bekliyorduk" dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Savaşın tarımda etkisi düşündürmeye devam ediyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 04 May 2026 06:38:27 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/savasin-tarimda-etkisi-dusundurmeye-devam-ediyor-094313-20260504.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/savasin-tarimda-etkisi-dusundurmeye-devam-ediyor-094313-20260504.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/savasin-tarimda-etkisi-dusundurmeye-devam-ediyor-094313-20260504.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 başvuru dönemi başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-kirsal-kalkinma-yatirim-programi-2026-basvuru-donemi-basladi-5750.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-kirsal-kalkinma-yatirim-programi-2026-basvuru-donemi-basladi-5750.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 başvuru döneminin başladığını, program dahilinde kırsalda üretim, istihdam ve teknolojik dönüşümü desteklemek amacıyla 10 milyar liralık dev bütçeyi girişimcilerin kullanımına sunduklarını kaydetti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bakan Yumaklı, Kırsal Kalkınma&nbsp;Yatırım&nbsp;Programı 2026 başvuru dönemiyle ilgili açıklama yaptı.

Kırsal kalkınma yatırımlarında "yeni bir dönem" olarak nitelendirdikleri programla birçok yeni düzenlemeyi de hayata geçirdiklerini aktaran Yumaklı, "Program dahilinde, kırsalda üretim, istihdam ve teknolojik dönüşümü desteklemek amacıyla 10 milyar liralık dev bütçeyi girişimcilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bu yıl, önceki yıllardan farklı olarak hem&nbsp;hibe desteği&nbsp;oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda, 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelere,&nbsp;KDV&nbsp;dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız." bilgisini verdi.

"En az yüzde 20'sini genç ve kadın girişimcilerimize ayıracağız"

Yumaklı, program çerçevesinde modern seralar ve hayvansal üretim tesislerinden tarım teknolojilerine,&nbsp;su&nbsp;ürünlerinden arı yetiştiriciliği ve modern sulama sistemlerine kadar birçok alanda destekleri olacağını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Genç ve kadın girişimcilerimiz ile&nbsp;aile&nbsp;işletmelerimize de ayrı bir müjdemiz var. Program bütçemizin en az yüzde 20'sini genç ve kadın girişimcilerimize, yüzde 30'unu ise aile işletmelerimize ayıracağız. Kırsal kalkınma hamlelerimizde gençlerimize ve kadınlarımıza pozitif&nbsp;ayrımcılık&nbsp;uygulamaya devam ediyoruz. Özellikle bu alanda&nbsp;eğitim&nbsp;almış gençlerimiz ve kadınlarımız başta olmak üzere tüm üretici ve girişimcilerimizi, Türkiye Yüzyılı'nda kırsalda teknolojiyi ve üretimi el birliğiyle daha ileriye taşımak üzere başvuru yapmaya davet ediyorum. Başvuruya ilişkin Bakanlığımızın internet sitesinden bilgi alınabilir."

Yumaklı, program kapsamında desteklenecek yatırımlar arasında tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, kapalı ortamda bitkisel üretim (yüksek tünel, modern sera, kültür mantarı), büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve kesimhaneleri, su ürünleri yetiştiriciliği, hayvansal ve bitkisel orijinli gübre, tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı, arı yetiştiriciliği, tarımsal bilişim sistemleri (akıllı tarım teknolojileri, sensör sistemleri ve&nbsp;yapay zeka&nbsp;tabanlı çözümler, diğer bilişim sistemleri), ipek böceği yetiştiriciliği, yenilenebilir&nbsp;enerji&nbsp;kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar gibi birçok başlığın yer aldığını kaydetti.

Hibe oranı yüzde 50-70 olarak uygulanacak

Klasik üretim yatırımlarının yanı sıra dijitalleşme ve ileri teknoloji uygulamalarını destekleyerek tarımda dönüşümü hızlandırmayı hedefleyen program kapsamında, hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin lira, üst limiti ise 30 milyon lira olarak belirlenirken, aile işletmeleri için üst limit 8 milyon lira olacak.

Kabul edilen projelerde hibe oranı yüzde 50-70 olarak uygulanacak. Bu çerçevede, ilgili alanda eğitim alan gençler yüzde 70, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler yüzde 70, Organize Tarım Bölgeleri'nde yapılan yatırımlar yüzde 70, kadınlar ve gençler ile yatırım yeri köy, belde, kır olanlar yüzde 60 hibe desteğinden faydalanabilecek.

Yenilenebilir enerji&nbsp;ve otomasyon için yüzde 5 ek hibe sağlanacak. Hibe desteği, KDV dahil proje tutarı üzerinden verilecek. Yeni düzenlemeyle yalnızca üretim kapasitesinin artırılması değil, aynı zamanda veri temelli üretim, akıllı tarım uygulamaları, otomasyon ve robotik sistemler gibi yenilikçi alanların da desteklenmesi amaçlanıyor.

Ayrıca tasarruflu tarımsal sulama sistemleri çerçevesinde, hibeye esas proje üst limiti KDV dahil 10 milyon liraya kadar yatırımlara yüzde 50-70 hibe desteği verilecek. Bu kapsamda, hibe verilecek yatırım konuları da netleşti. Tarla içi sistemler başlığı altında damla sulama, yağmurlama, mikro yağmurlama, yüzey altı damla sulama, mekanik büyük sistemler başlığı altında center pivot-Lineer sulama sistemleri, tamburlu sulama sistemleri, yenilenebilir enerji ve teknoloji odaklı sistemler başlığı altında güneş enerjili sulama, akıllı sulama ve otomasyon sistemlerine hibe verilecek.

Program bütçesinin en az yüzde 20'si kadın ve genç girişimciler tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar için kullanılacak. Tarımsal açıdan yer altı suları yetersiz seviyede ve su kısıtı ilan edilen ilçelerde yapılacak başvurularda, tüm konular için yüzde 70 hibe desteği verilecek. Kırsalda yatırım yapmak isteyen tüm üretici ve girişimciler, 12 Haziran'a kadar başvuruda bulunabilecek.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 başvuru dönemi başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 06:55:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kirsal-kalkinma-yatirim-programi-2026-basvuru-donemi-basladi-100037-20260430.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kirsal-kalkinma-yatirim-programi-2026-basvuru-donemi-basladi-100037-20260430.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kirsal-kalkinma-yatirim-programi-2026-basvuru-donemi-basladi-100037-20260430.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KGF'den Güneydoğu Avrupa Fonu ile işbirliği]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-kgfden-guneydogu-avrupa-fonu-ile-isbirligi-5749.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-kgfden-guneydogu-avrupa-fonu-ile-isbirligi-5749.html</link>
                    <description><![CDATA[Kredi Garanti Fonu (KGF), Türkiye'de çiftçiler ve tarımsal işletmelerin finansmana erişimini güçlendirmek amacıyla Güneydoğu Avrupa Fonu (EFSE) ile sürdürülebilir tarıma yönelik yeni bir kefalet programının geliştirilmesi için işbirliği protokolüne imza attı.
Protokol kapsamında, EFSE'nin, Türkiye'de bazı bankalar aracılığıyla yaklaşık 100 milyon euroluk kaynak sağlaması ve bu kaynağın "yeşil liste" kriterlerine uygun olarak tarım işletmelerine kullandırılması öngörülüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kredi Garanti Fonu (KGF) çiftçi ve tarımsal işletmelerin finansmana erişimini güçlendirmek amacıyla işbirliği yaptı.

"Sürdürülebilir Tarım Finansmanı İçin Güç Birliği Protokolü", TOBB İkiz Kuleler'de düzenlenen programla imzalandı.

KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt, imza töreninde yaptığı konuşmada, yeşil liste oluşması ve tarımın bu yöntemle desteklenmesi konusunda ciddi adımlar attıklarını söyledi.

Tarımdaki yeşil listenin daha önce Türkiye'de uygulanmış yöntem olmadığına dikkati çeken Kurt, "Bu, bizim hem uluslararası fonlara erişmemiz hem Türkiye'deki tarımın kalkındırılması hem sürdürülebilir tarımda israfı engelleyen, daha verimli tarım için katkı sağlayacağını ve anahtar olacağını düşündüğümüz proje" dedi.

Kurt, şu an itibarıyla Tarım Kefalet Programı'nı açtıklarını, burada yaklaşık 30 milyar liralık limitin 10 bankaya tahsis edildiğini belirterek, sürdürülebilirliğin bambaşka pencere olarak önlerinde durduğunu dile getirdi.

"Çiftçilerimize daha uygun şartlarla kredi verilebilecek"

Projenin önemine işaret eden Kurt, şöyle konuştu:

"Bu sürdürülebilir yeşil liste sayesinde Türkiye'deki bankalar uluslararası finansa erişim sağlayacak, daha uygun kaynak maliyetiyle çiftçilerimize daha uygun şartlarla kredi verebilecek. Sürdürülebilirlik noktasında farklı programlar yapmak için çalışıyoruz. Güçlü bir şekilde de bunları yapacağız. Sadece tarım tarafında değil, inşallah önümüzdeki günlerde sanayinin yeşili, karbon emisyonlarının azaltılması gibi konularda da yeni tanıtımlarımız olacak."

"Türkiye tarım sektörü için oluşturacağı fırsatları görüyoruz"

EFSE Portföy Yöneticisi Jasminka Begert, sürdürülebilir tarımı teşvik ettikleri bu projenin kendileri açısından özel öneme sahip olduğunu belirterek, bu kapsamda KGF ile işbirliği yapmaktan gurur duyduklarını ifade etti.

Begert, sürdürülebilir tarımın finansmanını desteklerken KGF ile ortak bir vizyonu paylaştıklarını dile getirerek, "Uygulamayı hedeflediğimiz aksiyonların aciliyetinin yanı sıra Türkiye tarım sektörü için oluşturacağı fırsatları da görüyoruz. Bu hedef doğrultusunda, sürdürülebilir tarımı doğru şekilde finanse edebilmek için hem KGF'nin hem de programa katılacak bankaların teknik kapasitesini geliştirmeyi, bu şekilde çiftçilerin daha iklim akıllı, sürdürülebilir ve verimli üretimini desteklemeyi amaçlıyoruz." dedi.

Konuşmaların ardından KGF Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen ile EFSE Portföy Yöneticisi Begert işbirliği protokolünü imzaladı.

100 milyon euro kaynak öngörülüyor

Protokol kapsamında, EFSE'nin, Türkiye'de bazı bankalar aracılığıyla yaklaşık 100 milyon euroluk kaynak sağlaması ve bu kaynağın "yeşil liste" kriterlerine uygun olarak tarım işletmelerine kullandırılması öngörülüyor. KGF'nin ise bu kredilere eşlik edecek kefalet ürünü tasarlayarak, özellikle teminat yetersizliği yaşayan işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırması hedefleniyor.

Geliştirilecek Pilot Sürdürülebilir Tarım Kefalet Programı ile işletme sermayesi ve yatırım kredilerine yönelik kısmi kredi garantileri sağlanacak. İklim dostu teknolojiler, kaynak verimliliği ve çevresel sürdürülebilirliği destekleyen tarımsal faaliyetler teşvik edilecek. Yeşil liste kriterleri hem kredi hem de kefalet süreçlerine entegre edilerek standartlaştırılmış sürdürülebilir tarım finansmanı yaklaşımı oluşturulacak.

Ayrıca, işbirliği kapsamında KGF'ye özel teknik destek programı kurgulandı. Program çerçevesinde KGF'nin kefalet ürününün tasarımı ve operasyonel süreçleri geliştirilecek. Yeşil liste KGF'nin Portföy Garanti Sistemi'ne entegre edilecek.

"Yeşil liste" sürdürülebilir tarımsal faaliyetler ve yatırımlar olarak da biliniyor. Listede, protein bitkilerinin üretimi, tarımsal girdilerin verimliliği, su verimliliği, sıfır toprak işleme, organik üretim, arıcılık, döngüsel tarım, sürdürülebilir hayvancılık ve su ürünleri yetiştiriciliği gibi başlıklar yer alıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[KGF'den Güneydoğu Avrupa Fonu ile işbirliği - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 07:18:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kgfden-guneydogu-avrupa-fonu-ile-isbirligi-105233-20260429.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kgfden-guneydogu-avrupa-fonu-ile-isbirligi-105233-20260429.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kgfden-guneydogu-avrupa-fonu-ile-isbirligi-105233-20260429.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dünya Bankası'ndan emtia fiyatları için zirve uyarısı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-dunya-bankasindan-emtia-fiyatlari-icin-zirve-uyarisi-5748.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-dunya-bankasindan-emtia-fiyatlari-icin-zirve-uyarisi-5748.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünya Bankası'na göre, İran'daki savaşın petrol ve metaller gibi temel sanayi tedarik zincirlerini aksatmaya devam etmesi nedeniyle küresel emtia fiyatları bu yıl 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıkabilir.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Washington merkezli banka, Salı günü yayınladığı son 'Emtia Piyasaları Görünümü' raporunda, emtia fiyat endeksinin bu yıl yaklaşık yüzde 16 oranında artacağını öngördü. Bankaya göre bu, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin enerji piyasalarını altüst etmesinden ve küresel enflasyonu körüklemesinden bu yana ilk yıllık artış olacak.

Şubat ayı sonlarında başlayan İran savaşı nedeniyle enerji ve gübre fiyatları zirve seviyelere ulaştı. Bankanın raporunda, çatışmadan önce küresel deniz yoluyla yapılan ham petrol ticaretinin yaklaşık üçte birini oluşturan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasının enerji ve emtia piyasalarında tarihi bir şoka yol açtığı belirtildi.

Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, "Savaş, küresel ekonomiyi kümülatif dalgalar halinde vuruyor: önce daha yüksek enerji fiyatları, ardından daha yüksek gıda fiyatları ve nihayetinde daha yüksek enflasyon yoluyla" dedi.

Dünya Bankası'nın 'en şiddetli' arz kesintilerinin Mayıs ayında sona ereceği temel bir projeksiyonunda enerji fiyat endeksinin bu yıl yaklaşık yüzde 24 oranında artacağını öngördü.

Brent petrolün de bu yıl varil başına ortalama 86 dolar olması bekleniyor. Ocak ayındaki beklenti 60 dolardı.

Çatışmalar nedeniyle doğalgaz ve gübre piyasalarında da keskin fiyat artışları yaşandı. Dünya Bankası, gübre maliyetlerinin bu yıl yüzde 31 oranında artacağını öngörüyor; bu da gelecekteki ürün verimliliği için risk oluşturuyor. Bu durum nihayetinde gıda maliyetlerinin artmasına ve gıda güvenliğinin azalmasına yol açabilir.

Boğazın kapanması, ithal gıdalara bağımlı birçok ekonomi için önemli güzergahları keserken, artan yakıt ve nakliye maliyetleri diğer temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını da yükseltiyor.

Dünya Bankası, petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalması durumunda, "bu yıl 45 milyon daha fazla insanın ciddi anlamda gıda güvenliği riskiyle karşı karşıya kalabileceği" uyarısı yaptı. Gill, gelirlerinin en büyük kısmını gıda ve yakıta harcayan en yoksul insanların bu durumdan en çok etkileneceğini belirterek “Bütün bunlar da acı bir gerçeği hatırlatıyor: savaş, kalkınmanın tersidir” değerlendirmesini yaptı.

&nbsp;


&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Dünya Bankası'ndan emtia fiyatları için zirve uyarısı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 07:11:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dunya-bankasindan-emtia-fiyatlari-icin-zirve-uyarisi-101510-20260429.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dunya-bankasindan-emtia-fiyatlari-icin-zirve-uyarisi-101510-20260429.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dunya-bankasindan-emtia-fiyatlari-icin-zirve-uyarisi-101510-20260429.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TÜSEDAD: Mazot ve yeme gelen zamlar maliyeti %1,77 artırdı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tusedad-mazot-ve-yeme-gelen-zamlar-maliyeti-177-artirdi-5729.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tusedad-mazot-ve-yeme-gelen-zamlar-maliyeti-177-artirdi-5729.html</link>
                    <description><![CDATA[Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), Mart ayına ilişkin sıcak çiğ süt üretim maliyetini litre başına 28,13 TL olarak açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TÜSEDAD, Mart ayına ilişkin çiğ süt üretim maliyetlerini güncel verilerle açıkladı. Tüm gider ve gelir kalemlerinin dikkate alındığı hesaplamaya göre, 100 başlık Holstein sağmal işletme baz alınarak 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyeti 28,13 TL olarak belirlendi.

Çalışmada, işletme ölçeği ve verimlilik parametreleri de net şekilde ortaya kondu. Buna göre işletmede ortalama sağılır inek sayısı 100 baş, günlük süt verimi ise hayvan başına 30 litre olarak hesaplandı. Yıllık toplam sağım günü 305 gün üzerinden değerlendirilirken, inek başına maliyetin 235 bin TL seviyesinde olduğu görüldü.

Gider kalemleri incelendiğinde yem maliyetlerinin yine en büyük payı oluşturduğu dikkat çekti. Kaba yem fiyatları arasında yonca kuru otu 15,71 TL/kg, mısır silajı 4,68 TL/kg, hasıl kuru otu 10,50 TL/kg olarak yer alırken; fabrika yemlerinde %21 HP süt yemi 19,33 TL/kg, %19 HP süt yemi ise 17,44 TL/kg seviyesinde hesaplandı. Bu veriler, yem fiyatlarındaki artışın üretim maliyetlerine doğrudan yansıdığını bir kez daha ortaya koydu.

Enerji ve diğer gider kalemlerinde de yükseliş dikkat çekti. Özellikle mazot fiyatının 76 TL seviyesine çıkmasıyla birlikte enerji giderlerinin toplam maliyet içindeki payı yüzde 3,6’dan yüzde 4,1’e yükseldi. Elektrik birim fiyatı 4 TL/kWh olarak hesaplanırken, soğutma bedeli litre başına 0,70 TL olarak maliyete eklendi.

Öte yandan tabloda buzağı gelirleri ve destekler de hesaplamaya dahil edildi. Buzağı prim desteği ortalama 2.170 TL olarak yer alırken, reforme inek satışları ve buzağı satış gelirleri işletme gelir kalemleri arasında gösterildi.

Bir önceki aya göre maliyetlerde yüzde 1,77 oranında artış yaşandığını belirten TÜSEDAD, bu yükselişin temel nedenleri arasında mazot fiyatlarındaki artış ve yemlere gelen zamların öne çıktığını vurguladı. Açıklamada, özellikle yem fiyatlarındaki hareketliliğin sektör üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[TÜSEDAD: Mazot ve yeme gelen zamlar maliyeti %1,77 artırdı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:05:46 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tusedad-mazot-ve-yeme-gelen-zamlar-maliyeti-177-artirdi-120853-20260401.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tusedad-mazot-ve-yeme-gelen-zamlar-maliyeti-177-artirdi-120853-20260401.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tusedad-mazot-ve-yeme-gelen-zamlar-maliyeti-177-artirdi-120853-20260401.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Petrolden Gübreye, Gübreden Ekmeğe: Hürmüz'ün Küresel Faturası]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-petrolden-gubreye-gubreden-ekmege-hurmuzun-kuresel-faturasi-5726.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-petrolden-gubreye-gubreden-ekmege-hurmuzun-kuresel-faturasi-5726.html</link>
                    <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin petrol, gübre ve gıda fiyatları üzerinden küresel tarım piyasalarına uzanan zincir etkisi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
YODA Danışmanlık Kurucu Ortağı Hakan Göral’a göre Körfez’de yaşanan gerilimlerin ilk etkisi genellikle petrol fiyatları üzerinden okunuyor. Ancak asıl risk çok daha derin bir zincirde ortaya çıkıyor: lojistik maliyetleri, finansman giderleri, tarım girdileri ve nihayetinde gıda fiyatları.

İran merkezli gerilimin küresel piyasalara etkisi farklı açılardan analiz edilirken, Göral bu sürecin özellikle tarım ve gıda sektörü üzerindeki potansiyel etkilerine dikkat çekiyor.

Haritada küçük bir nokta gibi görünen Hürmüz Boğazı, aslında küresel ticaretin en kritik dar boğazlarından biri. Basra Körfezi’nin tek çıkış kapısı olan bu geçit; Suudi Arabistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve İran gibi ülkelerin dünya petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 55’ini barındırdığı bir bölgenin dış dünyaya açılan kapısı konumunda.

2024 verilerine göre Hürmüz’den günlük ortalama 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçiyor. Bu miktar, dünya petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor.

Göral’a göre savaş haberi geldiği anda piyasalar üç temel riski fiyatlamaya başlıyor:


	
	Fiziksel kesinti riski (Boğazın kapanması veya geçişlerin yavaşlaması)
	
	
	Risk primi (sigorta, navlun ve finansman maliyetlerinin artması)
	
	
	İkincil üretim şoku (doğalgaz fiyatlarının yükselmesi ve gübre üretiminin aksaması)
	


Üstelik ikinci ve üçüncü risk kanalı çoğu zaman birinciden daha hızlı çalışabiliyor. Boğaz kapanmasa bile gemilerin sigorta teminatı beklemesi ya da geçişlerin yavaşlaması bile piyasalarda ciddi maliyet artışına yol açabiliyor.

Bu nedenle gerilim uzarsa faturanın yalnızca petrol fiyatlarına değil, gıda fiyatlarına kadar uzanabileceği belirtiliyor.

LNG ve Enerji Zinciri

Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin LNG ihracatının tamamı Hürmüz’den geçiyor. Petrol için sınırlı alternatif boru hatları bulunurken LNG için neredeyse hiçbir alternatif rota yok.

Katar tek başına küresel LNG ihracatının yüzde 20–22’sini gerçekleştiriyor. Bu gazın büyük bölümü Japonya, Güney Kore, Çin ve Hindistan gibi Asya ekonomilerine giderken, Rus gazından uzaklaşmaya çalışan Avrupa da giderek Katar LNG’sine daha bağımlı hale geliyor.

Bu nedenle Hürmüz’de yaşanacak bir kriz yalnızca enerji piyasasını değil, Avrupa gaz piyasasını da doğrudan etkileyebilir.

Görünmeyen Risk: Gübre

Jeopolitik analizlerde petrol genellikle merkezde yer alsa da, Göral’a göre asıl uzun vadeli etki gübre piyasasında ortaya çıkıyor.

Çünkü gübre fiyatları yalnızca bugünün maliyetlerini değil, bir sonraki hasat sezonunun verimini belirliyor.

Körfez bölgesinden aylık yaklaşık 3–4 milyon ton gübre sevkiyatı gerçekleştiriliyor. Bu ticaretin aksaması yalnızca lojistik değil, aynı zamanda hammadde krizine de yol açabilir.

Örneğin:


	
	Azotlu gübre üretimi doğalgaza bağlıdır. Doğalgaz pahalandığında üretim maliyeti hızla artar.
	
	
	Üre, küresel azotlu gübre pazarının yaklaşık yüzde 55–60’ını oluşturur ve büyük ölçüde amonyaktan üretilir.
	
	
	Kükürt, fosfatlı gübre üretiminde kritik bir girdidir ve önemli miktarda Körfez rafinerilerinden çıkar.
	


Körfez, küresel kükürt ihracatının yaklaşık yüzde 20–25’ini karşılıyor. Sevkiyatların aksaması fosfat gübre üretimini de zincirleme şekilde etkileyebilir.

Zincirin Kırıldığı Yer: Doğalgaz

Azotlu gübre üretiminin temel girdisi olan amonyak, büyük ölçüde doğalgaz kullanılarak üretilir. Doğalgaz fiyatı yükseldiğinde gübre fabrikaları üretimi kısmak zorunda kalabilir.

Bu durum yalnızca Körfez’i değil, dünyanın farklı bölgelerini de etkiler.

Örneğin Mısır, yıllık 7 milyon tonun üzerinde üre kapasitesi ile önemli bir ihracatçı. Ancak ülkenin doğalgaz üretimi son yıllarda düşüşte ve Mısır giderek ithalata bağımlı hale geliyor.

Gaz maliyetleri yükseldiğinde üretim azalabilir ve bu da küresel gübre piyasasında yeni bir arz açığı yaratabilir.

Hindistan ve Asya’nın Kırılganlığı

Hindistan dünyanın en büyük gübre ithalatçılarından biri. Yıllık 8–10 milyon ton üre ithalatı yapıyor ve Körfez kaynaklarına önemli ölçüde bağımlı.

Bu nedenle Hürmüz’deki bir kriz Hindistan’ı iki yönden etkileyebilir:


	
	LNG maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle yerli üretimin pahalılaşması
	
	
	İthalat sevkiyatlarının gecikmesi
	


Benzer riskler Pakistan, Bangladeş ve Güneydoğu Asya ülkeleri için de geçerli.

Türkiye İçin Olası Etkiler

Türkiye gübre üretiminde sınırlı kapasiteye sahip ve hammadde açısından büyük ölçüde ithalata bağımlı.

Başlıca riskler şöyle özetleniyor:


	
	LNG fiyatlarının yükselmesi enerji maliyetlerini artırabilir
	
	
	Üre ve amonyak sevkiyatındaki gecikmeler tarım sezonunda stok sorununa yol açabilir
	
	
	Artan sigorta ve navlun maliyetleri tüm ithal girdilerin fiyatını yükseltebilir
	


Türkiye buğday üretiminde önemli bir ülke olsa da verim ortalaması hektar başına 3–4 ton seviyesinde. Gübre fiyatlarının yükselmesi durumunda çiftçiler gübre kullanımını azaltabiliyor. Bu da doğrudan verim düşüşüne ve üretim azalmasına yol açabiliyor.

Sonuçta artan gübre ithalatı faturası, döviz ihtiyacını ve enflasyon baskısını büyütebilir.

Kısa Süreli Gerilim mi, Uzun Süreli Kriz mi?

Göral’a göre gerilimin süresi belirleyici olacak.


	
	Eğer kriz birkaç hafta içinde sona ererse, fiyatlar kısa süreli sıçrayabilir ancak arz zinciri toparlanabilir.
	
	
	Ancak gerilim aylarca sürer ve ekim dönemine denk gelirse, çiftçiler gübre kullanımını azaltabilir.
	


Bu durumda sorun yalnızca fiyat artışı olmaktan çıkar ve arz meselesine dönüşür.

Çiftçi gübre alamazsa daha az eker. Daha az ekim daha düşük üretim anlamına gelir. Ve aynı anda birçok ülke ithalata yöneldiğinde, mesele yalnızca fiyat değil erişim krizi haline gelebilir.

O noktada sorun market raflarının fiyatı değil, rafın dolu olup olmaması olur.


&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Petrolden Gübreye, Gübreden Ekmeğe: Hürmüz'ün Küresel Faturası - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 08:04:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/petrolden-gubreye-gubreden-ekmege-hurmuzun-kuresel-faturasi-112225-20260306.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/petrolden-gubreye-gubreden-ekmege-hurmuzun-kuresel-faturasi-112225-20260306.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/petrolden-gubreye-gubreden-ekmege-hurmuzun-kuresel-faturasi-112225-20260306.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İklim krizi kahvede arz ve fiyat baskısını artırıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-iklim-krizi-kahvede-arz-ve-fiyat-baskisini-artiriyor-5722.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-iklim-krizi-kahvede-arz-ve-fiyat-baskisini-artiriyor-5722.html</link>
                    <description><![CDATA[İklim değişikliği, dünyanın başlıca kahve üretim bölgelerinde sıcaklıkları kritik eşiğin üzerine taşıyarak verimi düşürüyor, kaliteyi bozuyor ve küresel ölçekte fiyat baskısını artırıyor.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Climate Central’ın 2021-2025 dönemini kapsayan yeni analizine göre, kahve bitkisinin “zarar eşiği” kabul edilen 30°C üzerindeki gün sayısı artarken, bu tablo en sert biçimde küçük ölçekli üreticileri etkiliyor.

Analize göre, sıcaklıklar 30°C’nin üstüne çıktığında kahve bitkisi ısı stresi yaşıyor. Bu durum verimi azaltabiliyor, çekirdek kalitesini olumsuz etkileyebiliyor ve bitkinin hastalıklara karşı kırılganlığını artırabiliyor. Rapor, bu etkilerin toplamda kahvenin arzını ve kalitesini düşürerek küresel fiyatları yukarı iten bir mekanizma yarattığını vurguluyor.

Küresel arzın yüzde 75’i beş ülkede

Brezilya, Vietnam, Kolombiya, Etiyopya ve Endonezya; küresel kahve arzının yaklaşık yüzde 75’ini sağlıyor. Rapora göre, bu beş ülke artık ortalama olarak yılda 144 günden fazla “kahveye zarar veren sıcak” koşullar yaşıyor. Analiz, iklim değişikliğinin etkisi olmasaydı, bu tür sıcak günlerin yılda yaklaşık 57 gün daha az olacağını hesaplıyor.

Sıcaklık artışının yanı sıra yağış düzenindeki değişim de kahve üretimini sıkıştırıyor. Rapor, kahve bitkisi için düzenli ve yeterli yağışın şart olduğunu; yıllık yağışın 59-79 inç aralığında olmasının “optimal” kabul edildiğini belirtiyor. Kuraklıkların hasadı düşürebildiği vurgulanırken, Brezilya’daki 2023 kuraklığı da son dönemdeki kahve fiyat artışlarıyla ilişkilendiriliyor.

Zararlı ve hastalık riski yükseliyor

İklim değişikliğinin sıcaklık ve yağış desenlerini değiştirmesi, zararlı ve hastalık baskısını da büyütebiliyor. Raporda kahve yaprak pası ve kahve meyve kurdu gibi etmenlerin üretim miktarı ve kalite üzerinde belirleyici olabildiği; değişen iklim koşullarının bu risklerin yayılımını ve yönetimini etkileyebileceği ifade ediliyor.

Küresel üretimin yüzde 80’i küçük çiftçiden

Bloomberg'in haberine göre, kahvede kırılganlığın merkezinde küçük üreticiler var.

Rapor, küçük ölçekli üreticilerin (yaklaşık 12 dönümün altında üretim yapanlar) küresel üreticilerin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturduğunu, küresel arzın da yaklaşık yüzde 60’ını sağladığını aktarıyor.

Buna karşın, bu üreticilerin iklim uyumuna yönelik ihtiyaç duyulan finansmanın 2021’de sadece yüzde 0,36’sına erişebildiği belirtiliyor.

Uyum maliyeti dikkat çekici: 1 hektar için günde 2,19 dolar

Rapora göre, bir hektarlık bir çiftliğin iklim değişikliğine uyum maliyetinin ortalama günlük 2,19 dolar olduğu hesaplanıyor. Bu tutarın, birçok ülkede bir fincan kahvenin fiyatının altında kalması, finansmana erişimdeki açığı daha görünür kılıyor.

2050 uyarısı kritik

Analiz, yeterli uyum sağlanamazsa 2050’ye kadar kahve tarımına uygun arazinin yüzde 50 azalabileceği uyarısını yapıyor.

Mevcut üretim bölgelerinin zamanla fazla ısınabileceği, bunun özellikle ısıya hassas arabica için daha büyük risk oluşturduğu ifade ediliyor. Öte yandan ısınan dünyada daha önce rakım ve sıcaklık nedeniyle uygun olmayan bazı bölgelerin kahve üretimine elverişli hale gelebileceği belirtiliyor.

Rapor, iklimin uygun hale geldiği yeni alanların ekonomik fırsatlar doğurabileceğini ancak üretimin daha serin yüksek rakımlara kaymasının ormansızlaşma riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.

Sürdürülebilir uygulamalar, üretimi korurken, iklim riskini yönetmede öne çıkıyor.

Raporda, kahve bitkilerini gölgeleyen daha yüksek ağaç örtüsü oluşturmanın zararlı sıcaklara karşı koruma sağlayabileceği belirtiliyor. Tam güneşte yetişen kahvenin daha yüksek verim verebildiği ancak yerli ağaçların gölgesinde yetişen kahvenin ekolojik açıdan; özellikle kuşlar için habitat sağlaması ve toprağı zenginleştirmesi gibi ek faydalar sunduğu vurgulanıyor.

Her ne kadar Arabica kahve vadeli işlemleri Temmuz 2025'ten bu yana en düşük seviyeyi görse de rapor, önümüzdeki yıllara dair risklerin artarak arz ve fiyat tarafında baskı yaratacağı uyarısında bulunuyor.


&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[İklim krizi kahvede arz ve fiyat baskısını artırıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 09:49:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/iklim-krizi-kahvede-arz-ve-fiyat-baskisini-artiriyor-125126-20260219.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/iklim-krizi-kahvede-arz-ve-fiyat-baskisini-artiriyor-125126-20260219.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/iklim-krizi-kahvede-arz-ve-fiyat-baskisini-artiriyor-125126-20260219.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Soya fasulyesi fiyatı üç ayın zirvesini gördü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-soya-fasulyesi-fiyati-uc-ayin-zirvesini-gordu-5721.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-soya-fasulyesi-fiyati-uc-ayin-zirvesini-gordu-5721.html</link>
                    <description><![CDATA[Soya fasulyesi fiyatı 18 Kasım 2025'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Soya fasulyesi vadeli işlemleri, ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) ihracat denetim verilerinin güçlü talebe işaret etmesi ve soya işleme rakamlarının beklentilerin üzerinde gelmesiyle üç ayın en yüksek seviyesini gördü.

Chicago’da gösterge soya kontratları çarşamba günü yüzde 0,8’e kadar yükselerek 18 Kasım’dan bu yana gün içi en yüksek seviyesini gördü; ardından kazançlarının bir kısmını geri verdi.

Fiyat hareketinde, USDA’nın salı günü yayımladığı verilere göre 12 Şubat’ta sona eren haftada soya ihracat rakamlarının 1,2 milyon tona ulaşması etkili oldu. Bu seviye bir önceki haftaya göre daha güçlü gerçekleşirken, sevkiyatların yarıdan fazlasını Çin oluşturdu.

Piyasadaki olumlu havayı destekleyen bir diğer unsur ise Ulusal Yağlı Tohum İşleyicileri Birliği (NOPA) verileri oldu. Kurumun soya işleme verisi toplam 221,6 milyon kile ile analist beklentilerinin bir miktar üzerinde geldi.

&nbsp;


&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Soya fasulyesi fiyatı üç ayın zirvesini gördü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 16:37:36 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/soya-fasulyesi-fiyati-uc-ayin-zirvesini-gordu-193838-20260218.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/soya-fasulyesi-fiyati-uc-ayin-zirvesini-gordu-193838-20260218.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/soya-fasulyesi-fiyati-uc-ayin-zirvesini-gordu-193838-20260218.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerine düzenleme]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-hazine-destekli-tarim-ve-esnaf-kredilerine-duzenleme-5720.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-hazine-destekli-tarim-ve-esnaf-kredilerine-duzenleme-5720.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarımsal üretim ile esnaf ve sanatkarlara yönelik Hazine destekli yatırım ve işletme kredilerinin kullandırılmasına ilişkin esaslar yeniden belirlendi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Tarımsal üretim ile esnaf ve sanatkarlara yönelik Hazine destekli yatırım ve işletme kredilerinin kullandırılmasına ilişkin esaslar yeniden belirlendi.

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Bu kapsamda, "Ziraat Katılım Bankası AŞ Tarafından Tarımsal Üretime Dair Hazine Kar Payı Destekli Yatırım ve İşletme Finansmanı", "TC Ziraat Bankası AŞ ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi" ve "Türkiye Halk Bankası AŞ'ce Esnaf ve Sanatkarlara Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi" kullandırılmasına ilişkin kararlarda değişiklik yapıldı.

Buna göre, faydalanıcıların en fazla 15 gün öncesine kadar alınmış belgeyle vergi dairelerine Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un ilgili maddesi kapsamında vadesi geçmiş vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının bulunmaması veya varsa yeniden yapılandırılarak yapılandırmayı bozmamış olmaları gerekiyor.

Söz konusu koşulun sağlanamaması durumunda, borcun, kullanılacak finansman ve kredinin yüzde 25'ine karşılık gelen tutarı, kişi adına ilgili dairelere aktarılacak.


Bu kapsamda tahsil edilecek tutar, yıllık 300 bin lirayı aşmayacak. Borcun faizine ilişkin Hazinece sağlanacak indirim oranı da yüzde 25 olacak.

Temel hayvansal ve bitkisel üretim konularında tamamı ayni ve 400 bin liraya kadar kullandırılan finansman ve krediler ile belli meslek kollarında faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarlara kullandırılan kredilerde 31 Aralık 2026'ya kadar söz konusu şartlar aranmayacak.

&nbsp;



&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Hazine destekli tarım ve esnaf kredilerine düzenleme - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 10:31:09 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hazine-destekli-tarim-ve-esnaf-kredilerine-duzenleme-133223-20260218.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hazine-destekli-tarim-ve-esnaf-kredilerine-duzenleme-133223-20260218.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hazine-destekli-tarim-ve-esnaf-kredilerine-duzenleme-133223-20260218.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rusya, Türkiye'den domates alım kotasını artırmaya hazırlanıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-rusya-turkiyeden-domates-alim-kotasini-artirmaya-hazirlaniyor-5719.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-rusya-turkiyeden-domates-alim-kotasini-artirmaya-hazirlaniyor-5719.html</link>
                    <description><![CDATA[Rusya Tarım Bakanlığı Türkiye'den domates alım kotasını artırmaya hazırlanıyor.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bloomberg News'in Interfax'a dayandırdığı haberine göre, Tarım Bakanlığı düzenleme için tasarı sundu. Habere göre, kota Rusya'nın Türkiye'den domates alım kotası 100 bin ton artırılarak 600 bin tona çıkarılmasına ilişkin bir tasarı hazırladı.

Rusya, 2015 sonbaharında Suriye'de Rus savaş uçağının düşürülmesiyle yaşanan olay nedeniyle Türkiye'den domates sevkiyatına kota uygulamaya başlamıştı. Rusya 1 Ocak 2016'dan itibaren Türkiye'den sebze ve meyve ithalatını yasaklamıştı. Domates sevkiyatı, uzun süren müzakerelerin ardından 1 Kasım 2017'de yeniden başlamıştı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Rusya, Türkiye'den domates alım kotasını artırmaya hazırlanıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 11 Feb 2026 14:01:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rusya-turkiyeden-domates-alim-kotasini-artirmaya-hazirlaniyor-170157-20260211.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rusya-turkiyeden-domates-alim-kotasini-artirmaya-hazirlaniyor-170157-20260211.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rusya-turkiyeden-domates-alim-kotasini-artirmaya-hazirlaniyor-170157-20260211.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[AGROEXPO, DÜNYA TARIMINI  21.KEZ İZMİR’DE BULUŞTURUYOR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-agroexpo-dunya-tarimini-21kez-izmirde-bulusturuyor-5714.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-agroexpo-dunya-tarimini-21kez-izmirde-bulusturuyor-5714.html</link>
                    <description><![CDATA[Orion Fuarcılık A.Ş. tarafından organize edilen, Türkiye’nin en büyük ve Avrupa’nın dört büyük tarım ve hayvancılık fuarından biri olan AGROEXPO Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, Progen Tohum Ana Sponsorluğunda 03 – 07 Şubat 2026 tarihleri arasında 21. kez kapılarını açacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Orion Fuarcılık A.Ş. tarafından organize edilen, Türkiye’nin en büyük ve Avrupa’nın dört büyük tarım ve hayvancılık fuarından biri olan AGROEXPO Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı, Progen Tohum Ana Sponsorluğunda 03 – 07 Şubat 2026 tarihleri arasında 21. kez kapılarını açacak.

2025 yılında 112 ülkeden toplam 124.200 ziyaretçiyi ağırlayan AGROEXPO’da bu yıl da katılımcılar 330 bin metre karelik Türkiye’nin en büyük fuar alanı olan Fuar İzmir’de ürünlerini sergileyebilecek. Dünya’nın en prestijli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen AGROEXPO, UFİ (Küresel Fuar Endüstrisi Birliği) tarafından onaylı tek Tarım ve Hayvancılık Fuarı olma özelliğini de&nbsp;taşıyor.

&nbsp;

BİTKİSEL ÜRETİME DEĞER KATACAK

Tarım sektöründe geniş bir yelpazeye hitap edilen fuarda, tüm dünyada ivme kazanan bitkisel üretim ve gıda teknoloji firmaları da fuar içerisinde büyük bir alanda katılım gösterecek. Son teknoloji ve inovatif çözümlerin sunulacağı organizasyona hem üreticilerin hem de ziyaretçilerin büyük ilgi göstermesi bekleniyor. Fuar kapsamında, ulusal ve uluslararası düzeyde birçok firmanın hayvansal ürün teknolojilerini, ambalaj ekipmanlarını sergileyeceği AGROEXPO, sektöre yönelik son gelişmelerin ve kaliteli ürün gamının sergilendiği bir fuar olacak.

&nbsp;

HAYVANCILIK SEKTÖRÜNDEN YOĞUN İLG

Tarım ve Hayvancılık Ekonomisine büyük bir güç katan AGROEXPO,&nbsp; Hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren birçok sivil toplum kuruluşunu ağırlayacak. Hayvancılık sektörünün yerli ve yabancı temsilcileri en yeni ürünlerini AGROEXPO’yu ziyaret edecek yüz binlerce ziyaretçi ile buluşturacak. Hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların yoğun ilgi gösterdiği fuarda birçok son teknoloji ürünü ekipman ilk kez ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.&nbsp;

&nbsp;

YENİ TEKNOLOJİLER İLK KEZ AGROEXPO’DA

AGROEXPO, düzenlendiği ilk tarihten itibaren tarım alanında yeniliklere açık bir vizyon benimseyen fuarlar arasında gösterilmekte. Bu doğrultuda; tüm fuar süresi boyunca gerek katılımcılar gerekse sektör temsilcileri tarımda maliyeti düşüren ve verimliliği arttıran yeni nesil tarım araçlarıyla tanışma fırsatı bulacak. En son teknoloji ürünü tarım makinalarının İlk kez görücüye çıkacağı fuarda ziyaretçiler sektör hakkındaki gelişmeleri yakından görerek deneyimleyebilecek.

AGROEXPO, THY İLE UÇUYOR!

03-07 Şubat 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan 21. AGROEXPO'nun Resmi Hava Yolu 2026 yılında da Türk Hava Yolu oldu. Fuara gelmek isteyen yerli- yabancı tüm ziyaretçi ve katılımcılar AGROEXPO'ya özel promosyon kodu ile uçuşlarında indirim fırsatlarından yararlanabilecek.

&nbsp;

TARIM EKONOMİSİNE CAN VERİYOR

AGROEXPO’nun 26 farklı ülkede bulunan temsilcileri aracılığı ile düzenlenecek alım heyeti programları ile fuarda ikili görüşmeler düzenlenecek. Bu görüşmelerde milyarlarca dolarlık iş hacmi gerçekleşmesi hedefleniyor. Oluşacak iş hacmi ile Türk ekonomisine ve tarım sektörüne büyük katkı sağlanacak.

&nbsp;

ÜCRETSİZ BİLETİNİZİ ONLINE ALIN

5 gün boyunca 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaretçileri Fuar İzmir’de ağırlayacak olan AGROEXPO’da biletler, fuarın internet sitesi olan www.agroexpo.com.tr üzerinden kolayca kayıt olunarak ücretsiz bir şekilde alınabilecek.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[AGROEXPO, DÜNYA TARIMINI  21.KEZ İZMİR’DE BULUŞTURUYOR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 10:36:40 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/agroexpo-dunya-tarimini-21kez-izmirde-bulusturuyor-134106-20260128.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/agroexpo-dunya-tarimini-21kez-izmirde-bulusturuyor-134106-20260128.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/agroexpo-dunya-tarimini-21kez-izmirde-bulusturuyor-134106-20260128.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[DİR’de KDV İstisnası Sona Erdi: Tarım, Hayvancılık ve Su Ürünleri İhracatçısına Ek Yük]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-dirde-kdv-istisnasi-sona-erdi-tarim-hayvancilik-ve-su-urunleri-ihracatcisina-ek-yuk-5710.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-dirde-kdv-istisnasi-sona-erdi-tarim-hayvancilik-ve-su-urunleri-ihracatcisina-ek-yuk-5710.html</link>
                    <description><![CDATA[Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yurtiçi alımlarda uygulanan KDV istisnasının 31 Aralık itibarıyla sona ermesi, tarım, hayvancılık, yem ve su ürünleri yetiştiriciliğinde ihracata yönelik üretim yapan firmalar için ciddi bir finansman baskısı yarattı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve hayvancılık sektöründe ihracata yönelik üretim yapan firmaların yararlandığı Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında yurtiçi alımlarda uygulanan KDV istisnası için yeni bir süre uzatımı yapılmadı. Bu nedenle ihracatçılar, 1 Ocak’tan itibaren DİİB kapsamında yaptıkları yurtiçi alımlarda KDV ödemek zorunda kalacak.

27 yıldır yürürlükte olan uygulamanın sona ermesi, özellikle gübre, yem hammaddeleri, hayvansal üretim girdileri, balık yemi, bitkisel yağlar, gıda girdileri ve ambalaj kalemlerinde maliyet artışı endişesini beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri, iade süreçleri uzun süren KDV’nin peşin ödenmesinin nakit akışını bozacağını ve firmaları ilave finansman ihtiyacına zorlayacağını vurguluyor.

Dahilde İşleme Rejimi, tarım, gıda, hayvancılık ve su ürünleri ihracatında yoğun şekilde kullanılan temel destek mekanizmalarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, KDV istisnasının kaldırılmasının ihracata yönelik üretimi, rekabet gücünü ve sürdürülebilirliği zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.

Yurtiçi teslimlerde KDV istisnası, 3065 sayılı KDV Kanunu’nun Geçici 17. maddesi ile 1998 yılında yürürlüğe girmiş, son olarak 7256 sayılı Kanun ile süresi 31 Aralık 2025’e kadar uzatılmıştı. Sürenin dolmasına rağmen yeni bir düzenleme henüz yayımlanmadı.

Tarım, hayvancılık, yem ve su ürünleri sektörlerinde faaliyet gösteren ihracatçılar, DİR’in ihracata yönelik üretimi destekleyen yapısının korunması ve KDV istisnası için yeniden süre uzatımı yapılması çağrısında bulunuyor.

Sektör temsilcileri, DİR kapsamında yurtiçi alımlarda KDV istisnasının sona ermesinin tarım, hayvancılık ve su ürünleri ihracatında üretim maliyetlerini artırarak rekabet gücünü zayıflatacağı görüşünde birleşiyor. İhracata yönelik üretimin sürdürülebilirliği açısından, nakit akışını bozan ve ilave finansman yükü yaratan bu uygulamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, KDV istisnasının en azından geçiş süreciyle ya da geriye dönük olarak uzatılmasının sektör için kritik önem taşıdığı ifade ediliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[DİR’de KDV İstisnası Sona Erdi: Tarım, Hayvancılık ve Su Ürünleri İhracatçısına Ek Yük - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 08 Jan 2026 08:28:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dirde-kdv-istisnasi-sona-erdi-tarim-hayvancilik-ve-su-urunleri-ihracatcisina-ek-yuk-113522-20260108.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dirde-kdv-istisnasi-sona-erdi-tarim-hayvancilik-ve-su-urunleri-ihracatcisina-ek-yuk-113522-20260108.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dirde-kdv-istisnasi-sona-erdi-tarim-hayvancilik-ve-su-urunleri-ihracatcisina-ek-yuk-113522-20260108.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarım, gıda ve içecek sektöründe 11 ayda 24,8 milyar dolarlık ihracat]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-gida-ve-icecek-sektorunde-11-ayda-248-milyar-dolarlik-ihracat-5709.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-gida-ve-icecek-sektorunde-11-ayda-248-milyar-dolarlik-ihracat-5709.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım, gıda ve içecek sektörünün ihracatı, 2025 yılının 11 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,02 gerileyerek 24,79 milyar dolar olarak gerçekleşti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF), Türkiye İstatistik Kurumu verilerine dayanarak hazırladığı TGDF Dijital Veri Paneli'nin 2025 Kasım ayı sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

Buna göre, Türkiye'nin tarım, gıda ve içecek ihracatı Ocak-Kasım 2025 döneminde 2024'ün aynı dönemine kıyasla yüzde 1,02 azalarak 24,79 milyar dolara düştü. Aynı dönemde sektörün ithalatı ise yüzde 22,83 artışla 20,52 milyar dolara yükseldi.

Sektör, söz konusu dönemde 4,27 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verirken, birim ihracat değeri yüzde 8,8 artarak ton başına 1.422 dolara çıktı. Kasım 2025'te gerçekleştirilen ihracat ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,95 düşüşle 2,59 milyar dolar oldu.

En fazla ihracat ve ithalat yapılan ürün grupları

Geçtiğimiz yılın ilk 11 ayında en fazla ihracat yapılan ürün grubu, 3,24 milyar dolarla şekerli mamuller oldu. Bu grubu 3,23 milyar dolarla yaş meyve ve sebze, 2,05 milyar dolarla sert kabuklu meyveler takip etti.

İthalatta ise 5,1 milyar dolarla hayvan yemi ilk sırada yer aldı. Hayvan yemini, 2,88 milyar dolarla bitkisel yağlar ve 2,19 milyar dolarla şekerli mamuller izledi.


En çok ihraç edilen ürün iç fındık oldu Ocak-Kasım döneminde en fazla ihraç edilen ürün 972 milyon doları aşan iç fındık oldu. İç fındığı, 958 milyon dolarla rafine ayçiçeği yağı ve 798 milyon dolarla buğday unu izledi.

İthalatta ise ilk sırada 1,59 milyar dolarla soya fasulyesi yer aldı. Bunu 1,13 milyar dolarla ham ayçiçeği yağı ve 1,08 milyar dolarla dane mısır takip etti.

Irak, Almanya ve ABD ilk üçte

Ülkelere göre değerlendirildiğinde, tarım, gıda ve içecek sektörünün en fazla ihracat yaptığı ülke 2,99 milyar dolarla Irak oldu. Irak'ı, 1,84 milyar dolarla Almanya ve 1,63 milyar dolarla ABD izledi.

Bu dönemde ABD'ye yapılan ihracat, 2024'ün aynı dönemine göre yüzde 7,17 artarken, Irak'a yüzde 3,01, Almanya'ya ise yüzde 8,63 oranında azaldı.

İthalatta ise 2,88 milyar dolarla Rusya ilk sırada yer aldı. Rusya'yı, 2,04 milyar dolarla Brezilya ve 1,71 milyar dolarla Ukrayna takip etti.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Tarım, gıda ve içecek sektöründe 11 ayda 24,8 milyar dolarlık ihracat - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 05 Jan 2026 03:53:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-gida-ve-icecek-sektorunde-11-ayda-248-milyar-dolarlik-ihracat-065520-20260105.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-gida-ve-icecek-sektorunde-11-ayda-248-milyar-dolarlik-ihracat-065520-20260105.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-gida-ve-icecek-sektorunde-11-ayda-248-milyar-dolarlik-ihracat-065520-20260105.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarım Türk, 20. Gurur Yılında Growtech 2025’te Yerini Alıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-turk-20-gurur-yilinda-growtech-2025te-yerini-aliyor-5703.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-turk-20-gurur-yilinda-growtech-2025te-yerini-aliyor-5703.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye’nin lider tarım yayını Tarım Türk Dergisi, 20 yıllık deneyimiyle Growtech 2025’te sektör profesyonelleriyle bir araya geliyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan ödüllü, Türkiye’nin en eski ve köklü tarım yayını Tarım Türk Dergisi, 20. yayın yılında Türk tarımının gelişimine katkı sunmaya devam ediyor.

2005 yılından bu yana kesintisiz yayımlanan Tarım Türk, Türkiye’nin en yüksek baskı adedine ve abone sayısına sahip tarım dergisi olarak sektörde öncü konumunu koruyor.

Bu başarısıyla Türkiye’nin En İyi Tarım Dergisi unvanını alan Tarım Türk, 20 yıllık yayın tecrübesiyle Growtech 2025 Uluslararası Tarım Fuarı’nda sektör temsilcileriyle buluşacak.

Türkiye tarım yayıncılığının öncüsü Tarım Türk Dergisi, 20. yayın yılına ulaşmanın gururunu yaşarken, sektörün en önemli uluslararası buluşmalarından biri olan Growtech 2025 Uluslararası Tarım Fuarı’nda yerini alacak. 2005 yılından bu yana kesintisiz yayımlanan Tarım Türk, Türkiye’nin en yüksek baskı adedine ve abone sayısına sahip tarım dergisi olarak sektörde öncü konumunu sürdürüyor. Bu özelliği ile Türkiye’nin En İyi Tarım Dergisi unvanını taşıyan Tarım Türk, 20 yıllık deneyimiyle Türk tarımının gelişimine katkı sunuyor.

Growtech 2025’te, Tarım Türk ekibi sektör temsilcileri, çiftçiler, üreticiler, akademisyenler ve sanayicilerle bir araya gelerek yayın grubunun geniş içerik yelpazesini tanıtacak. Bu kapsamda ana ve ek dergilerdeki sektörel analizler, güncel teknolojik gelişmeler, üretim trendleri ve sürdürülebilir tarım uygulamaları detaylı olarak paylaşılacak. Tarım Türk, 20 yıllık deneyimiyle yalnızca haber ve bilgi aktarmakla kalmayıp, aynı zamanda tarım sektöründe yenilikçi çözümler sunan bir bilgi köprüsü olarak hareket ediyor. Yayıncılıkta edindiği tecrübeyi, uluslararası ihracat odaklı içeriklerden yerel üretici rehberlerine kadar geniş bir yelpazede okuyucularına aktararak Türk tarımının sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Fuarda yapılacak toplantılar ve birebir görüşmeler sayesinde, üreticilerden akademisyenlere, sanayicilerden ihracatçılara kadar farklı paydaş grupları Tarım Türk’ün bilgi birikimi ve sektörel vizyonundan faydalanma imkânı bulacak. Bu yaklaşım, Tarım Türk’ü sadece bir yayın organı değil, Türkiye tarımının gelişimini yönlendiren lider bir danışman ve rehber konumuna taşıyor.

Sektörün Tüm Alanlarını Kapsayan Yayın Ağı

Tarım Türk, sektörün tüm alanlarını kapsayan yayın anlayışıyla hem ulusal hem de uluslararası okuyuculara hitap ediyor. Ana dergileri olan Bitkisel Üretim, Tarımsal Mekanizasyon ve Hayvancılık, tarımdaki üretimden teknolojiye, tarladan çiftliğe kadar geniş bir içerik yelpazesi sunuyor. Bunun yanında Su Ürünleri, Fidancılık ve Peyzaj ve Gübreleme ve Sulama ek dergileri, uzmanlık alanlarına yönelik bilgi ve analizleri okuyucularla buluşturuyor. Ayrıca tamamen İngilizce yayımlanan ve ihracata yönelen AgroNews, Türk tarımının küresel pazarlarda tanıtımını güçlendiriyor.

Ödüllerle Taçlanan 20 Yıl

Tarım Türk’ün yayıncılık başarısı, ulusal ve uluslararası birçok ödülle taçlandırılmıştır. Bunlar arasında:


	
	Trade Leaders Club Uluslararası Avrupa Kalite Ödülü
	
	
	Growtech Eurasia Fuarı’nda Tarım ve Orman Bakanı Mehdi Eker’den alınan “En İyi Tarım Dergisi Ödülü”
	
	
	Türkiye Ziraatçiler Derneği’nin 2018 Yılı Dergisi Ödülü
	
	
	2020 Orion İzmir Fuarı’nda Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’den alınan “Türkiye’nin En Çok Okunan Dergisi Ödülü”
	


Bu ödüller, Tarım Türk’ün sektördeki liderliğini ve güvenilirliğini pekiştiriyor.

Tarım Türk Hakkında

Tarım Türk Dergisi, Türkiye tarım sektörünün tüm paydaşlarına ulaşan yayınlarıyla sektörel bilgi ve yenilikleri aktarmaktadır. Bilimsel içerikler, teknolojik gelişmeler, üretici başarı hikâyeleri ve analitik çalışmalarla okuyucularını bilgilendirirken, ulusal ve uluslararası platformlarda Türkiye’nin tarımsal vizyonunu temsil etmeye devam etmektedir.


İletişim

Adres: Şair Eşref Bul. No:18/206, Çankaya – İZMİR
Telefon/WhatsApp: +90 232 441 49 85
E-posta: tarimturk@gmail.com | tarimturkdergisi@gmail.com
Web: www.tarimturk.com.tr

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Tarım Türk, 20. Gurur Yılında Growtech 2025’te Yerini Alıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 13 Nov 2025 05:03:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-turk-20-gurur-yilinda-growtech-2025te-yerini-aliyor-082135-20251113.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-turk-20-gurur-yilinda-growtech-2025te-yerini-aliyor-082135-20251113.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-turk-20-gurur-yilinda-growtech-2025te-yerini-aliyor-082135-20251113.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hububat ihracatı 10 ayda 10,1 milyar dolar oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-hububat-ihracati-10-ayda-101-milyar-dolar-oldu-5700.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-hububat-ihracati-10-ayda-101-milyar-dolar-oldu-5700.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk 10 ayında toplam 10,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.  Suriye’ye buğday unu ihracatının 10 ayda iki katına çıktığı bu dönemde, ABD’ye aylık ihracat 100 milyon dolara yaklaştı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Çikolata ve kakao bazlı ürün ihracatı 1 milyar doları geçti

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk 10 ayında toplam 10,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Sektörün ihracatı miktar bazında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5,3 azalış gösterirken; ihracat birim fiyatlarındaki yüzde 10,2’lik artış değer bazında yüzde 4,3 oranında bir yükseliş getirdi. İhracat sıralamasında, 1,1 milyar dolarlık tutar ve yüzde 58,7’lik artışla çikolata ve kakao bazlı ürünler ilk sırayı alırken, ikinci sırada yüzde 15,7 artış ve 865,4 milyon dolarlık ihracatla ayçiçek yağı yer aldı. 10 ayda 1,4 milyar dolar ile sektörün en fazla ihracat yaptığı ülke konumundaki Irak'ta, pazardaki iç sorunlara bağlı olarak ihracattaki gerileme yüzde 17,6’a ulaşırken; yüzde 42,7’lik artış sağlanan ABD’ye yapılan ihracat 743 milyon dolara ulaştı. Irak ve ABD’yi, ihracatta öne çıkan diğer ülkeler olarak Suriye, Cezayir ve Almanya izledi. &nbsp;&nbsp;

&nbsp;

“Suriye’ye buğday unu ihracatımız 10 ayda iki katına çıktı”

&nbsp;

Küresel gıda piyasalarında jeopolitik riskler ve iklim koşulları kadar, klasik arz-talep döngülerinin de etkili olduğuna dikkat çeken TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu şunları söyledi:

&nbsp;

“Karadeniz hattındaki daralma nedeniyle dünya tahıl ticaretinin yaklaşık üçte birini etkileyen Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından, Türkiye gibi gıda ticaretinde bölgesel öneme sahip ülkelerin stratejik öneminin daha da arttığı bir döneme girdik. Uluslararası girişimlerimiz ve ticari bağlantılarımız, son birkaç yılda ortaya çıkan fırsatları hızla değerlendirebilmemizi ve pazar anlamında ciddi kazanımlar elde etmemizi sağladı. Öte yandan 10 yılı aşkın bir süredir dünyanın en büyük buğday unu ihracatçısı unvanına sahip ülkesi olarak, konjonktürel gelişmeler sonucu son aylarda bu ürünün ihracatında bir gerileme yaşıyoruz. Özellikle Irak pazarındaki gelişmeler nedeniyle belirgin düşüşler yaşansa da ilk 10 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100 artışla 165 milyon dolar tutarında buğday unu ihraç ettiğimiz Suriye’nin bu alandaki önemli bir boşluğu doldurduğuna şahit oluyoruz. Bu veri, sektörümüzün pazar çeşitlendirme refleksinin ve dış şoklara karşı dayanıklılığının da bir kanıtıdır.”

&nbsp;

“ABD’ye aylık ihracatımız 100 milyon dolara yaklaştı”

&nbsp;

Bu süreçte dikkate değer bir başka gelişmenin, hububat sektörü ihracatının Ekim ayında 100 milyon dolara yaklaştığı ABD pazarında 10 aylık süreçte elde edilen yüzde 42,7’lik artış olduğunu belirten Tiryakioğlu şunları ifade etti:

&nbsp;

“Sektör olarak geçen yıl Ekim ayında 53,8 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğimiz ABD pazarına bu yıl Ekim ayında 95 milyon dolar ihracat yaptık ve 10 aylık sürecin sonunda bu pazarda 743 milyon dolara ulaştık. Bu başarıda, gümrük tarifeleri, korumacı uygulamalar ve tedarik zincirlerini kısaltmaya yönelik politikalarla küresel ticaret yapısını yeniden şekillendiren ABD’nin; özellikle tarım ve gıda ürünlerinde tedarik güvenliğini çeşitlendirmeye yönelmesi ve Türkiye gibi rekabetçi ülkelerin önünün açılmasının payı büyük. Sektörümüzün ABD pazarındaki ivmesi, küresel tedarik zincirindeki yeniden yapılanmaya zamanında ve stratejik bir yanıt niteliği taşıyor.”

&nbsp;

“Gıda ürünleri sanayii ekonomide lokomotif alanlardan biri”

&nbsp;

Ekim ayında neredeyse tüm sektörlerde satın alma faaliyetleri gerilerken tek genişlemenin gıda ürünleri alanında olmasının, sektörün ekonomik dayanıklılığını bir kez daha ortaya koyduğuna dikkat çeken Tiryakioğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“PMI verilerinin 46,5 olarak gerçekleştiği Ekim ayında en büyük on sektörün dokuzu daralma bölgesinde yer alırken, tek istisna gıda ürünleri oldu. Gıda ürünleri sektöründe yeni siparişlerin üst üste üçüncü ay artması, üretim zincirimizin dış ticaretin yavaşladığı dönemlerde bile ekonomik faaliyetleri canlı tuttuğunu gösteriyor. Bu dinamizm, yalnızca iç talebi karşılamakla kalmıyor; aynı zamanda lojistik, perakende ve tedarik alanlarında çarpan etkisiyle ekonominin genel direncini güçlendiriyor. Gıda ürünleri sanayii bugün Türkiye’nin hem dış ticarette rekabet gücünü koruyan hem de iç piyasada üretim çarklarının dönmesini sağlayan lokomotif alanlarından biri haline gelmiştir. Bu yapı, sürdürülebilir büyüme açısından stratejik bir güvence niteliği taşımaktadır.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Hububat ihracatı 10 ayda 10,1 milyar dolar oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 10 Nov 2025 05:50:05 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hububat-ihracati-10-ayda-101-milyar-dolar-oldu-085412-20251110.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hububat-ihracati-10-ayda-101-milyar-dolar-oldu-085412-20251110.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hububat-ihracati-10-ayda-101-milyar-dolar-oldu-085412-20251110.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tokat Tarımda Liderliğini Tescilledi: 4 Genel Başkan Aynı İlden]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tokat-tarimda-liderligini-tescilledi-4-genel-baskan-ayni-ilden-5698.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tokat-tarimda-liderligini-tescilledi-4-genel-baskan-ayni-ilden-5698.html</link>
                    <description><![CDATA[Tokat, tarımsal örgütlenmede tarih yazdı. Dört farklı merkez birliğine seçilen Tokatlı başkanlar, üretimden yönetime uzanan güçlü bir temsil dönemini başlattı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tokat, Türkiye’nin tarımsal yönetiminde yeni bir döneme imza atıyor.
Son bir yılda dört önemli merkez birliğinin genel başkanlığına Tokatlı isimlerin seçilmesi, kentin tarım ve hayvancılıktaki gücünü tescilledi.

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanlığı’na Turan Saldırıcıer, Türkiye Damızlık Manda Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanlığı’na Muzaffer Keser, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanlığı’na İlhan Köten seçilmişti.
Bu üç seçimin ardından, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) 7. Olağan Genel Kurulu’nda Tokat Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Demir, 135 oy farkla genel başkanlığa seçilerek “Tokat’ın 4’te 4 başarısını” tamamladı.

“Arılar Gibi Çalışacağız” Mesajı

Genel kurulun ardından sosyal medya hesabından teşekkür mesajı paylaşan Ali Demir, birlik ve üretim vurgusu yaptı:


“Birlikte kazandık, birlikte güçleneceğiz. Bu başarı, alın teriyle üreten tüm arıcılarımızın başarısıdır. Arılar gibi çalışacak, balın ve birliğin bereketini büyüteceğiz.”


Tokat Üretimde ve Yönetimde Örnek İl Oldu

Uzmanlara göre Tokatlı başkanların dört büyük birliğin başına geçmesi, yerel üreticilerin ulusal düzeyde daha güçlü temsil edilmesini sağlayacak. Tokat; süt, et, manda, koyun-keçi ve bal üretiminde Türkiye’nin önde gelen illerinden biri olarak biliniyor.
Yeni dönemde bu birliklerin üretim kalitesini artırmak, genç üreticileri desteklemek ve kooperatifleşmeyi güçlendirmek için ortak projeler geliştirmesi bekleniyor.

“Üretici Liderliğin Başkenti: Tokat”

Tokat, hem üretimde hem yönetişimde Türkiye’ye örnek bir model haline geldi.
Turan Saldırıcıer – Koyun Keçi Yetiştiricileri
&nbsp;Muzaffer Keser – Manda Yetiştiricileri
&nbsp;İlhan Köten – Sığır Yetiştiricileri
&nbsp;Ali Demir – Arı Yetiştiricileri
Bu tablo, Tokat’ın tarımsal örgütlenmede “üretici liderliğin başkenti” konumuna yükseldiğini kanıtlıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Tokat Tarımda Liderliğini Tescilledi: 4 Genel Başkan Aynı İlden - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 24 Oct 2025 07:42:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tokat-tarimda-liderligini-tescilledi-4-genel-baskan-ayni-ilden-105412-20251024.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tokat-tarimda-liderligini-tescilledi-4-genel-baskan-ayni-ilden-105412-20251024.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tokat-tarimda-liderligini-tescilledi-4-genel-baskan-ayni-ilden-105412-20251024.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gelecek yılın tarımsal destek miktarı açıklandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-gelecek-yilin-tarimsal-destek-miktari-aciklandi-5695.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-gelecek-yilin-tarimsal-destek-miktari-aciklandi-5695.html</link>
                    <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 bütçesinde tarımsal destek programlarına 168 milyar lira ayrıldığını açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, tarıma stratejik bir öncelik verildiğini, bu doğrultuda 2026 yılı bütçesinde toplam 888 milyar lira kaynak tahsis edildiğini açıkladı.

888 milyar TL'lik kaynak tahsisinin detaylarını da paylaşan Cevdet Yılmaz, bu kapsamda, tarım sektörü vergi harcamaları için 262 milyar lira, tarımsal kredi desteği için 220 milyar lira, tarım sektörü yatırım ödenekleri için 190 milyar lira, tarımsal destek programları için 168 milyar lira, tarımsal KİT'lerin finansmanı, müdahale alımları ve ihracat destekleri için 48 milyar lira kaynak ayrıldığını ifade etti.

Cevdet Yılmaz, "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat’ odaklı ve dengeli büyüme stratejimizi sürdürüyoruz" dedi.

2025 yılı tarımsal destek miktarı 135 milyar lira olarak belirlenmişti. Böylece 2026'da söz konusu desteklerde yüzde 24,44 artışa gidilmiş oldu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Gelecek yılın tarımsal destek miktarı açıklandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 06:59:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gelecek-yilin-tarimsal-destek-miktari-aciklandi-100211-20251020.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gelecek-yilin-tarimsal-destek-miktari-aciklandi-100211-20251020.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gelecek-yilin-tarimsal-destek-miktari-aciklandi-100211-20251020.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rekabet Kurumundan süt sektörüne ilişkin açıklama]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-rekabet-kurumundan-sut-sektorune-iliskin-aciklama-5692.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-rekabet-kurumundan-sut-sektorune-iliskin-aciklama-5692.html</link>
                    <description><![CDATA[Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, çiğ süt sektörüne yönelik yürüttükleri soruşturmalara ilişkin açıklamalarda bulundu]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, çiğ süt aldığı üreticilere "süt karşılığı yem alımını zorunlu tutan" sanayicilere yönelik tedbir kararı aldıklarını belirterek, "Soruşturma süreci halen devam ediyor. Aldığımız kararlara uyulup uyulmadığını yakından takip edeceğiz, sürecin sonunda üreticilerimizi yem kıskacına sokanları ağır para cezalarının beklediğini hatırlatmak isterim" dedi.

Küle, çiğ süt sektörüne yönelik yürüttükleri soruşturmalara ilişkin bilgi verdi.

Son dönemde süt piyasasına ilişkin yoğun şikayetler aldıklarına işaret eden Küle, "Şikayetlerin bir bölümü çiğ süt fiyatlarının sanayiciler tarafından birlikte belirlenerek baskılandığı yönünde olurken diğer bölümü ise sanayicilerin süt aldığı üreticilere, 'süt satışı için yem alımını zorunlu tutması'na ilişkin oldu" değerlendirmesinde bulundu.

Küle, ilk gruptaki şikayetlere yönelik yapılan incelemeler sonucunda 44 teşebbüs ve teşebbüs birliği hakkında soruşturma başlatıldığını ve sürecin devam ettiğini aktararak, ikinci grup şikayetler kapsamında 39 teşebbüs hakkında soruşturma açıldığını belirtti.


Üretici çiğ süt satmak için yem almaya zorlandı

Yapılan incelemelerin, "süt karşılığı yem" uygulamasının sektörde yaygın hale geldiğini ve üreticileri ciddi şekilde mağdur ettiğini gösterdiğini bildiren Küle, şöyle devam etti: "Bu kapsamda bazı sanayicilerin, çiğ süt üreticilerini süt satabilmek için sanayiciden yem almaya zorladığı, üretici yeterli yem almadığında süt ticaretini kestiği veya ödemeleri geciktirdiği belirlendi. Zorunlu yem satışlarının sözleşmelere yansımadığı, üreticiye ihtiyacından fazla yem satıldığı, satılan yemlerin pahalı, alınan sütlerin ise ucuz fiyatlandırıldığı ve pariteye uyulmadığı tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan 'Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi' gereğince, yem alımının tamamen gönüllülük esasına dayanması ve yem-süt paritesinin 1,3 oranına uygun olması gerekmektedir."

"Piyasaya müdahale kaçınılmaz oldu"

Soruşturma süreci devam ederken çiğ süt üreticilerinin korunması için piyasaya müdahalenin kaçınılmaz olduğunu görerek geçici tedbir kararı aldıklarını dile getiren Küle, buna göre, üreticilerin süt karşılığında yem almaya zorlanamayacağını ifade etti.

Üreticinin yem almak isterse miktar ve marka tercihi konusunda serbest bırakılması gerektiğine işaret eden Küle, Bakanlığın Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi hükümlerine uyulmasının da zorunlu olacağına dikkati çekti.



Küle, sanayicilerin üreticilere göndermesi için bilgilendirme metni hazırlattıklarını belirterek, "Bu metinde, süt fiyatının taban fiyatın altında belirlenmesi, vadenin 45 günü aşması, primlerin düşük tutulması, yem-süt paritesine uyulmaması, yem alımının zorunlu tutulması gibi durumlarda üreticilerin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine başvurarak tahkim talebinde bulunabileceği açıkça belirtildi" dedi.

"Yüksek idari para cezası uygulanacağı uyarısında bulunduk"

Sanayicilere bilgilendirme metni kapsamındaki yükümlülükleri hatırlattıklarını bildiren Küle, şunları kaydetti: "Sanayicilere, tedbir kararımıza uyulmadığının tespiti halinde Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca yüksek idari para cezası uygulanacağı uyarısında bulunduk. Soruşturma süreci halen devam ediyor. Aldığımız kararlara uyulup uyulmadığını yakından takip edeceğimiz gibi sürecin sonunda üreticilerimizi yem kıskacına sokanları da ağır para cezalarının beklediğini hatırlatmak isterim."

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Rekabet Kurumundan süt sektörüne ilişkin açıklama - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Oct 2025 06:15:30 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rekabet-kurumundan-sut-sektorune-iliskin-aciklama-091655-20251006.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rekabet-kurumundan-sut-sektorune-iliskin-aciklama-091655-20251006.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rekabet-kurumundan-sut-sektorune-iliskin-aciklama-091655-20251006.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gıda ticaretinde Avrupa’nın kalbi Gaziantep’te atıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-gida-ticaretinde-avrupanin-kalbi-gaziantepte-atiyor-5689.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-gida-ticaretinde-avrupanin-kalbi-gaziantepte-atiyor-5689.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa pazarının önde gelen ülkelerinden 16 öncü hububat ithalatçısı Gaziantep’te buluştu. Birleşik Krallık, Almanya, Bosna-Hersek, Bulgaristan ve Sırbistan’dan gelen alım heyetleri Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) üyesi firmalarla bir araya geldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde düzenlenen buluşma, Türk gıda sektörünün Avrupa pazarındaki stratejik rolünü pekiştirirken, karşılıklı ticarette yeni yatırım ve iş ortaklıkları için de güçlü bir zemin hazırladı.

&nbsp;

GAİB Hizmet Binası’nda düzenlenen “Birleşik Krallık ve Avrupa Ülkeleri Alım Heyeti” programında konuşan Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Gaziantep ve Güneydoğu Anadolu’nun sektörel ihracattaki stratejik gücüne dikkat çekerek, “Aslında bu programı hazırlarken önceliğimiz Birleşik Krallık’tı ancak kısa sürede Almanya, Bosna-Hersek, Bulgaristan ve Sırbistan’dan da yoğun ilgi gördük. Bugün burada beş ülkeden toplamda 16 firmayı ağırlıyor olmamız, bölgemizin uluslararası ticaretteki cazibesini ortaya koyuyor” dedi. Kadooğlu’nun konuşmasını İngilizce yapması ise, buluşmanın uluslararası niteliğini ve Avrupalı iş ortaklarına verilen önemi pekiştirdi.

&nbsp;

“Türkiye’nin bitkisel ürün ihracatının yarıdan fazlası hububat”

&nbsp;

Türkiye’nin bitkisel ürün ihracatında hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerin yüzde 50’yi aşan payla başı çektiğini vurgulayan Kadooğlu şunları ifade etti:

&nbsp;

“Ülkemizin tarımsal ihracatının üçte ikisini bitkisel ürünler, bitkisel ürünler ihracatının ise yarıdan fazlasını hububat sektörü oluşturuyor. Bu alandaki en büyük ihracatçı birliği biziz ve Güneydoğu Anadolu tek başına sektör ihracatının üçte birini gerçekleştiriyor. Özellikle, Bereketli Hilal’in tam kalbinde yer alan Gaziantep’in, güçlü sanayisi ve nitelikli iş gücüyle üretim ve ihracatta öncü bir rolü var. Türkiye bugün un, bulgur ve ayçiçek yağı üretiminde dünya liderleri arasında, makarna, mercimek, bakliyat ve şekerli mamullerde de üst sıralarda. Bu ürünlerin önemli bir bölümü bölgemizde üretiliyor ve Gaziantep’ten tüm dünyaya ulaşıyor.”

&nbsp;

Türkiye’den yılın ilk sekiz ayında&nbsp; Birleşik Krallık’a 215 milyon dolar, Almanya’ya 244 milyon dolar, Bosna-Hersek’e 17 milyon dolar, Bulgaristan’a 60 milyon dolar, Sırbistan’a&nbsp; ise20 milyon dolarlık ihracat yapıldığının bilgisini paylaşan Kadooğlu, bu dönemde toplam ticaretin 555 milyon dolara ulaştığını ve geçen yıla göre yüzde 20 artış gösterdiğine dikkat çekerek, “Sektörümüz toplamda 12 milyar dolarlık yıllık ihracat hacmine ulaşmış durumda ve bu rakam her yıl hızla büyüyor. Daha güçlü iş birlikleriyle potansiyelimizin çok daha ötesine geçebiliriz. Bugünkü buluşma, uzun vadeli ortaklıkların başlangıcı olacak” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Gıda ticaretinde Avrupa’nın kalbi Gaziantep’te atıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 02 Oct 2025 07:21:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gida-ticaretinde-avrupanin-kalbi-gaziantepte-atiyor-102251-20251002.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gida-ticaretinde-avrupanin-kalbi-gaziantepte-atiyor-102251-20251002.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gida-ticaretinde-avrupanin-kalbi-gaziantepte-atiyor-102251-20251002.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye Şeftali ve Kiraz İhracatında Büyük Gerileme Yaşıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkiye-seftali-ve-kiraz-ihracatinda-buyuk-gerileme-yasiyor-5684.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkiye-seftali-ve-kiraz-ihracatinda-buyuk-gerileme-yasiyor-5684.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayımladığı son rapor, Türkiye’nin 2025/26 sezonunda şeftali, nektarin ve kiraz üretiminde sert kayıplar yaşayacağını ortaya koydu. Don, kuraklık, dolu ve aşırı yağış gibi olumsuz iklim koşulları nedeniyle üretim ve ihracat ciddi şekilde düştü.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İhracatta Liderlik Kaybedildi

Geçen sezon dünyanın en büyük şeftali-nektarin ihracatçısı konumunda olan Türkiye, bu yıl ikinci sıraya geriliyor. Kiraz ihracatında ise üçüncü sıradan sekizinciliğe düşmesi bekleniyor.

Rapora göre:


	
	Şeftali ve nektarin ihracatı %45 azalarak 145 bin ton seviyesine inecek.
	
	
	Kiraz ihracatı %85 düşüşle yalnızca 10 bin ton olacak.
	


Üretimde Sert Düşüş

USDA tahminlerine göre Türkiye’nin 2025/26 sezonu üretim rakamları şöyle olacak:


	
	Şeftali ve nektarin üretimi: %45 azalışla 649 bin ton
	
	
	Kiraz üretimi: %60 düşüşle 400 bin ton
	


Son 10 yılda verimli çeşitler ve artan ekim alanları sayesinde büyüyen üretim, bu yıl olumsuz hava koşulları nedeniyle ciddi darbe aldı.

İç Tüketime Yönelim Artıyor

Üretimdeki daralma, ihracata ayrılan payı düşürdü. USDA verilerine göre:


	
	Kirazda iç tüketim toplam üretimin %98’ine yükselecek.
	
	
	Şeftali ve nektarinde bu oran %78 seviyesinde kalacak.
	


En Büyük Kayıp AB ve Irak Pazarında

Türkiye’nin sert çekirdekli meyve ihracatında Rusya, Avrupa Birliği ve Irak öne çıkan pazarlar. Ancak sezonun ilk aylarında bu ülkelere yapılan ihracat %50’den fazla azaldı.


	
	AB’nin Türkiye’den yaptığı şeftali-nektarin ithalatı %60 gerileyecek.
	
	
	Kiraz ihracatı ilk üç ayda %86 düştü. Rusya, açığı Özbekistan, İran ve Azerbaycan’dan karşılamaya yöneldi.
	


Küresel Piyasaya da Etki Edecek

Türkiye’deki düşüş, yalnızca iç piyasayı değil küresel sert çekirdekli meyve piyasasını da etkiliyor.


	
	Dünya kiraz üretiminin %10’dan fazla azalarak 4,6 milyon tona düşmesi bekleniyor.
	
	
	Küresel şeftali ve nektarin üretimi ise %6 gerileyerek 23,8 milyon ton olacak.
	


Bu tahminler gerçekleşirse, dünya genelinde kiraz üretimi 6 yıl sonra, şeftali-nektarin üretimi ise 5 yıl sonra ilk kez azalacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye Şeftali ve Kiraz İhracatında Büyük Gerileme Yaşıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 29 Sep 2025 05:42:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiye-seftali-ve-kiraz-ihracatinda-buyuk-gerileme-yasiyor-085409-20250929.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiye-seftali-ve-kiraz-ihracatinda-buyuk-gerileme-yasiyor-085409-20250929.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiye-seftali-ve-kiraz-ihracatinda-buyuk-gerileme-yasiyor-085409-20250929.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan kooperatifçilik stratejisi ve eylem planını açıkladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-cumhurbaskani-erdogan-kooperatifcilik-stratejisi-ve-eylem-planini-acikladi-5682.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-cumhurbaskani-erdogan-kooperatifcilik-stratejisi-ve-eylem-planini-acikladi-5682.html</link>
                    <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Kooperatifler Buluşması 2025 - 2029 Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı Tanıtım Töreni'ne katıldı.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda; kooperatifçilikten sorumlu Bakanlıklar, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla sektör temsilcilerinin katkılarıyla yürütülen 2025 - 2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı Tanıtım Töreni Haliç Kongre Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Törene Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı AK Partili Mustafa Varank ve çok sayıda kooperatif ortağı ve davetli katıldı.

Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Halihazırda ülkemizde 6,5 milyonu aşkın vatandaşımızın ortağı olduğu 62 bin kooperatif faaliyet gösteriyor. Bunu, Türkiye’nin ticari ve ekonomik hayatı adına çok kıymetli bir kazanım olarak gördüğümüzü ifade ediyorum. Ancak Avrupa Birliği’nde 165 milyonu aşkın kooperatif ortağıyla, 250 bin kooperatif olduğu düşünüldüğünde, bu alanda henüz arzu edilen seviyede olduğumuzu ne yazık ki söyleyemeyiz. Dikkate değer bir başka husus şudur. Kooperatifler sadece ülkemizde değil, son yıllarda dünyada da ön plana çıkmaya başlamıştır. Vahşi kapitalizmin acımasız dişlileri arasında ezilmek istemeyen yerel üreticiler güvenli bir liman olarak kooperatiflere sığınıyor. Bilhassa ilçe, network, teknolojik kapasite itibarıyla pek çok devleti geride bırakan küresel şirketlerle rekabette, değil bireyler, değil makro işletmeler, yerel ölçekte büyük firmalar bile çoğu zaman yetersiz kalıyor. Belli başlı alanlarda tekelleşen bu şirketlerin agresif fiyat politikalarıyla küçükleri yuttuğuna şahit oluyoruz. Giderek daha ürkütücü boyutlara ulaşan bu durum, kooperatifçiliği teşvik eden temel faktördür. Şu rakamlar, küresel düzeyde bir arayışın en somut işaretidir. Uluslararası Kooperatif Birliği’nin verilerine göre dünya genelinde 3 milyon kooperatif bulunuyor. Dünya nüfusunun yüzde 12’si bir kooperatifin iş ortağıdır. Kooperatiflerin toplam cirosu ise 2,4 trilyon doları geçiyor. 2025 yılının Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kooperatifler Yılı ilan edilmesini bu bakımdan çok yerinde bir karar olarak görüyoruz. Hükümet olarak, bu anlamlı yılı vesile kılarak kooperatifçilik kültürünü daha da yaygınlaştırmaya özel önem veriyoruz. 2012 yılında açıkladığımız eylem ve strateji planımızın önceliği, mevzuatla ilgili sıkıntıların aşılması ve dağınıklığın giderilmesiydi. Hamdolsun, bu doğrultuda ciddi yol aldık; ama halen önümüzde kat etmemiz gereken bir mesafe var. 2025-2029 yıllarını kapsayan yeni planla inşallah bunu başaracağız" ifadelerini kullandı.


‘TÜRK KOOPERATİFÇİLİĞİNİN GELECEK 5 YILINA KILAVUZLUK YAPACAK’

Türkiye kooperatifçilik stratejisi ve eylem planının, kooperatifçilik vizyonunu bir adım daha ileriye götüreceğine inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Strateji belgesinin temel gayesi; kooperatifçiliğe daha elverişli bir ortam oluşturma, sektöre olan güveni artırma, kooperatifleri daha verimli, etkin, sürdürülebilir, rekabet edebilir yenilikçi kılmaktır. Plan 5 politika ekseninde, 2 amaç, 6 hedef ve 23 faaliyetle bunlara ilişkin performans göstergelerinden oluşuyor. Strateji belgesinde; dijitalleşmeden yeni kooperatif türlerine, mevzuatın güncel gelişmelere uyarlanmasından kooperatiflerin kurumsal ve finansal kapasitelerinin artırılmasına kadar pek çok hedefe yer verdik. Türk kooperatifçiliğin gelecek 5 yılına kılavuzluk yapacağına inandığım planın hazırlanmasında emeği geçenleri gönülden tebrik ediyorum" diye konuştu.

‘DEMİRBAŞ ALIM DESTEĞİ 400 BİN LİRADAN 1 MİLYON LİRAYA YÜKSELTİLDİ’

Erdoğan, "Kooperatiflerin kuruluşunu teşvik etmek, mevcut kooperatiflerimizin ise ticari kapasitelerini artırmak üzere çalışmaya devam ediyoruz. Bu minvalde, 5 sene önce, 2020 yılında kooperatiflerin desteklenmesi programını uygulamaya geçirdik. KOKDES kapsamında ülkemiz genelinde 772 kooperatifin 826 projesine toplam 110,5 milyon liralık hibe desteği verdik. Geçtiğimiz yıl başında kooperatiflerin faydalanabileceği destek kalemlerinde 2 kat artışa gitmiştik. Bu yıl destek rakamını 2,5 katına çıkardık. Kooperatiflerimize sunulan makine-ekipman, demirbaş alım desteği 400 bin liradan 1 milyon liraya; sergi ve fuar katılım desteği 60 bin liradan 150 bin liraya; nitelikli personel istihdamı desteği ise 1 personel için yıllık 204 bin liradan 266 bin 400 liraya, 2 personel için 408 bin liradan 532 bin 800 liraya yükselttik" ifadelerini kullandı.



'KOOPERATİFLERİMİZE 3 MİLYAR LİRALIK KREDİ İMKANI SUNACAĞIZ'

Kooperatiflerin 2025 yılı için başvuru sonuçlarını 22 Eylül’de açıklayacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kooperatiflerimizden gelen yoğun talep üzerine, önümüzdeki sene inşallah desteğe ayırdığımız bütçeyi kayda değer ölçüde artıracağız. Bir diğer müjdemiz şudur. Destek programından bir defa faydalanan kooperatiflerimizin 5 sene geçmeden tekrar başvuru yapamaması kuralını 4 yıla indiriyoruz. Ayrıca Kredi Garanti Fonu bünyesinde kooperatiflerimizin kullanımına münhasır yeni bir destek mekanizması oluşturuyoruz. TESKOMB tarafından yatırılacak 100 milyon liralık fonla kooperatiflerimize toplam 3 milyar liralık kredi imkanı sunacağız” dedi.

'SOSYAL KOOPERATİFÇİLİK KANUN TASLAĞI İÇİN ÇALIŞMALARA BAŞLIYORUZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İhracat desteklerinden kooperatiflerimizin yararlanabilmesi için de ayrı bir çalışma yürütülüyor. Yöresel ürünlerin perakende sektöründeki payının artırılması bir başka önceliğimizdir. Büyük mağaza ve zincir mağazaların satış alanlarında yöresel ürünlere ayrılan en az yüzde 1’lik raf oranını, kooperatiflerimiz tarafından üretilen ürünlere ayırıyor ve bu oranı yüzde 2’ye çıkartıyoruz. Yine kadın kooperatiflerinin ürünlerindeki barkod ücretleriyle gıda kontrol laboratuvarlarınca yapılan gıda analizi için ödedikleri ücretlerde indirime gidiyoruz. Kadın kooperatiflerimizin elektronik ticaret pazar yerlerine ödedikleri komisyon oranlarının düşürülmesi için Ticaret Bakanlığımız ile E-ticaret firmaları arasında işbirliği protokolü yapılacak. Engelli kardeşlerimizle gençlerimizi de tabii ki unutmadık. Yüzde 80 engelli ve 18-24 yaş arası gençlerin emek ve ticari gayretlerinin ekonomiye kazandırılması gayesiyle Sosyal Kooperatifçilik Kanun Taslağı için çalışmalara başlıyoruz" diye konuştu.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan kooperatifçilik stratejisi ve eylem planını açıkladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 20 Sep 2025 09:49:49 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cumhurbaskani-erdogan-kooperatifcilik-stratejisi-ve-eylem-planini-acikladi-125214-20250920.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cumhurbaskani-erdogan-kooperatifcilik-stratejisi-ve-eylem-planini-acikladi-125214-20250920.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cumhurbaskani-erdogan-kooperatifcilik-stratejisi-ve-eylem-planini-acikladi-125214-20250920.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kooperatifçilikte strateji ve 5 yıllık eylem planı açıklanacak]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-kooperatifcilikte-strateji-ve-5-yillik-eylem-plani-aciklanacak-5680.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-kooperatifcilikte-strateji-ve-5-yillik-eylem-plani-aciklanacak-5680.html</link>
                    <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Kooperatifler Buluşmasında Türkiye'nin 5 yıllık kooperatif stratejisi ve eylem planı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye'nin 5 yıllık kooperatif stratejisi ve eylem planı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanacak.

Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Kooperatifler Buluşması, 19 Eylül 2025 Cuma günü saat 12:30’da Haliç Kongre Merkezi İstanbul’da gerçekleştirilecek.

2025-2029-5 Yıllık Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı ile kooperatifçiliğin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınmaya katkısının artırılmasını hedefleniyor.

Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamaya göre söz konusu strateji, kooperatifçiliğin gelişimine uygun ortam oluşturulmasını ve yenilikçi politikaların hayata geçirilmesini amaçlıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Kooperatifçilikte strateji ve 5 yıllık eylem planı açıklanacak - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 18 Sep 2025 07:29:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kooperatifcilikte-strateji-ve-5-yillik-eylem-plani-aciklanacak-103102-20250918.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kooperatifcilikte-strateji-ve-5-yillik-eylem-plani-aciklanacak-103102-20250918.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kooperatifcilikte-strateji-ve-5-yillik-eylem-plani-aciklanacak-103102-20250918.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gıda ve Tarımsal Ürün Komitesi toplantısı gerçekleşti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-gida-ve-tarimsal-urun-komitesi-toplantisi-gerceklesti-5679.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-gida-ve-tarimsal-urun-komitesi-toplantisi-gerceklesti-5679.html</link>
                    <description><![CDATA[Toplantıda gıda fiyat hareketlerinin tüketiciye yansımalarına yönelik alınabilecek tedbirler ile stok ve fiyat bilgilerinin değerlendirilmesine yönelik geliştirilebilecek mekanizmalar istişare edildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ev sahipliğinde; Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, ilgili Bakan Yardımcıları ve kurumların temsilcilerinin katılımıyla toplandı.

Toplantıda, önceki Komite ve Alt Komite toplantılarında alınan kararlarda gelinen aşama görüşüldü. Yurt içinde ve yurt dışında tarımsal emtia ve gıda fiyatlarındaki gelişmeler ele alınarak ürün bazında arz ve talep dengesi değerlendirildi.

Gıda fiyat hareketlerinin tüketiciye yansımalarına yönelik alınabilecek tedbirler ile stok ve fiyat bilgilerinin değerlendirilmesine yönelik geliştirilebilecek mekanizmalar istişare edildi, kısa, orta ve uzun vadede atılabilecek adımlar kararlaştırıldı.

Hayvansal üretimle ilgili hususların yanı sıra ülkemizde iklim değişikliğinin ve bu yıl yaşanan zirai don ve kuraklık hadiselerinin etkileri ile 2026 yılına ilişkin riskler görüşülerek üretici ve tüketicileri korumaya yönelik alınabilecek önlemler değerlendirildi.


Orta Vadeli Program hedefleri kapsamında gıda ve tarımsal ürünlerde fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik ilgili kurumların etkin koordinasyonuyla gerekli tüm çalışmaların kararlılıkla yürütülmeye devam edileceği vurgulandı.

&nbsp;



&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Gıda ve Tarımsal Ürün Komitesi toplantısı gerçekleşti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Sep 2025 06:40:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gida-ve-tarimsal-urun-komitesi-toplantisi-gerceklesti-101049-20250916.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gida-ve-tarimsal-urun-komitesi-toplantisi-gerceklesti-101049-20250916.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gida-ve-tarimsal-urun-komitesi-toplantisi-gerceklesti-101049-20250916.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İç Piyasada Fiyat Dengesi İçin Elma ve Limon İhracatı Kontrol Altında]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-ic-piyasada-fiyat-dengesi-icin-elma-ve-limon-ihracati-kontrol-altinda-5678.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-ic-piyasada-fiyat-dengesi-icin-elma-ve-limon-ihracati-kontrol-altinda-5678.html</link>
                    <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, limon (ve tatlı limonlar) ile elmanın ihracatını “İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ” kapsamına alarak yeni düzenleme yaptı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Elma ve Limon İhracatı Kayda Bağlandı

Ticaret Bakanlığı, tarımsal ürünlerde yeni bir düzenlemeye giderek limon, tatlı limonlar ve elma ihracatını “İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ” kapsamına aldı. Karar, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece söz konusu ürünlerin ihracatında yeni bir dönem başlamış oldu.

İhracat İçin Yeni Dönem Başladı

Artık limon ve elma ihracatı yapmak isteyen firmalar, ihracat işlemlerini Ticaret Bakanlığı’na bildirerek kayda aldırmak zorunda olacak. Bu süreç, yalnızca bir bildirim değil, aynı zamanda ihracatın takibi açısından önemli bir kontrol mekanizması olarak öne çıkıyor. İhracatın kayda alınmasıyla birlikte hem yurt dışına gönderilen ürün miktarı daha şeffaf biçimde izlenecek hem de iç piyasada arz güvenliği korunacak.

Bakanlık yetkilileri, bu uygulamanın yalnızca bürokratik bir adım olmadığını, aynı zamanda tarım piyasasının sağlıklı işlemesi açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Neden Böyle Bir Karar Alındı?

Son dönemlerde tarım ürünlerinde gözlenen fiyat dalgalanmaları, hem üretici hem de tüketici üzerinde baskı yaratmış durumda. Özellikle limon ve elmada yaşanan ani fiyat artışları, iç piyasada istikrarsızlığa yol açtı. Ticaret Bakanlığı bu nedenle harekete geçerek, fiyatların kontrol altında tutulması ve arz güvenliğinin sağlanması amacıyla bu düzenlemeyi hayata geçirdi.

Yeni düzenleme ile:


	
	Gıda arz güvenliğinin korunması,
	
	
	İç piyasa fiyatlarının dengelenmesi,
	
	
	Spekülasyon ve stokçuluk risklerinin önlenmesi,
	
	
	Üreticilerin emeğinin korunması hedefleniyor.
	


Uzmanlar, özellikle tarım ürünlerinde görülen stokçuluk faaliyetlerinin fiyatları yapay biçimde yükselttiğine dikkat çekiyor. Kayda alma uygulamasıyla bu tür risklerin azaltılması amaçlanıyor.

Daha Önce Benzer Uygulamalar Olmuştu

Ticaret Bakanlığı, geçmişte de stratejik öneme sahip bazı ürünlerde benzer adımlar atmıştı. Zeytinyağı, domates salçası, tavuk eti ve yumurta ihracatında kayda alma uygulamaları devreye sokulmuştu. Bu düzenlemeler sayesinde hem ihracat kontrol altına alınmış hem de iç piyasada fiyatların aşırı yükselmesinin önüne geçilmişti. Şimdi limon ve elmanın da bu listeye eklenmesi, tarımsal ürünlerde daha bütüncül bir yaklaşım sergilendiğini gösteriyor.

İhracatçılar İçin Ne Anlama Geliyor?

Yeni uygulama ihracatçılar açısından bazı değişiklikler getiriyor. Firmalar artık ihracat işlemlerini doğrudan gerçekleştiremeyecek, önce bakanlık kaydı yaptırmak zorunda olacak. Bu durum kısa vadede bazı ek prosedürler anlamına gelse de uzun vadede hem ihracatın düzenli bir şekilde gerçekleşmesine hem de ihracatçılar için daha öngörülebilir bir ticaret ortamı oluşmasına katkı sunacak.

Uzmanlara göre, bu tür düzenlemeler ihracatçıların planlama süreçlerini daha dikkatli yapmalarını gerektiriyor. Ancak orta vadede piyasanın istikrar kazanması, üretici ve ihracatçılar için daha avantajlı bir ortam yaratacak.

Sonuç

Elma ve limon ihracatının kayda bağlanması, Türkiye’de tarımsal üretimde hem iç piyasanın korunması hem de ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik bir karar olarak değerlendiriliyor. Bu düzenleme sayesinde hem üreticiler emeğinin karşılığını daha sağlıklı koşullarda alacak, hem de tüketiciler ürünlere daha uygun fiyatlarla ulaşabilecek.

Kararın, önümüzdeki dönemde piyasaya olumlu yansımaları olması ve tarımsal ürünlerde dengeyi güçlendirmesi bekleniyor. Böylece Türkiye’nin hem iç pazarında hem de ihracat pazarlarında daha güvenli ve sürdürülebilir bir üretim-ticaret dengesi oluşturulması hedefleniyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[İç Piyasada Fiyat Dengesi İçin Elma ve Limon İhracatı Kontrol Altında - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 11 Sep 2025 08:26:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ic-piyasada-fiyat-dengesi-icin-elma-ve-limon-ihracati-kontrol-altinda-115137-20250911.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ic-piyasada-fiyat-dengesi-icin-elma-ve-limon-ihracati-kontrol-altinda-115137-20250911.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ic-piyasada-fiyat-dengesi-icin-elma-ve-limon-ihracati-kontrol-altinda-115137-20250911.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel gıda fiyatlarında ılımlı seyir]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gida-fiyatlarinda-ilimli-seyir-5677.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gida-fiyatlarinda-ilimli-seyir-5677.html</link>
                    <description><![CDATA[FAO Gıda Fiyat Endeksi, Ağustos'ta aylık bazda binde 7 artarken, yıllık bazda yüzde 6,9 yükselerek ılımlı bir seyir izliyor. Türkiye'de ise aynı dönemde gıda enflasyonu aylık bazda yüzde 2,88 artarken, yıllık bazda yüzde 33,13 yükseldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Küresel gıda fiyatları Ağustos ayında yataya yakın ılımlı bir seyir izledi.

FAO Gıda Fiyat Endeksi, Ağustos'ta aylık bazda binde 7 artarken, yıllık bazda yüzde 6,9 yükseldi. Tahıl ve süt ürünleri fiyat endekslerindeki düşüşler, et, şeker ve bitkisel yağ endekslerindeki artışlarla dengelendi.

Aynı dönemde Türkiye'de gıda enflasyonu aylık bazda yüzde 2,88 artarken, yıllık bazda yüzde 33,13 yükseldi.

FAO Tahıl Fiyat Endeksi Ağustos'ta aylık bazda yüzde 0,8 artış kaydederken, yıllık bazda yüzde 4,1 geriledi. Uluslararası buğday fiyatları, küresel arzın bol olması ve özellikle Asya ve Kuzey Afrika'daki büyük alıcıların ithalat talebinin zayıf olması nedeniyle aylık bazda düşüş yaşandı. Avrupa Birliği ve Rusya Federasyonu'ndaki hasatlar fiyatlar üzerinde daha da baskı yarattı. Buna karşılık, dünya mısır fiyatları, çoğunlukla Avrupa Birliği'ndeki sıcak hava dalgalarının verim üzerindeki etkisine ilişkin endişeler ve özellikle ABD'de yem kullanımı ve etanol üretimi için artan talep nedeniyle üçüncü ay üst üste yükseldi. Diğer iri taneli tahıllar arasında, dünya sorgum fiyatları düşerken arpa fiyatları yükseldi. Bu arada, FAO Tüm Pirinç Fiyat Endeksi, ihracatçılar arasında devam eden şiddetli rekabetin ortasında Indica fiyatlarının düşmesi nedeniyle Ağustos 2025'te yüzde 2 geriledi.


FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi ise Ağustos'ta aylık bazda yüzde 1,4 artarak Temmuz 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Yıllık bazdaki artış ise yüzde 24,2 seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu artış, palm, ayçiçeği ve kolza yağlarının fiyatlarındaki artıştan kaynaklandı ve soya yağı fiyatlarındaki hafif düşüşü telafi etti. Uluslararası palm yağı fiyatları, büyük ölçüde güçlü küresel ithalat talebi ve Endonezya'nın 2026 yılında biyodizel karıştırma zorunluluğunu daha da artırma niyetine ilişkin haberler nedeniyle Ağustos ayında üst üste üçüncü ay artış gösterdi. Küresel ayçiçek ve kolza tohumu yağı fiyatları, sırasıyla Karadeniz bölgesinde ve Avrupa'da arzın daralması nedeniyle yükseldi. Buna karşılık, dünya soya yağı fiyatları, 2025/26 sezonunda küresel soya fasulyesi arzının bol olacağı beklentisini yansıtarak hafif düşüş gösterdi.

FAO Et Fiyat Endeksi Ağustos'ta aylık bazda yüzde 0,6 ve yıllık bazda yüzde 4,9 artış göstererek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artış, büyük ölçüde istikrarlı seyreden domuz eti fiyatları ve düşen tavuk eti fiyatlarını gölgede bırakan, sığır ve koyun eti fiyatlarındaki sürekli yükselişten kaynaklandı. Uluslararası sığır eti fiyatları, Avustralya fiyatlarını artıran ABD'den gelen güçlü talep ve ek gümrük vergilerinin uygulanmasının ardından ABD'ye yapılan satışların azalmasına rağmen Brezilya'nın ihracat fiyatlarını sabit tutan Çin'den gelen güçlü ithalat talebinin desteğiyle yeni bir rekor seviyeye ulaştı. Koyun eti fiyatları, Okyanusya'daki sıkı ihracat arzını yansıtarak beş ay üst üste yükseldi ve daha yüksek hacimler, özellikle Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı ve ABD gibi daha karlı pazarlara yönlendirildi. Dünya domuz eti fiyatları, dengeli küresel talep ve arz koşulları nedeniyle genel olarak sabit kaldı. Buna karşılık, Brezilya'dan gelen bol ihraç edilebilir arzın baskısı altında tavuk eti fiyatları düştü. Brezilya, Haziran ortasında ticari tavuk çiftliklerinin yüksek patojenik kuş gribinden arındırıldığını ilan etmesine rağmen, bazı önemli ticaret ortaklarının sürdürdüğü ithalat kısıtlamaları talebi etkilemeye devam etti.



FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi ise Ağustos'ta aylık bazda yüzde 1,3 düşüş kaydetti ve bir önceki yıla göre yüzde 16,2 yükseldi. Aylık bazdaki düşüş, tereyağı, peynir ve tam yağlı süt tozu fiyatlarındaki düşüşün, yağsız süt tozu fiyatlarındaki artıştan daha ağır basmasını yansıttı. Tereyağı fiyatları Ağustos ayında yüzde 2,5 düştü çünkü Yeni Zelanda'da mevsimsel üretim durgunluğuna rağmen üretim güçlü seyretti ve Avrupa Birliği'nden gelen istikrarlı arz, küresel arzı artırırken, özellikle Asya'dan gelen ithalat talebi zayıf kaldı. Peynir fiyatları, önemli Asya pazarlarındaki talebin zayıflaması ve mevsimsel olarak düşük ihracat faaliyetlerinin Okyanusya pazarlarını olumsuz etkilemesi ile Nisan ayından bu yana görülen artışları tersine çevirerek yüzde 1,8 düştü. Avrupa Birliği'nde ise tatil döneminde zayıf iç talep ve artan ihracat rekabeti peynir fiyatları üzerinde baskı yarattı. Tam yağlı süt tozu fiyatları, önemli ithalatçı ülkelerden gelen talebin zayıflamasını yansıtarak yüzde 0,3 geriledi. Buna karşılık, yağsız süt tozu fiyatları, Yeni Zelanda'daki sınırlı ihraç edilebilir fazlalıklar ve Güneydoğu Asya'dan gelen istikrarlı talep nedeniyle yüzde 1,8 yükseldi.



FAO Şeker Fiyat Endeksi, Ağustos'ta aylık bazda yüzde 0,2 gibi hafif bir artış gösterdi ancak bir önceki yıla göre yüzde 9,0 düşüş kaydetti. Bu artış, Brezilya'nın üretim görünümüne ilişkin endişelerden kaynaklandı. Brezilya'nın güneyindeki önemli üretim bölgelerinde şeker kamışı verimi düştü ve şeker geri kazanım oranları düşük seviyelerde seyretti. Ayrıca, özellikle Çin'den gelen küresel şeker ithalat talebindeki artış, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yarattı. Ancak, elverişli hava koşulları nedeniyle Hindistan ve Tayland'da mahsulün artacağına dair beklentiler, genel fiyat artışını sınırladı.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Küresel gıda fiyatlarında ılımlı seyir - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 10 Sep 2025 06:35:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlarinda-ilimli-seyir-093738-20250910.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlarinda-ilimli-seyir-093738-20250910.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlarinda-ilimli-seyir-093738-20250910.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) yurt dışında tarımsal ürün alımlarında uygulanacak esaslar belirlendi.]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-toprak-mahsulleri-ofisinin-tmo-yurt-disinda-tarimsal-urun-alimlarinda-uygulanacak-esaslar-belirlendi-5675.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-toprak-mahsulleri-ofisinin-tmo-yurt-disinda-tarimsal-urun-alimlarinda-uygulanacak-esaslar-belirlendi-5675.html</link>
                    <description><![CDATA[Buna göre ithalat bakanın onayı ve yönetim kurulunun görevlendirilmesiyle gerçekleştirilebilecek.Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) ithalat yoluyla yapacağı tarımsal ürün alımları ve buna ilişkin hizmet alımları ihalelerinde uygulanacak esaslar belirlendi]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Resmi Gazete'de yayımlanan konuya ilişkin yönetmeliğe göre, TMO, ithalat yoluyla yapacağı tarımsal ürün alımları ve buna ilişkin hizmet alımlarına yönelik ihaleler ilgili bakanın onayı ve yönetim kurulunun görevlendirmesiyle gerçekleştirilecek.

Ürün ithalatı ve buna ilişkin uluslararası taşıma ihaleleri, TMO tarafından doğrudan veya ticaret ataşelikleri aracılığıyla yazılı veya diğer haberleşme araçları kullanılarak duyurulacak. Teklif edilecek ihale bedelin yüzde 3'ünden az olmamak üzere, istekli tarafından belirlenecek tutarda geçici teminat, sözleşmenin yapılmasından önce ihale üzerinde kalan istekliden ihale bedeli üzerinden hesaplanmak suretiyle en az yüzde 6 oranında kesin teminat alınacak. Yabancı devlet kurum veya kuruluşlarından yapılacak alımlarda kısmen veya tamamen geçici veya kesin teminat aranmayabilecek.

Cumhurbaşkanı kararı ile görevlendirilmesi üzerine, ilgili bakanın onayı ve yönetim kurulunun yetkilendirmesiyle TMO tarafından, yabancı devletlerin kendi mevzuatına göre devlet kurumu veya kuruluşu sayılanlardan, yabancı devletin ortaklığı bulunan kuruluşlardan protokol ile doğrudan ithalat yoluyla alım yapılabilecek.


&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) yurt dışında tarımsal ürün alımlarında uygulanacak esaslar belirlendi. - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 03 Sep 2025 07:45:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/toprak-mahsulleri-ofisinin-tmo-yurt-disinda-tarimsal-urun-alimlarinda-uygulanacak-esaslar-belirlendi-105701-20250903.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/toprak-mahsulleri-ofisinin-tmo-yurt-disinda-tarimsal-urun-alimlarinda-uygulanacak-esaslar-belirlendi-105701-20250903.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/toprak-mahsulleri-ofisinin-tmo-yurt-disinda-tarimsal-urun-alimlarinda-uygulanacak-esaslar-belirlendi-105701-20250903.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[2026 Üretim Yılı İçin ÇKS Başvuruları Başladı — İşte Detaylar  ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-2026-uretim-yili-icin-cks-basvurulari-basladi-iste-detaylar-5674.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-2026-uretim-yili-icin-cks-basvurulari-basladi-iste-detaylar-5674.html</link>
                    <description><![CDATA[2026 üretim yılı ÇKS başvuruları başladı. e-Devlet, tarım müdürlükleri ve Ziraat Odaları üzerinden başvuru yaparak tarımsal desteklerden yararlanın.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

2026 Üretim Yılı ÇKS Başvuruları Başladı — Başvuru Süreci, Gerekli Belgeler ve Önemli Detaylar

Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 üretim yılı için Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvurularının başladığını açıkladı. Çiftçiler, başvurularını 1 Eylül 2025 – 31 Aralık 2025 tarihleri arasında e‑Devlet üzerinden, il ve ilçe tarım müdürlükleri ile Ziraat Odaları aracılığıyla gerçekleştirebilecek. ÇKS kaydı, tarımsal desteklerden yararlanmak, kredi ve sigorta işlemlerini yürütmek için zorunlu olduğundan, başvurusunu zamanında yapmayan çiftiler hak kaybına uğrayabilir.

Yeni üretim yılı öncesi başvuru süreci, gerekli belgeler ve başvuru yöntemleri hakkında bilmeniz gereken tüm detayları bu haberimizde bulabilirsiniz.

&nbsp;

Başvuru Süresi ve Önemli Tarihler

2026 üretim yılı ÇKS başvuruları 1 Eylül 2025’te başladı ve 31 Aralık 2025 tarihine kadar devam edecek.


	
	1 Eylül – 31 Aralık 2025: Başvuru süresi
	
	
	30 Haziran 2026: Ürün ve sulama durumu güncellemeleri için son tarih
	
	
	Ocak 2026: Kayıt doğrulama ve destek haklarının kesinleşmesi
	


Başvurusunu zamanında yapmayan çiftçiler, tarımsal desteklerden yararlanamayacak. Bu nedenle, sürenin önemine dikkat etmek gerekiyor.

&nbsp;

ÇKS Başvurusu Nasıl Yapılır? Adım Adım Rehber

1. e‑Devlet Üzerinden Başvuru


	
	e‑Devlet şifresi ile giriş yapın.
	
	
	“Tarım ve Orman Bakanlığı – Çiftçi Kayıt Sistemi Başvuru” hizmetini seçin.
	
	
	Kişisel bilgiler ve tarım arazisi bilgilerini doldurun.
	
	
	Tapu veya kira sözleşmesi belgelerini yükleyin.
	
	
	Başvuruyu tamamladıktan sonra başvuru numarası alın.
	


2. Tarım ve Orman Müdürlüklerinden Başvuru


	
	İlk kez başvuru yapacak çiftçiler, şahsen il/ilçe müdürlüklerine gitmelidir.
	
	
	Kayıt yenileme yapmak isteyenler, hem müdürlük hem e‑Devlet seçeneklerini kullanabilir.
	
	
	Müdürlükler, başvuru belgelerinin doğruluğunu teyit ettikten sonra kaydı tamamlar.
	


3. Ziraat Odaları ve Taahhütname İmkanı


	
	Bazı bölgelerde başvurular Ziraat Odaları aracılığıyla da kabul ediliyor.
	
	
	Kamu arazilerinde üretim yapan ve kira sözleşmesi olmayan çiftçiler, taahhütname sunarak başvuruda bulunabilir.
	


&nbsp;

Gerekli Belgeler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler


	
	Tapu fotokopisi
	
	
	Kira sözleşmesi (varsa)
	
	
	Taahhütname (kamu arazisinde üretim yapanlar için)
	
	
	Nüfus cüzdanı fotokopisi
	


Önemli uyarı: Belgelerde eksiklik veya yanlış bilgi olması durumunda başvuru işleme alınmayabilir. Başvuruyu tamamlamadan önce belgelerin eksiksiz ve doğru olduğundan emin olun.

Ürün ve Sulama Güncellemeleri


	
	Üretim yılı içinde ürün değişikliği talebi olan çiftçiler, ilgili komisyon aracılığıyla başvurularını güncelleyebilir.
	
	
	Sulama durumu değişiklikleri için son tarih 30 Haziran’dır. Bu tarihten sonra gelen talepler, üretim yılı sonuna kadar komisyon tarafından değerlendirilecektir.
	


&nbsp;


Tarımsal destekler için ÇKS şart — başvurular 31 Aralık 2025’e kadar


&nbsp;

ÇKS Başvurusunun Önemi


	
	ÇKS kaydı tarımsal desteklerden yararlanmak için zorunludur.
	
	
	Kayıtlı çiftçiler, gübre, mazot, tohum destekleri, krediler ve doğrudan gelir desteği gibi teşviklerden yararlanabilir.
	
	
	Ayrıca, ÇKS belgesi, tarımsal sigorta işlemleri ve kredi başvuruları için de gereklidir.
	


&nbsp;

Başvuru Sonrası Süreç


	
	Başvurular tarım il/ilçe müdürlükleri tarafından incelenir.
	
	
	Eksik veya yanlış bilgi tespit edilirse, başvuru sahibi bilgilendirilir ve düzeltme yapılması istenir.
	
	
	Başvuru tamamlandıktan sonra başvuru sonucu e‑Devlet üzerinden veya müdürlükten öğrenilebilir.
	


&nbsp;

&nbsp;

Sık Sorulan Sorular


	S: Başvuru süresi kaç gün?
	
	C: 1 Eylül – 31 Aralık 2025 tarihleri arasındadır.

	S: ÇKS kaydı olmayan çiftler destek alamaz mı?
	C: Evet, tüm tarımsal destek ve teşviklerden faydalanabilmek için ÇKS kaydı zorunludur.

	Sık Sorulan Sorular (SSS)

	S: İlk kez başvuru yapıyorum, e‑Devlet yeterli mi?
	C: Evet, e‑Devlet üzerinden başvuru yapabilirsiniz. Ancak bazı durumlarda müdürlük ziyaretine gerek olabilir.

	S: Tapum yok, sadece kira sözleşmem var. Başvuru yapabilir miyim?
	C: Evet, kira sözleşmesi ile başvuru yapabilirsiniz. Kamu arazisi kiralı ise taahhütname sunmanız gerekir.
	

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[2026 Üretim Yılı İçin ÇKS Başvuruları Başladı — İşte Detaylar   - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 02 Sep 2025 09:56:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/2026-uretim-yili-icin-cks-basvurulari-basladi-iste-detaylar-130840-20250902.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/2026-uretim-yili-icin-cks-basvurulari-basladi-iste-detaylar-130840-20250902.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/2026-uretim-yili-icin-cks-basvurulari-basladi-iste-detaylar-130840-20250902.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çiftçiler Kredilerini Ödemekte Zorlanıyor: Tarımda Kriz Kapıda]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-ciftciler-kredilerini-odemekte-zorlaniyor-tarimda-kriz-kapida-5668.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-ciftciler-kredilerini-odemekte-zorlaniyor-tarimda-kriz-kapida-5668.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarımsal kredi borçlarının sonbaharda ödenememesi çiftçiyi zorluyor. Uzmanlar, önlem alınmazsa tarımda büyük kriz yaşanabileceğini söylüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 2025 Yılı Çiftçiler İçin Zor Geçiyor

Türkiye’de 2025 yılı tarım sektörü açısından oldukça sıkıntılı başladı. Ocak ve Şubat aylarında etkili olan zirai don, çok sayıda üreticinin ürünlerine zarar verdi. Don felaketinin ardından artan mazot, gübre ve ilaç fiyatları çiftçinin maliyet yükünü daha da artırdı.

Yaz aylarında ise bu kez kuraklık ve aşırı sıcaklıklar üreticiyi vurdu. Özellikle pamuk, mısır ve ayçiçeği gibi stratejik ürünlerde rekolte düşüşleri yaşandı. Pek çok çiftçi, ekili alanlarının bir kısmını kaybetti.

Bu gelişmeler, üreticilerin yıl boyunca gelir kaybına uğramasına neden oldu. Şimdi ise çiftçileri daha büyük bir sınav bekliyor: kredi ödemeleri.

Tarımsal Kredilerde Kritik Dönem Başladı

Türkiye’de çiftçilerin önemli bir bölümü üretim yapabilmek için Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla kredi kullanıyor. Bu kredilerin büyük kısmının geri ödeme takvimi ise Ekim, Kasım ve Aralık aylarına denk geliyor.

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, bu nedenle borcunu ödeyemeyecek çiftçi sayısında ciddi bir artış beklediklerini dile getirdi.

Doğru, yaptığı açıklamada şunları söyledi:


“Bu aylarda kredisini ödeyemeyecek çiftçi sayısının artmasından endişe ediyoruz. Böyle bir tablo tarımsal üretimde mal varlıklarının el değiştirmesine veya üretimin tamamen durmasına yol açabilir. Önlem alınmazsa bu süreç bir tarım krizine dönüşebilir.”


Çözüm İçin Öneriler

Mutlu Doğru, çiftçilerin üretime devam edebilmesi için hükümete ve ilgili kurumlara bir dizi çözüm önerisi sundu:


	
	Tarımsal kredi vadeleri mevcut faiz oranları korunarak en az 1 yıl uzatılmalı.
	
	
	Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nin kredi üst limitleri ile ürün maliyet baremleri, 1 Ekim 2025 itibarıyla tarımsal girdi fiyat endeksi oranında artırılmalı.
	
	
	Bu düzenlemelerin uygulanabilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından verilen tarımsal kredi destek bütçesi artırılmalı.
	


Çiftçilerden Cumhurbaşkanlığı’na Çağrı

Doğru, yalnızca çiftçiler adına değil, ülkenin gıda güvenliği için de konunun önemine dikkat çekti. Milletvekillerine ve ilgili bakanlıklara çağrı yaparak, meselenin Cumhurbaşkanlığı düzeyinde ele alınmasını istedi.

“Çiftçi üretimden çekilirse sadece tarımsal ekonomi değil, gıda arzı da büyük risk altına girer” diyen Doğru, 2025 yılının tarım sektörü için kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Tarımda Kriz Riskine Karşı Acil Önlem Şart

Uzmanlar, Türkiye’nin tarımda kendi kendine yetebilmesi için çiftçinin üretimde kalmasının hayati olduğunu belirtiyor. Kredilerini ödeyemeyen çiftçilerin tarımdan kopması, hem gıda fiyatlarını artırabilir hem de ithalata bağımlılığı derinleştirebilir.

Bu nedenle önümüzdeki aylarda alınacak kararlar, yalnızca çiftçilerin değil, doğrudan tüketicinin de sofrasına yansıyacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Çiftçiler Kredilerini Ödemekte Zorlanıyor: Tarımda Kriz Kapıda - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 20 Aug 2025 06:40:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ciftciler-kredilerini-odemekte-zorlaniyor-tarimda-kriz-kapida-094415-20250820.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ciftciler-kredilerini-odemekte-zorlaniyor-tarimda-kriz-kapida-094415-20250820.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ciftciler-kredilerini-odemekte-zorlaniyor-tarimda-kriz-kapida-094415-20250820.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye’de Tarım Sayımı Devam Ediyor: 450 Bin Çiftçi Kaydedildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkiyede-tarim-sayimi-devam-ediyor-450-bin-ciftci-kaydedildi-5664.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkiyede-tarim-sayimi-devam-ediyor-450-bin-ciftci-kaydedildi-5664.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye genelinde devam eden tarım sayımına çiftçiler yoğun ilgi gösterdi. 450 binden fazla üretici kayıt altına alındı, sonuçlar 2026’da açıklanacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım Sayımı Seferberliği Sürüyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle temmuz ayında başlatılan genel tarım sayımı hız kesmeden devam ediyor. Çiftçilerden gelen yoğun katılımla yürütülen çalışmalar kapsamında şu ana kadar 450 binin üzerinde üretici kayıt altına alındı.

Bu sayım, tarımsal üretim kapasitesinin belirlenmesi, kaynakların verimli kullanılması ve gelecekteki tarım politikalarının veriye dayalı şekilde planlanması açısından büyük önem taşıyor.

Tüm Tarımsal İşletmeler Kapsam Dahilinde

Tarım sayımı yalnızca bireysel çiftçileri değil, aynı zamanda hane halkı ortaklıkları, kooperatifler, şirketler ve diğer tarımsal işletmeleri de kapsıyor. Bu yönüyle çalışma, Türkiye’nin tarımsal yapısını en kapsamlı şekilde ortaya koymayı amaçlıyor.

Ülke genelinde 973 sayım bürosu kuruldu. Ayrıca il ve ilçelerde oluşturulan sayım komiteleri, mülki amirlerin koordinasyonunda sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlıyor.

Çiftçilere Ek Yükümlülük Yok

Toplanan bilgiler yalnızca istatistiksel amaçlarla kullanılacak. Çiftçilerden alınan veriler, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS), nüfus kayıtları, kadastro bilgileri ve tarımsal makine tescilleriyle karşılaştırılıyor. Ancak elde edilen sonuçlar, vergi veya başka bir yükümlülük doğurmuyor.

Bu sayede çiftçiler, kayıt sürecine gönül rahatlığıyla katılıyor. Ayrıca toplanan bilgiler üçüncü kişilerle veya herhangi bir kurumla paylaşılmıyor.

Yoğun İlgi ve Katılım

Sayım sürecinde 5 binden fazla personel görev yapıyor. Ağustos ayının ikinci haftasında günlük ortalama 40 binden fazla çiftçi anket doldurdu. Başlangıçtan bugüne kadar 450 binin üzerinde üretici ile görüşme yapılarak bilgiler kayıt altına alındı.

Alan çalışmalarının yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Çiftçilerin yüksek katılımı, sürecin beklenenden daha hızlı ilerlemesini sağlıyor.

Sonuçlar 2026’da Kamuoyuyla Paylaşılacak

Genel tarım sayımına ilişkin temel sonuçların 2026 yılının ikinci yarısında açıklanması bekleniyor. Elde edilen veriler, Türkiye’nin tarım politikalarının şekillenmesinde yol gösterici olacak.

Uzmanlar, bu sayımın yalnızca mevcut durumun fotoğrafını çekmekle kalmayacağını, aynı zamanda geleceğin tarımsal planlamasına da ışık tutacağını belirtiyor. Tarımsal desteklerin daha etkin ve adil dağıtılması, verimlilik artışı ve stratejik ürün politikalarının belirlenmesi açısından sayım sonuçlarının kritik rol oynayacağı ifade ediliyor.

Tarım Türk olarak çiftçilerin ve tarım sektörünün nabzını tutmaya devam ediyoruz. Tarım sayımıyla ilgili gelişmeleri sizlere aktarmayı sürdüreceğiz.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye’de Tarım Sayımı Devam Ediyor: 450 Bin Çiftçi Kaydedildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 18 Aug 2025 05:38:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiyede-tarim-sayimi-devam-ediyor-450-bin-ciftci-kaydedildi-084039-20250818.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiyede-tarim-sayimi-devam-ediyor-450-bin-ciftci-kaydedildi-084039-20250818.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiyede-tarim-sayimi-devam-ediyor-450-bin-ciftci-kaydedildi-084039-20250818.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rusya, Tahıl İhracat Vergilerini Bir Haftalığına Sıfırlıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-rusya-tahil-ihracat-vergilerini-bir-haftaligina-sifirliyor-5659.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-rusya-tahil-ihracat-vergilerini-bir-haftaligina-sifirliyor-5659.html</link>
                    <description><![CDATA[Rusya, 13-19 Ağustos 2025’te buğday, arpa ve mısır ihracat vergilerini sıfırlayarak tahıl piyasasında fiyat dengesini etkileyecek adım attı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Rusya, küresel tahıl ticaretinde dikkat çeken bir adım atarak buğday, arpa ve mısır ihracat vergilerini 13-19 Ağustos 2025 tarihleri arasında geçici olarak sıfırlama kararı aldı. Rusya Tarım Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, bu geçici düzenleme belirlenen tarihler boyunca yürürlükte olacak ve küresel piyasalarda fiyat dengeleri üzerinde etkili olabilecek.

Halihazırda buğday ihracat vergisi ton başına 19,4 ruble, mısır ihracat vergisi ise 371,5 ruble seviyesinde bulunuyor. Arpa ihracat vergisi ise uzun süredir sıfır olarak uygulanıyor. Yeni karar ile buğday ve mısır için de vergi geçici olarak kaldırılmış olacak.

İnterfax’ın aktardığı verilere göre, gösterge fiyatlar buğdayda 223,5 dolar, arpada 199,7 dolar, mısırda ise 220 dolar seviyesinde belirlendi. Bu fiyatlar, önceki haftaya kıyasla buğdayda hafif düşüş, arpada artış, mısırda ise gerileme gösterdi.

Rusya, 2 Haziran 2021’de devreye aldığı “tahıl amortisör mekanizması” ile buğday, mısır ve arpa ihracatında değişken vergi sistemine geçmişti. Bu sistemden elde edilen gelirler, doğrudan tarım üreticilerine sübvansiyon olarak aktarılıyor. Vergiler, Moskova Borsası’na kaydedilen ihracat sözleşmelerinin fiyatlarına göre haftalık olarak belirleniyor ve referans fiyat ile gösterge fiyat arasındaki farkın yüzde 70’i üzerinden hesaplanıyor.

Geçmiş yıllarda belirlenen referans fiyatlar, Haziran 2023’te buğday için 17.000 ruble/ton, arpa ve mısır için 15.875 ruble/ton seviyesine çıkarılmıştı. 28 Haziran 2024’te bu rakamlar buğday için 18.000 ruble, arpa ve mısır için 16.875 ruble olarak güncellendi. Son olarak 24 Temmuz 2025’te arpa için baz fiyat 17.875 ruble/tona yükseltildi, buğday için ise herhangi bir değişiklik yapılmadı.

Uzmanlara göre, Rusya’nın bu adımı küresel tahıl fiyatlarında kısa vadeli bir gevşeme yaratabilir. Ancak kararın geçici olması, uzun vadeli etkilerin sınırlı kalabileceği anlamına geliyor. Özellikle buğday ithalatçısı ülkeler, 13-19 Ağustos döneminde maliyet avantajı elde edebilir.
&nbsp;

Türkiye’ye Olası Etkiler

Rusya, dünya tahıl ihracatında lider konumda yer aldığı için aldığı her vergi kararı, ithalatçı ülkeler üzerinde doğrudan etki yaratıyor. Türkiye, hem buğday hem de mısır ithalatında Rusya’nın önemli alıcıları arasında bulunuyor. 13-19 Ağustos 2025 tarihleri arasında uygulanacak vergi sıfırlaması, Türkiye’de bu ürünleri ithal eden şirketler için maliyet avantajı sağlayabilir.

Özellikle un ve yem sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar, bu kısa süreli vergi indirimi sayesinde daha düşük fiyatla ham madde temin edebilir. Bu durum, iç piyasada ekmek, makarna, bisküvi ve yem gibi ürünlerin üretim maliyetlerini geçici olarak düşürebilir.

Ancak sektör temsilcileri, kararın yalnızca 1 haftalık bir süreyi kapsaması nedeniyle etkisinin sınırlı olacağını, asıl fiyat istikrarının uzun vadeli politikalarla sağlanabileceğini belirtiyor. Ayrıca lojistik planlamalar, gemi sevkiyat programları ve gümrük işlemleri gibi etkenler, bu fırsattan ne ölçüde yararlanılacağını belirleyecek.

Türkiye’nin Rusya’dan yaptığı tahıl ithalatında 2025’in ilk yarısında gözlenen artış, iki ülke arasındaki ticari bağı daha da güçlendirmiş durumda. Bu nedenle, Moskova’nın uyguladığı vergi politikaları Ankara için stratejik önem taşıyor. Önümüzdeki aylarda benzer geçici vergi indirimleri veya kalıcı düzenlemeler, hem Türkiye’nin tedarik güvenliğini hem de fiyat istikrarını doğrudan etkileyebilir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Rusya, Tahıl İhracat Vergilerini Bir Haftalığına Sıfırlıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 12 Aug 2025 08:39:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rusya-tahil-ihracat-vergilerini-bir-haftaligina-sifirliyor-114511-20250812.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rusya-tahil-ihracat-vergilerini-bir-haftaligina-sifirliyor-114511-20250812.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rusya-tahil-ihracat-vergilerini-bir-haftaligina-sifirliyor-114511-20250812.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarım ve Gıda İhracatı 2025’in İlk Yarısında 13,4 Milyar Doları Aştı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-ve-gida-ihracati-2025in-ilk-yarisinda-134-milyar-dolari-asti-5653.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-ve-gida-ihracati-2025in-ilk-yarisinda-134-milyar-dolari-asti-5653.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye'nin 2025 ilk yarı tarım ve gıda ihracatı 13,42 milyar dolara ulaştı, dış ticaret fazlası ise %60 azalarak 1,42 milyar dolara geriledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye, 2025 yılının ilk altı ayında tarım, gıda ve içecek ihracatında 13,42 milyar dolarlık bir hacme ulaşırken; aynı dönemde ithalat 12 milyar dolara çıkarak dikkat çekici bir artış gösterdi. Dış ticaret fazlası ise yüzde 60'a yakın azalarak 1,42 milyar dolara geriledi.

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Veri Paneli verilerine göre, tarım ve gıda sektöründeki ihracat geçen yılın aynı dönemine kıyasla sınırlı bir artış gösterdi. Ancak ithalattaki yükseliş dikkat çekti. 2024’ün ilk yarısında 3,53 milyar dolar olan dış ticaret fazlası, bu yılın aynı döneminde yüzde 59,77 azalarak 1,42 milyar dolara düştü.

Birim İhracat Değeri Arttı

2025’in ilk yarısında sektörün birim ihracat değeri yüzde 7,24 artışla ton başına 1.347 dolar olarak kaydedildi. Haziran ayında ihracat yüzde 2,77 artarak 1,88 milyar dolara çıkarken, ithalat yüzde 21,58 oranında yükselerek 1,76 milyar dolara ulaştı.

En Fazla İhracat Şekerli Mamullerden

Sektörel bazda en yüksek ihracat, 1,629 milyar dolarla Şeker ve Şekerli Mamuller sektöründe gerçekleşti. Onu sırasıyla Sert Kabuklu Meyveler (1,240 milyar dolar), Bitkisel Yağlar (1,139 milyar dolar), Yaş Meyve (1,136 milyar dolar) ve Su Ürünleri (932 milyon dolar) izledi.

Hayvan Yemi İthalatın Lideri Oldu

En yüksek ithalat yapılan alan ise 3,092 milyar dolarla Hayvan Yemi sektörü oldu. Ardından Bitkisel Yağ (2,042 milyar dolar), Kakao ve Çikolata (1,424 milyar dolar), Canlı Hayvan (745 milyon dolar) ve Un (641 milyon dolar) geldi.

En Çok İhraç Edilen Ürün: Fındık İçi

Ocak-Haziran döneminde en fazla ihraç edilen ürün 662,6 milyon dolarla fındık içi oldu. Ancak bu kalemde yüzde 2,31 oranında düşüş yaşandı. Ayçiçek yağı ihracatı yüzde 25,32 artarak 551,5 milyon dolara yükselirken, buğday unu ihracatı 428 milyon dolarda kaldı ve yüzde 36,61 oranında geriledi.
&nbsp;

Soya Fasulyesi İthalatta İlk Sırada

En fazla ithal edilen ürün ise 1,036,9 milyar dolarlık ithalatla soya fasulyesi oldu. Kakao (873,7 milyon dolar) ve mısır dane (793 milyon dolar) ithalatı da dikkat çeken kalemler arasında yer aldı.

Irak ve Rusya Lider Ülkeler

İhracatta en çok ürün gönderilen ülke Irak olurken, bu ülkeye yapılan ihracat yüzde 8,10 azalarak 1,544,8 milyar dolara geriledi. Almanya (990,5 milyon dolar) ve ABD (905,3 milyon dolar) Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı diğer ülkeler oldu.

İthalatta ise 1,434,9 milyar dolarla Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. Brezilya (1,343,2 milyar dolar) ve Ukrayna (1,212,9 milyar dolar) da listenin üst sıralarında yer aldı.







&nbsp;

2025 İlk 6 Ay Tarım, Gıda ve İçecek Sektör Verileri


	
	Toplam İhracat: 13,42 milyar USD
	
	
	Toplam İthalat: 12,00 milyar USD
	
	
	Dış Ticaret Fazlası: 1,42 milyar USD (2024’ün aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 60 azalma)
	


&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

Not: Bu içerikte yer alan rakamlar ve değerlendirmeler, TGDF’nin 2025 ilk yarı verileri ve resmi dış ticaret istatistikleri esas alınarak hazırlanmıştır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Tarım ve Gıda İhracatı 2025’in İlk Yarısında 13,4 Milyar Doları Aştı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 06 Aug 2025 06:13:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-gida-ihracati-2025in-ilk-yarisinda-134-milyar-dolari-asti-092146-20250806.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-gida-ihracati-2025in-ilk-yarisinda-134-milyar-dolari-asti-092146-20250806.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-gida-ihracati-2025in-ilk-yarisinda-134-milyar-dolari-asti-092146-20250806.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>