<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Türkiyenin En iyi Haber Sitesi</title>
                      <link>https://www.tarimturk.com.tr/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tarimturk.com.tr/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi tarım haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 22:36:18 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Türkiyenin En iyi Haber Sitesi - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Türkiyenin En iyi Haber Sitesi</copyright><item><title><![CDATA[Dünyanın en büyük tarım arazisinde 238 biçerdöver ile hasat]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-dunyanin-en-buyuk-tarim-arazisinde-238-bicerdover-ile-hasat-5791.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-dunyanin-en-buyuk-tarim-arazisinde-238-bicerdover-ile-hasat-5791.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünyanın tek parça halindeki en büyük tarım arazisi olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde 238 biçerdöverle hasat yapılıyor. Yaklaşık 400 bin dekarlık alanda tamamlanan hasat 54 bin dekarda ise devam ediyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Toplam 1 milyon 633 bin dekarlık tek parça tarım arazisiyle dünyanın en büyük işletmesi olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde 238 biçerdöverle yapılan hasat devam ediyor. Bu yıl yaşanan yağışlar nedeniyle rekoltenin yüksek beklendiği hasat döneminde biçerdöverlerle birlikte 136 kamyon ve bin 200 işçi hummalı bir şekilde çalışıyor.

&nbsp;

Ceylanpınar TİGEM Gümüşsuyu İşletmesi Müdür Yardımcısı Osman Karslı, "TİGEM olarak ülkemizin tarımsal üretim kapasitesini artırmak, kaliteli tohumluk üretimiyle çiftçilerimize destek olmak ve gıda arz güvenliğine katkı sağlamak temel hedeflerimiz arasındadır. Ceylanpınar Tarım İşletmesi olarak sahip olduğumuz 1 milyon 633 bin dekarlık tek parça tarım arazisiyle dünyanın en büyük işletmesiyiz. Geniş üretim alanları ve modern tarım uygulamalarıyla bu misyonu sahada hayata geçiriyoruz. İşletmemizde güzlük ekilişlerin hasadına 31 Mayıs 2026 tarihinde Azizbey arpa çeşidiyle başladık. Kuru buğday 103 bin 722 dekar, sulu buğday 454 bin 788 dekar, sulu arpa 8 bin 661 dekar, mercimek 58 bin 288 dekar, tohumluk fiğ 10 bin 746 dekar ve 492 dekar da tohumluk bezelye olmak üzere toplam 636 bin 697 dekar alanda hasat yapıyoruz. Hasat faaliyeti sürecinde 238 biçerdöver, 136 kamyon ve bin 200 işçi çalışmaktadır. Arpa, mercimek, tohumluk fiğ ve tohumluk bezelye ekilişlerimizin hasat faaliyetleri tamamlanmıştır" dedi.

Rekoltede yüzde 25 artış bekleniyor

Bu yıl rekoltede yüzde 25 artış beklediklerini söyleyen Karslı, "Sulu şartlarda tohumluk üretimi amaçlı olarak ekilişini yaptığımız 454 bin 788 dekar buğdayın hasat faaliyeti 7 haziranda başlamış olup çalışmalarımız devam etmektedir. Bugün tarihi itibariyle 399 bin 960 dekar alanın hasadı tamamlanmış olup geriye kalan 54 bin 828 dekar alanın hafta sonuna kadar tamamlanması planlanmaktadır. Toplamda geçen yılın üretim rekoltesine göre yüzde 25 oranında artış hedeflemekteyiz. Bölgemizde bu yıl yaşanan düzenli yağış rejimine bağlı olarak, sulu şartlarda ekilen buğday alanlarında sulama yapılmamıştır. Sulamanın yapılmamasından dolayı üretim maliyetimiz düşmüştür. İşletmemizde ikinci ürün kapsamında ekimi planlanan 106 bin 898 dekarlık alanda dane ve hasıl mısır ekim faaliyetlerine başlamış bulunuyoruz. Bu ekilişlerle hem hayvancılık faaliyetlerimizin yem ihtiyacını karşılamayı hem de bitkisel üretimde verimliliği artırmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Dünyanın en büyük tarım arazisinde 238 biçerdöver ile hasat - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:47:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dunyanin-en-buyuk-tarim-arazisinde-238-bicerdover-ile-hasat-165054-20260701.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dunyanin-en-buyuk-tarim-arazisinde-238-bicerdover-ile-hasat-165054-20260701.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dunyanin-en-buyuk-tarim-arazisinde-238-bicerdover-ile-hasat-165054-20260701.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TMO 21 günde rekor miktarda alım yaptı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-21-gunde-rekor-miktarda-alim-yapti-5790.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-21-gunde-rekor-miktarda-alim-yapti-5790.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Toprak Mahsulleri Ofisi sadece 21 günde 1 milyon tonluk ürün aldı. Yani bu bir rekor. Bu zamana kadar toplamda 2 milyon ton ürün aldı." dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kırıkkale'nin Karakeçili ilçesindeki Eğribük Merası'nda düzenlenen arpa hasadı programına katılan Bakan Yumaklı, burada biçerdöver kullanarak arpa hasadı yaptı.

Yumaklı, gazetecilere yaptığı açıklamada, 2026 yılı hasat döneminin bütün üreticiler için hayırlı, bereketli ve bol kazançlı olmasını diledi.

Bu hasat döneminde çok iyi bir&nbsp;yağış&nbsp;olduğunu belirten Yumaklı, "Son 66 yılın en iyi yağışını aldık. Hamdolsun barajlarımız doldu. Şu an itibarıyla barajlardaki doluluk oranımız yüzde 81'e ulaşmış vaziyette. Geçtiğimiz yıl malumunuz&nbsp;kuraklık&nbsp;ve&nbsp;zirai don&nbsp;gibi bazı olumsuzlukları yaşadık maalesef. Ancak Türk tarımının güçlü altyapısı hamdolsun herhangi bir şekilde bir ürünün eksikliğini bize hissettirmedi. Herhangi bir&nbsp;gıda&nbsp;problemini bize yaşatmadı." dedi.

"Arpada da yüzde 50 artışla 9 milyon tona ulaşmayı bekliyoruz"

Yumaklı, hasadı yakından takip ettiklerini, güzel bilgiler ve veriler geldiğini söyledi.

Bu sene hasadın verimli geçtiğini dile getiren Yumaklı, şöyle konuştu:

"Eğer öngörülerimiz tutarsa bu yılı 140 milyon tonluk bir bitkisel üretimle bütün zamanların rekorunu kırarak tamamlamış olacağız inşallah.&nbsp;Buğday&nbsp;ve arpa&nbsp;tabii&nbsp;ki stratejik olarak gördüğümüz 2 ürünümüz. Aynı zamanda da üretim planlamamızın en önemli ürünleri. İlk tahminlerimize göre buğdayda geçen yıla göre yüzde 27 artışla 22 milyon 750 bin tona ulaşacağız. Arpada da yüzde 50 artışla 9 milyon tona ulaşmayı bekliyoruz. Bu rakamlar sadece yüksek verimi ve üretimi anlatmıyor aynı zamanda üreticilerimizin de başarısını ifade ediyor çünkü dediğim gibi geçen senenin bütün zorluklarına rağmen üretimle alakalı her türlü imkanı değerlendirerek ülkemize herhangi bir problem yaşatmayan üreticilerimiz inşallah bu sene bu artışlarında bereketinden faydalanmış olacaklar. İlk hasat malumunuz 10 Mayıs'ta Aydın'da başladı. Arpada da yine 15 Mayıs'ta Şanlıurfa'da başladı. Bugün itibarıyla Doğu&nbsp;Anadolu&nbsp;bölgemiz hariç, Türkiye'nin her yerinde hasat devam ediyor. Buğdayda bütün hasat oranı yani yapılmış hasat oranı yüzde 19'a, arpada da yüzde 17'ye ulaşmış durumda."

"Hep söylüyoruz Türkiye'deki üretim başka"

Bakan Yumaklı, hasat kadar önemli diğer bir konunun da ürünün değerinde alınması olduğunu ifade etti.

Toprak Mahsulleri Ofisinin piyasa regülasyonu yapan bir kurum olduğunu vurgulayan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hem üreticiyi korumak hem de tüketiciyi gözetmek prensibiyle hareket ediyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisi, 20 milyon tonluk kapasitesiyle kendisine gelen bütün ürünleri her bir gramına kadar alacak, hiçbir tanesini bırakmayacak. Hem dünyadaki fiyatların, yani benzer ürünlerin fiyatlarını da Türkiye'nin üreticileriyle aynı şekilde olmamasını sağlayarak, yani daha üzerinde bir fiyat açıklayarak üretim maliyetlerini de dikkate alarak fiyat açıklanmıştı. Hep söylüyoruz, Türkiye'deki üretim başka, Türkiye'deki üretici başka. Biz bu manada devlet olarak her zaman Toprak Mahsulleri Ofisi vasıtasıyla üreticilerimizin, çiftçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Şu ana kadarki tablo ne? Şu ana kadarki tabloda görüyoruz ki ürünlerin çok büyük bir bölümü, neredeyse yüzde 60-70'lik bir bölümü Toprak Mahsulleri Ofisine geliyor. Toprak Mahsulleri Ofisi sadece 21 günde 1 milyon tonluk ürün aldı. Yani bu bir rekor. Bu zamana kadar toplamda 2 milyon ton ürün aldı. Yine söz verdiğimiz gibi 21'inci günden başlayarak ödemelerimizi yapmaya devam ediyoruz. Şu ana kadar da 2 milyar liralık bir ödeme üreticilerimizin hesaplarına yatırıldı. Biz o dönemde şunu ifade etmiştik. Tabii maalesef konuyla ilgileri olmayanlar ya da konuyu farklı yerlere çekmek isteyenler bunun da dezenformasyonunu yaptılar. 45 güne kadar demiştik. Buradaki amacımız şu, çok yoğun olan zamanlarda elimizde olmayan sebeplerle belki gecikebilir ama asla 45 günü geçmez ama bizim hedefimiz 21'inci günden itibaren ödemeleri yapmak. İnşallah bunu da gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Toprak Mahsulleri Ofisi, 650 noktada bütün Türkiye'de ekipleriyle birlikte hazır ve üreticilerimizle birlikte işlem yapmaya devam edecektir."

Yumaklı,&nbsp;İran&nbsp;kriziyle alakalı girdilerde oluşan artışları da bu yılın desteklerine ilave etmek üzere çalışma yaptıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yönde talimatı olduğunu ifade etti.

"TARSİM'i aman ihmal etmeyelim"

İmkanlar elverdiği ölçüde bütün sınırları zorlayarak üreticinin ve çiftçinin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayan Yumaklı, şunları kaydetti:

"Ben buradan bütün üreticilerimize de seslenmek istiyorum. Geçtiğimiz yıl zirai don ve kuraklık yaşadık. Artık iklim değişikliğinden hemen hemen her konuşmamızda bahsediyoruz. Ne olacağını bilmiyoruz. Bakın geçen sene o olayları yaşadık. Hamdolsun bu sene rüzgar bizden yana. Daha iyi, daha bereketli bir ürün hasadını konuşuyoruz ama önümüzdeki yıl ne olacağını bilmiyoruz. O yüzden bütün üreticilerimize özellikle TARSİM'i yaptırmaları konusunda kendilerinden istirham ediyorum.&nbsp;Sigorta&nbsp;konusunda biraz mesafeli yaklaşıyoruz. Genel olarak ülke çapında farklı branşlarda da böyle ama iklim değişikliği konusu bizim elimizde olan bir şey değil. Bütün çiftçilerimize, üreticilerimize, devletin poliçe bedelini yüzde 70'e kadar da karşıladığını düşünürsek 'TARSİM'i aman ihmal etmeyelim' diyorum ki bir de gelir koruma sigortası devlet destekli, bu da yeni bir poliçe. Sizin emeğinizin değerini korumak üzere geliştirdiğimiz bir poliçe türü. Bunun da gene yüzde 60'ını devletimiz karşılayacak. Ekmeklik ve makarnalık buğdayla arpada eğer bir verim kaybınız olursa ya da hasat sonrası oluşabilecek fiyat farklılıklarında maliyetin altına düşen bir fiyat olursa, aradaki farkı bu poliçe karşılayabilecek. Bu konuda ben bütün teşkilatıma talimat verdim. Tek tek bütün illerde bunu anlatacaklar. Ancak buradan da üreticilerimize duyurmuş olalım."

Yumaklı, biçerdöver ya da balya makinelerinden çıkan kıvılcımla devasa alanların kül olabileceğini ve bu yüzden emeklerin zayi olmaması için yangınlara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini belirtti.

Kırıkkale'deki yatırımlar

Kırıkkale'de yapılan yatırımlara da değinen Bakan Yumaklı, Karakeçili Eğribük Mera Islah ve Amenajman Projesi için kentte bulunduklarını, bu anlayışla 2024 yılında bir&nbsp;hayvancılık&nbsp;yol haritası açıkladıklarını ve 5 yıl boyunca bu yol haritasını takip ettiklerini söyledi.

Projeden pozitif sonuçlar aldıklarının altını çizen Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kırıkkale'de de 3 bin dönümlük bir alanda modern mera ıslah yöntemleri uygulamaya başlandı. Arkadaşlarımız, buradaki belediyemiz, ilgili bütün kamu kurumlarımız ve valiliğimizle ortaklaşa 2 yıl boyunca öncü bitki olarak bu mera ıslahında 10 farklı arpa çeşidi denedik. Amacımız farklı arpa çeşitlerinin buraya, bu yöreye uyumunu test etmek. Yani hangisinden daha iyi verim alacağımızı düşünmek veya bunları tespit etmek, aynı zamanda da mera ıslahını gerçekleştirmek. Bu proje 5 yıl sürecek. Yani mera verimliliğini artıracak kaliteli kaba yem üretimini de güçlendirmiş olacağız. Burada 500 dönümlük bir alan var, kullanıma uygun değil. Burada da kuraklığa uyumlu ya da uygun&nbsp;tuz&nbsp;çalısı dediğimiz son dönemde bütün meralarımızda yaygınlaştırmaya gayret ettiğimiz bitki türünü de protein değeri yüksek olması hasebiyle buralarda ekmiş olacağız ki özellikle hayvancılık yapan üreticilerimizden çok güzel de geri dönüşler aldık. Bütün amacımız sadece bugüne yönelik değil, bu yıla yönelik değil. Memleketimizin geleceğine dair tarımsal üretiminin geleceğine dair yapı taşlarını oluşturmak, kendi kaynağını üreten sürdürülebilir bir yöntemi oluşturmak. Biz inşallah Türkiye Yüzyılı'nı, güçlü Türkiye'yi güçlü tarımla güçlü üreticiyle ve güçlü kırsalla inşa etmiş olacağız. Bunu yaparken en büyük gücümüz her yerde söylüyorum, üreticilerimizin emeği ve gayretidir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TMO 21 günde rekor miktarda alım yaptı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:41:33 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-21-gunde-rekor-miktarda-alim-yapti-164547-20260701.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-21-gunde-rekor-miktarda-alim-yapti-164547-20260701.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-21-gunde-rekor-miktarda-alim-yapti-164547-20260701.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Avrupa'da aşırı sıcaklar yapısal ekonomik riske dönüşebilir]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-avrupada-asiri-sicaklar-yapisal-ekonomik-riske-donusebilir-5789.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-avrupada-asiri-sicaklar-yapisal-ekonomik-riske-donusebilir-5789.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa sıcaklarla kavrulurken, ekonomistler ve uluslararası kurumların uzmanları, küresel ısınmayla sıklığı artan sıcak hava dalgalarının artık geçici bir durum olmaktan çıkarak, yatırımları ve üretimi tehdit eden yapısal bir makroekonomik risk faktörüne dönüştüğü uyarısında bulunuyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Avrupa genelinde ve kıtanın en büyük ekonomisi Almanya'da etkili olan aşırı sıcak hava dalgaları, ekonomik göstergeler üzerindeki baskıyı artırıyor.

Ekonomistler ve uluslararası kuruluşlar, küresel ısınmayla sıklığı artan sıcak hava dalgalarının artık geçici bir durum olmaktan çıkarak, yatırımları ve üretimi tehdit eden yapısal bir makroekonomik risk faktörüne dönüştüğü uyarısında bulunuyor.

ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, konuya ilişkin yaptığı analizde, Avrupa genelinde rekor kıran sıcak hava dalgalarının sessizce bir hava durumu olayı olmaktan çıkıp, yapısal bir makroekonomik değişkene dönüştüğünü vurguladı.

Kıta ekonomisini sarsan mevcut tablonun Kovid-19 salgını dönemindeki karantina kısıtlamalarını hatırlattığını belirten Brzeski, boşalan caddeler, tatil edilen okullar, aksayan demiryolları ve Fransa'da soğutma suyu yetersizliği nedeniyle kapatılan nükleer reaktörlerin insan sağlığının yanı sıra Avrupa ekonomisinde de kalıcı izler bıraktığı uyarısında bulundu.

Brzeski, "Termometreler, ekonomide öncü bir gösterge haline geldi. Mevcut sıcaklıklar, Avrupa ekonomisi için aşağı yönlü yeni bir risk oluşturuyor" değerlendirmesini yaptı.

"Almanya bu yeni iklim normlarına henüz uyum sağlayamadı"

Brzeski, geçmişte sıcaklık riskinin sadece Güney Avrupa’nın bir sorunu olarak görüldüğünü ancak verilerin artık bu teoriyi desteklemediğini ifade ederek, Almanya'nın 2030 yılına kadar sıcaklığa bağlı kümülatif ekonomik kayıplarda Avrupa üçüncüsü olmasının beklendiğini aktardı.

Bu durumun gerekçesine ilişkin Brzeski, şunları kaydetti: "Almanya'da yazların Sevilla ile yarışacak olmasından değil, altyapının, konut stokunun, inşaat ve lojistik gibi yoğun iş gücü gerektiren sektörlerin serin bir iklim tipine göre inşa edilmiş olmasından kaynaklanıyor. Almanya bu yeni iklim normlarına henüz uyum sağlayamadı. Avrupa Komisyonu verileri de son birkaç yaz döneminde İspanya ile birlikte Almanya'nın, yaz sıcaklık dalgalarının üretim üzerindeki yıkıcı etkilerini en yoğun hisseden iki ülkeden biri olduğunu doğruluyor."

Brzeski, enerji fiyatlarındaki düşüşün hane halkları ve şirketler için bir miktar rahatlama oluşturacağını ancak aşırı sıcakların büyüme önünde büyük bir engel olduğunu belirtti.

Ana nehirlerdeki su seviyelerinin düşmesi nedeniyle potansiyel tedarik kırılmaları, demir yolu ve kara yolu gibi olumsuz etkilenen altyapı sorunları ve iş gücü verimliliği kayıplarının kapıda olduğunu aktaran Brzeski, "Geçmişte sadece düşen iş gücü verimliliği nedeniyle kıta genelinde üretim çıktısında yüzde 0,3 ila 0,5 arasında kayıp yaşandı. Buna soğutma maliyetleri, artan sağlık harcamaları, acil altyapı onarımları ve gıda enflasyonundaki 0,4-0,9 puanlık artış baskısı da eklendiğinde ekonomik hasar katlanarak büyüyor." ifadelerini kullandı.

Almanya'nın 131 milyar dolarlık kümülatif GSYH kaybı riski

Dünyanın önde gelen kredi sigorta şirketlerinden Allianz Trade’in 28 Mayıs’ta yayımlanan analizine göre, aşırı sıcaklar Avrupa'da yapısal bir ekonomik risk oluştururken, kıtanın en büyük ekonomisine sahip Almanya'nın 2026-2030 yılları arasında 131 milyar dolarlık kümülatif Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) kaybı riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.

30 derecenin üzerindeki sıcaklıklar iş gücü verimliliğini düşürüp enerji maliyetlerini artırarak, Fransa'da 240 milyar dolar, İtalya'da 147 milyar dolar ve İspanya'da 120 milyar dolara ulaşabilecek ekonomik hasara yol açma potansiyeli taşıyor.

ECB'den ekonomiye iklim etkisi çalışması

Avrupa'da geçmişte geçici ve finansal açıdan telafi edilebilir bir maliyet unsuru olarak görülen sıcak hava dalgalarının, kıta ekonomisinde kalıcı hasarlar bıraktığı resmi veriler ve akademik çalışmalarla ortaya konuluyor.

Yapılan araştırmalar, aşırı sıcakların iş gücü verimliliğini düşürerek GSYH çıktısını doğrudan olumsuz etkilediğini ve tedarik zincirlerini bozarak enflasyonist baskıyı artırdığını net bir şekilde gösteriyor.

Avrupa'nın en sıcak dönemleri olan 2003, 2010, 2015 ve 2018 yıllarına yönelik gerçekleştirilen kapsamlı araştırmalar, aşırı sıcaklıkların ekonomik büyüme üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne serdi. Sadece düşen iş gücü verimliliği nedeniyle kıta genelinde toplam üretim çıktısında yüzde 0,3 ila yüzde 0,5 arasında kayıp yaşandığı saptandı. Sıcak hava dalgalarından en çok etkilenen Güney ve Orta Avrupa bölgelerinde ise bu üretim kaybının yüzde 1 sınırını aştığı kayıtlara geçti.

Mannheim Üniversitesi ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından iklim krizinin Avrupa ekonomisi ve finansal istikrar üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı ortak rapor da iklim krizinin makroekonomik etkilerini rakamlarla ortaya koydu.

2025 yazında Avrupa genelinde görülen kuraklık, sel ve sıcak hava dalgalarının kıta ekonomisinde doğrudan yüzde 0,3'lük bir üretim kaybına yol açtığı belirlendi. Raporda, iş gücü verimliliğindeki yapısal düşüş, nehir sularının azalmasıyla yaşanan tedarik zinciri kırılmaları ve gerileyen turizm gelirleri bir arada değerlendirildiğinde, bu birikimli hasarın 2029 yılına kadar yüzde 0,8 seviyesine ulaşabileceği uyarısı yapıldı.

Aşırı sıcakların tüketici fiyatları üzerindeki en büyük baskısı ise tarım ve gıda sektöründe hissediliyor. ECB tahminlerine göre, aşırı sıcaklıklar ve buna bağlı gelişen kuraklık dalgaları gıda enflasyonunu kısa vadede 0,4 ila 0,9 puan bandında yukarı yönlü tetikliyor. İklim krizinin derinleşmesiyle bu stagflasyonist etkinin gelecek 30 yıl içinde iki katına çıkabileceği ve merkez bankalarının para politikası kararlarını zora sokacağı öngörülüyor.

Dünya Bankasının raporu da iklim değişikliğinin riskine işaret ediyor

Dünya Bankası için hazırlanan Ocak 2026 tarihli “Avrupa'da İklim Değişikliğinin Ekonomik Riskleri” raporuna göre, Almanya, sıcaklığa bağlı birikimli ekonomik kayıplarda 2030 yılına kadar Avrupa genelinde üçüncü sıraya yükselecek.

Raporda, serin iklim koşullarına göre tasarlanan Alman altyapısının, konut stokunun, inşaat ve lojistik sektörlerinin yeni iklim normlarına uyum sağlayamadığı vurgulanıyor.

Dünya Bankası, azalan çalışan verimliliği ve hasar gören altyapı risklerine karşı acil önlem çağrısı yapıyor. Raporda, özel sektörün binalarda yalıtım, gölgeleme ve soğutma sistemlerine yatırım yapmasını zorunlu kılacak ve bu adımları destekleyecek vergi teşviklerinin hükümetler tarafından acilen hayata geçirilmesi gerektiği tavsiye ediliyor.

Avrupa Komisyonu verileri de Almanya ve İspanya'nın, sıcak hava dalgalarının üretim üzerindeki yıkıcı etkilerini en yoğun hisseden iki ülke olduğunu doğruluyor.

İklim krizinin artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çıkıp finansal istikrarı baltalayan makroekonomik bir krize dönüştüğüne dikkat çekilen raporda, kuraklık ve aşırı sıcakların tarım ile lojistik sektörlerinde yarattığı aksaklıklar nedeniyle gıda enflasyonunun 0,4 ila 0,9 puan artabileceği öngörülüyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Avrupa'da aşırı sıcaklar yapısal ekonomik riske dönüşebilir - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 07:03:18 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/avrupada-asiri-sicaklar-yapisal-ekonomik-riske-donusebilir-100653-20260701.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/avrupada-asiri-sicaklar-yapisal-ekonomik-riske-donusebilir-100653-20260701.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/avrupada-asiri-sicaklar-yapisal-ekonomik-riske-donusebilir-100653-20260701.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[30 milyon euroluk çağrı ilanı yayımlandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-30-milyon-euroluk-cagri-ilani-yayimlandi-5788.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-30-milyon-euroluk-cagri-ilani-yayimlandi-5788.html</link>
                    <description><![CDATA[30 milyon euro bütçeli IPARD III Programı 12. başvuru çağrı ilanı yayımlandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 30 milyon euro bütçeli IPARD III Programı 12. başvuru çağrı ilanının yayımlandığını bildirdi.

Yumaklı, IPARD III Programı'nın yeni çağrısı ve 10. başvuru çağrı ilanı kapsamındaki desteklere ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yaptı.

Modernizasyondan kapasite artırımına, gıdanın işlenmesinden teknolojik dönüşüme kadar her alanda üreticinin emeğine değer katmaya devam ettiklerine işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti: "IPARD III Programı kapsamında, iki önemli gelişmeyi aynı anda paylaşıyoruz. 10. başvuru çağrı ilanı kapsamında et, süt, su ürünleri, meyve-sebze işleme tesisleri ve soğuk hava deposu yatırımlarına yönelik değerlendirme süreci tamamlanan 240 projeye, toplam 2,9 milyar lira hibe sağlıyoruz. Bu tesisler hayata geçtiğinde, ekonomimize 5,8 milyar liralık bir yatırım kazandırmış olacağız. 12. başvuru çağrı ilanı kapsamında ise süt, kırmızı et, kanatlı eti ve yumurta üretimine yönelik yatırımları kapsayan yeni çağrı ilanımızı 30 milyon euro bütçeyle başlatıyoruz."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[30 milyon euroluk çağrı ilanı yayımlandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:54:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/30-milyon-euroluk-cagri-ilani-yayimlandi-100104-20260701.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/30-milyon-euroluk-cagri-ilani-yayimlandi-100104-20260701.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/30-milyon-euroluk-cagri-ilani-yayimlandi-100104-20260701.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarımda tarihi devrim için geri sayım: B reçete sistemi tüm Türkiye'de başlıyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-tarihi-devrim-icin-geri-sayim-b-recete-sistemi-tum-turkiyede-basliyor-5787.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-tarihi-devrim-icin-geri-sayim-b-recete-sistemi-tum-turkiyede-basliyor-5787.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bitki koruma ürünlerinde izlenebilirliği artıracak B reçete sisteminin 1 Temmuz itibarıyla Türkiye genelinde uygulanacağını açıkladı. Yeni sistemle zirai ilaçlar yalnızca kayıtlı üreticilere, üretim alanına ve belirlenen doz kadar satılabilecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, B reçete sistemi uygulamasını 1 Temmuz itibarıyla Türkiye'nin 81 ilinde aynı anda devreye alacak. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sistem sayesinde bitki koruma ürünleri, pestisit kullanımı ve zirai ilaç satışlarının elektronik ortamda takip edileceğini belirterek, uygulamanın güvenilir gıda üretimi açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.

&nbsp;

B reçete sistemi tüm Türkiye'de uygulanacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 81 ilin tarım ve orman il müdürleriyle gerçekleştirilen çevrim içi toplantıda yeni uygulamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bitkisel üretimde çevre ve insan sağlığının korunmasını amaçlayan sistem kapsamında yalnızca kayıtlı üreticilerin bitki koruma ürünlerine erişebileceğini ifade eden Yumaklı, üretim yapılan alan ve belirlenen doz kadar zirai ilaç kullanılabileceğini söyledi.

Bakan Yumaklı, "Bu sistemde sadece bitkisel üretim yapan üreticiler, bitki koruma ürününe erişebilecekler ve sadece üretim yapılan alan için satış ve kullanım mümkün olacak. Önerilen doz kadar zirai ilaç alınabilecek" dedi.

&nbsp;

Pestisit kullanımı elektronik ortamda takip edilecek

Yeni sistemle birlikte reçeteleme, satış ve uygulama süreçlerinin dijital olarak kayıt altına alınacağını belirten Yumaklı, üreticilerin kayıtlı tarım alanları ve yetiştirdikleri ürünlere göre, Bakanlığın onayladığı dozlarda pestisit kullanabileceklerini ifade etti.

Bakan Yumaklı şöyle konuştu:

"B reçete sisteminde pestisitlerin hem reçetelendirilmesi hem satış ve uygulama aşamalarının elektronik ortamda kaydedilmesi söz konusu. Üreticilerin bizim sistemlerimizdeki kayıtlı olan tarım alanı ve ürününe göre bilimsel kriterler ışığında belirlenmiş bir şekilde ve bakanlığımızın da onayladığı kullanım dozları dikkate alınarak pestisit kullanmaları sağlanacak."

&nbsp;

Pilot uygulamanın ardından 81 ile yayılıyor

B reçete sisteminin 12 Ocak'tan bu yana Mersin, Samsun, Ankara ve Kırklareli'nde pilot olarak uygulandığını hatırlatan Yumaklı, hazırlık sürecinin tamamlandığını belirtti:

"1 Temmuz itibarıyla da inşallah 81 ilde eş zamanlı olarak başlayacak. Dolayısıyla burada bu kararlılığımızı, bu irademizi özellikle altını çizerek ifade etmek istiyorum. Ocak ayından bugüne kadar hakikaten çok yoğun bir şekilde çalıştık. Hızlıca müdahil olunabilir, düzeltilebilir, revize edilebilir ya da geliştirilebilir bir şekilde sistem dizayn edilmiş durumda."

Bakan Yumaklı ayrıca, "Bu bir devrim. Bu Türkiye'de pestisit anlamında bütün duvarları yıkacak, bütün problemleri çözmeye aday bir sistem" ifadelerini kullandı.

&nbsp;

"Dezenformasyonlar olacaktır"

Yeni sistemin uygulanmasıyla bazı kesimlerin süreci olumsuz etkilemeye çalışabileceğini belirten Yumaklı, vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşmasının Bakanlığın temel önceliği olduğunu vurgulayarak, "En başından beri hangi konu olursa olsun tek bir şey söyledim. Ben vatandaşımızın sağlığından, sağlıklı gıdasından, güvenilir gıdasından sorumlu bir bakanlığın en üstteki temsilcisi olarak bütün arkadaşlarımın bu konudaki gayretlerine, çabalarına, hedeflerine kefilim. Herhangi bir konuyu dikte ettirmeye çalışan ya da sistemi etkisiz ve işlevsiz hale getirmeye çalışan da olabilecektir. Bu yaptıklarıyla alakalı sorumluluk sahibi olan ve birinci seviyede bu ülkenin her noktasındaki vatandaşın güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlama hedefinde, amacında ve görevinde olan bir bakanlık olarak bunlara hiçbir zaman için prim vermeyeceğiz. Dolayısıyla bu dezenformasyonlar olacaktır, bu provokasyonlar olacaktır. Ancak doğru iletişim kurarak ve anlatmaktan bıkmayarak bu bakanlığın, konusunda gerçekten uzman ve yaptığı son derece kıymetli çalışanları olarak da hiç bıkmadan, usanmadan bilgilendirmelerimize devam edeceğiz." dedi.

&nbsp;

"Bu bir devrimdir"

İl müdürlerine sistemin kesintisiz işlemesi ve olası mağduriyetlerin önlenmesi konusunda talimat veren Yumaklı, uygulamanın tarımsal üretimde önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Yumaklı, "Şu anda aynı beşeri ilaçlarda olduğu gibi kullananın belli olduğu, ilacı yazanın belli olduğu, kimlerin hangi amaçla hangi ürün için ne kadarlık bir alanda hangi dozda kullanılmasını düzenleyen bir sistem uygulanmaya başlandı. Bu herhangi bir uygulama değil. Bu hepinizin, bunları hayata geçirecek sizler tarafından, ülkemizin bu manadaki hedefine atılmış bir imza olacak inşallah. Dediğim gibi bu bir devrimdir. Gerçekten tarımsal üretim konusu belli çerçevelerin içerisine sokulabilecek bir şey değil ancak iklim değişikliği de dahil olmak üzere zararlıların artması, hastalıkların farklı farklı yöntemlerle önümüze gelmesi çok daha dinamik, çok daha hızlı, çok daha hassasiyet gösterilmesi gereken bir durum haline gelmiş vaziyette. Bizler de bunun için çabalıyoruz, gayret ediyoruz." dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarımda tarihi devrim için geri sayım: B reçete sistemi tüm Türkiye'de başlıyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:40:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-tarihi-devrim-icin-geri-sayim-b-recete-sistemi-tum-turkiyede-basliyor-154507-20260626.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-tarihi-devrim-icin-geri-sayim-b-recete-sistemi-tum-turkiyede-basliyor-154507-20260626.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-tarihi-devrim-icin-geri-sayim-b-recete-sistemi-tum-turkiyede-basliyor-154507-20260626.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel gübre piyasasında tansiyon düşüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gubre-piyasasinda-tansiyon-dusuyor-5786.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gubre-piyasasinda-tansiyon-dusuyor-5786.html</link>
                    <description><![CDATA[İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle küresel gübre piyasalarında artan tansiyon, yerini kademeli bir normalleşmeye bırakıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İran savaşı sırasında küresel tarım piyasalarının en büyük endişelerinden biri gübre arzı ve tedarikinde yaşanabilecek kesintilerdi. Özellikle dünya üre ve azotlu gübre ticaretinin önemli bir bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmesi, çiftçiler ve ithalatçı ülkeler açısından ciddi bir risk oluşturmuştu.

Ancak son gelişmeler, piyasalarda tansiyonun bir miktar düştüğüne işaret ediyor.

Tayland Gübre ve Tarımsal Girdi Tedarikçileri Birliği Başkan Yardımcısı Thepvit Teosuratkul'a göre, Orta Doğu'dan gelen gübre sevkiyatları yeniden hız kazanmaya başladı.

Özellikle üre arzında yaşanan sıkışıklığın önemli ölçüde hafiflediği belirtiliyor.

Suudi Arabistanlı üreticilerin lojistik çözümler geliştirerek doğu bölgelerindeki ürünleri kamyonlarla Kızıldeniz limanlarına taşıması ve buradan ihracata devam etmesi, arz zincirinin tamamen kopmasını önleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Bu gelişme, savaş döneminde sert yükselen fiyatların geri çekilmeye başlamasına da katkı sağlıyor.

&nbsp;

Üre fiyatlarında gevşeme sinyali

&nbsp;

Piyasadaki ilk etki fiyatlarda görülüyor. Taylandlı sektör temsilcilerine göre özellikle azotlu ve üre bazlı gübrelerde fiyatlar düşüş eğilimine girmiş durumda.

NP ve NPK gübrelerinde ise fiyatlar şimdilik dengelenmiş görünüyor. Önümüzdeki aylarda bu ürünlerde de aşağı yönlü hareketlerin devam edebileceği değerlendiriliyor. Ancak çiftçinin bu düşüşü hemen hissetmesi beklenmiyor. Çünkü dağıtıcıların önemli bölümü halen savaş döneminde yüksek fiyatlardan alınan stokları eritmeye çalışıyor. Bu nedenle uluslararası piyasalardaki gerilemenin iç piyasalara yansıması zaman alacak gibi duruyor.

&nbsp;

Hindistan gübre stoklarını güçlendirdi

&nbsp;

Küresel gübre piyasasındaki normalleşmenin bir diğer işareti Hindistan'dan geldi. Hindistan hükümetinin açıklamasına göre, üre, DAP ve sülfür taşıyan dört gemi geçtiğimiz hafta Hürmüz Boğazı'nı geçerek ülke limanlarına doğru yola çıktı. Sevkiyatlar Krishnapatnam, Kakinada, Paradeep ve Mundra limanlarına ulaştırılacak.

Bu ürünler, dünyanın en büyük gübre tüketicilerinden biri olan Hindistan'ın tarımsal üretim sezonundaki ihtiyacını karşılamak açısından kritik önem taşıyor.

&nbsp;

Stoklar geçen yılın üzerinde

&nbsp;

Veriler Hindistan'ın olası arz risklerine karşı hazırlıklı olduğunu da gösteriyor. 22 Haziran itibarıyla ülkenin toplam gübre stoku 19,6 milyon tona ulaşırken, geçen yıl aynı dönemde bu rakam 16,9 milyon ton seviyesindeydi.

Kriz sonrası dönemde yerli üretim 13,3 milyon tona çıkarken, ithalat 4,4 milyon ton olarak gerçekleşti. Ayrıca Hindistan'ın kharif sezonu için şimdiden 9 milyon tondan fazla üre ve fosfor-potasyum bazlı gübre bağlantısı yaptığı bildiriliyor.

&nbsp;

Tarım piyasaları için ne anlama geliyor?

&nbsp;

Son haftalarda İran savaşı nedeniyle üre fiyatları, amonyak ve sülfür piyasalarında yaşanan sert yükselişler küresel gıda arzı açısından önemli bir risk olarak görülüyordu.

Çünkü gübre maliyetlerindeki artış çiftçilerin kullanım miktarını azaltmasına, bunun da verim kayıplarına yol açabileceği endişesine neden olmuştu.

Şimdi ise piyasa, savaş kaynaklı "risk priminin" bir bölümünü geri vermeye başlamış görünüyor. Yine de uzmanlar gelişmelere karşı temkinli yaklaşıyor ve tamamen rahatlamak için erken olduğu görüşünde.

Gübre piyasasında kriz korkusu şimdilik azalsa da, dünya tarımı enerji-jeopolitik-iklim üçgenindeki kırılganlığını korumaya devam ediyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Küresel gübre piyasasında tansiyon düşüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 06:49:42 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gubre-piyasasinda-tansiyon-dusuyor-095140-20260624.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gubre-piyasasinda-tansiyon-dusuyor-095140-20260624.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gubre-piyasasinda-tansiyon-dusuyor-095140-20260624.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TARSİM iklim değişikliği ve tarımın geleceğinin ele alındığı konferansa katıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-geleceginin-ele-alindigi-konferansa-katildi-5785.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-geleceginin-ele-alindigi-konferansa-katildi-5785.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM), Ankara'da düzenlenen 'Yarını Yetiştirmek: İklim Değişikliği, Su ve Tarımın Geleceği' konferansına katıldı. Etkinlikte su yönetimi, dikey tarım ve iklim risklerine karşı tarım sigortasının önemi ele alındı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım Sigortaları Havuzu&nbsp;(TARSİM), iklim değişikliği, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve tarım sektörünün geleceğine ilişkin konuların ele alındığı "Yarını Yetiştirmek: İklim Değişikliği, Su ve Tarımın Geleceği" konferansında yer aldı.

TARSİM'den yapılan açıklamaya göre, Gıda, İçecek ve Tarım Politikaları Araştırmaları Merkezi (GIFT), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin işbirliğinde Ankara'da düzenlenen konferans, Türkiye ve Almanya'nın su ve tarım gündemini masaya yatırmak için kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever'in "Türkiye'nin Su Durumu ve Gündemdeki Su Kanunu" başlıklı sunum yaptığı etkinlikte, gıda güvenliği için su yönetimi, dikey tarım, suya dayanıklı üretim ve kuraklaşan iklim koşullarında gıda hakkı gibi güncel konular değerlendirildi.

Konferans kapsamında düzenlenen "İklime Dayanıklı Çiftliği İnşa Etmek: Teknoloji, Risk ve Finans" başlıklı panele, TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü katıldı.

Tarım yazarı Galip Umut Özdil'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Engürülü, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı tarım sigortasının üreticiler için vazgeçilmez bir güvence mekanizması olduğunu belirtti.

Engürülü, panelde, TARSİM'in kurumsal yapısı, işleyişi ve uygulamalarının yanı sıra sistemin kuruluşundan bugüne kadar geçen süreçte kaydedilen gelişmeler ile sürdürülen projelere ilişkin katılımcılara bilgi de verdi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TARSİM iklim değişikliği ve tarımın geleceğinin ele alındığı konferansa katıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 07:56:31 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-geleceginin-ele-alindigi-konferansa-katildi-110007-20260623.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-geleceginin-ele-alindigi-konferansa-katildi-110007-20260623.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-geleceginin-ele-alindigi-konferansa-katildi-110007-20260623.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TZOB Başkanı Bayraktar: Gıda güvenliğinin temeli tarım, tarımın temeli ise topraktır]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tzob-baskani-bayraktar-gida-guvenliginin-temeli-tarim-tarimin-temeli-ise-topraktir-5784.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tzob-baskani-bayraktar-gida-guvenliginin-temeli-tarim-tarimin-temeli-ise-topraktir-5784.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Bayramı Haftası’na ilişkin, "Gıda güvenliğinin temeli tarım, tarımın temeli ise topraktır" dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 11-17 Haziran Toprak Bayramı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu.

Toprağın sınırlı bir doğal kaynak olduğunu hatırlatan Bayraktar, "Toprağın insanlık için taşıdığı hayati öneme dikkat çekmek amacıyla kabul edilen Toprak Bayramı, günümüzde her zamankinden daha büyük bir anlam taşıyor. Toprak sınırlı bir doğal kaynaktır ve kaybedildiğinde yerine konulması son derece zordur. Nitekim yalnızca 1 santimetrelik verimli toprağın oluşumu yüzlerce yıl alıyor. Gıda güvenliğinin temeli&nbsp;tarım, tarımın temeli ise topraktır. Bitkisel ve hayvansal üretimin olmazsa olmazı olan tarım topraklarının korunması; ekonomik kalkınma, çevresel sürdürülebilirlik ve gelecek nesillerin refahı açısından stratejik bir zorunluluktur. Verimli, sağlıklı ve sürdürülebilir topraklar; bilinçli tarım uygulamaları, dengeli gübreleme ve etkin su yönetimiyle mümkündür. Ancak artan nüfus, plansız kentleşme, sanayileşme ve altyapı yatırımları nedeniyle verimli tarım arazileri her geçen yıl azalıyor. Erozyon, yanlış toprak işleme yöntemleri, aşırı kimyasal kullanımı ve hatalı sulama uygulamaları da topraklarımızın verimliliğini ciddi şekilde tehdit ediyor" diye konuştu.

"Son 30 yılda 3 milyon hektar tarım arazimizi kaybetmiş durumdayız"

Damla ve yağmurlama sulama gibi akıllı tekniklerle su israfının önlenmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden TZOB Başkanı Bayraktar, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Ülkemizde son 30 yılda tarım alanları yaklaşık 27 milyon hektardan 24 milyon hektara geriledi. İklim krizi ve küresel ısınmanın yıkıcı etkileri, son yıllarda Türkiye topraklarında da derinden hissediliyor. Bu konuda uzmanların ortaya koyduğu tablo, geleceğimiz adına ciddi bir uyarı niteliğindedir. Bugün topraklarımızın önemli bir kısmı, kriz boyutuna ulaşan bir erozyon tehdidiyle eriyip gidiyor. Bununla birlikte, son 30 yılda betonlaşma ve yanlış kullanım gibi insan eliyle yapılan tahribatlar sonucunda 3 milyon hektar tarım arazimizi kaybetmiş durumdayız. Birliğimiz, tarımın en temel sermayesi olan verimli arazilerin korunmasını hayati bir sorumluluk olarak görüyor. Bu doğrultuda, krizden çıkış için küresel gıda güvenliğini sağlamak adına öncelikle toprağın doğrudan sürülmesini azaltarak yapısını koruyan ve organik madde miktarını artıran koruyucu tarım uygulamalarına geçilmesi gerekiyor. Bununla birlikte, damla ve yağmurlama sulama gibi akıllı tekniklerle su israfının önlenmesi ve toprağın tuzlanmasının engellenmesi hayati önem taşıyor. Kimyasal gübre kullanımını optimize ederek organik gübrelerle toprağın mikrobiyolojik sağlığını geri kazandıran entegre besin yönetimi modelleri yaygınlaştırılmalı, tüm bu süreçler toprak analizlerini yapay zeka ve uydu teknolojileriyle izleyerek nokta atışı müdahaleler geliştiren dijital tarım araçlarıyla desteklenmelidir."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TZOB Başkanı Bayraktar: Gıda güvenliğinin temeli tarım, tarımın temeli ise topraktır - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 07:19:13 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tzob-baskani-bayraktar-gida-guvenliginin-temeli-tarim-tarimin-temeli-ise-topraktir-102142-20260615.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tzob-baskani-bayraktar-gida-guvenliginin-temeli-tarim-tarimin-temeli-ise-topraktir-102142-20260615.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tzob-baskani-bayraktar-gida-guvenliginin-temeli-tarim-tarimin-temeli-ise-topraktir-102142-20260615.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TBMM'de hobi bahçeleri için kritik karar verildi: Tamamen yasaklandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tbmmde-hobi-bahceleri-icin-kritik-karar-verildi-tamamen-yasaklandi-5782.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tbmmde-hobi-bahceleri-icin-kritik-karar-verildi-tamamen-yasaklandi-5782.html</link>
                    <description><![CDATA[TBMM'de kabul edilen yeni yasayla tarım arazilerinin hobi bahçesi adıyla bölünmesi yasaklandı. İzsiz yapılan bu kaçak yapılara artık elektrik, su ve gaz bağlanmayacak, bağlayan kurumlara ceza kesilecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TBMM Genel Kurulu, tarım ve orman alanlarında yeni bir dönemi başlatacak olan "Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ni resmen kabul etti.

Yeni yasayla birlikte, konut ve yapı kooperatiflerinin tarım arazisi satın alması tamamen yasaklanırken, izinsiz inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilmeyecek.Ayrıca orman sınırları içindeki 80 bin tapu sorunu bedelsiz çözüme kavuşturulacak ve alkollü içki üreticilerinin logo veya markalarıyla etkinliklere sponsor olmaları tamamen engellenecek.

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin kabul edilen maddeleriyle tarım arazilerinin korunmasına yönelik yeni tedbirler uygulanacak.

Buna göre, tarımsal amaçla kurulan kooperatiflerin tarım arazisi edinebilmesi artık Tarım ve Orman Bakanlığı'nın iznine bağlı olacak.

Öte yandan tarım dışı amaçla faaliyet gösteren konut ve yapı kooperatiflerinin tarım arazisi edinmesi ise yasaklandı.

YENİ ÖNLEMLER

Yeni düzenleme ile tarım arazilerinin küçük parçalara bölünerek hobi bahçesi, bağ evi veya dinlenme alanına dönüştürülmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

İzin alınmadan inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilmeyecek. Bu yasağa aykırı işlem yapan kurumlara ise her bir abonelik için idari para cezası uygulanacak.

ORMAN İÇİNDEKİ TAPU SORUNLARI

Kanun kapsamında orman sınırları içerisinde kalan yaklaşık 80 bin tapulu taşınmaza ilişkin mülkiyet sorunlarının çözümü de planlanıyor.Şartları taşıyan taşınmazların tapuları herhangi bir bedel alınmaksızın geçerli kabul edilecek. Daha önce iptal edilen tapular ise belirlenen koşulların sağlanması halinde hak sahiplerine yeniden verilecek.

Bu düzenlemeyle orman sınırları içerisindeki mülkiyet belirsizliklerinin giderilmesi amaçlanıyor.

ALKOL REKLAMLARINA YENİ KISITLAMALAR

Kanun teklifinde alkol bağımlılığıyla mücadeleye yönelik düzenlemeler de yer aldı.

CNN'de yer alan habere göre yeni kurallara göre gizli reklamlara izin verilmeyecek. Ayrıca alkollü içecek üreticileri amblem, logo veya marka kullanarak etkinliklere sponsor olamayacak ve destek veremeyecek.Düzenleme ile toplum sağlığının korunması ve özellikle gençler üzerindeki olası olumsuz etkilerin azaltılması amaçlanıyor.

DÜZENLEME BİRDEN FAZLA ALANI KAPSIYOR


TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen maddelerle tarım arazilerinin korunması, kaçak yapılaşmanın önlenmesi, orman alanlarındaki mülkiyet sorunlarının çözülmesi ve alkol reklamcılığına ilişkin kuralların sıkılaştırılması hedefleniyor.


1111

&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TBMM'de hobi bahçeleri için kritik karar verildi: Tamamen yasaklandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:14:37 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tbmmde-hobi-bahceleri-icin-kritik-karar-verildi-tamamen-yasaklandi-152247-20260611.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tbmmde-hobi-bahceleri-icin-kritik-karar-verildi-tamamen-yasaklandi-152247-20260611.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tbmmde-hobi-bahceleri-icin-kritik-karar-verildi-tamamen-yasaklandi-152247-20260611.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İlk hasat yapıldı, bu yıl bereket yağdı. Dünyanın en büyük tarım işletmesinde ilk pervane döndü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-ilk-hasat-yapildi-bu-yil-bereket-yagdi-dunyanin-en-buyuk-tarim-isletmesinde-ilk-pervane-dondu-5780.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-ilk-hasat-yapildi-bu-yil-bereket-yagdi-dunyanin-en-buyuk-tarim-isletmesinde-ilk-pervane-dondu-5780.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye’nin en büyük tarım işletmesi olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nde buğday hasadı başladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Biçerdöverin koltuğuna oturan Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, pervaneleri çalıştırarak ilk hasadı yaptı. Toplam 1 milyon 663 bin dekarlık alanıyla dünyanın tek parça halinde yönetilen tarım arazisine sahip olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğü'ndeki 564 bin dekarlık alanda buğday hasadı bu yıl yoğun yağışlarla birlikte bereketli bir şekilde başladı.

DEV ARAZİDE İLK HASAT YAPILDI


Onlarca biçerdöver, yan yana dizilerek adeta halay çeker gibi dev arazide hasat yaptı. Hasada katılan Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, yetkililerden bilgi aldı. Biçerdöverin koltuğuna da oturan Vali Şıldak, pervaneleri çalıştırarak ilk buğday hasadını başlattı. Bu yıl toplam 56 bin 400 hektarlık alanda buğday hasadı yapılacağını belirten Vali Şıldak, "TİGEM Ceylanpınar’ın ayrılmaz bir parçası ve burada içinde bulunduğumuz sezon itibariyle hububat hasadı yapılıyor.&nbsp;Arpa hasadı tamamlanmış durumda. İşletmedeki 56 bin 400 hektarlık alanda ekimi yapılan buğday hasadının bu gün bir bölümüne biz de katıldık. Gerçekten ülkemizin medarı iftarı olan bir işletme ve buraya çok sayıda işçinin istihdam edildiği ve örnek tarım uygulamalarının yapıldığı sadece üretimin yanı sıra tohum yetiştirme hususunda da başarılı çalışmalara imza atan bir tesisimiz" dedi.

BU YIL BEREKETLİ BAŞLADI


Bu yıl yoğun geçen yağışlarla birlikte rekoltede yüzde 20 gibi bir artış beklediklerini söyleyen Vali Şıldak, "Burada hem çalışmalarla ilgili bilgi aldık, hem de çalışanlarla bir araya gelerek bol, bereketli ve hayırlı bir sezon temenni ettik. Tabi Şanlıurfa’da buğday ve arpa ekimi özellikle son yıllarda artarak ilerliyor. Sulu ve kuru tarım olarak her iki şekilde de ekimi mümkün ve bu sezonki yağışların etkisiyle daha bereketli, bol ve rekoltesi daha yüksek, geçen yıllara oranla en az yüzde 20 oranında yüksek bir mahsul bekliyoruz. Vatandaşlarımız şu anda ilimizin tamamında hasatla meşgul diyebiliriz. Biz de Şanlıurfa’daki bütün çiftçilerimize, üreticilerimize bereketi bol bir hasat dönemi temenni ediyoruz" diye konuştu.

&nbsp;


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[İlk hasat yapıldı, bu yıl bereket yağdı. Dünyanın en büyük tarım işletmesinde ilk pervane döndü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:05:40 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ilk-hasat-yapildi-bu-yil-bereket-yagdi-dunyanin-en-buyuk-tarim-isletmesinde-ilk-pervane-dondu-141139-20260611.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ilk-hasat-yapildi-bu-yil-bereket-yagdi-dunyanin-en-buyuk-tarim-isletmesinde-ilk-pervane-dondu-141139-20260611.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ilk-hasat-yapildi-bu-yil-bereket-yagdi-dunyanin-en-buyuk-tarim-isletmesinde-ilk-pervane-dondu-141139-20260611.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarlada verim yılı: Üretimde rekor, tezgahlarda bolluk bekleniyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarlada-verim-yili-uretimde-rekor-tezgahlarda-bolluk-bekleniyor-5775.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarlada-verim-yili-uretimde-rekor-tezgahlarda-bolluk-bekleniyor-5775.html</link>
                    <description><![CDATA[Geçen yıl zirai don ve kuraklığın etkisiyle gerileyen tarımsal üretim, bu yıl yağışların artması ve hava koşullarının elverişli seyretmesiyle yeniden yükselişe geçti. TÜİK verilerine göre tahıl, meyve ve birçok tarım ürününde dikkat çeken artışlar beklenirken, yaz aylarında market ve manav tezgahlarında bolluk yaşanacağı öngörülüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bu yıl tarımsal üretimde hava koşullarının olumlu seyretmesi ve yağışların beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi nedeniyle verimde önemli artış bekleniyor. Özellikle geçen yıl zirai dondan zarar gören meyve gruplarında güçlü toparlanma yaşanacağı, yaz aylarında market ve manav raflarında ürün bolluğunun hissedileceği değerlendiriliyor.

Geçen yıl yaşanan kuraklık ve zirai don olayları, üretim rakamlarında belirgin düşüşe neden olmuştu. 2025 yılında tahıl ve diğer bitkisel ürünlerin üretimi bir önceki yıla göre yüzde 10,4 gerileyerek 67 milyon 60 bin 312 tona indi. Sebze üretimi yüzde 0,8 azalışla 33 milyon 315 bin 678 ton olurken, meyve, içecek ve baharat bitkilerindeki üretim yüzde 30,4 düşüşle 19 milyon 767 bin 12 tona geriledi.

Tahıl üretimi de geçen yıl yüzde 12,3'lük kayıpla yaklaşık 34,2 milyon ton seviyesinde gerçekleşti.

Yağışlar üretimi destekledi

2026 yılında ise yağış miktarındaki artış ve elverişli iklim koşulları tarımsal faaliyetlere olumlu yansıdı. Son yılların en yüksek kış yağışlarının görülmesiyle birlikte üretimde yeniden yükseliş süreci başladı.

Kış aylarında etkili olan yağışlar toprak nemini artırırken, ilkbaharda da yağışların mevsim normallerinin ve geçen yılki seviyelerin üzerinde gerçekleşmesi tarımsal kuraklık riskini önemli ölçüde azalttı. Bu gelişmeler özellikle hububat üretiminde yüksek verim beklentisini güçlendirdi.

Su kaynaklarının da yağışlardan olumlu etkilenmesi, üreticilerin sezonla ilgili beklentilerini yükseltti.

Meyve üretiminde güçlü toparlanma

Türkiye İstatistik Kurumu'nun Bitkisel Üretim Birinci Tahmini verilerine göre, 2026 yılında üretim miktarlarında dikkat çekici artışlar bekleniyor.

Tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde üretimin geçen yıla göre yüzde 12,6 yükselmesi, meyve, içecek ve baharat bitkilerinde ise yüzde 57,8'lik artış yaşanması öngörülüyor.

Toplam üretimin tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 75,4 milyon tona, sebzelerde 33,3 milyon tona, meyve, içecek ve baharat bitkilerinde ise yaklaşık 31 milyon tona ulaşması bekleniyor.

Buğday ve arpada yüksek artış

Tahıl grubunda üretimin yüzde 21,7 artışla 41,6 milyon tona çıkacağı tahmin ediliyor. Buğday üretiminin yüzde 26,7 yükselerek yaklaşık 22,8 milyon tona, arpa üretiminin ise yüzde 50 artışla 9 milyon tona ulaşması bekleniyor.

Arpa üretimindeki yükselişin yem sektörüne olumlu katkı sağlaması, hayvancılıkta maliyet baskısını azaltması ve sektörün hammadde ihtiyacını karşılamada rahatlama yaratması bekleniyor.

Kuru baklagillerde nohut üretiminin 510 bin ton, kuru fasulyenin 210 bin ton ve kırmızı mercimeğin 385 bin ton seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor. Şeker pancarı üretiminin de yüzde 5,8 artışla 22 milyon tona çıkacağı tahmin ediliyor.

Meyve grubunda dikkat çeken yükseliş

Geçen yıl zirai dondan en fazla etkilenen ürünlerin başında gelen meyvelerde bu yıl güçlü bir toparlanma bekleniyor. Elma üretiminin yüzde 93,6, şeftalinin yüzde 88,6, nektarinin yüzde 107,7, kirazın yüzde 255,7 ve üzümün yüzde 53 artacağı öngörülüyor. Çilek üretiminde ise yüzde 1,4'lük yükseliş tahmin ediliyor.

Turunçgillerde mandalina üretiminin yüzde 46,3, portakalın yüzde 63,9 ve limonun yüzde 63,8 artması bekleniyor.

Sert kabuklu meyvelerde ise fındıkta yüzde 62,2, cevizde yüzde 95,1 ve Antep fıstığında yüzde 113,6 oranında üretim artışı öngörülüyor.

Üretimde beklenen yükseliş nedeniyle 2026'nın tarım sektörü açısından "bereket yılı" olabileceği değerlendiriliyor. İç piyasada ürün arzının artmasıyla birlikte tüketicilerin özellikle meyve ve sebzeye erişiminin kolaylaşacağı, ihracatta da güçlü performansın sürmesinin beklendiği ifade ediliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarlada verim yılı: Üretimde rekor, tezgahlarda bolluk bekleniyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 12:16:23 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarlada-verim-yili-uretimde-rekor-tezgahlarda-bolluk-bekleniyor-152028-20260604.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarlada-verim-yili-uretimde-rekor-tezgahlarda-bolluk-bekleniyor-152028-20260604.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarlada-verim-yili-uretimde-rekor-tezgahlarda-bolluk-bekleniyor-152028-20260604.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal'dan açıklama !]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-genel-muduru-ahmet-guldaldan-aciklama-5774.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-genel-muduru-ahmet-guldaldan-aciklama-5774.html</link>
                    <description><![CDATA[Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, hububat alım fiyatları ve ödeme takvimine ilişkin olarak Bloomberg HT'de yayınlanan Tarım-Analiz programında önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, Bloomberg HT'de yayınlanan Tarım-Analiz programına konuk oldu.

TMO'nun 2026 yılı hububat alım fiyatları ve 45 günlük ödeme takvimine ilişkin açıklamalarda bulunan Güldal, açıklanan fiyatın hesaplamasında pek çok parametreyi dikkat aldıklarını söyledi.

Güldal, "Maliyeti hesaplarken biz elbette maliyete etki edecek tüm parametreleri dikkate alırız ve bunlara dikkate alırken de&nbsp;enflasyonist ortamda girdilerin ne kadar etkilediğini zamanında maliyete yansıtıyoruz.&nbsp;Bunun dışında yurt içi ve yurt dışı piyasa gelişmelerine bakarız; verim ve özellikle rekolte tahminlerini göz önünde bulundururuz.&nbsp;Maliyetin tek başına "geçen yıl şu fiyat verildi, bunun üzerine şu yüzdeyi ekleyelim" noktasında olmadığını söylemek mümkündür" dedi.

Türkiye'de 400 kilogramın altında herhangi bir üretim bölgesinde ürün hasadı olmayacağını değerlendirdiklerini söyleyen Güldal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hatta şu anda hasat başlayan yerlerde 650-750 kilo, hatta dün 800 kilo kadar ürün teslim edildiğini görüyoruz. Bunlar maliyete olumlu katkı sağlayan rakamlar. Üreticilerimizin maliyetindeki en önemli unsurlardan biri sulama masraflarıydı; bu sene yağışlar sayesinde sulama masrafı minimize edilmiştir. Ayrıca Türkiye son 4 yıldır %130 gümrük vergisi uygulamasıyla dış ticaret tedbiri alarak içerideki üreticisini koruma kararlılığını sürdürmektedir."

"ÖDEMELER 21 GÜN SONRA BAŞLAYACAK"

Ahmet Güldal, ödemelerin 45 gün içerisinde yapılacağına yönelik de konuya açıklama getirdi. Güldal, "45 gün içerisinde ifadesi, ödemenin 45 gün sonra yapılacağı anlamına gelmemelidir. Geçmiş yıllarda 30 gün içerisinde, dediğimizde çiftçiye ödemeleri 21 ile 24 gün içerisinde yaptık.&nbsp;45 günü kesinlikle beklemeyi planlamıyoruz; üreticilerimizin böyle bir endişesi olmasın. Değerlendirmelerimize göre 3 hafta ile 6 hafta arasında bir ödeme takvimi oluşacak ve inşallah&nbsp;ödemeler 3 hafta sonra başlayacak. TMO'nun 10-13 milyon ton civarında ürün alacağını öngörüyoruz; bunun büyük bir finansal maliyeti olacaktır. Üreticilerimize mahcup olmamak için '45 gün içerisinde' ifadesi ihtiyatlı olarak konulmuştur ancak Sayın Bakanımızın talimatı doğrultusunda en kısa sürede ödeme yapmak için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz" dedi.

"SEKTÖR ÖNÜNÜ GÖREBİLSİN DİYE SATIŞ FİYATLARIMIZI DA AÇIKLADIK"

Randevuların 21 Mayıs'tan itibaren açıldığını 2 Haziran'da fiyatın açıklanmasıyla fiziki ürün kabullerinin başladığını kaydeden Güldal, çok yoğun bir randevu talebi olduğunu söyledi.

Bu yıl alış fiyatlarıyla beraber satış fiyatlarını açıklamalarını ise şu şekilde yorumladı: "Üreticilerimiz ve sektör önünü görebilsin istedik.&nbsp;Sonbahar döneminde piyasanın nasıl şekilleneceğine dair bir öngörü sunmuş olduk. Bu yıl hasat dönemi biraz gecikmekle beraber bir sıkışma olacak; yani birçok bölgede hasat aynı anda hızlanacak ve teslim noktalarında yoğunluk artacaktır.&nbsp;Bunun için hazırlıklarımızı yaptık;&nbsp;600'ün üzerinde alım noktası hazırladık. 10 milyon ton lisanslı depo kapasitesini sisteme adapte ettik, 4 milyon ton TMO'nun kendi deposu ve 3 milyon ton kiralık depomuz var. Gerekirse açık sahalarda da 3-4 milyon tonluk depolama planlamamız mevcut. Yani bize arz edilecek ürünün neredeyse iki katı kadar,&nbsp;20 milyon tonun üzerinde bir depolama kapasitesi hazırlığımız var. Son ürün gelene kadar alım devam edecektir, üreticimizin depolama sıkıntısı endişesi olmasın."

PRİM SİSTEMİ ARTIK YOK

Tarım ve Orman Bakanlığının iki yıldır yeni bir destekleme metodu uyguladığını hatırlatan Güldal, "Artık temel destek, planlı destek ve sertifikalı tohum desteği var. Eski prim sistemi planlı üretimden sonra kaldırıldı. Yeni sistemde, ÇKS'ye kayıtlı üreticilerimiz ürettikleri her dekar başına 980 liralık bir destek alıyor. Türkiye ortalaması 325 kilogram verim üzerinden hesaplandığında, bu destek ton başına 3.014 TL'ye tekabül ediyor. Yani 16.500 TL olan fiyat, bu destekle birlikte 19.514 TL'ye ulaşıyor. Bu desteklerin bir sonraki yıl ödenmesi uygulaması devam ediyor ancak çiftçinin sadece 16.500 TL ile baş başa kaldığını söylemek doğru olmaz. Verim yükseldiğinde destek miktarı oransal olarak düşse de verimden gelen katkı bunu fazlasıyla telafi etmektedir" dedi.

"TMO'NUN FİYATININ ALTINDA PİYASAYA ÜRÜN ARZ ETMEYİN"

Ekmeklik ve makarnalık buğday fiyatlarının aynı seviyede belirlenmesinin ardındaki sebebi de açıklayan Güldal, sözlerini şöyle sürdürdü: "En kaliteli makarnalık buğdayı Güneydoğu'da üretiyoruz. Geçmişteki fiyat farkı İç Anadolu'da kalitesiz makarnalık buğday üretimine sebep olmuştu; biz makarnalık buğdayın özellikle Güneydoğu'da üretilmesini arzu ediyoruz. Üretici bu mesajı aldı ve İç Anadolu'da ekmeklik buğdaya yöneliş arttı. Son olarak; üreticilerimizden ricamız, açıkladığımız fiyatı korumalarıdır. Piyasada bu fiyatın 1-1,5 lira altında ticaret döndürmek isteyenler olabilir; lütfen bu fiyatların altında piyasaya ürün arz etmeyin. TMO hepsini alabilecek kapasite ve güçtedir."

&nbsp;


&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal'dan açıklama ! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 07:02:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-genel-muduru-ahmet-guldaldan-bloomberg-htye-aciklama-100643-20260604.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-genel-muduru-ahmet-guldaldan-bloomberg-htye-aciklama-100643-20260604.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-genel-muduru-ahmet-guldaldan-bloomberg-htye-aciklama-100643-20260604.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TMO 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladı! İşte buğday, arpa fiyatları ve Bakanlık destekleri]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-2026-yili-hububat-alim-fiyatlarini-acikladi-iste-bugday-arpa-fiyatlari-ve-bakanlik-destekleri-5773.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-2026-yili-hububat-alim-fiyatlarini-acikladi-iste-bugday-arpa-fiyatlari-ve-bakanlik-destekleri-5773.html</link>
                    <description><![CDATA[Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), üreticilerin merakla beklediği 2026 yılı hububat alım ve satış fiyatlarını resmen duyurdu. Yağışlar nedeniyle geciken hasat döneminde çiftçiye can suyu olacak alım fiyatlarının yanı sıra, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ton başına vereceği destekler de netleşti. Peki, 2026 TMO buğday ve arpa fiyatları ne kadar oldu? Desteklerle birlikte çiftçinin eline ne kadar geçecek? İşte tüm detaylar..]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TMO, üreticilerin merakla beklediği 2026 yılı hububat alım ve satış fiyatlarını resmen duyurdu. Yağışlar nedeniyle geciken hasat döneminde çiftçiye can suyu olacak alım fiyatlarının yanı sıra, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ton başına vereceği destekler de netleşti.

Peki, 2026 TMO buğday ve arpa fiyatları ne kadar oldu? Desteklerle birlikte çiftçinin eline ne kadar geçecek? İşte ekmeklik buğday, makarnalık buğday ve arpa fiyat listesi ile ödeme takvimine dair tüm detaylar...

Türkiye genelinde hububat hasadı, bu yıl gerçekleşen yoğun yağışlar sebebiyle geçen yıla oranla gecikmeli olarak başladı. Belirli bölgelerde devam eden hasat süreciyle birlikte, üreticilerin mağdur olmaması adına hamleler hızlandı. Hasadını tamamlayan üreticilere güvenli depolama imkanı sunmak amacıyla TMO, 21 Mayıs 2026 tarihinden itibaren Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı buğday ve arpa ürünlerini taahhütname karşılığında teslim almaya başlamıştı.

&nbsp;

&nbsp;

Hububat hasadını ve piyasa hareketlerini yakından takip eden Tarım ve Orman Bakanlığı ile TMO, piyasa istikrarını sağlamak ve üretici emeğini korumak amacıyla 2026 yılı hububat alım fiyatlarını kamuoyuna sundu.

2026 TMO Hububat Alım Fiyatları Ne Kadar Oldu? (2. Grup Ürünler)

Açıklanan yeni sezona ait TMO hububat alım fiyatları, 2. grup ürünler baz alınarak ton başına şu şekilde belirlendi:

Makarnalık Buğday Alım Fiyatı:&nbsp;16.500 TL / Ton

Ekmeklik Buğday Alım Fiyatı:&nbsp;16.500 TL / Ton

Arpa Alım Fiyatı:&nbsp;12.750 TL / Ton

Bakanlık Destekleriyle Ton Başına Kazanç Ne Kadar Olacak?

Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilerin üretim maliyetlerini hafifletmek ve sürdürülebilir tarımı teşvik etmek amacıyla bu yıl destek miktarında önemli bir artışa gitti. Üreticilere; temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği olmak üzere dekar başına toplam 980 TL ödeme yapılacak.

Ülke genelindeki ortalama verim oranları dikkate alınarak hesaplandığında, bu destekler ton başına toplam 3.014 TL destek ödemesine tekabül ediyor.

TMO Ürün Bedeli Ödemeleri Ne Zaman Yapılacak?

Üreticilerin en çok merak ettiği konulardan biri olan ödeme takvimi de netlik kazandı. TMO tarafından yapılan resmi açıklamaya göre; ürün bedeli ödemeleri, ürünün ofise teslim edilmesine müteakip 45 gün içerisinde doğrudan üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak.

TMO Hububat Satış Fiyatları ve Satış Tarihi de Belli Oldu

Piyasa dengesini korumak ve sanayicinin önünü görebilmesini sağlamak amacıyla TMO, hububat satışlarına başlayacağı tarihi ve satış rakamlarını da eş zamanlı olarak ilan etti. 1 Ekim 2026 itibarıyla başlayacak olan TMO hububat satış fiyatları şu şekildedir:

2. Grup Makarnalık Buğday Satış Fiyatı:&nbsp;18.500 TL / Ton

2. Grup Ekmeklik Buğday Satış Fiyatı:&nbsp;18.500 TL / Ton

2. Grup Arpa Satış Fiyatı:&nbsp;14.000 TL / Ton
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TMO 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladı! İşte buğday, arpa fiyatları ve Bakanlık destekleri - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 06:49:08 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-2026-yili-hububat-alim-fiyatlarini-acikladi-iste-bugday-arpa-fiyatlari-ve-bakanlik-destekleri-095335-20260602.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-2026-yili-hububat-alim-fiyatlarini-acikladi-iste-bugday-arpa-fiyatlari-ve-bakanlik-destekleri-095335-20260602.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-2026-yili-hububat-alim-fiyatlarini-acikladi-iste-bugday-arpa-fiyatlari-ve-bakanlik-destekleri-095335-20260602.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hindistan’dan pamukta kritik karar! Türk tekstil ve tarım sektörüne büyük tehdit]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-hindistandan-pamukta-kritik-karar-turk-tekstil-ve-tarim-sektorune-buyuk-tehdit-5771.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-hindistandan-pamukta-kritik-karar-turk-tekstil-ve-tarim-sektorune-buyuk-tehdit-5771.html</link>
                    <description><![CDATA[Hindistan’dan küresel piyasaları sarsacak pamuk kararı! İthalatta %11’lik vergiyi tamamen sıfırlayan karar sonrası, Türk pamuk üreticisi ve tekstil ihracatçısı için kritik süreç başladı. İşte yeni ekim sezonu öncesi Türkiye'yi bekleyen büyük riskler...]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Hindistan hükümeti, pamuk ithalatındaki gümrük vergilerini sıfırladı. Dünyanın en büyük pamuk üreticilerinden birinin attığı bu adım, küresel piyasaları sarsarken Türk pamuk üreticisi ve tekstil sanayicisi için alarm zillerinin çalmasına neden oldu.

&nbsp;

&nbsp;

1 Haziran - 31 Ekim 2026 tarihleri arasında geçerli olacak bu karar, yerli çiftçiyi fiyat baskısı altında bırakırken, tekstildeki ihracat pazarlarımızı da riske atıyor. İşte detaylar...

Hindistan Pamuk İthalatında Vergiyi Neden Sıfırladı?

Hindistan, tekstil ve konfeksiyon sektörüne hammadde tedarikini kolaylaştırmak amacıyla %11 oranında uygulanan gümrük vergisi ve tarım altyapı vergisini tamamen kaldırdı.Kararın arkasındaki temel nedenler şunlar:


	Yüksek pamuk fiyatları nedeniyle artan üretim maliyetlerini düşürmek,
	Özellikle tekstil sektöründeki KOBİ’lere hızlı bir rahatlama sağlamak,
	Hint tekstil sanayisinin küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak.


Hint sanayicileri bu kararı sevinçle karşılarken, küresel pamuk piyasaları ve Türkiye gibi üretici ülkeler büyük bir tedirginlik yaşıyor.

Türk Pamuk Çiftçisini ve Tekstil Sektörünü Neler Bekliyor?

Hindistan’ın ucuz ithal pamuğa yönelmesi, dünya genelinde pamuk fiyatlarını aşağı yönlü baskılama riski taşıyor. Bu durum, Türkiye'deki paydaşları iki büyük tehlikeyle karşı karşıya bırakıyor:

Yerli Üretici Fiyat ve Talep Baskısı Altında

Türkiye’de pamuk üretimi zaten uzun süredir geriliyor, ekim alanları daralıyor ve ithalat bağımlılığı artıyor. Yeni ekim sezonu öncesi gelen bu hamle, Türk çiftçisinin elindeki mevcut stoku ve yeni sezon ürününün değerini doğrudan tehdit ediyor. Üretici hem fiyat düşüşü hem de pazar daralması riskiyle karşı karşıya.

Tekstilde Hindistan ile Rekabet Zorlaşıyor

Maliyetleri düşen Hint tekstil ürünleri, uluslararası pazarlarda daha agresif fiyatlar sunabilecek. Bu durum, Türkiye’nin en önemli ihracat pazarlarında rekabet gücünü zayıflatabilir ve küresel siparişlerin Hindistan’a kaymasına yol açabilir.

Sektör Temsilcilerinden Uyarı:

"Karar Hint tekstilini kısa vadede uçururken, Türk pamuk üreticisi için pazarın daralması anlamına geliyor. Üretici birlikleri ve tekstil sanayicileri olarak bu süreci çok yakından takip etmeliyiz."

Risk Büyük, Takip Şart

Hindistan'ın 5 ay boyunca uygulayacağı bu vergi muafiyeti, küresel pamuk dengelerini değiştirecek güçte. Türkiye'nin hem tarımda yerli üreticiyi koruyacak hamleler yapması hem de tekstilde pazar kaybetmemek için hızlı aksiyon alması gerekiyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Hindistan’dan pamukta kritik karar! Türk tekstil ve tarım sektörüne büyük tehdit - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:20:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hindistandan-pamukta-kritik-karar-turk-tekstil-ve-tarim-sektorune-buyuk-tehdit-142420-20260601.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hindistandan-pamukta-kritik-karar-turk-tekstil-ve-tarim-sektorune-buyuk-tehdit-142420-20260601.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hindistandan-pamukta-kritik-karar-turk-tekstil-ve-tarim-sektorune-buyuk-tehdit-142420-20260601.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yerli tohumda tarihi adım: 39 yeni bitki çeşidi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-yerli-tohumda-tarihi-adim-39-yeni-bitki-cesidi-5770.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-yerli-tohumda-tarihi-adim-39-yeni-bitki-cesidi-5770.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bünyesinde geliştirilen 39 yeni tarla bitkisi çeşidinin 2026 yılı itibarıyla tescil edildiğini açıkladı. Bakan Yumaklı, yerli ve milli tohumculuğun güçlendirilmesi için yürütülen çalışmaların meyvelerini vermeye devam ettiğini söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) bünyesinde geliştirilen 39 yeni tarla bitkisi çeşidinin 2026 yılı itibarıyla tescil edildiğini açıkladı. Bakan Yumaklı,&nbsp;yerli&nbsp;ve milli&nbsp;tohumculuğun güçlendirilmesi için yürütülen çalışmaların meyvelerini vermeye devam ettiğini söyledi.

17 FARKLI TÜRDE 39 YENİ ÇEŞİT

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, tarım politikalarında tohumculuğa özel önem verdiklerini belirtti. Çiftçilerin kaliteli üretim materyaline erişiminin öncelikleri arasında yer aldığını ifade eden Bakan, bu yıl tescil edilen çeşitlerin anason, arpa, aspir, salep, ayçiçeği, çeltik, buğday, haşhaş, korunga, nohut, pamuk, patates, soya, tütün ve yer fıstığı gibi birçok stratejik ürünü kapsadığını kaydetti.

Yumaklı, bir bitki çeşidinin geliştirilip tescil edilmesinin klasik ıslah yöntemleriyle 10 ila 15 yıl sürebildiğine dikkat çekerek, yeni çeşitlerin uzun yıllara yayılan bilimsel çalışmaların ürünü olduğunu vurguladı.

16 YILLIK ÇALIŞMANIN ÜRÜNÜ

Bu yıl tescil edilen çeşitler arasında öne çıkan ürünlerden birinin “Terzioğlu” adı verilen korunga çeşidi olduğunu belirten Yumaklı, Türkiye’nin ilk mera tipi baklagil yem bitkisi olma özelliğini taşıyan çeşidin 16 yıllık çalışmanın ardından geliştirildiğini söyledi. Kuraklık, soğuk hava koşulları ve yoğun otlatma baskısına karşı dayanıklı yapısıyla dikkat çeken yeni çeşidin hayvancılık sektörüne önemli katkılar sunması bekleniyor.

MİLLİ ÇEŞİT SAYISI 1087’YE ULAŞTI

TAGEM’in bugüne kadar yürüttüğü çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Yumaklı, tarla bitkileri alanında yaklaşık 4 bin çeşidin tescil edildiğini ifade etti. Yüksek verim, hastalıklara dayanıklılık, iklim streslerine tolerans ve kalite kriterleri bakımından üstün özelliklere sahip çeşitlerin geliştirilmesine öncelik verildiğini belirten Yumaklı, 2026 yılı itibarıyla Milli Çeşit Listesi’nde yer alan TAGEM kaynaklı çeşit sayısının 1087’ye yükseldiğini açıkladı.

“TOHUMDA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE”

Yeni tescil edilen çeşitlerin üreticilere daha dayanıklı ve verimli alternatifler sunacağını belirten Yumaklı, hedeflerinin çiftçinin maliyetlerini düşürürken gelirini artırmak olduğunu söyledi. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen tohumların stratejik önemine dikkat çeken Bakan Yumaklı, “Tohumda tam bağımsız Türkiye yolunda durmadan çalışmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Yerli tohumda tarihi adım: 39 yeni bitki çeşidi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 11:10:03 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/yerli-tohumda-tarihi-adim-39-yeni-bitki-cesidi-141725-20260601.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/yerli-tohumda-tarihi-adim-39-yeni-bitki-cesidi-141725-20260601.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/yerli-tohumda-tarihi-adim-39-yeni-bitki-cesidi-141725-20260601.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TZOB Başkanı Bayraktar: Kuraklık tehdidi büyük ölçüde ortadan kalktı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tzob-baskani-bayraktar-kuraklik-tehdidi-buyuk-olcude-ortadan-kalkti-5767.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tzob-baskani-bayraktar-kuraklik-tehdidi-buyuk-olcude-ortadan-kalkti-5767.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye'de bu yıl etkili olan yağışlara ilişkin, "Yağışlar neticesinde yer altı sularımız beslendi. Bunun sonucunda Türkiye'de kuraklık tehdidi büyük ölçüde ortadan kalktı. Bu durum, başta hububat olmak üzere üretimi olumlu etkileyecek. Bu yıl buğday üretiminin 22-23 milyon tona çıkmasını bekliyoruz" dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Gaziantep'te iki hafta önce meydana gelen sağanak, dolu ve şiddetli rüzgarın aynı anda etkili olduğu "süper hücre" fırtınasının çiftçilere verdiği zararı yerinde incelemek üzere kente gelen Bayraktar, bölgedeki ziraat odası başkanları ve ilgililerle Çaybeyi Mahallesi'ndeki fıstık bahçelerinde incelemelerde bulundu.

Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Bayraktar, son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak tarım sektörünün birçok afeti aynı anda yaşamaya başladığını belirtti.

Olumsuz hava koşullarının tarımsal alanlara zarar verdiğini ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:

"Sadece Gaziantep'te değil, 65 ilimizde don etkili oldu. Bu durum tarımsal üretime büyük zarar verdi. Kuraklık afetiyle karşı karşıya kaldık ve birçok ilimizde üretim olumsuz etkilendi. Sel ve su baskınları sonucu birçok ürünümüz zarar gördü. Binlerce dekar arazi sular altında kaldı. Sadece sel değil, don felaketinden etkilenen illerimizi de gezdim. Son günlerde dolu afeti de üretime zarar vermeye başladı. Dolu dışında hortumla da karşı karşıya kaldık. Gaziantep'te hem dolu hem hortum yaşandı."

Gaziantep'in 9 ilçesinde yaklaşık 8 bin 310 çiftçinin yaşanan afetlerden etkilendiğini belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

"380 bin dekar alan zarar görmüş durumda. Hububat, baklagil, zeytin, üzüm ve Antep fıstığı gibi ürünlerimiz etkilendi. Kesin hasar tespit çalışmalarımız devam ediyor. Gaziantep'te tarım sigortası oranının düşük olduğunu görüyoruz, şu an yaklaşık yüzde 18 seviyesinde. Ürünlerin zarar görmesi nedeniyle önümüzdeki 2-3 yıl verim kaybı yaşanabilir. Bu kayıpların karşılanmasını talep ediyoruz. Üreticimize sahip çıkma ve sahada kalmasını sağlama zamanıdır."

"Bu sene buğdayda üretimin 22-23 milyon tona çıkmasını bekliyoruz"

Türkiye genelinde bu yıl etkili olan yağışların üreticiyi olumlu etkilediğini ifade eden Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu yağışların gelmesinden memnuniyet duyduk. Hem barajlarımız boştu, onlar doldu. Birçok bitkisel üretimde sulama imkanımız olacak o çok önemliydi. Yağışlar neticesinde yer altı sularımız beslendi. Bunun sonucunda Türkiye'de kuraklık tehdidi kalkmış durumda. Hububat başta olmak üzere olumlu etkileyecek. Bu sene buğdayda üretimin 22-23 milyon tona çıkmasını bekliyoruz."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TZOB Başkanı Bayraktar: Kuraklık tehdidi büyük ölçüde ortadan kalktı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 18 May 2026 06:51:41 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tzob-baskani-bayraktar-kuraklik-tehdidi-buyuk-olcude-ortadan-kalkti-100019-20260518.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tzob-baskani-bayraktar-kuraklik-tehdidi-buyuk-olcude-ortadan-kalkti-100019-20260518.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tzob-baskani-bayraktar-kuraklik-tehdidi-buyuk-olcude-ortadan-kalkti-100019-20260518.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel gıda fiyatları üçüncü ayında da yükseliş trendini korudu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gida-fiyatlari-ucuncu-ayinda-da-yukselis-trendini-korudu-5762.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gida-fiyatlari-ucuncu-ayinda-da-yukselis-trendini-korudu-5762.html</link>
                    <description><![CDATA[FAO Gıda Fiyat Endeksi, büyük ölçüde bitkisel yağ fiyatlarındaki artış nedeniyle üst üste üçüncü ayda da yükselişini sürdürdü. Böylece küresel gıda fiyatları Nisan'da üç yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesini gördü.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Küresel gıda fiyatları Hürmüz Boğazı krizinin de etkisiyle yükselişini Nisan ayında da sürdürdü.

FAO Gıda Fiyat Endeksi, Nisan'da aylık bazda yüzde 1,6 artarken, yıllık bazda yüzde 2,0 yükseldi.

Böylece küresel gıda fiyatları Nisan itibarıyla üç yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesini gördü.

Endeksteki yükselişi büyük ölçüde bitkisel yağ fiyatlarındaki sert artış yukarı taşırken, Hürmüz Boğazı kriziyle bağlantılı aksaklıklar nedeniyle tahıl ve pirinç fiyatlarındaki artış da endeksin yükselişinde etkili oldu. Şeker ve süt ürünlerindeki düşüşler söz konusu artışı kısmen frenledi.

FAO Tahıl Fiyat Endeksi,&nbsp;Nisan'da aylık yüzde 0,8 ve yıllık yüzde 0,4 arttı.&nbsp;Aylık artışta, sorgum ve arpa hariç başlıca tahıllardaki yukarı yönlü hareket etkili oldu.&nbsp;Dünya buğday fiyatları yüzde 0,8 arttı; bu artış, ABD'nin bazı bölgelerindeki kuraklık ve Avustralya'da ortalama yağış miktarının altında kalma olasılığının artmasından kaynaklanan yukarı yönlü baskıyı yansıtıyor. Fiyat artışı ayrıca, yüksek enerji maliyetleri ve Hürmüz Boğazı'nın fiili kapanmasıyla bağlantılı aksaklıklar nedeniyle yüksek gübre fiyatları karşısında çiftçilerin daha az gübre gerektiren ürünlere yönelmesi beklentisiyle 2026 yılında buğday ekiminin azalacağı beklentisiyle de desteklendi. Uluslararası mısır fiyatları yüzde 0,7 arttı; bu artış, Brezilya'daki mevsimsel olarak daha dar arz ve hava koşullarına bağlı endişelerin yanı sıra ABD'nin bazı bölgelerinde ekimi etkileyen kurak koşullar tarafından desteklendi. Ek destek, yüksek ham petrol fiyatları ve gübre alımına ilişkin devam eden endişeler nedeniyle güçlü etanol talebinden geldi.

FAO Tüm Pirinç Fiyat Endeksi, Nisan ayında yüzde 1,9 artış gösterdi. Bu artışın temel nedeni, ham petrol ve türevlerinin fiyatlarındaki yükselişin ardından çoğu pirinç ihracatçısı ülkede üretim ve pazarlama maliyetlerinin artmasıyla birlikte Indica ve kokulu pirinç fiyatlarındaki artış oldu. Buna karşılık, dünya sorgum fiyatları yüzde 4,0 oranında düştü. Bu düşüşün başlıca nedenleri arasında, özellikle Çin'den gelen ithalat talebindeki azalma ve önemli üretici ve ihracatçı ülkelerde arz beklentilerindeki iyileşme yer alıyor.

FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi,&nbsp;Nisan'da aylık yüzde 5,9 artarak Temmuz 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Sürekli artış, palm, soya, ayçiçek ve kolza yağı fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandı. Uluslararası palm yağı fiyatları Nisan ayında beşinci ay üst üste yükseldi; bu artış büyük ölçüde, çeşitli üretici ülkelerdeki politika teşvikleri ve yüksek ham petrol fiyatlarının desteklediği biyoyakıt sektöründen beklenen daha yüksek talepten kaynaklandı. Güneydoğu Asya'da önümüzdeki aylarda üretimin düşeceği endişesi de yukarı yönlü baskıyı artırdı. Benzer şekilde, soya ve kolza yağı için küresel fiyatlar da arttı; bu artış, sırasıyla ABD ve Avrupa Birliği'nde biyoyakıt üretimine yönelik güçlü talebi yansıttı. Ayçiçek yağı fiyatları, Karadeniz bölgesindeki sürekli arz sıkıntısından destek alırken, Arjantin'deki fiyatlar mevsimsel olarak artan işleme faaliyetinin ihraç edilebilir arzı artırmasıyla bir miktar yumuşadı.

FAO Et Fiyat Endeksi,&nbsp;Nisan'da aylık bazda yüzde 1,2 ve yıllıkta yüzde 6,4 artış göstererek yeni bir rekor seviyeye ulaştı. Artış, genel olarak istikrarlı kalan koyun eti fiyatları hariç, tüm et kategorilerindeki fiyat artışlarını yansıttı. Sığır eti fiyatları, Brezilya'da kesime hazır sığır arzının sınırlı olması ve sürü yeniden yapılanmasının devam etmesi nedeniyle ihracat fiyatlarının yükselmesiyle desteklenerek yeni bir zirveye ulaştı. Özellikle Çin'den gelen güçlü uluslararası talep de ek destek sağladı; burada yeni üç yıllık koruma çerçevesi kapsamında ithalat kotaları hızla dolduruluyor. Domuz eti fiyatları da, Avrupa Birliği'nde mevsimsel talebin artmasıyla birlikte daha yüksek fiyatlardan kaynaklandı, ancak Brezilya'da bol arz nedeniyle fiyatların düşmesiyle kısmen dengelendi. Brezilya'daki yüksek fiyatların desteğiyle kümes hayvanı eti fiyatları arttı; Afrika pazarlarından gelen güçlü alım ilgisi, lojistik ve ulaşım kısıtlamaları nedeniyle sevkiyatların Kızıldeniz üzerinden yeniden yönlendirilmesini gerektiren Yakın Doğu'ya yapılan satışlardaki düşüşü fazlasıyla telafi etti. Koyun eti fiyatları ise genel olarak değişmeden kaldı; Avustralya'daki yüksek fiyatlar (ihracat arzındaki daralmayı yansıtırken), ana ihracat destinasyonu olan Çin'den gelen talebin zayıflaması nedeniyle Yeni Zelanda'daki düşüşlerle dengelendi.

FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi,&nbsp;Nisan'da aylık bazda yüzde 1,1 düşüş gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,2 geriledi. Düşüşün temel nedeni, tereyağı ve peynir için uluslararası fiyat tekliflerindeki düşüş oldu; bu düşüş, yağsız süt tozu (SMP) fiyatlarındaki sürekli artışı fazlasıyla telafi ederken, tam yağlı süt tozu (WMP) fiyatları genel olarak istikrarlı kaldı. Tereyağı fiyatları, art arda iki aylık artışın ardından düşüş gösterirken, peynir fiyatları düşüş trendini sürdürdü; bu durum, Avrupa Birliği'nde mevsimsel üretimin zirve yaptığı dönemde bol süt arzı ve Okyanusya'da beklenenden daha güçlü geç sezon üretimiyle yansıtıldı. Bu koşullar krema arzını artırdı ve daha yüksek peynir üretimini destekledi. Uluslararası pazarlardaki sürekli rekabet baskısı da özellikle peynir fiyat tekliflerini etkiledi. Buna karşılık, SMP fiyatları yükseliş trendini sürdürerek, Kuzey Afrika, Yakın Doğu ve Güneydoğu Asya'dan gelen güçlü ithalat talebiyle desteklenerek Ekim 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu arada, Okyanusya'daki düşüşler (Güçlü ihracat imkanı ve Çin de dahil olmak üzere kilit pazarlardan gelen düşük talep ile bağlantılı olarak) Avrupa Birliği'ndeki daha güçlü fiyatlarla dengelendiği için, tam buğday unu fiyatları genel olarak değişmeden kaldı.

FAO Şeker Fiyat Endeksi&nbsp;ise Nisan'da aylık bazda yüzde 4,7 ve bir yıl öncesine göre yüzde 21,2 düştü.&nbsp;Nisan ayındaki düşüşün temel nedeni, başta Çin ve Tayland olmak üzere Asya'daki önemli üretici ülkelerdeki üretim beklentilerinin iyileşmesiyle desteklenen, mevcut sezonda küresel arzın bol olacağına dair beklentilerdi. Brezilya'nın güneydeki önemli üretim bölgelerinde yeni hasadın elverişli hava koşullarında başlaması da uluslararası şeker fiyatlarındaki genel düşüşe katkıda bulundu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Küresel gıda fiyatları üçüncü ayında da yükseliş trendini korudu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 11 May 2026 06:56:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlari-ucuncu-ayinda-da-yukselis-trendini-korudu-095810-20260511.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlari-ucuncu-ayinda-da-yukselis-trendini-korudu-095810-20260511.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlari-ucuncu-ayinda-da-yukselis-trendini-korudu-095810-20260511.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[FAO, buğday ve mısır üretiminde 2026 tahminini güncelledi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-fao-bugday-ve-misir-uretiminde-2026-tahminini-guncelledi-5761.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-fao-bugday-ve-misir-uretiminde-2026-tahminini-guncelledi-5761.html</link>
                    <description><![CDATA[FAO, 2026 yılında küresel buğday üretiminin yüzde 2 düşmesini, mısır üretiminin ise ortalamanın üzerine çıkmasını tahmin ediyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel buğday üretiminin 2026 yılında yaklaşık yüzde 2 düşerek 817 milyon ton seviyesine ineceğini tahmin ediyor.

Tahıl Arz ve Talep Özetini yayımlayan FAO’ya göre, üretimdeki düşüşte, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların enerji ve gübre maliyetlerini artırması etkili oluyor. Artan maliyet baskısı, çiftçilerin kâr marjlarını daraltırken üretim kararlarını da olumsuz etkiliyor.

Bununla birlikte FAO, beklenen üretim seviyesinin hâlâ son beş yıl ortalamasının üzerinde bulunduğuna da dikkat çekiyor. Bir başka deyişle, piyasada kısa vadede ciddi bir arz açığı öngörülmese de üretimde aşağı yönlü eğilim dikkat çekiyor.

Öte yandan FAO, 2025-2026 sezonuna ilişkin küresel tahıl üretim tahminini yüzde 0,6 gibi hafif yukarı yönlü revize etti. Buna göre dünya toplam tahıl üretiminin rekor seviyeye ulaşarak 3,04 milyar ton olması bekleniyor.

Küresel tahıl stoklarında da artış öngörülüyor. Sezon sonunda dünya tahıl stoklarının 954,6 milyon tona çıkacağı tahmin ediliyor. Bu rakam, nisan ayında yapılan tahmine göre 3,1 milyon ton daha yüksek seviyeye işaret ediyor.

Tahıl piyasalarında arz güvenliği açısından yakından takip edilen stok-kullanım oranının da yükselmesi bekleniyor. FAO, 2024/25 sezonunda yüzde 29,6 olan küresel stok-kullanım oranının 2025/2026 sezonunda yüzde 32,3 seviyesine çıkacağını öngörüyor.

Genel tabloda FAO verileri, küresel buğday üretiminde sınırlı bir gerilemeye rağmen tahıl piyasalarında kısa vadede güçlü stok desteğinin sürdüğünü gösteriyor. Ancak enerji, gübre ve lojistik maliyetlerindeki artışın devam etmesi halinde önümüzdeki dönemde üretim tarafındaki baskının daha belirgin hale gelebileceği uyarısı da dikkat çekiyor.

Mısır üretimi 2026'da ortalamanın üzerine çıkabilir

FAO, 2026 mısır hasadının güney yarımküre ülkelerinde başladığına dikkat çekerken, kuzey yarımküre ülkelerinde ise ekimlerin devam ettiği kaydedildi.

Brezilya'da elverişli hava koşulları ve güçlü ihracat talebinin teşvik ettiği ekim alanlarındaki hafif artış sayesinde, mısır üretiminin 2026'da ortalamanın üzerinde kalması bekleniyor.

Arjantin'de, beklenenden yüksek ekimler ve iyileşen yağış koşulları, ortalamanın üzerinde verim beklentilerini destekliyor ve mısır üretiminin 2026'da rekor seviyelere ulaşma olasılığını artırıyor.

Güney Afrika'da devam eden elverişli büyüme koşulları, ortalamanın üzerinde verim beklentilerini destekliyor; ekim alanındaki sınırlı bir artışla birlikte, toplam mısır üretimi, en son 2017'de gözlemlenen yaklaşık 17,5 milyon tonluk rekor seviyeye yaklaşabilir.

&nbsp;


&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[FAO, buğday ve mısır üretiminde 2026 tahminini güncelledi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 11 May 2026 06:49:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/fao-bugday-ve-misir-uretiminde-2026-tahminini-guncelledi-095402-20260511.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/fao-bugday-ve-misir-uretiminde-2026-tahminini-guncelledi-095402-20260511.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/fao-bugday-ve-misir-uretiminde-2026-tahminini-guncelledi-095402-20260511.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarım sezonunda yağışlar zirve yaptı: 38 yılın en yüksek seviyesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-sezonunda-yagislar-zirve-yapti-38-yilin-en-yuksek-seviyesi-5753.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-sezonunda-yagislar-zirve-yapti-38-yilin-en-yuksek-seviyesi-5753.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye’de 1 Ekim–31 Mart dönemini kapsayan tarım sezonunda yağışlar, uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 25, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 87 artarak 468,8 milimetreye ulaştı. Verilere göre, son 38 yılın en yüksek yağışı gerçekleşti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye’de su ve tarım yılı yağışları, her yıl 1 Ekim’de başlayıp bir sonraki yılın 30 Eylül’üne kadar olan süreçte Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından izlenip değerlendiriliyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgilere göre, 1991-2020 dönemini kapsayan uzun yıllar ortalamasında ekim-mart yağış miktarı 374,3 milimetre olarak hesaplandı. Geçen yıl aynı dönemde 250,2 milimetre ölçülen yağışlar, bu yıl 468,8 milimetreye yükseldi.

Bu artış, uzun yıllar ortalamasına kıyasla yüzde 25, geçen yıla göre ise yüzde 87’lik yükselişe işaret etti.

Bölgelere göre farklılıklar dikkat çekti

Yağışlar ülke genelinde artış gösterse de bazı bölgelerde düşüş kaydedildi. Kastamonu, Gümüşhane, Bayburt ve Artvin çevrelerinde yağışlar yer yer normalin yüzde 20’den fazla altında kaldı. Buna karşılık İzmir, Balıkesir, Antalya, Mersin, Adana, Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Van ve Hakkari’de yağış miktarı yüzde 60’ın üzerinde artış gösterdi.

Tüm bölgelerde yağışların hem mevsim normallerinin hem de geçen yılın üzerinde gerçekleştiği görülürken, en dikkat çekici yükseliş yüzde 39 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşandı. Ege ve İç Anadolu bölgelerinde ise yağışlar son 11 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

İl bazında öne çıkan veriler

Sezon boyunca en fazla yağış 904,5 milimetre ile Antalya’da ölçüldü. Normaline göre en güçlü artış ise yüzde 74 ile Şırnak’ta kaydedildi. En az yağış alan il 199,5 milimetre ile Iğdır olurken, normaline göre en belirgin düşüş yüzde 17 ile Rize’de görüldü.

Uzun yılların rekorları kırıldı

2026 su/tarım yılı verilerine göre bazı illerde uzun yılların en yüksek seviyeleri kaydedildi. Ordu’da son 58 yılın, Ağrı’da son 38 yılın, Düzce ve Zonguldak’ta son 31 yılın, İzmir ve Manisa’da ise son 27 yılın en yüksek yağış miktarına ulaşıldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarım sezonunda yağışlar zirve yaptı: 38 yılın en yüksek seviyesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 04 May 2026 07:11:54 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-sezonunda-yagislar-zirve-yapti-38-yilin-en-yuksek-seviyesi-101632-20260504.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-sezonunda-yagislar-zirve-yapti-38-yilin-en-yuksek-seviyesi-101632-20260504.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-sezonunda-yagislar-zirve-yapti-38-yilin-en-yuksek-seviyesi-101632-20260504.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarım Kredi'den 2025 yılında tarihi rekor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-krediden-2025-yilinda-tarihi-rekor-5747.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-krediden-2025-yilinda-tarihi-rekor-5747.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye’nin en büyük çiftçi kuruluşu olan tarımsal sanayinin lider ismi Tarım Kredi Grubu 2025 yılını tarihi bir başarı ile tamamladı. Aktif büyüklüğünü %50, özkaynak büyüklüğünü yüzde 45 büyüten Tarım Kredi, konsolide net kârını ise 5 milyar TL’den 18 milyar TL’ye yükseltti. 2025 rakamlarını değerlendiren Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü ve Tarım Kredi Holding Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, “Çiftçimiz ile omuz omuza bir başarı hikayesi yazdık, yazmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin tarımsal sanayi lideri haline geldik. Bu kârı, bu rakamları tarımsal üretimin her alanında çiftçimizi destekleyerek, aracılardan, fırsatçılardan ve piyasadaki dalgalanmalardan koruyarak gerçekleştirdik” diye konuştu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım Kredi’nin kasıtlı olarak siyasi tartışmaların merkezine çekilmeye çalışıldığına vurgu yapan Aydın, “Biz bir kamu kurumu değil, çiftçi kuruluşuyuz. Bizi ortaklarımız olan çiftçilerimize sorun. 365 gün çiftçimizin derdi ile dertlenen, kampanyalarla, projelerle, yatırımlarla Türk Tarımını daha ileri taşımaya çalışan çalışma arkadaşlarımıza sorun. Kim üretmek için, gübreden ilaca hangi tarımsal girdiye ihtiyaç duyduysa en iyi koşullarda sunduk. Kim ürettikten sonra satmak için arayışa girdiyse en iyi şartlarda aldık. Tarlasında ürünü kalan kim varsa onu kaderiyle baş başa bırakmadık.

Yeni yatırımlarla, yeni kampanya ve projelerle bu kârı çiftçimize, üreticimize geri döndüreceğiz. Biz hep üreticimizin yanında olduk, bundan sonra da daha güçlü bir şekilde olmaya devam edeceğiz. Bize emanet edilen bu dev organizasyonu başarıdan başarıya taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı.

Aydın şu değerlendirmelerde bulundu:

DOĞRU STRATEJİLER REKOR RAKAMLARI GETİRDİ

Tarım Kredi Grubu’nun yıl sonunda bir önceki yıl sonuna göre aktif büyüklüğünü 219 milyar TL’ye taşıyarak yüzde 50 oranında rekor büyüme kaydetti. Özkaynaklarımızı da 65 milyar TL’den yüzde 45 artışla 94 milyar TL’ye yükselttik. Grubumuz aynı dönemde faaliyet kârlılığını yüzde 3’ten yüzde 7’ye, vergi öncesi kârlılığını yüzde 3’ten yüzde 10’a, net kârlılığını ise yüzde 3’ten yüzde 8’e çıkardık. Bir önceki yıl 5 milyar TL olan konsolide net kârımız 2025 yıl sonu itibarıyla 18 milyar TL’ye ulaştı. Bu güçlü sonucun arkasında etkin maliyet yönetimi, sıkı mali disiplin, doğru finansman ve yatırım stratejimiz yatıyor. Elde ettiğimiz bu güçlü sonuç tesadüfi değildir. Bu başarı; kaynakların dikkatli yönetilmesi, nakdin doğru zamanda doğru alana yönlendirilmesi, maliyetlerin sıkı biçimde kontrol edilmesi ve grubun tüm imkânlarının ortak hedefler doğrultusunda sevk edilmesiyle sağlanmıştır. Kredi maliyetlerinin yüksek seyrettiği zorlu makroekonomik koşullara rağmen, etkin finansman yönetimi sayesinde kârlılık artışını sürdürülebilir biçimde destekledik. Genel Müdürlük ve yönetim ekibimizin finans kökeninden gelen disiplinli yaklaşımı, bu sonucun ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştırTÜM ZORLUKLARDA ÜRETİCİMİZİN YANINDA OLDUK, BEREKETİNİ GÖRDÜK

2025 yılında üreticimiz zorlu ekonomik ve iklimsel koşullarla karşı karşıya geldi. Yıl boyunca zirai don, su sıkıntısı gibi ülke sathında çiftçilerimizin etkilendiği koşullar oldu. Biz tüm süreçlerde gerek uygun maliyetle girdi temininde gerekse ürünlerin piyasa değerinden daha iyi koşullarda alımıyla üreticilerimizi destekledik. Grubumuzun bilançosundaki bu iyileşme, çiftçimizi mutlu etmemizin ve üreticimizden aldığımız duanın bereketidir.

BİZ BİR TAKIMIZ, TEK TEK ŞİRKETLERLE DEĞİL, KONSOLİDE DEĞERLENDİRMEK GEREKİR

Tarım Kredi Grubu sıradan bir şirketler topluluğu değildir. Üreticiden tüketiciye kadar uzanan çok katmanlı ve birbirini tamamlayan bir yapıya sahibiz. Biz bir takımız, bu takımın güçlü olduğu alanlar olduğu gibi güçlenmeye çalıştığı alanlar, şirketler de var. Burası toprağa yani çiftçiye, fabrikaya yani üretime, depoya yani arz güvenliğine ve rafa yani tüketiciye aynı anda dokunan entegre bir tarım ekosistemidir. Bu nedenle grubumuzu tek tek şirketlerin dönemsel performansları üzerinden değerlendirmek eksik olduğu kadar yanıltıcıdır. Bizim yapımızda her şirket, üreticinin veya tüketicinin farklı bir ihtiyacına çözüm üretir; dönem dönem bir şirket daha fazla sorumluluk üstlenirken diğer şirketler onu destekler, güçlendirir ve dengeler. Bu yapı içinde nakit de durağan bir bilanço kalemi değil, ihtiyaca göre yön değiştiren canlı ve stratejik bir unsurdur. Dolayısıyla Tarım Kredi’ye bakarken alt toplamlara değil, konsolide yapıya ve bütünün ülkeye sağladığı faydaya odaklanmak gerekir.

KOOPERATİF GÜCÜNDEN SANAYİ LİDERLİĞİNE

Tarım Kredi, kamuoyunun hafızasında ülkemizin en büyük çiftçi ailesi ve köklü bir kooperatif yapısı olarak yer almakla birlikte, son yıllarda hayata geçirdiği yatırım ve büyüme hamleleriyle çok daha geniş bir üretim ve sanayi gücüne ulaşmıştır. Bugün Tarım Kredi; yalnızca üreticiyi tarlada destekleyen bir yapı olmanın ötesine geçerek, sanayide, tarımsal sanayide, lojistikte ve perakendede de etkin bir konuma yükselmiştir. 18 şirketi, 2 limanı, 53 fabrikası ile üreticinin emeğini işleyen, katma değere dönüştüren ve tüketiciye ulaştıran entegre bir ekosistem haline gelen Grup, ISO 500 listesinde yer alan 6 şirketiyle de bu gücünü somut biçimde ortaya koymaktadır. Özellikle son dört yılda yapılan yatırımlar ve tesis alımlarıyla gübre ve yem sektörlerinde liderliğini güçlendiren Tarım Kredi, süt ve süt ürünleri ile yağ sanayinde de liderlik yolunda önemli adımlar atarak sektörün belirleyici aktörlerinden biri haline gelmiştir.

2025’TE TÜM ŞİRKETLERİMİZ FAALİYET KÂRI ÜRETTİ

2025 yılı itibarıyla Grup bünyesindeki tüm şirketlerimiz faaliyet kârı elde etti. Bu operasyonel verimliliğin ve mali disiplinin en somut göstergelerinden biridir. Doğru yolda olduğumuzun, tüm yapıyı doğru yönettiğimizin ispatıdır. Bu faaliyet kârını üretirken, çiftçimizi üreticimizi mutlu ederek ürettik. Örneğin, süt ve süt ürünlerinde çok yeni bir şirketimiz olan Tarım Kredi Süt ile faaliyet kârı üretirken, üreticiden sütü en iyi koşullarda alarak yaptık. Gübretaş’ta faaliyet kârını, üreticimize en uygun koşullarda gübre girdisi sunarak elde ettik. Yağ’da çok önemli yatırımlar yaptık, faaliyette başarı elde ettik ama ürün aldığımız tüm üreticilerimizi de mutlu ettik.

BİZİ ÜRETİCİLERE, ÇİFTÇİLERE SORUN

2025 yılında birçok tarımsal üründe önceki yıllara kıyasla ciddi verim kayıpları yaşadı. Bu olumsuzluklara rağmen üretici yine yanında bizi buldu. Bu kârı elde ederken üreticilere yaptığımız kampanyaları azaltmadık. Bir taraftan üreticilerimize finansman kolaylığı sağlayacak projeler geliştirdik. Diğer taraftan girdilerini en rahat koşullarda almalarını sağladık. En sonunda da ürettikleri ürünleri piyasa koşullarına ezdirmeden onlardan aldık.

TARLADA KİMİN ÜRÜNÜ KALSA ALDIK

40 farklı çeşitte toplam 1 milyon ton ürün alımı yaptık. Çiftçimize yaklaşık 20 milyar TL ürün ödemesi yaptık. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, tarlasında kimin ürünü kalsa, gittik aldık. Tarım Kredi olarak yalnızca ticari bir refleksle değil, üretimin devamlılığını ve üreticinin korunmasını esas alan bir sorumluluk anlayışıyla hareket ediyoruz.

TARIMSAL SANAYİNİN LOKOMOTİFİYİZ

Tarım Kredi Grubu; ülkemizin tüm coğrafi bölgelerinde faaliyet gösteren 1.598 adet kooperatifi, 6’sı Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde yer alan toplam 18 şirketi, 53 fabrikası, binlerce deposu ve 10 milyon metrekare büyüklüğündeki faaliyet alanıyla Türkiye’nin en yaygın ve en güçlü tarımsal yapılarından biri olmayı sürdürdü. Son yıllarda perakende sektöründe de olağanüstü bir büyüme ivmesi yakalayan Grup, marketçilik faaliyetleri kapsamında yaklaşık 5.000 satış noktasıyla nihai tüketiciye ulaşarak hem üretici hem de tüketici açısından stratejik bir köprü işlevi görmeye devam etti.

ELDE EDİLEN KÂR YENİDEN YATIRIMA DÖNÜŞTÜRÜLECEK

Bizim anlayışımızda kâr, kasada bekletilecek pasif bir büyüklük değil; yeniden üretime, sanayiye, modernizasyona ve çiftçimizi güçlendirecek alanlara yönlendirilecek ülke geleceği için stratejik bir imkândır. 2025 yılında elde edilen bu büyük kâr da yine aynı anlayışla değerlendirilecek, grubumuzun büyümesini, üreticimizin desteklenmesini ve tüketicimizin korunmasını sağlayacak yeni yatırımlara dönüştürülecektir.

YAPIMIZI İSTEYENE ANLATIRIZ, SİYASİ MALZEME YAPILMAK HOŞ DEĞİL

Tarım Kredi büyüyor. Tarım Kredi çiftçisi ile ortakları ile büyüyor. Yaklaşık 1 milyon çiftçimizin hakkını gözetiyoruz, derdi ile dertleniyoruz. Ancak kasıtlı olarak sürekli siyasetin sahasına çekilmeye çalışılıyoruz. Biz yapımızı samimi olarak öğrenmek isteyen herkese anlatırız. Ancak bazı çevrelerin değerlendirmelerine baktığınızda, ortada çoğu zaman belge değil dedikodu, veri değil çarpıtma, gerçek değil algı oyunu görüyorsunuz. Oysa bizim cevabımız nettir: Tarım Kredi’nin başarısı yorumlarla değil, sonuçlarla ölçülür. Tarlada, fabrikada, depoda, mağazada ve konsolide mali tablolarımızda ortaya koyduğumuz tablo ortadadır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarım Kredi'den 2025 yılında tarihi rekor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 07:01:34 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-krediden-2025-yilinda-tarihi-rekor-100818-20260429.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-krediden-2025-yilinda-tarihi-rekor-100818-20260429.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-krediden-2025-yilinda-tarihi-rekor-100818-20260429.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yeşilhat Akademi Buluşmaları'nda iklim krizi ve tarım masaya yatırıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-krizi-ve-tarim-masaya-yatirildi-5746.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-krizi-ve-tarim-masaya-yatirildi-5746.html</link>
                    <description><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi'ndeki panelde Prof. Dr. Levent Kurnaz, iklim değişikliğinin Türkiye için büyük bir göç dalgası ve gıda kıtlığı riski taşıdığını vurguladı. Uzmanlar, artan su stresinin toplumu fakirleştireceği uyarısında bulunarak önlem çağrısı yaptı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Anadolu Ajansı (AA) Çevre ve Tarım Haberleri Müdürlüğü Yeşilhat ve Boğaziçi Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen "Yeşilhat Akademi Buluşmaları"nda uzmanlar, iklim krizinde geri dönüşü olmayan eşiklere ulaşılıp ulaşılmadığını iklim sistemi, tarım, su ve enerji boyutlarıyla ele aldı.

Boğaziçi Üniversitesi Demir Demirgil Salonu'nda gerçekleşen, AA Yeşilhat muhabiri Biriz Özbakır'ın moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte akademisyenler ve öğrenciler, iklim değişikliğinin tarım, su ve enerji sistemleri üzerindeki etkilerini ve artan risklere karşı alınması gereken önlemleri değerlendirdi.

Etkinliğe Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz ve Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Murat Türkeş ve Prof. Dr. Cem Avcı konuşmacı olarak katıldı.

"İklim krizi karşısında tarım: riskler, uyum ve çözümler" temasıyla düzenlenen programın açılışında, Türkiye'nin ilk çevre haberleri müdürlüğü Yeşilhat'ın tanıtım videosu izlendi.

Kurnaz, konuşmasında, tarihsel olarak 180-200 ppm (milyonda bir parçacık) aralığında seyreden atmosferdeki karbondioksit oranının bugün 430 ppm'ye çıktığını, 350 ppm eşiğinin aşıldığını söyledi.

Bu seviyenin geri dönüşü zor süreçleri başlattığına dikkati çeken Kurnaz, artışın 560 ppm'ye ulaşması halinde küresel sıcaklıkların 5-6 derece yükselebileceğini ve her artışın iklim sisteminin eski dengesine dönmesini çok daha uzun süreli hale getirdiğini kaydetti.

Kurnaz, iklim değişikliği nedeniyle kuraklığın daha şiddetli ve uzun sürdüğünü, aynı zamanda daha önce görülmeyen alanlara yayıldığını belirterek, "Tarımsal üretim açısından kuraklığın, donun öngörülememesi büyük bir tehlike. Aynı zamanda aşırı yağışların öngörülemiyor olması çok büyük bir tehlike Türkiye açısından ve bu üçü de artmaya başladı son zamanlarda. Hem görünürlükleri arttı hem şiddetleri hem sıklıkları hem de ne kadar kuvvetli oldukları." dedi.

- Sıcak hava dalgalarının olumsuz etkisi olabilir

Sıcak hava dalgalarının etkilerinin hafife alındığına işaret eden Kurnaz, 2003’te Fransa’nın Paris kentinde yalnızca iki haftada 17 bin kişinin sıcaklık nedeniyle hayatını kaybettiğini anımsattı. Kurnaz, Türkiye dahil birçok ülkenin aşırı sıcaklara karşı yeterli hazırlığı olmadığını ve gelecek 20-30 yıl içinde benzer olayların daha sık yaşanabileceği öngörüsünde bulundu.

Kurnaz, iklim değişikliğinin etkisinin sadece sıcaklık artışı olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin bunlar dışında en büyük problemi, önümüzdeki 20 küsur sene içerisinde çok ciddi bir göç dalgasıyla karşılaşacaksınız ve o göç dalgası da 2 milyon, 3 milyon, 5 milyon değil. Bir sabah kalkacağız, sınırımızda 20-30 milyon kişi göreceğiz. Bütün güney ve doğu sınırımızda. Bunlar korkunç olaylar. Olması ihtimali de yüzde 50'nin üzerinde önümüzdeki 30 sene içerisinde. Çünkü bizim doğumuzda bir Pakistan var, bir Hindistan var, bir Bangladeş var. Bunlar da dünyanın en kalabalık ülkesi, en kalabalık beşinci ülkesi, en kalabalık yedinci ülkesi. Oralarda olacak bir iklim felaketi öyle 3-5 kişinin değil, 100 milyon kişinin bir anda göç etmesine neden olacak ve nereye göçecekler bir düşünün."

İklim değişikliği nedeniyle yakın gelecekte gıdaya erişimin zorlaşacağını ve özellikle kuraklık ile aşırı sıcaklıkların Türkiye’de üretilen buğdayın dahi yetersiz kalmasına yol açabileceğinin altını çizen Kurnaz, Rusya gibi büyük üretici ülkelerde de benzer krizlerin yaşanma ihtimalinin yüzde 20-30 seviyelerinde olduğunu aktardı. Kurnaz, bu risklere karşı henüz yeterli hazırlık yapılmadığını ve tarımsal üretimde acil önlem alınması gerektiğini bildirdi.

- Sıcaklık rekorları yağış rejimlerinin de değişmesine neden oluyor

Türkeş de Türkiye'nin yarı kurak, subtropikal Akdeniz iklim bölgesinin içerisinde yer aldığını söyledi.

Alçak enlem ülkelerinde özellikle buğday, mısır ve çeltik olmak üzere düşüş beklendiğine işaret eden Türkeş, "Bugünün soğuk iklim bölgelerinde bazı ürünlerde özellikle tahıllarda başlangıçta bir artış öngörülüyor. Ancak dünyanın zamanla daha da ısınması, kuraklaşması, hastalık ve zararlıların öngörülmediği şekilde o bölgelere taşınması nedeniyle karbondioksit gübrelemesine rağmen zaman içinde bir düşüş bekleniyor. Türkiye'de bu anlamda baktığımızda yüksek dağlık alanlar, platolar, coğrafyalar çok zengin. Bu bizim avantajımız." değerlendirmesinde bulundu.

Türkeş, ülkede uzun süreli kuraklıklar, sıcak hava dalgaları, ani ve şiddetli yağışlar ile fırtına ve dolu gibi aşırı hava olaylarının sıklık, süre ve şiddet açısından arttığını hatırlatarak, bu süreçte kuraklığın meteorolojik boyuttan tarımsal ve hidrolojik kuraklığa hızla dönüştüğünü ifade etti.

Sıcaklık değişiminin iklim dengelerini de bozduğuna işaret eden Türkeş, "Sıcak hava dalgalarının sıklığı, süresi ve ortalama sıcaklık arttığında, üst üste küresel sıcaklık rekorları kırıldığında aynı zamanda iklimin dengesini sağlayan geniş ölçekli basınç ve rüzgar sistemlerini, yağış rejimlerini de değiştiriyoruz. Bunun da su kaynakları, tarım üzerinde çok ciddi etkisi var." dedi.

Türkeş, kurak iklim alanlarının genişlemesiyle ülkede bazı bölgelerde çölleşme eğilimlerinin güçleneceğinin altını çizerek, iklim değişikliğinin su kaynakları, orman yangınları, biyoçeşitlilik ve gıda güvenliği dahil pek çok alanda temel sorun haline geleceğini dile getirdi.

Türkiye’de yağış ve kuraklık koşullarının genel atmosfer dolaşımı ve bölgesel hava sistemlerinin etkisiyle şekillendiğine işaret eden Türkeş, bu yıl ise Akdeniz ve Güney Avrupa üzerinden gelen cephesel alçak basınç sistemlerinin etkisiyle yağışlı koşulların güçlendiğini anlattı. Türkeş, bu durumun tarımsal üretimi olumlu etkileyebileceğini aktardı.

- "İklim değişikliği hepimizi daha fakirleştirecek"

Avcı da iklim değişikliğinin tarımda olduğu kadar su ve enerji sistemleri üzerinde ciddi baskı yarattığını belirterek, ülkenin su stresinden su kıtlığı sınırına doğru ilerlediğini, hatta bazı bölgelerde bu eşiğin aşıldığını vurguladı.

Geçmişte altyapı ve baraj projelerinin 40 yıllık yağış ve akım verilerine göre planlandığını anımsatan Avcı, iklim değişikliği nedeniyle artık bu yaklaşımın yerini son 5-10 yıllık değişken ve düzensiz yağış rejimlerinin aldığını dile getirdi. Avcı, bu değişimin yağışların azalması, kısa süreli şiddetli yağışlara dönüşmesi ve uzun kurak dönemlerin artmasıyla hidroelektrik üretimini olumsuz etkilediğini ve enerji üretim kapasitesini düşürdüğünü kaydetti.

Avcı, iklim değişikliğinin sosyolojik etkilerine de değinerek, "Siz bir kaynağa erişmek için suya erişmek için kazancınızdan daha çok miktar ödemek zorundasınız. Gıdanıza daha çok para ödemek zorundasınız. Yani burada sizin hem yaşam kalitenizin, gelir düzeyinizin azalma ihtimali var, bir de yaşam olarak daha kısa süre yaşama ihtimaliniz var. Yani esasında iklim değişikliği hepimizi daha fakirleştirecek." ifadelerini kullandı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Yeşilhat Akademi Buluşmaları'nda iklim krizi ve tarım masaya yatırıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:23:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-krizi-ve-tarim-masaya-yatirildi-132959-20260428.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-krizi-ve-tarim-masaya-yatirildi-132959-20260428.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/yesilhat-akademi-bulusmalarinda-iklim-krizi-ve-tarim-masaya-yatirildi-132959-20260428.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarım sezonunun ilk yarısında yağışlar rekor seviyeye ulaştı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-sezonunun-ilk-yarisinda-yagislar-rekor-seviyeye-ulasti-5744.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-sezonunun-ilk-yarisinda-yagislar-rekor-seviyeye-ulasti-5744.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye'de tarım sezonunun ilk yarısını kapsayan 2026 su yılı yağışları, normale göre yüzde 25, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 87 artarak son 38 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Su yılı yağışları tüm bölgelerde normalin üzerinde gerçekleşirken en dikkat çekici yükseliş yüzde 39 ile Güneydoğu Anadolu'da kaydedildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Çevre, Şehircilik ve&nbsp;İklim Değişikliği&nbsp;Bakanlığı&nbsp;Meteoroloji&nbsp;Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, her sene çiftçilerin sulama dönemine denk gelen 1 Ekim-30 Eylül aralığında ülkeye düşen ortalama&nbsp;yağış&nbsp;miktarına "su yılı yağışları" deniyor.

Bu yağışlar, meteorolojik&nbsp;kuraklık&nbsp;durumunu ortaya koyuyor.

Bu kapsamda yılın ilk yarısına denk gelen 1 Ekim 2025-31 Mart 2026 döneminde ülke genelinde metrekareye ortalama 468,8 kilogram yağış kaydedildi.

Bu miktar,&nbsp;su&nbsp;yılı normali olan metrekareye 374,3 kilogram yağışın yüzde 25, geçen yıl aynı dönemdeki metrekareye 250,2 kilogram yağışın ise yüzde 87 üzerinde gerçekleşti.

Su yılının ilk 6 aylık döneminde yağışlar, normalin ve geçen yılın aynı döneminin üzerine çıkarak Türkiye genelinde son 38 senenin en yüksek seviyesine ulaştı.

Antalya, en fazla yağış alan il oldu

Yağışlar, Kastamonu, Gümüşhane,&nbsp;Bayburt&nbsp;ve&nbsp;Artvin&nbsp;çevrelerinde yer yer normaline göre yüzde 20'nin üzerinde azaldı; İzmir, Balıkesir, Antalya, Mersin, Adana, Diyarbakır, Siirt, Şırnak,&nbsp;Van&nbsp;ve&nbsp;Hakkari&nbsp;çevrelerinde ise yüzde 60'ın üzerinde arttı.

Bölge genelinde su yılı yağışları, tüm bölgelerde normalin ve geçen yılın üzerinde gerçekleşirken en fazla artış, yüzde 39 ile Güneydoğu Anadolu'da kaydedildi. Su yılı 6 aylık yağışlarda Ege ve İç&nbsp;Anadolu&nbsp;bölgelerinde son 11 yılın en yüksek seviyesi görüldü.

İl geneli yağışlarda en fazla yağış metrekareye 904,5 kilogramla Antalya'da, normaline göre en fazla artış yüzde 74 ile Şırnak'ta kaydedildi. En az yağış alan il, metrekareye 199,5 kilogramla Iğdır, normaline göre en fazla azalma gösteren il ise yüzde 17 azalışla&nbsp;Rize&nbsp;oldu.

2026 su yılı yağışlarında Ordu'da son 58, Ağrı'da son 38,&nbsp;Düzce&nbsp;ve Zonguldak'ta son 31,&nbsp;İzmir&nbsp;ve Manisa'da son 27 senenin en yüksek seviyesi kaydedildi.

Yağışlar, tüm bölgelerde arttı

Marmara Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 514,5 kilogram oldu. Yağışlar, normaline göre yüzde 15, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 57 arttı.

Ege Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 566,3 kilogram seviyesinde gerçekleşti. Yağışlar, normaline kıyasla yüzde 29, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 100 yükseldi.

Akdeniz Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 691,3 kilogram olarak kayıtlara geçti. Yağışlar, normaline göre yüzde 35, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 100'den fazla artış gösterdi.

İç Anadolu Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 275,1 kilogram olarak belirlendi. Yağışlar, normaline göre yüzde 18, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 100'den fazla arttı.

Karadeniz Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 417,6 kilogram düzeyinde ölçüldü. Yağışlar, normaline kıyasla yüzde 7, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artış kaydetti.

Doğu Anadolu Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 435,4 kilogram olarak hesaplandı. Yağışlar, normaline oranla yüzde 34, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 100'den fazla yükseldi.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde su yılı yağışları, metrekareye 573,4 kilogram seviyesine çıktı. Yağışlar, normaline göre yüzde 39, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 100'den fazla artış gösterdi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarım sezonunun ilk yarısında yağışlar rekor seviyeye ulaştı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 07:47:58 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-sezonunun-ilk-yarisinda-yagislar-rekor-seviyeye-ulasti-105246-20260428.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-sezonunun-ilk-yarisinda-yagislar-rekor-seviyeye-ulasti-105246-20260428.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-sezonunun-ilk-yarisinda-yagislar-rekor-seviyeye-ulasti-105246-20260428.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katediyoruz. ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-pestisiti-en-aza-indirmek-adina-biyolojik-mucadele-basliginda-cok-ciddi-mesafeler-katediyoruz-5742.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-pestisiti-en-aza-indirmek-adina-biyolojik-mucadele-basliginda-cok-ciddi-mesafeler-katediyoruz-5742.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katettiklerini belirterek, "15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor." dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünü (BATEM) ziyaret eden Yumaklı, BATEM'deki biyolojik mücadelede faydalı böcek üretim tesisi ve laboratuvarlarını gezerek, çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı.

Yumaklı, merkez bahçesinde turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımı gerçekleştirdikten sonra açıklama yaptı.

Gıda arz güvenliğinin en önemli başlıklarından birinin bitkisel üretim olduğunu belirten Yumaklı, Türkiye'de 206 çeşit bitkisel üretim yapıldığını dile getirdi. Yumaklı, hem ülkenin gıda ihtiyacını karşılamak hem de ülke ekonomisine katkısını sağlamak amacıyla yoğun şekilde ihraç edilen Türkiye'ye has ürünlerin sağlıklı şekilde üretimi ile verimli ve kaliteli olmasının farklı bir mücadeleyi getirdiğini söyledi.

Üretimi etkileyen en önemli hususlardan zararlıların özellikle iklim değişikliğinin getirdiği çok önemli etkilerden biri olduğunu ifade eden Yumaklı, "Daha önce ülkemizde görünmeyen zararlıların son dönemde çok yoğun şekilde bitkisel üretimimize etki ettiğini görüyoruz. Buna ilişkin Bakanlığımız Tarımsal Araştırma Geliştirme Genel Müdürlüğünün enstitülerinde ülkemizin farklı yerinde 40'ın üzerinde enstitüyle bu mücadeleyi gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.

Yumaklı, zararlılarla mücadele konusunda Ar-Ge çalışmaları yaparken bazı araştırma enstitülerinin de bunun ötesine geçerek bu zararlıların karşıtlarını yani faydalı böcekleri üretme adına faaliyetler icra ettiğini vurguladı.

Son dönemde bununla ilgili özellikle biyolojik mücadele kapsamında önemli gelişmeler sağlandığını aktaran Yumaklı, şöyle konuştu:

"Bu konuda gerçekten dünyada ilk 5 içerisine girdiğimiz birçok konu oldu. Özellikle Karadeniz Bölgesi'ndeki kahverengi kokarca, Akdeniz Bölgesi'ndeki çok farklı zararlılar bu anlamda bizim bu mücadelemizin ülke ekonomimiz, bitkisel üretim, gıda arz güvenliği açısından önemli bir noktasını oluşturuyor. Tabii bitkisel üretimi yaparken bu zararlılardan kaçınmak adına kimyasal ilaçlar yani pestisitler kullanılıyor. Bunların dozajında kullanılmaması ya da gerektiği zaman kullanılmaması sadece üretilen ürünler için değil kalıntı oluşması hasebiyle de insan sağlığı açısından risk teşkil etme potansiyeline sahip büyük oranda. Bizler de bu pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katediyoruz. 15 ilde kalıntı eylem planları uyguluyoruz. Ne demek bu? Hangi ürüne, ne kadar ilaç kullanılacak, hangi alanda kullanılacak? Bunları belirleyen B-Reçete ki temmuz ayından itibaren bütün Türkiye'de uygulanacak. Şu anda 4 ilimizde uygulanıyor. Bununla da bu mücadeleye pestisit azaltma başlığında devam ediyoruz."

"O küçücük, bizler için savaşan canlılar, o zararlı böceklerin üretime olan etkisini en aza indiriyor"

Bakan Yumaklı, Türkiye'den Avrupa Birliği başta olmak üzere dünyanın çok farklı ülkesine ihraç edilen ürünlerle alakalı birtakım tezviratlar yapıldığını belirterek, "Büyük çoğunluğu da "RASFF bildirimi" dediğimiz AB'nin kendilerine Türkiye'den ihraç ettiğimiz ürünlerin geri dönüşüne ilişkin yapmış olduğu bildirimler. Bunlar, açık ve şeffaf yapılan bildirimler. Bizler de aynı şekilde sadece bu bildirimleri değil ülke içerisinde yaptığımız takipleri de zaman zaman sonuçları itibarıyla yayınlıyoruz. Bu sistemde son 5 yıldaki uygunsuzluk oranımız yüzde 74 oranında azalmış durumda. Bu çok önemli bir başarı. Yani komple bir mücadele yürütüldüğünü, doğayla bu manada savaşmak değil dezavantajları avantaja çevirmek adına çalışmalar yürüttüğümüzü özellikle ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı.

Biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi tercih eden üreticilere bu zamana kadar 2 milyar liralık destekte bulunduklarını anlatan Yumaklı, "Bugün biyolojik mücadelenin en güzel örneklerinden biri olan turunçgil zararlılarına karşı sembolik faydalı böcek salınımını yaptık. O küçücük, bizler için savaşan canlılar, o zararlı böceklerin üretime olan etkisini en aza indiriyor." şeklinde konuştu.

BATEM'de özellikle bölgenin ürünlerine ilişkin her türlü araştırma ve geliştirmenin yapıldığını aktaran Yumaklı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (TAGEM) 10 enstitüsünde kahverengi kokarca başta olmak üzere turunçgil zararlıları ve Akdeniz meyve sineği için çalışmaya devam edildiğini söyledi.

BATEM'de turunçgil zararlısına karşı faydalı böcek üretildiğini anlatan Yumaklı, "turunçgil unlu biti" diye bilinen zararlıya karşı da yine burada faydalı böcek üretimi yapıldığını dile getirdi.

Yumaklı, 4,5 milyon avcı böceğinin de üretilip doğaya salındığını belirtti. TAGEM'in bakanlığın en önemli Ar-Ge birimlerinin içerisinde toplandığı genel müdürlük olduğunu anlatan Yumaklı, bu mücadeleyi hem Türkiye'de hem de ülke dışında yaygınlaştırmaya gayret ettiklerini kaydetti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Pestisiti en aza indirmek adına biyolojik mücadele başlığında çok ciddi mesafeler katediyoruz.  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:35:25 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/pestisiti-en-aza-indirmek-adina-biyolojik-mucadele-basliginda-cok-ciddi-mesafeler-katediyoruz-163921-20260424.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/pestisiti-en-aza-indirmek-adina-biyolojik-mucadele-basliginda-cok-ciddi-mesafeler-katediyoruz-163921-20260424.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/pestisiti-en-aza-indirmek-adina-biyolojik-mucadele-basliginda-cok-ciddi-mesafeler-katediyoruz-163921-20260424.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı ‘su senaryoları’ hazırlayacak]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-ve-orman-bakanligi-su-senaryolari-hazirlayacak-5741.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-ve-orman-bakanligi-su-senaryolari-hazirlayacak-5741.html</link>
                    <description><![CDATA[TARIM ve Orman Bakanlığı, olası riskleri öngörülebilmek ve daha sağlıklı planlamalar yapılabilmek için su ile ilgili farklı senaryolar hazırlayıp modelleme çalışmaları yapacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bu senaryolardan biri de sel sularıyla ilgili. Taşkın ve kuraklık yönetiminin entegrasyonu oluşturulacak ve sellerle gelen suların yerüstü ve yeraltında depolanması sağlanacak. Bakanlıktan konuyla ilgili verilen bilgi şöyle:

BİLİMSEL ESASLARA DAYALI

“Artan nüfus, iklim değişikliğinin etkileri ve suya olan talebin artması, su yönetiminde daha kapsamlı ve veri temelli yaklaşımları zorunlu kılıyor. Su kaynaklarında modelleme, yağış, akış, yeraltı suyu hareketleri ve su kalitesi gibi süreçlerin matematiksel ve bilgisayar tabanlı yöntemlerle analiz edilmesini sağlıyor. Bu sayede farklı senaryolar hazırlanıp önceden değerlendirilerek, olası riskler öngörülebilecek ve planlamalar yapılabilecek. Bu senaryolardan biri de taşkınlarla ilgili. Senaryolar ile iklim değişikliğine bağlı su kıtlığı ve aşırı yağışlardan kaynaklanan sağlık riskleri minimize edilecek. Uygun yerlerde baraj ve gölet yatırımları yapılacak. Taşkın ve&nbsp;kuraklık&nbsp;yönetiminin entegrasyonu oluşturulacak ve sellerle gelen suların yerüstü ve yeraltında depolanması sağlanacak.


KİRLİLİĞİN İYİLEŞTİRİLMESİ

Ayrıca su kaynaklarının adil ve verimli kullanımına yönelik tahsis çalışmaları, su kirliliğinin kontrolü ve iyileştirilmesine yönelik tedbirlerin etkinliğinin değerlendirilmesi, iklim değişikliğine uyum stratejilerinin oluşturulması gibi konularda da önemli bir karar destek mekanizması olarak kullanılacak.”



&nbsp;

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı ‘su senaryoları’ hazırlayacak - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 06:30:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-orman-bakanligi-su-senaryolari-hazirlayacak-093441-20260424.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-orman-bakanligi-su-senaryolari-hazirlayacak-093441-20260424.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-orman-bakanligi-su-senaryolari-hazirlayacak-093441-20260424.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Lisanslı depoculukta dijital dönem: 14 milyon ton kapasiteye 'yapay zekalı' takip!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-lisansli-depoculukta-dijital-donem-14-milyon-ton-kapasiteye-yapay-zekali-takip-5740.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-lisansli-depoculukta-dijital-donem-14-milyon-ton-kapasiteye-yapay-zekali-takip-5740.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye’nin hububat deposu LİDAŞ’larda kapasite 14,2 milyon tona ulaşırken, sistemin güvenliği artık yapay zeka ile sağlanacak. Ziraat Bankası’nın borçlu üreticiye ürün senedi karşılığı sağladığı mahsup ve kredi desteği de 2026 yılında artan limitlerle devam ediyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Lisanslı depoculuk ve TÜRİB (Türkiye Ürün İhtisas Borsası) ekosistemi, 2026 yılı itibarıyla en kapsamlı dijital dönüşümüne hazırlanıyor. 263 lisanslı deponun yıllık üretimin %38’ini kapsadığı bu devasa yapıda, artık her işlem saniyelik takibe alınacak.

YAPAY ZEKA VE ANLIK DENETİM BAŞLIYOR

Sistemin güvenilirliğini artırmak adına Ticaret Bakanlığı bünyesinde iki ayrı daire başkanlığı kurulurken, 7 Ocak 2026 itibarıyla faaliyete geçen Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. saha denetimlerine hız verdi.

Yapay Zeka Entegrasyonu:&nbsp;ELÜS piyasasına entegre edilen yapay zeka desteği, piyasa gözetimini üstlenerek fiyat manipülasyonlarını engellemeyi hedefliyor.

Depo Bilgi Sistemi:&nbsp;2026 yılının ikinci yarısında devreye alınacak bu sistemle, deponun içindeki ürünün sınıfı ve analizi anlık olarak merkezden kontrol edilebilecek

BORÇLU ÜRETİCİ İÇİN KREDİ DESTEĞİ SÜRÜYOR

Ziraat Bankası’nın son iki yıldır uyguladığı ve çiftçiye nefes aldıran "ELÜS Karşılığı Sübvansiyonlu Kredi" desteği bu yıl da ana finansman kaynağı olmaya devam ediyor.

Mahsup Kolaylığı:&nbsp;Bankaya borcu olan üreticiler, ürünlerini lisanslı depoya koyduklarında ürün bedelinin %75’ine kadar faizsiz kredi kullanabiliyor. Bu kredi, ürün satıldığında borçtan mahsup ediliyor.

2025 Raporu:&nbsp;Bankanın tarımsal finansman hacmi 831 milyar TL’ye ulaşırken, bu miktarın büyük bir kısmı sübvansiyonlu kredilerden oluştu.

TÜRİB’TE VADELİ İŞLEMLER VE DIŞ PAZAR HEDEFİ

TÜRİB Uluslararası Ürün Piyasaları Projesi’nin 2026’nın ikinci çeyreğinde hayata geçmesiyle birlikte Türk hububatı dünya pazarlarıyla daha entegre hale gelecek. Vadeli İşlem Borsası’nın da yılın ikinci yarısında faaliyete geçmesiyle üreticiler, fiyat dalgalanmalarına karşı kendilerini koruma altına alabilecekler.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Lisanslı depoculukta dijital dönem: 14 milyon ton kapasiteye 'yapay zekalı' takip! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 07:15:20 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/lisansli-depoculukta-dijital-donem-14-milyon-ton-kapasiteye-yapay-zekali-takip-101958-20260421.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/lisansli-depoculukta-dijital-donem-14-milyon-ton-kapasiteye-yapay-zekali-takip-101958-20260421.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/lisansli-depoculukta-dijital-donem-14-milyon-ton-kapasiteye-yapay-zekali-takip-101958-20260421.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarımda üretici enflasyonu Mart'ta yüzde 3,85 arttı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-uretici-enflasyonu-martta-yuzde-385-artti-5735.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-uretici-enflasyonu-martta-yuzde-385-artti-5735.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) Mart'ta aylık bazda yüzde 3,85 artarken, yıllık yüzde 36,09 yükseldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım-ÜFE Mart'ta aylık bazda yüzde 3,85 artarken, yıllık yüzde 36,09 yükseldi.

Endekste, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 12,88 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 39,25 artış gerçekleşti.

Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 4,06 artış, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,79 artış ve balık ve diğer balıkçılık ürünleri; su ürünleri; balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 0,10 azalış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 12,21 artış, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 7,34 azalış ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 3,30 artış gerçekleşti.

Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 56,36 artış ile diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyveler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 20,37 artış ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular oldu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarımda üretici enflasyonu Mart'ta yüzde 3,85 arttı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 13:13:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-uretici-enflasyonu-martta-yuzde-385-artti-162053-20260416.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-uretici-enflasyonu-martta-yuzde-385-artti-162053-20260416.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-uretici-enflasyonu-martta-yuzde-385-artti-162053-20260416.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gübre hammaddesi üre için ithalatta gümrük vergisi sıfırlandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-gubre-hammaddesi-ure-icin-ithalatta-gumruk-vergisi-sifirlandi-5727.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-gubre-hammaddesi-ure-icin-ithalatta-gumruk-vergisi-sifirlandi-5727.html</link>
                    <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, "bölgedeki gelişmeler ve tedarik süreçlerine yansımaları dikkate alınarak, tarım sektöründe üreticilerin maliyetlerinin artmasını önlemek ve bu suretle gıda ürünlerinde herhangi bir fiyat artışının önüne geçmek amacıyla, gübre sektöründe arz güvenliğini teminen üre cinsi eşya için gümrük vergilerinin sıfırlandığını" bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İthalat Rejimi Kararında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamada, temel gıda ürünlerinde ve tarımsal ham maddelerde arz güvenliğinin sağlanması, piyasaların doğru yönlendirilerek spekülatif fiyat artışlarının önlenmesi ve üretici ile tüketici refahının gözetilmesinin amaçlandığı bildirildi.

Bu doğrultuda başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak ticaret politikalarının tüm araçlarının kullanıldığına ve gerekli tedbirlerin zamanlıca alındığına işaret edilen açıklamada, şunları kaydedildi:

"Bölgemizdeki gelişmeler ve tedarik süreçlerine yansımaları dikkate alınarak tarım sektöründe üreticilerimizin maliyetlerinin artmasını önlemek ve bu suretle gıda ürünlerinde herhangi bir fiyat artışının önüne geçmek amacıyla gübre sektöründe arz güvenliğini teminen üre cinsi eşya için gümrük vergileri sıfırlanmıştır. Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordineli ve istişare içinde gıda ürünlerinde arz güvenliği ve fiyat istikrarının sağlanmasını teminen iç ve dış piyasaları yakından takip etmeye, üretici ve tüketiciyi birlikte koruyacak şekilde gerekli tüm tedbirleri almaya devam edecektir."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Gübre hammaddesi üre için ithalatta gümrük vergisi sıfırlandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 04:59:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gubre-hammaddesi-ure-icin-ithalatta-gumruk-vergisi-sifirlandi-080128-20260309.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gubre-hammaddesi-ure-icin-ithalatta-gumruk-vergisi-sifirlandi-080128-20260309.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/gubre-hammaddesi-ure-icin-ithalatta-gumruk-vergisi-sifirlandi-080128-20260309.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rusya tahıl ekim alanlarını artırıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-rusya-tahil-ekim-alanlarini-artiriyor-5716.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-rusya-tahil-ekim-alanlarini-artiriyor-5716.html</link>
                    <description><![CDATA[Rusya, 2026 için tahıl ekim alanını artıyor, hedef 83 milyon hektar
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Rusya Başbakan Yardımcısı Dmitry Patrushev, 2025 yılında “yeni bölgeler” dahil Rusya’nın toplam tahıl hasadının 142 milyon ton, bunun içinde buğdayın 93 milyon tonun üzerinde olduğunu açıkladı.

Patrushev, "yeni bölgeler" ifadesini Ukrayna devam eden savaşta işgal edilen tarım arazileri için kullanıyor.

Patrushev, 2025 yılı bitkisel üretim sonuçları ve yaklaşan ilkbahar ekim kampanyasına hazırlık hedeflerinin ele alındığı toplantıda değerlendirmelerde bulundu.

Bloomberg'in haberine göre Patrushev, geçen yılın üreticiler açısından başarılı geçtiğini belirterek, bitkisel üretim hacminin ön verilere göre, yüzde 9 arttığını ve bunun tarımsal üretimdeki büyümeye ana katkıyı sağladığını ifade etti.

“7 yıldır 120 milyon ton eşiği aşılıyor”

Başbakan Yardımcısı, ana ürünlerde üretim hedeflerine ulaşıldığını vurgulayarak, "yeni bölgeler"in hasadıyla birlikte 2025’te Rusya’nın tarihteki en büyük üçüncü tahıl üretimini gerçekleştirdiğini söyledi. Patrushev, Rusya’nın olumsuz hava koşullarına rağmen tahıl hasadında yedi yıldır üst üste 120 milyon tonun üzerinde kaldığını da kaydetti.


Öte yandan, Rosstat’ın öncü verilerine göre "yeni bölgeler" hariç tahıl hasadı 138,8 milyon ton, buğday hasadı ise 90,9 milyon ton olarak gerçekleşti.

2026 için ekim alanı artıyor: 83 milyon hektar hedefi

Patrushev, bu yılki tarla çalışmalarına hazırlık kapsamında Tarım Bakanlığı’nın bölgeler bazında ekim alanı dağılımını onayladığını belirterek, toplam ekim alanının 83 milyon hektara çıkmasının beklendiğini söyledi. Bu seviyenin 2025’in üzerinde olacağı ifade edildi.

Yeni hasat dönemi için 20 milyon hektar kışlık ekim yapıldığını aktaran Patrushev, uzman değerlendirmelerine göre kışlık ekili alanların yüzde 97’sinin iyi durumda olduğunu söyledi. Geçen yıl aynı tarihte bu oranın yüzde 87 olduğunu belirtti.

Bu yıl baharlık ekimlerin 56 milyon hektarı kapsaması bekleniyor.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Rusya tahıl ekim alanlarını artırıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 05:35:33 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rusya-tahil-ekim-alanlarini-artiriyor-083700-20260206.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rusya-tahil-ekim-alanlarini-artiriyor-083700-20260206.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rusya-tahil-ekim-alanlarini-artiriyor-083700-20260206.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye, Avrupa’ya İhraç Edilen Gıdalarda Pestisit Nedeniyle En Çok Bildirim Alan İkinci Ülke Oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkiye-avrupaya-ihrac-edilen-gidalarda-pestisit-nedeniyle-en-cok-bildirim-alan-ikinci-ulke-oldu-5711.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkiye-avrupaya-ihrac-edilen-gidalarda-pestisit-nedeniyle-en-cok-bildirim-alan-ikinci-ulke-oldu-5711.html</link>
                    <description><![CDATA[RASFF tarafından açıklanan 2025 verilerine göre, Türkiye Avrupa'ya gıda ihraç eden ülkeler arasında pestisit nedeniyle en çok bildirim alan ikinci ülke oldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye, Avrupa’ya İhraç Edilen Gıdalarda Pestisit Nedeniyle En Çok Bildirim Alan İkinci Ülke Oldu

Avrupa Komisyonu tarafından geliştirilen Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi (RASFF)’nin 2025 yılı verilerine göre, Türkiye Avrupa’ya gıda ihraç eden ülkeler arasında pestisit kaynaklı bildirimlerde ikinci sırada yer aldı. Veriler, pestisit nedeniyle yapılan bildirimlerin yaklaşık yarısının “sınırdan çevrilme” kararıyla sonuçlandığını ortaya koydu.

Greenpeace Türkiye’nin RASFF verilerinden derlediği bilgilere göre, 2025 yılında Avrupa’ya gönderilen gıdalarda tespit edilen pestisit ihlallerinde 124 bildirimle Hindistan ilk sırada yer aldı. Hindistan’ı 105 bildirimle Türkiye izlerken, Türkiye’nin ardından Mısır (88), Çin (48) ve Brezilya (34) geldi.

Bildirimlerin Yarısı Sınırdan Çevrildi

Greenpeace Türkiye’nin paylaştığı verilere göre, Türkiye hakkında yapılan 105 pestisit bildiriminin 51’i sınırdan çevrilme kararıyla sonuçlandı. Sınırdan geri çevrilen ürünler arasında biber ilk sırada yer aldı. Toplam 51 bildirimin 27’si biber, 9’u domates, 5’i nar ürünlerine ait oldu.

Sınırdan çevrilen diğer ürünler ise limon (4), asma yaprağı (2), armut (1), greyfurt (1), mandalina (1) ve şeftali (1) olarak sıralandı.

Yasaklı Etken Madde Tespiti

Paylaşılan bilgilere göre, sınırdan çevrilen 27 biber bildiriminden 8’i, “son derece toksik” olarak tanımlanan formetanate etken maddesinden kaynaklandı. Bu maddenin Türkiye’de biber üretiminde kullanımının yasak olduğu belirtildi.

“İki Yıldır İkinci Sırada Olmak Endişe Verici”

Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, Türkiye’nin üst üste iki yıldır pestisit bildirimi alan ülkeler arasında ikinci sırada yer almasının endişe verici olduğunu söyledi. Özyer, Greenpeace Türkiye’nin yürüttüğü “Zehir Etme” kampanyası kapsamında pestisit analiz sonuçlarının kamuoyuna açıklanmasını talep ettiklerini vurguladı.

Özyer, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapıldığı belirtilen pestisit analizlerinin sonuçlarına erişmek için uzun süredir mücadele verdiklerini belirterek, kampanyaya verilen 50 bini aşkın imzanın, kamuoyunun konuya duyarlılığını ortaya koyduğunu ifade etti. Ayrıca, mahkemenin geçtiğimiz yılın sonunda analiz sonuçlarının açıklanması yönünde karar verdiğini hatırlattı.

RASFF verilerinin önemli bir kaynak olduğunu ancak ortaya koyduğu tablonun kaygı verici olduğunu dile getiren Özyer, “Özellikle 2024 yılında sınırdan en çok dönen ürün olan biberin, bu yıl da ilk sırada yer alması, biber üretiminde sistemik bir sorun olduğunu düşündürüyor” dedi.

Özyer, pestisit analizlerinin şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması çağrısını yineleyerek, vatandaşların sağlıklı gıdaya erişim ve ne yediğini bilme hakkı olduğunun altını çizdi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye, Avrupa’ya İhraç Edilen Gıdalarda Pestisit Nedeniyle En Çok Bildirim Alan İkinci Ülke Oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 10:38:33 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiye-avrupaya-ihrac-edilen-gidalarda-pestisit-nedeniyle-en-cok-bildirim-alan-ikinci-ulke-oldu-135728-20260113.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiye-avrupaya-ihrac-edilen-gidalarda-pestisit-nedeniyle-en-cok-bildirim-alan-ikinci-ulke-oldu-135728-20260113.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiye-avrupaya-ihrac-edilen-gidalarda-pestisit-nedeniyle-en-cok-bildirim-alan-ikinci-ulke-oldu-135728-20260113.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İnternet üzerinden ve reçetesiz pestisit satışını yasaklandı.]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-internet-uzerinden-ve-recetesiz-pestisit-satisini-yasaklandi-5708.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-internet-uzerinden-ve-recetesiz-pestisit-satisini-yasaklandi-5708.html</link>
                    <description><![CDATA[Böcek ilaçlarının satışında yeni düzenleme. Reçetesiz ve internetten satışı yasaklandı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 


İnsanların yaşamını yitirmesine de neden olan böcek ilaçlarının satışında reçeteli dönem başladı. Bu ilaçlar internetten de satılamayacak, reklamı da yapılamayacak.






Böcek&nbsp;ailesinin yaşamını yitirmesinin ardından gündeme gelen&nbsp;tarım&nbsp;ilaçları için yeni yönetmelik yayınlandı.&nbsp;

&nbsp;

Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmeliğe göre, bitki koruma adı da verilen bu kimyasallar artık belirli kurallar kapsamında satılacak.

&nbsp;

Bakanlık tarafından reçeteli olarak satılması zorunlu hale getirilen bitki koruma ürünleri, Bitki Koruma Ürünleri Veri Tabanında yayımlanacak, ayrıca Bitki Koruma Ürünleri Takip Sisteminde de satış bildirimi reçeteye bağlanacak.

&nbsp;

Yönetmelikte, reçete yazma yetkisi için “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak ve Bakanlıktan yetki almış olmak koşulu ile sadece ziraat fakültelerinin bitki koruma bölümünden mezun olmuş ziraat mühendisleri reçete yazabilir.” denildi.

&nbsp;

Bu ilaçları satmak için yetki belgesi almak gerekecek ve bu yetki belgesi için sınav düzenlenecek. Yani artık dileyen herkes böcek ve tarım ilacı satamayacak.

İNTERNET SATIŞINA DA KISITLAMA

&nbsp;

Yönetmelikle bu kimyasalların internet satışına da kısıtlama getirildi. Yönetmeliği göre, ruhsatlı bitki koruma ürünlerinin internet üzerinden ve sosyal iletişim araçları ile tanıtımı ve satışı yapılamayacak, indirim kampanyaları düzenlenemeyecek, video ile görsel paylaşımı da yapılamayacak.

&nbsp;

Düzenlemeye göre, ruhsat sahibi firma, bitki koruma ürünü bayi veya toptancıları ile üreticileri veya dağıtıcıları dahil olmak üzere, bitki koruma ürünlerinin satışının yapılması amacıyla internet sitesi açamayacak.

&nbsp;

Yönetmelik, böcek ilaçlarına bölgesel sınırlama da getirdi ve belirli bir bölgedeki zararlılar için kullanılan tarım ilaçlarının satışı başka bir bölgede yapılamayacak.&nbsp;



&nbsp;



 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[İnternet üzerinden ve reçetesiz pestisit satışını yasaklandı. - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 25 Dec 2025 05:48:18 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/internet-uzerinden-ve-recetesiz-pestisit-satisini-yasaklandi-085401-20251225.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/internet-uzerinden-ve-recetesiz-pestisit-satisini-yasaklandi-085401-20251225.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/internet-uzerinden-ve-recetesiz-pestisit-satisini-yasaklandi-085401-20251225.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tohum sektörüne yönelik rekabet soruşturması genişletildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tohum-sektorune-yonelik-rekabet-sorusturmasi-genisletildi-5706.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tohum-sektorune-yonelik-rekabet-sorusturmasi-genisletildi-5706.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarla bitkisi tohumları sektörüne yönelik rekabet soruşturması genişletildi, dört şirket daha soruşturmaya dahil edildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Rekabet Kurulu, ayçiçeği, mısır, pamuk, arpa, buğday ve yonca tohumları pazarına ilişkin yürütülen soruşturmaya Agromar Marmara Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ, CMC Agro Tohumculuk AŞ, Seedcorp Tohum Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ ile Semillas Fito Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ'yi de dahil etti.

Rekabet Kurumunda yapılan açıklamada, Kurulca, bölge, müşteri paylaşımı ve rekabete hassas bilgi değişimi yoluyla ilgili kanun maddesini ihlal ettikleri iddiasıyla Corteva Turkey Tohumculuk AŞ, KWS Türk Tarım Ticaret AŞ, Limagrain Tohum Islah ve Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ, May-Agro Tohumculuk Sanayi ve Ticaret AŞ, Monsanto Gıda ve Tarım Ticaret Ltd. Şti, Polen Tohumculuk Sanayi ve Ticaret AŞ ile Syngenta Tarım Sanayi ve Ticaret AŞ hakkında soruşturma başlatıldığı anımsatıldı.

Bu kapsamda ayçiçeği, mısır, pamuk, arpa, buğday, yonca tohumları pazarına ilişkin yürütülen soruşturmaya, Agromar Marmara, CMC Agro, Seedcorp ve Semillas Fito firmalarının da eklendiği bildirilen açıklamada, hibrit endüstriyel kornişon ile hibrit sebze ve meyve tohumları pazarlarına ilişkin yürütülen soruşturmanın da devam ettiği kaydedildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tohum sektörüne yönelik rekabet soruşturması genişletildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 12 Dec 2025 05:47:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tohum-sektorune-yonelik-rekabet-sorusturmasi-genisletildi-085322-20251212.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tohum-sektorune-yonelik-rekabet-sorusturmasi-genisletildi-085322-20251212.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tohum-sektorune-yonelik-rekabet-sorusturmasi-genisletildi-085322-20251212.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çin, mısır üretiminde son 76 yılın rekoruna koşuyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-cin-misir-uretiminde-son-76-yilin-rekoruna-kosuyor-5702.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-cin-misir-uretiminde-son-76-yilin-rekoruna-kosuyor-5702.html</link>
                    <description><![CDATA[Çin, 2025-26 sezonuna ilişkin mısır üretim tahminini 300 milyon tona çıkardı. Bu, 1949 yılından bu yana en yüksek seviyeye işaret ediyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Çin Tarım Bakanlığı tarafından yayımlanan aylık Çin Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (CASDE) raporuna göre, 2025-26 sezonuna ilişkin mısır üretim tahmini 300 milyon tonla 1949’dan bu yana 76 yılın en yüksek seviyesiyesine çıkarıldı.

Bloomberg'in haberine göre, üretim beklentisindeki yükseliş, verimlerdeki iyileşmeden kaynaklandı.

Yeni tahmin, geçen aya göre yüzde 1,3’lük artışa işaret ediyor. Raporda, ülkenin kuzey bölgelerinde yaşanan şiddetli yağışların bazı alanlarda büyümeyi olumsuz etkilese de genel üretim görünümünü değiştirmediği vurgulandı.

Soya tahmini düştü, pamuk yükseldi

Buna karşılık, soya fasulyesi üretimi tahmini olumsuz hava koşulları nedeniyle hafif düşüş gösterdi. Kuzeyin bazı bölgeleri ile güneydeki alanlarda yaşanan kötü hava nedeniyle toplam üretim beklentisi 20,9 milyon tona geriledi. Ancak ülkenin kuzeydoğusundaki başlıca üretim merkezlerinde verimlerin yüksek seyrettiği belirtildi.

Öte yandan, pamuk üretimi tahmini ise iyi hava koşullarının etkisiyle artırıldı. 2025-26 dönemi için pamuk üretimi beklentisi 6,6 milyon ton olarak açıklandı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Çin, mısır üretiminde son 76 yılın rekoruna koşuyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 12 Nov 2025 07:19:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cin-misir-uretiminde-son-76-yilin-rekoruna-kosuyor-102835-20251112.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cin-misir-uretiminde-son-76-yilin-rekoruna-kosuyor-102835-20251112.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cin-misir-uretiminde-son-76-yilin-rekoruna-kosuyor-102835-20251112.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hindistan 1,5 milyon ton şeker ihracatı planlıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-hindistan-15-milyon-ton-seker-ihracati-planliyor-5701.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-hindistan-15-milyon-ton-seker-ihracati-planliyor-5701.html</link>
                    <description><![CDATA[Hindistan, bolluk sinyali veren olumlu hasat beklentisi nedeniyle 2025-26 sezonunda 1,5 milyon ton şeker ihracatına izin vermeyi değerlendiriyor]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Hindistan, 2025-26 sezonunda 1,5 milyon ton şeker ihracatına izin vermeyi değerlendiriyor.

Ülke, yüksek rekolte beklentisi nedeniyle iç piyasada oluşabilecek arz fazlasını dengelemeyi hedefliyor.

Bloomberg'in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Hindistan Gıda Bakanlığı’nın ihracat izniyle ilgili kararının yakında açıklanması bekleniyor. Söz konusu miktar, 2024-25 sezonu için belirlenen 1 milyon tonluk ihracat kotasının üzerinde olacak.

Bakanlıktan konuyla ilgili resmi bir açıklama gelmezken, ihracat artışı iç pazardaki stok baskısını hafifletebilir. Ancak küresel piyasalara ek arzın yönelmesi, uluslararası fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı yaratabilir.

New York vadeli şeker fiyatları, bu yıl yüzde 27 gerileyerek son yılların en düşük seviyelerine yakın seyrediyor. Fiyatlardaki düşüşte, artış gösteren küresel üretim ve Endonezya ile Çin gibi önemli ithalatçı ülkelerden gelen zayıf talep etkili oldu.

Sektör temsilcisi Hint Şeker ve Biyoenerji Üreticileri Birliği (ISMA), hükümete 2 milyon tonluk ihracata izin verilmesi çağrısında bulunmuştu. Böylece hem iç pazarda olası bir arz fazlası önlenmek hem de dünyanın en büyük üreticisi Brezilya’nın yeni mahsulünün Nisan 2026’da piyasaya çıkmasından önce satış fırsatları değerlendirilmek isteniyor.




&nbsp;



 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Hindistan 1,5 milyon ton şeker ihracatı planlıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 12 Nov 2025 07:04:31 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hindistan-15-milyon-ton-seker-ihracati-planliyor-100618-20251112.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hindistan-15-milyon-ton-seker-ihracati-planliyor-100618-20251112.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hindistan-15-milyon-ton-seker-ihracati-planliyor-100618-20251112.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel Gıda Fiyatları Ekim’de Düştü, Türkiye’de Artış Sürdü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gida-fiyatlari-ekimde-dustu-turkiyede-artis-surdu-5699.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gida-fiyatlari-ekimde-dustu-turkiyede-artis-surdu-5699.html</link>
                    <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Ekim ayı gıda fiyat endeksi yayımlandı. Buna göre küresel gıda fiyatları aylık bazda %1,6, yıllık bazda ise %0,4 geriledi. Aynı dönemde Türkiye’de gıda enflasyonu aylık %3,41, yıllık %34,80 arttı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Küresel düşüşün temel nedeni, dünya genelindeki bol arz oldu.

Tahıllar:
FAO Tahıl Fiyat Endeksi Ekim’de %1,3, yıllık bazda %9,5 geriledi. Buğday fiyatları küresel arz bolluğu nedeniyle düştü. Arpa, mısır ve sorgumu kapsayan iri taneli tahıllarda fiyatlar %1,1 geriledi. Pirinç fiyatları ise artan rekabet ve hasatların başlamasıyla %2,5 düştü.

Bitkisel Yağlar:
Bitkisel yağ fiyatları Ekim’de %0,9 artarak Temmuz 2022’den beri en yüksek seviyeye çıktı. Palm, soya, ayçiçeği ve kolza yağında güçlü talep belirleyici oldu.

Et Fiyatları:
FAO Et Endeksi aylık %2 düştü. Domuz ve kümes hayvanı eti fiyatlarındaki keskin gerilemeler etkili olurken, büyükbaş et fiyatları küresel talep nedeniyle yükseldi.

Süt Ürünleri:
Süt ürünleri fiyat endeksi Ekim’de %3,4 geriledi. Tereyağı, süt tozu ve peynir fiyatlarında düşüş görüldü.

Şeker:
Şeker fiyat endeksi aylık %5,3, yıllık %27,4 düşerek Aralık 2020’den bu yana en düşük seviyeye indi. Brezilya, Tayland ve Hindistan’daki yüksek üretim beklentileri fiyatları aşağı çekti.

Tahılda Yeni Rekor Beklentisi

FAO, 2025 yılında küresel tahıl üretiminin %4,4 artışla 2 milyar 990 milyon ton ile yeni rekora ulaşmasını öngördü.
Küresel tahıl stoklarının ise %5,7 artarak 916 milyon ton ile tarihi seviyeye çıkması bekleniyor.
2025/26 küresel tahıl ticaretinin ise %3,2 artışla 499,5 milyon ton olacağı tahmin ediliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Küresel Gıda Fiyatları Ekim’de Düştü, Türkiye’de Artış Sürdü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 08 Nov 2025 10:01:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlari-ekimde-dustu-turkiyede-artis-surdu-130405-20251108.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlari-ekimde-dustu-turkiyede-artis-surdu-130405-20251108.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlari-ekimde-dustu-turkiyede-artis-surdu-130405-20251108.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[UZZK zeytin ve zeytinyağı rekolte tahminini açıkladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-uzzk-zeytin-ve-zeytinyagi-rekolte-tahminini-acikladi-5697.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-uzzk-zeytin-ve-zeytinyagi-rekolte-tahminini-acikladi-5697.html</link>
                    <description><![CDATA[Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK), 2025-2026 sezonunda 2 milyon 450 bin ton zeytin rekoltesi beklendiğini açıkladı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 

Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) Başkanı Mustafa Tan, 2025-2026 sezonunda 2 milyon 450 bin ton zeytin rekoltesi beklediklerini söyledi.

Tan, rekolte tahmin çalışmalarının, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurulan ve UZZK, odalar, borsalar, Ege İhracatçı Birlikleri ile üretici birlikleri gibi sektörün tüm paydaşlarını içeren komisyonlar tarafından 41 ilde yerinde ve masada yapılan tartışmalarla belirlendiğini anlattı.

Zeytincilikte bu senenin "yok yılı" olarak tabir edildiğini belirten Tan, "Geçen yılki rakamdan tam yüzde 35 azalmayla toplam 2 milyon 450 bin ton zeytin üretimi gerçekleşmesi beklenmektedir. Bu üretim tabii ki geçen yıla göre düşüktür ancak daha önceki 'yok' yıllarına göre yüksekçe bir rakamdır. Dolayısıyla bu da bizim yeni dikim alanlarındaki gelişmenin bir göstergesidir" dedi.

Tahmin edilen 2 milyon 450 bin ton zeytin rekoltesinin dağılımına ilişkin bilgi veren Tan, sofralık zeytinin geçen seneye yakın bir rakam olarak 740 bin ton tespit edildiğini kaydetti.

Tan, zeytinin bu yıl iri daneli olduğunu vurgulayarak, "Şu an için 740 bin ton bir sofralık zeytin ve 310 bin ton zeytinyağı üretiminin gerçekleşeceği tahmin edilmiştir" diye konuştu.


23 Mayıs 2025 tarihinde açıklanan TÜİK Bitkisel Üretim 1. Tahminine göre, zeytin üretiminin yüzde 40,0 azalacağı öngörülmüştü. UZZK tarafından açıklanan tahminlere göre üretimdeki azalış yüzde 34,7 olarak revize edildi.

UZZK tahminleri açıklanmadan önce sektör paydaşları, bu sezon için 170-200 bin ton aralığında bir rekolte tahmininde bulunmuştu. En düşük tahmin 150 bin ton olurken, en yüksek tahminler ise 250 bin ton düzeyindeydi.

&nbsp;



&nbsp;

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[UZZK zeytin ve zeytinyağı rekolte tahminini açıkladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 24 Oct 2025 05:01:38 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/uzzk-zeytin-ve-zeytinyagi-rekolte-tahminini-acikladi-080531-20251024.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/uzzk-zeytin-ve-zeytinyagi-rekolte-tahminini-acikladi-080531-20251024.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/uzzk-zeytin-ve-zeytinyagi-rekolte-tahminini-acikladi-080531-20251024.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Konya’da Endüstriyel Kenevir Hasadı Başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-konyada-endustriyel-kenevir-hasadi-basladi-5696.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-konyada-endustriyel-kenevir-hasadi-basladi-5696.html</link>
                    <description><![CDATA[Konya’nın Çumra ilçesinde, geçen yıl ilk kez deneme amaçlı ekimi yapılan endüstriyel kenevirin hasadına başlandı.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Çumra Anadolu Üretim ve Pazarlama Kooperatifi öncülüğünde yürütülen çalışmalarda, kenevirin bölge topraklarında yüksek verim potansiyeli gösterdiği bildirildi.

Kooperatif Başkanı Mahmut Şenyüz, resmi izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından gerçekleştirilen ilk deneme ekiminden oldukça olumlu sonuçlar alındığını belirterek, “Kenevir Çumra topraklarını sevdi. Beklentilerimizin üzerinde bir verim elde ettik. Bu sonuçlar sayesinde çiftçilerimizin ‘Yetişir mi, pazarı var mı, kazandırır mı?’ gibi tereddütleri ortadan kalktı.” dedi.

Şenyüz, su tasarrufu ve sürdürülebilir tarım açısından da kenevirin dikkat çekici bir alternatif olduğunu vurguladı:


“Su kaynaklarını verimli kullanmamız gerekiyor. Kenevir, yağışın yeterli olduğu yıllarda sulamaya bile ihtiyaç duymuyor. Kurak dönemlerde ise bir-iki sulama yeterli oluyor. Buğday ve arpa gibi hububatlara göre çok daha az suyla, daha fazla verim sağlıyor.”


Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu da Konya Ovası’nın dünyanın en verimli tarım alanlarından biri olduğunu hatırlatarak, kenevirin bölge ekonomisine sağlayacağı katkıya dikkat çekti.
Bayramoğlu, “Kenevir, sadece 3-4 kez sulamayla pek çok üründen daha yüksek gelir sağlıyor. Üretim ve işleme süreçlerini doğru yönetebilirsek, çiftçimizin gelirini artırır, kırsal kalkınmaya ve sanayileşmeye önemli katkı sunarız. Bu nedenle üretimin desteklenmesi ve teşviklerin artırılması büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Konya’da Endüstriyel Kenevir Hasadı Başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 23 Oct 2025 07:23:30 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/konyada-endustriyel-kenevir-hasadi-basladi-102653-20251023.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/konyada-endustriyel-kenevir-hasadi-basladi-102653-20251023.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/konyada-endustriyel-kenevir-hasadi-basladi-102653-20251023.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarımda 5G Dönemi Başlıyor: Türkiye’de Akıllı Tarıma Geçiş]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-5g-donemi-basliyor-turkiyede-akilli-tarima-gecis-5693.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-5g-donemi-basliyor-turkiyede-akilli-tarima-gecis-5693.html</link>
                    <description><![CDATA[5G ile tarımda dijital dönüşüm başlıyor! Gerçek zamanlı veri izleme, verim artışı ve akıllı tarım uygulamalarıyla yeni bir dönem kapıda.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

2026 yılı itibarıyla Türkiye, 5G teknolojisiyle birlikte tarım sektöründe devrim niteliğinde bir dönüşüm yaşama potansiyeline sahip. Geleneksel tarım uygulamaları yerini “akıllı tarım” yaklaşımlarına bırakırken; sensörler, veri analitiği, yapay zeka, robotik sistemler ve gerçek zamanlı izleme yöntemleri tarlalara taşınacak. Bu yazıda, 5G’nin tarım sektörüne getireceği fırsatlar, beklentiler, karşılaşılabilecek zorluklar ve Türkiye özelinde planlanan adımlar ele alınacak.

5G Nedir ve Neden Tarım İçin Kritik?


	
	Düşük gecikme (latency), yüksek bant genişliği ve büyük bağlantı kapasitesi özellikleriyle 5G, nesnelerin interneti (IoT), robotik sistemler ve sensör ağlarıyla çalışmayı mümkün kılar.
	
	
	Tarım uygulamaları için bu özellikler, veri aktarım süresini minimize ederek “anlık tepki” gerektiren senaryolarda büyük avantaj sağlar.&nbsp;
	
	
	5G teknolojisi, verilerin doğrudan “uçta” (edge computing) işlenmesini mümkün kılar; bu sayede veriler her zaman merkezi buluta gitmek zorunda kalmaz.&nbsp;
	


Bu teknolojik avantajlar, tarımda “veri-odaklı karar alma” yaklaşımını destekleyerek kaynak kullanımını optimize eder, maliyetleri düşürür ve verimliliği artırır.

5G’nin Tarım Uygulamalarına Katkıları

Aşağıda, 5G’nin tarım alanında getireceği bazı önemli kullanım senaryoları yer alıyor:




	
		
			Kullanım Alanı
			Faydalar / Senaryo
		
	
	
		
			Toprak Nem, Tuzluluk, Sıcaklık Sensörleri
			Her an izleme sayesinde sulama dozajı hassas biçimde belirlenebilir.
		
		
			Hastalık &amp; Zararlı Tespiti
			Spektral kamera veya drone görüntüleriyle erken teşhis yapılabilir.
		
		
			Otonom Traktörler / Robotik Uygulamalar
			İlaçlama, gübreleme, ekim gibi işlemler insansız yapılabilir.&nbsp;
		
		
			Drone İzleme &amp; Haritalama
			Yüksek çözünürlüklü görüntüler anlık analiz edilebilir.&nbsp;
		
		
			Hayvan Takibi &amp; Sürü İzleme
			Hayvanların hareketi, sağlık durumu ve konumu izlenebilir.
		
		
			Lojistik &amp; Soğuk Zincir
			Ürünlerin taşınması sırasında sıcaklık, nem ve konum verisi anlık izlenebilir.&nbsp;
		
	




Bu senaryolar, verimliliği artırmak, kaynak israfını azaltmak ve riskleri minimize etmek açısından büyük potansiyel sunuyor.

Türkiye’de Durum ve Planlanan Zaman Çizgisi


	
	5G Yaygınlaştırma Planı
	Türkiye, 1 Nisan 2026 tarihinde 5G teknolojisini ülke çapında hayata geçirmeyi hedefliyor.&nbsp;
	Bu kapsamda, altyapı yatırımları, frekans ihalesi ve operatörlerin hazırlıkları sürüyor.&nbsp;
	
	
	Sektörel Öncelik: Tarım &amp; Dijital Dönüşüm
	Türk Telekom gibi şirketler, sağlık, tarım ve sanayi gibi kritik alanlarda 5G projeleriyle dönüşümü desteklediklerini belirtiyor.&nbsp;
	Ayrıca, kamu kurumları ve özel sektör iş birliğiyle Ar-Ge teşviklerinin artırılması, deneysel tarım bölgelerinin kurulması bekleniyor.
	
	
	Alt Yapı Zorlukları &amp; Kırsal Alanlar
	Tarım arazileri genellikle kırsal ve geniş alanlarda yer aldığı için baz istasyonu maliyetleri yüksek olabilir.
	Bu noktada melez bağlantı çözümleri önemli rol oynar: uydu bağlantıları ile 5G omurgası birleşik çalışabilir
	


Zorluklar, Riskler ve Çözüm Önerileri


	
	Altyapı Yatırım Maliyeti: Baz istasyonları, fiber kablolama ve enerji altyapısı maliyetli olabilir.
	
	
	Enerji Temini: Sensör ve robotik sistemlerin enerji ihtiyacı kırsal alanlarda sürdürülebilir olmalı.
	
	
	Veri Güvenliği &amp; Gizlilik: Tarımsal verilerin kötüye kullanımı, siber güvenlik açıkları risk oluşturabilir.
	
	
	İnsan Kaynağı &amp; Eğitim: Çiftçilerin bu teknolojilere adapte olabilmesi için dijital okuryazarlık ve eğitim programları şart.
	
	
	Teknoloji Uyum Süreci: Mevcut ekipmanlarla entegrasyon ve standart uyumluluğu sağlanmalı.
	
	
	Yasal Düzenleme: Spektrum tahsisi, veri paylaşımı, teşvik politikaları gibi alanlarda net düzenlemeler olmalı.
	


Çözüm önerileri arasında kamu-özel iş birlikleri, pilot uygulamalar, teşvik sistemleri, ücretsiz eğitimlerin yaygınlaştırılması yer alabilir.

“Tarımda 5G dönemi” yaklaşmakta ve bu teknoloji; verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek ve kaynakları daha sürdürülebilir kullanmak açısından büyük fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin 2026 hedefi, tarımda dijital dönüşüm sürecini hızlandırabilir.

Ancak bu dönüşümün başarılı olması için, altyapı yatırımları, regülasyonlar, eğitim çalışmaları ve teknoloji ekosistemi bütüncül olarak ele alınmalı. 5G destekli akıllı tarım, yalnızca teknolojik bir yenilik değil; gıda güvenliği, çevre koruma ve kırsal kalkınma açısından stratejik bir adımdır.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarımda 5G Dönemi Başlıyor: Türkiye’de Akıllı Tarıma Geçiş - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 07 Oct 2025 08:57:20 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-5g-donemi-basliyor-turkiyede-akilli-tarima-gecis-120210-20251007.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-5g-donemi-basliyor-turkiyede-akilli-tarima-gecis-120210-20251007.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-5g-donemi-basliyor-turkiyede-akilli-tarima-gecis-120210-20251007.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarım Bakanlığı şeker pancarı alım fiyatını 125 TL daha artırdı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-bakanligi-seker-pancari-alim-fiyatini-125-tl-daha-artirdi-5691.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-bakanligi-seker-pancari-alim-fiyatini-125-tl-daha-artirdi-5691.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım Bakanlığı, iki gün açıklanan şeker pancarı alım fiyatının ardından bugün yaptığı açıklamada "TÜRKŞEKER 2025-2026 Üretim Yılı Şeker Pancarı Alım Fiyatı Güncellendi" bilgisini paylaştı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, 30 Eylül Salı günü açıkladığı 2025-2026 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatında iki gün aradan sonra 2 Ekim Perşembe günü itibarıyla ton başına 125 TL artışa gitti.

Tarım ve Orman Bakanlığının resmi X hesabından yapılan paylaşımda, "TÜRKŞEKER 2025-2026 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatı güncellendi.&nbsp;Bu kapsamda, kota tamamlama primi ile birlikte şeker pancarı alım fiyatı ton başına 3.100 TL olacaktır. Yeni fiyatın üreticilerimize ve sektörümüze hayırlı olmasını diliyoruz" ifadelerine yer verildi.

İki gün önce yapılan paylaşımda, 2025-2026 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını kota tamamlama primiyle birlikte ton başına 2 bin 975 lira olarak açıklanmıştı.

Hatırlanacağı üzere Türkşeker tarafından 2024 yılı şeker pancarı alım fiyatı kota tamamlama primi ile birlikte ton başına 2 bin 375 lira olarak belirlenmişti. Dolayısıyla geçen yıla göre şeker pancarı alım fiyatlarında iki gün önceki hesaplamaya göre yüzde 25,3 artışa gidilmişken, yeni fiyatla birlikte artış oranı yüzde 30,5 olarak güncellendi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarım Bakanlığı şeker pancarı alım fiyatını 125 TL daha artırdı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 04 Oct 2025 08:14:13 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-bakanligi-seker-pancari-alim-fiyatini-125-tl-daha-artirdi-112018-20251004.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-bakanligi-seker-pancari-alim-fiyatini-125-tl-daha-artirdi-112018-20251004.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-bakanligi-seker-pancari-alim-fiyatini-125-tl-daha-artirdi-112018-20251004.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarım Bakanlığı şeker pancarı alım fiyatını 125 TL daha artırdı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-bakanligi-seker-pancari-alim-fiyatini-125-tl-daha-artirdi-5690.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-bakanligi-seker-pancari-alim-fiyatini-125-tl-daha-artirdi-5690.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım Bakanlığı, iki gün açıklanan şeker pancarı alım fiyatının ardından bugün yaptığı açıklamada "TÜRKŞEKER 2025-2026 Üretim Yılı Şeker Pancarı Alım Fiyatı Güncellendi" bilgisini paylaştı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, 30 Eylül Salı günü açıkladığı 2025-2026 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatında iki gün aradan sonra 2 Ekim Perşembe günü itibarıyla ton başına 125 TL artışa gitti.

Tarım ve Orman Bakanlığının resmi X hesabından yapılan paylaşımda, "TÜRKŞEKER 2025-2026 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatı güncellendi.&nbsp;Bu kapsamda, kota tamamlama primi ile birlikte şeker pancarı alım fiyatı ton başına 3.100 TL olacaktır. Yeni fiyatın üreticilerimize ve sektörümüze hayırlı olmasını diliyoruz" ifadelerine yer verildi.

İki gün önce yapılan paylaşımda, 2025-2026 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını kota tamamlama primiyle birlikte ton başına 2 bin 975 lira olarak açıklanmıştı.

Hatırlanacağı üzere Türkşeker tarafından 2024 yılı şeker pancarı alım fiyatı kota tamamlama primi ile birlikte ton başına 2 bin 375 lira olarak belirlenmişti. Dolayısıyla geçen yıla göre şeker pancarı alım fiyatlarında iki gün önceki hesaplamaya göre yüzde 25,3 artışa gidilmişken, yeni fiyatla birlikte artış oranı yüzde 30,5 olarak güncellendi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarım Bakanlığı şeker pancarı alım fiyatını 125 TL daha artırdı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 04 Oct 2025 08:14:13 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-bakanligi-seker-pancari-alim-fiyatini-125-tl-daha-artirdi-112016-20251004.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-bakanligi-seker-pancari-alim-fiyatini-125-tl-daha-artirdi-112016-20251004.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-bakanligi-seker-pancari-alim-fiyatini-125-tl-daha-artirdi-112016-20251004.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkşeker 2025-2026 Pancar Alım Fiyatını Açıkladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkseker-2025-2026-pancar-alim-fiyatini-acikladi-5686.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkseker-2025-2026-pancar-alim-fiyatini-acikladi-5686.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (Türkşeker), 2025-2026 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını açıkladı. Kota tamamlama primi dahil ton başına 2 bin 975 lira olarak belirlenen yeni fiyat, geçen yılki 2 bin 375 liralık alım fiyatına göre yüzde 25,3 oranında artış anlamına geliyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (Türkşeker), pancar üreticilerinin merakla beklediği fiyatları duyurdu. Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, 2025-2026 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatının kota tamamlama primiyle birlikte ton başına 2 bin 975 lira olduğu bildirildi.

Bakanlık açıklamasında, şekerin sadece sofralarda tüketilen bir ürün olmadığı; tarım, sanayi, istihdam ve bölgesel kalkınma açısından da stratejik bir konumda bulunduğu vurgulandı. Alınan kararın üreticiler başta olmak üzere ülke ekonomisine katkı sağlamasının beklendiği kaydedildi.

Hatırlanacağı üzere, 2024 üretim yılı için şeker pancarı alım fiyatı kota tamamlama primi dahil ton başına 2 bin 375 lira olarak belirlenmişti. Yeni fiyat, geçen yıla kıyasla yüzde 25,3 oranında bir artış anlamına geliyor.

Uzmanlar, yapılan düzenlemenin hem üreticilerin gelirini artıracağına hem de şeker sektöründe istikrara katkı sağlayacağına dikkat çekiyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Türkşeker 2025-2026 Pancar Alım Fiyatını Açıkladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 30 Sep 2025 15:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkseker-2025-2026-pancar-alim-fiyatini-acikladi-181639-20250930.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkseker-2025-2026-pancar-alim-fiyatini-acikladi-181639-20250930.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkseker-2025-2026-pancar-alim-fiyatini-acikladi-181639-20250930.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Deniz Yosunundan Organik Gübre Üretildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-deniz-yosunundan-organik-gubre-uretildi-5683.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-deniz-yosunundan-organik-gubre-uretildi-5683.html</link>
                    <description><![CDATA[Karadeniz kıyılarında oluşan yosunlardan gübre üretildi. Söz konusu gübre ilk etapta seralarda çilek ve marul yetiştiriciliğinde kullanılacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Sinop'ta hayata geçirilen "Büyük Temizlik Projesi" kapsamında deniz kıyılarından toplanan yosunlardan gübre üretildi.

Deniz yosunlarının su kirliliğine yol açan çevresel etkisinin azaltılarak ekonomiye kazandırılması amacıyla Sinop Üniversitesi öncülüğünde, Interreg NEXT Karadeniz Havzası Sınır Ötesi İş Birliği Programı çerçevesinde uygulamaya konulan projede yosunlar gübre üretiminde kullanıldı.

Avrupa Birliği destekli ve Sinop Üniversitesinin yanı sıra Marmara Belediyeler Birliği, Batum Devlet Üniversitesi ile Şumnu Üniversitesinin ortağı olduğu proje kapsamında Sinop kıyılarından toplanan yosunlar, önce Sinop Üniversitesi laboratuvarında analiz edildi. Kimyasal açıdan kirli olmadıkları belirlenen yosunlar, gerekli işlemlerden geçirilerek gübre haline dönüştürüldü.

Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Levent Bat, projenin Türkiye, Gürcistan ve Bulgaristan'da eş zamanlı yürütüldüğünü söyledi. Elde edilen gübrenin üç ülkede eş zamanlı tarımsal alanda kullanılmasına başlanacağına, bitkiler üzerinde yarattığı etkinin karşılaştırılacağına işaret eden Bat, tamamen organik üretilecek gübreden çok güzel geri dönüşler alacaklarına inandıklarını dile getirdi.


İlk etapta serada çilek ve marul yetiştiriciliğinde kullanılacak

Çalışmanın hem kirliliğin azaltılmasına hem de yerli üretime katkı sağlanmasına aracı olacağını belirten Bat, şöyle devam etti: "Projede yer alan akademisyen ekibimiz, gerekli metotları uygulayarak gübreyi elde etti. Hocalarımız gübreyi ilk etapta kurduğumuz serada çilek ve marul yetiştiriciliğinde kullanarak bitkilerin gelişmesine katkı sunup sunmayacağına bakacak. Çilek ve marulu seçmemizdeki amaç, Gürcistan ve Bulgaristan'da kıyılardan alınan alglerle aynı deneyler yapılacak. Dolayısıyla her üç ülkenin yaptığı çalışmalar karşılaştırılacak."



Deniz kıyılarından toplanan yosunların kimyasal açıdan kirli olup olmadıklarının da analiz edildiğini anlatan Bat, "Şimdiye kadar elde ettiğimiz sonuçlara göre çok büyük kirleticilerle karşılaşmadık yani Sinop kıyılarından toplanan alglerin halen temiz olduğunu söylemek söz konusudur." diye konuştu.

Çalışmanın, yosunlar nedeniyle kıyılarda oluşan kirliliğin en aza indirilmesi için de önem taşıdığına dikkati çeken Bat, "Öncelikli hedefimiz adından belli, 'Büyük Temizlik' yani kıyıları kirli olan bölgelerin temizliğini yaparak algleri alıp bir yere atmak yerine bunlardan ürün elde etmeyi amaçladık. Bu, dünyada birçok ülkede yapılmakta. Dolayısıyla biz de ülkemizde bu atıkların biyolojik olarak dönüşümüne katkıda bulunmayı sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.



"Doğadan aldığımız zenginliği tekrar doğaya döndüreceğiz"

Sinop Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Elkıran ise projeyle doğadan aldıkları zenginliği tekrar doğaya döndüreceklerini söyledi.

Yosun gübresinin bitki gelişimine önemli katkı sunacağına inandığını vurgulayan Elkıran, şunları kaydetti: "Yosundan sıvı, toz gübre ve kompost yaptık. Toz gübreden aynı zamanda pelet yapacağız. Kurduğumuz serada yapacağımız bitki denemeleriyle en idealini bulmaya çalışacağız. Amaç, organik madde ama sonrasında kontrol edilmezse kirliliğe dönüşebiliyor. Biz, doğadan aldığımız zenginliği tekrar doğaya döndüreceğiz. Yaptığımız analizlerde mineral miktarının çok yoğun olduğunu gördük."



 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Deniz Yosunundan Organik Gübre Üretildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 29 Sep 2025 05:34:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/deniz-yosunundan-organik-gubre-uretildi-084134-20250929.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/deniz-yosunundan-organik-gubre-uretildi-084134-20250929.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/deniz-yosunundan-organik-gubre-uretildi-084134-20250929.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Konya Şeker’den 2025 ayçiçeği alım fiyatlarına dair sürpriz açıklama]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-konya-sekerden-2025-aycicegi-alim-fiyatlarina-dair-surpriz-aciklama-5670.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-konya-sekerden-2025-aycicegi-alim-fiyatlarina-dair-surpriz-aciklama-5670.html</link>
                    <description><![CDATA[Konya Şeker, 2025 ayçiçeği alım fiyatlarını açıkladı. Çiftçilere peşin ve vadeli ödeme seçenekleri sunulurken, fiyatlar piyasada dikkat çekti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye’nin önemli tarım kuruluşlarından biri olan Konya Şeker, 2025 sezonu ayçiçeği alım fiyatlarını açıkladı. Trakya Birlik’in ardından gelen bu duyuru, özellikle İç Anadolu ve çevre illerde ayçiçeği üretimi yapan çiftçiler için büyük önem taşıyor. Açıklanan rakamlar, piyasadaki beklentilerin üzerinde gerçekleşti ve üreticilerin yüzünü güldürdü.

Konya Şeker’den Peşin ve Vadeli Ödeme Seçeneği

Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre 2025 yılı ayçiçeği alım fiyatları yağ oranına ve ödeme şekline göre belirlendi.


	
	%44 yağ oranına sahip ayçiçeği için:

	
		
		Peşin ödeme (7 gün içinde): 32.000 TL/ton
		
		
		Vadeli ödeme (60 gün): 34.000 TL/ton
		
	
	
	
	%50 yağ oranına sahip ayçiçeği için:

	
		
		Alım fiyatı: 34.400 TL/ton
		
	
	


Bu rakamlarla Konya Şeker, çiftçilere hem hızlı nakit ödeme imkânı sunuyor hem de vadeli alım seçeneğiyle farklı finansal ihtiyaçlara yanıt veriyor.

Trakya Birlik ile Karşılaştırma

Geçtiğimiz hafta ayçiçeği alım fiyatlarını duyuran Trakya Birlik, %44 yağ oranlı ayçiçeği için ton başına 28.000 TL fiyat açıklamıştı. Konya Şeker’in fiyatları ise bu rakamın oldukça üzerinde. Bu durum, özellikle üretim maliyetleri yüksek olan çiftçiler için önemli bir avantaj sağlıyor.

Uzmanlara göre, Konya Şeker’in bu politikası piyasada rekabeti artıracak ve ayçiçeği üreticilerinin ürünlerini değerinde satmasına katkı sağlayacak.

Çiftçiler İçin Ne Anlama Geliyor?

Ayçiçeği, Türkiye’nin yağlık tohum üretiminde stratejik öneme sahip ürünlerinden biri. Özellikle yağ sanayisinin hammaddesi olması nedeniyle iç piyasada yüksek talep gören ayçiçeği, ithalat bağımlılığının da azaltılmasında kritik rol oynuyor.

Konya Şeker’in açıkladığı fiyatlar, çiftçilere:


	
	Daha yüksek gelir imkânı,
	
	
	Nakit akışında rahatlama,
	
	
	Piyasada istikrar,
	
	
	Yağ oranına göre ürünlerini daha kârlı satma avantajı sunuyor.
	


Sonuç

Konya Şeker’in 2025 sezonu ayçiçeği alım fiyatları, sadece Konya’daki değil, tüm Türkiye’deki üreticiler tarafından dikkatle takip ediliyor. Açıklanan rakamlar, hem peşin hem vadeli ödeme seçenekleriyle çiftçilerin ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Trakya Birlik’in açıkladığı fiyatlarla kıyaslandığında ise Konya Şeker’in piyasayı hareketlendirecek güçlü bir adım attığı görülüyor.

Tarım sektörü temsilcileri, bu fiyat politikasının üretimi teşvik edeceğini ve çiftçilerin motivasyonunu artıracağını belirtiyor. Önümüzdeki günlerde diğer tarım kooperatifleri ve birliklerin de fiyat açıklamalarıyla piyasada rekabetin kızışması bekleniyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Konya Şeker’den 2025 ayçiçeği alım fiyatlarına dair sürpriz açıklama - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 22 Aug 2025 13:19:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/konya-sekerden-2025-aycicegi-alim-fiyatlarina-dair-surpriz-aciklama-162936-20250822.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/konya-sekerden-2025-aycicegi-alim-fiyatlarina-dair-surpriz-aciklama-162936-20250822.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/konya-sekerden-2025-aycicegi-alim-fiyatlarina-dair-surpriz-aciklama-162936-20250822.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kimyasal Pestisit Kullanımı B-Reçete ile Takibe Alınıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-kimyasal-pestisit-kullanimi-b-recete-ile-takibe-aliniyor-5669.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-kimyasal-pestisit-kullanimi-b-recete-ile-takibe-aliniyor-5669.html</link>
                    <description><![CDATA[Kimyasal pestisit kullanımı B-Reçete ile kontrol altına alınıyor. Gıda güvenliği artacak, ihracatta kalıntı sorunları azalacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, uzun süredir kamuoyunda tartışılan kimyasal pestisit kalıntısı sorununa karşı yeni bir dönemi başlatıyor. Özellikle ihracata giden tarım ürünlerinin gümrükten kalıntı nedeniyle geri dönmesi, üreticilerden tüketicilere kadar geniş bir kesimde endişe yaratıyordu. Bakanlık, bu sorunun önüne geçmek için B-Reçete sistemini devreye alıyor.

B-Reçete Nedir?

Yeni uygulama, ilaç kullanımında “eczane modeli”ne benzer bir yapı getiriyor. “Bitki Reçetesi” olarak adlandırılan bu sistemle birlikte, üreticinin zirai ilacı bayiden istediği kadar alması engellenecek. Bunun yerine;


	
	Hangi ürün için,
	
	
	Hangi parselde,
	
	
	Hangi dozda,
	
	
	Hangi zaman aralığında
	


ilaç kullanılacağı önceden belirlenip reçeteye bağlanacak. Böylece hem gereksiz ilaç tüketimi hem de kalıntı riski kontrol altına alınacak.

Sistem Nasıl İşleyecek?

B-Reçete uygulamasıyla tarımsal üretimde tam anlamıyla bir takip mekanizması kuruluyor. Bakanlığın kayıtlı sistemlerinde (ÇKS, TÜRKS, Kapalı Ortam Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi vb.) bulunan çiftçiler için otomatik olarak Üretici Kayıt Defteri oluşturulacak.


	
	Reçete Düzenleme: Riskli aktif maddeler içeren bitki koruma ürünleri, yalnızca Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş ziraat mühendisleri tarafından e-reçete şeklinde yazılacak.
	
	
	Satış ve Uygulama: Ürün satışı, reçete bilgisi üzerinden yapılacak. Satın alınan ilaçlar yalnızca yetkili kişilerce tarlada uygulanacak ve her işlem sisteme kaydedilecek.
	
	
	Hasat Takibi: Üretici, hasat miktarı ve tarihini sisteme girecek.
	
	
	Güvenlik: Tüm kullanıcılar sisteme SMS doğrulama ile giriş yapacak.
	


Bu sayede, bitki koruma ürünlerinin reçetelenmesinden hasada kadar geçen tüm süreç kayıt altına alınmış olacak.

Eğitim ve Mevzuat Hazır

Bakanlık, B-Reçete uygulamasına yönelik mevzuat düzenlemelerini tamamladı. İl ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan personelden, zirai ilaç bayi ve toptancılarına; reçete yazma yetkisi olan ziraat mühendislerinden uygulayıcılara kadar geniş bir kesim için eğitim programları hazırlanıyor. Pilot bölgelerde uygulama başlatıldıktan sonra sistem kademeli olarak tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılacak.

Uygulamanın Amaç ve Hedefleri

B-Reçete sistemiyle tarımda hem üretici hem de tüketici açısından önemli kazanımlar hedefleniyor:


	
	Gereksiz pestisit kullanımının önlenmesi
	
	
	Üreticilerin ihtiyacı kadar ürün kullanmasının sağlanması
	
	
	Zirai ilaçların izlenebilirliğinin artırılması
	
	
	Riskli aktif maddelerde e-reçete zorunluluğu
	
	
	Gıda güvenilirliğinin yükseltilmesi
	
	
	İhracatta kalıntı sorunları nedeniyle pazar kayıplarının azaltılması
	
	
	Çiftçinin maliyet yükünün hafifletilmesi
	


Neden Önemli?

Türkiye, özellikle ihracata dönük ürünlerde pestisit kalıntısı sebebiyle sık sık uyarılar alıyor. Bu durum hem üreticiyi ekonomik olarak zor durumda bırakıyor hem de ülkenin tarımsal ihracat itibarını sarsıyor. B-Reçete uygulaması ile artık kontrolsüz ilaç kullanımından kontrollü bir reçete sistemine geçilecek.

Böylece hem çevre ve insan sağlığı korunacak, hem de ihracatta güvenilir gıda üretimiyle Türkiye’nin pazardaki gücü artacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Kimyasal Pestisit Kullanımı B-Reçete ile Takibe Alınıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 22 Aug 2025 09:14:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kimyasal-pestisit-kullanimi-b-recete-ile-takibe-aliniyor-123224-20250822.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kimyasal-pestisit-kullanimi-b-recete-ile-takibe-aliniyor-123224-20250822.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kimyasal-pestisit-kullanimi-b-recete-ile-takibe-aliniyor-123224-20250822.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TMO 2025 Mısır Alım Fiyatını Açıkladı: Ton Başına 11.300 TL]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-2025-misir-alim-fiyatini-acikladi-ton-basina-11300-tl-5663.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-2025-misir-alim-fiyatini-acikladi-ton-basina-11300-tl-5663.html</link>
                    <description><![CDATA[TMO, 2025 mısır alım fiyatını ton başına 11.300 TL olarak açıkladı. Desteklerle birlikte üreticinin eline 11.968 TL/ton geçecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Mısır Hasadı Başladı

Türkiye’de 2025 yılı mısır hasadı Ağustos ayı başında Adana ve Hatay’da lokal olarak başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından yapılan açıklamada, ülke genelinde hasadın yaklaşık yüzde beş seviyelerine ulaştığı bildirildi. Hasat sürecinin yakından takip edildiği ve piyasaların gözlemlenmesi sonucunda alım fiyatının belirlendiği kaydedildi.

TMO Mısır Alım Fiyatını Açıkladı

Üreticilerin en çok merak ettiği konuların başında gelen fiyat da netleşti. TMO, bu yıl için mısır alım fiyatını ton başına 11.300 lira olarak duyurdu. Açıklamada, bu rakamın hem üreticilerin beklentileri hem de piyasalardaki denge dikkate alınarak belirlendiği vurgulandı. Belirlenen fiyat, sezonun geri kalanında üreticilerin elini güçlendirmesi açısından önem taşıyor.

Yeni Destekleme Modeli Uygulanacak

TMO’nun açıklamasında, sadece alım fiyatı değil, üreticilere sağlanacak destekleme ödemeleri de detaylandırıldı. Önceki yıllarda uygulanan mazot ve gübre destekleri, yeni modelde farklı başlıklar altında çiftçilere ulaştırılacak. Bu kapsamda üreticilere “temel destek” ve “planlı üretim desteği” ödemeleri yapılacak. Ayrıca yerli sertifikalı tohum kullanan çiftçiler için “üretim geliştirme desteği”, katı organik gübre kullananlar için de ilave destek sağlanacağı belirtildi.

Çiftçinin Eline Geçecek Net Rakam

Desteklerin toplamının ton başına ortalama 668 lira olacağı ifade edildi. Bu ek ödemelerle birlikte mısır üreticisinin eline geçecek rakam ton başına 11.968 liraya ulaşacak. Böylece açıklanan alım fiyatı, desteklerle beraber çiftçinin maliyetlerini karşılamasına yardımcı olacak ve üretimde sürdürülebilirliği güçlendirecek.

Ödeme Süreci ve Çiftçi İçin Önemi

Ürün bedelleri konusunda da çiftçilerin beklentilerini karşılayan bir sistem açıklandı. TMO, ürün teslimatını takip eden 30 gün içinde ödemelerin üreticilerin banka hesaplarına yatırılacağını duyurdu. Bu uygulamanın, çiftçilerin nakit akışını kolaylaştırması ve yeni sezon planlamalarını daha rahat yapabilmeleri açısından önemli bir adım olduğu değerlendiriliyor.

Tarım Sektörüne Katkısı

Mısır, Türkiye’de hem hayvancılık hem de gıda sanayii için stratejik öneme sahip ürünlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle TMO tarafından açıklanan fiyat ve destekleme politikaları, yalnızca üreticiyi değil aynı zamanda sektörün bütününü yakından ilgilendiriyor. Uzmanlara göre, açıklanan fiyat politikası çiftçinin emeğinin karşılığını almasına yardımcı olacak, piyasada istikrarı destekleyecek ve tarımsal üretimde güven ortamı oluşturacak.

Genel Değerlendirme

2025 sezonu için açıklanan alım fiyatı ve destek paketleri, mısır üreticilerinin motivasyonunu artırırken, tarımsal üretimde sürekliliğin korunmasına da katkı sağlayacak. Türkiye’nin farklı bölgelerinde devam eden hasat sürecinin önümüzdeki haftalarda hızlanmasıyla birlikte, belirlenen fiyatların piyasadaki etkileri daha net bir şekilde görülecek.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TMO 2025 Mısır Alım Fiyatını Açıkladı: Ton Başına 11.300 TL - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 16 Aug 2025 09:26:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-2025-misir-alim-fiyatini-acikladi-ton-basina-11300-tl-123320-20250816.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-2025-misir-alim-fiyatini-acikladi-ton-basina-11300-tl-123320-20250816.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-2025-misir-alim-fiyatini-acikladi-ton-basina-11300-tl-123320-20250816.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rekor sıcaklar Çukurova'da narenciye ürünlerini yaktı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-rekor-sicaklar-cukurovada-narenciye-urunlerini-yakti-5662.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-rekor-sicaklar-cukurovada-narenciye-urunlerini-yakti-5662.html</link>
                    <description><![CDATA[Adana'da 47,5 derece ile son 95 yılın sıcaklık rekoru kırılırken limon, portakal ve mandalina gibi narenciye ürünlerinde güneş yanıkları oluştu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Adana’da 9 Ağustos’ta sıcaklık 47,5 dereceye kadar çıktı. Böylece kent, 1929’dan bu yana en yüksek sıcaklığını gördü. Rekor sıcaklık, limon, portakal ve mandalina başta olmak üzere narenciye bahçelerinde ciddi hasara neden oldu.

Hatta Tarbzon hurması, nar gibi bir çok meyve çeşidinin yanısıra sebze çeşitleri de yanıktan olumsuz etkilendi.

Şubat ve nisan aylarında yaşanan zirai donun yaraları henüz sarılmamışken bu kez aşırı sıcaklar ürünlerde “güneş yanığı” oluşturdu. Özellikle Mayer cinsi limon, erkenci mandalina grupları, W. Murcott mandalina ve portakal çeşitlerinde güneş yanıklarından dolayı kayıplar bekleniyor.

“Meyveler dalında yandı”

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, “Rüzgârın etkisiyle güneye ve batıya bakan dallardaki meyveler büyük ölçüde yandı. Özellikle ağaçların dış ve tepelerindeki ürünlerde yanıklar daha fazla oldu. Şubat-nisan donu nedeniyle zaten düşük olan rekolte, sıcakların etkisiyle daha da gerileyecek” dedi.


Mersin Ziraat Odası Başkanı Prof. Dr. Okan Özkaya da benzer durumun Mersin'de yaşandığını söyledi. Hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Özkaya, yüksek maliyet altında ezilen çiftçinin yaşanan rekolte kaybınyla birlikte finasal açıdan daha da zora girdiğini söyledi.

Adana, Hatay ve Mersin başta olmak üzere Çukurova Bölgesi, Türkiye’nin narenciye üretiminin yaklaşık üçte ikisini karşılıyor.

Zirai don sonrası gelen aşırı sıcaklar; hem meyve yüzeyinde güneş yanıklarına hem de hücre zarlarının hasar görmesine yol açarak kalite kaybı ve pazar değerinde düşüşe neden oluyor.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Rekor sıcaklar Çukurova'da narenciye ürünlerini yaktı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 15 Aug 2025 07:42:39 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rekor-sicaklar-cukurovada-narenciye-urunlerini-yakti-104434-20250815.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rekor-sicaklar-cukurovada-narenciye-urunlerini-yakti-104434-20250815.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/rekor-sicaklar-cukurovada-narenciye-urunlerini-yakti-104434-20250815.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Su yılı yağışları son 52 yılın en düşük seviyesine indi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-su-yili-yagislari-son-52-yilin-en-dusuk-seviyesine-indi-5661.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-su-yili-yagislari-son-52-yilin-en-dusuk-seviyesine-indi-5661.html</link>
                    <description><![CDATA[1 Ekim 2024-31 Temmuz 2025 dönemini kapsayan 2025 su yılı yağışları normali ve geçen yıl yağışlarının altında seyretti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye'nin son aylarda yaşadığı olumsuz iklim koşulları Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine de yansıdı.
MGM'ye göre, Türkiye genelinde temmuz ayında ortalama 9.6 mm yağış kaydedildi. Böylece Temmuz ayı yağışları; 15.6 mm olan (1991-2020) normalinin yüzde 39 altında gerçekleşirken, 32.7 mm olan 2024 Temmuz ayı yağışının ise yüzde 71 altında kaldı.

Yağışlarda; Marmara Bölgesi, Uşak, Afyonkarahisar, Denizli çevreleri hariç Ege Bölgesi, Batı Karadeniz, İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin doğusunda, Antalya, Şanlıurfa, Mardin, Şırnak, Batman, Van ve Hakkâri çevrelerinde normaline göre yüzde 80’den fazla azalma görüldü.

Denizli, Burdur, Ankara, Samsun, Ordu, Gümüşhane, Erzincan, Tunceli, Bingöl, Adıyaman ve Kars çevrelerinde ise yüzde 40’ın üzerinde artış yaşandı.

Bölge genelinde, tüm bölgeler normallerinin altında yağış almış, normaline göre en fazla azalma yüzde 95 ile Marmara Bölgesi’nde gerçekleşti. Temmuz ayı yağışları Marmara Bölgesi’nde son 65 yılın en düşük seviyesine indi.

1 Ekim 2024-31 Temmuz 2025 dönemini kapsayan 2025 su yılı yağışları normali ve geçen yıl yağışlarının altında seyretti.


Bu dönemde Türkiye'de ortalama 393.2 mm yağış kaydedildi. Aynı dönem su yılı normali 533.7 mm (1991-2020) ve geçen yıl aynı dönem yağışı ise 549.3 mm olduğu için yağışlar, normalinin yüzde 26, geçen yıl yağışlarının yüzde 28 altında gerçekleşmiş oldu.

Türkiye geneli 10 aylık su yılı yağışları son 52 yılın en düşük seviyesine indi.

Yağışlar; Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin güneyi ile Hatay çevrelerinde yer yer yüzde 60’ın üzerinde azalma, Orta ve Doğu Karadeniz kıyı kesimlerinde ise yer yer yüzde 20’nin üzerinde artış gösterdi.

Bölge genelinde su yılı yağışları tüm bölgelerde normallerinin ve geçen yıl yağışlarının altında gerçekleşti. Normallerine göre en fazla azalma yüzde 53 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelirken, 10 aylık dönem su yılı yağışları Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde 65, Akdeniz Bölgesi’nde 51, Marmara ve Ege Bölgesi’nde son 18 yılın en düşük seviyesine indi.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Su yılı yağışları son 52 yılın en düşük seviyesine indi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 14 Aug 2025 13:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/su-yili-yagislari-son-52-yilin-en-dusuk-seviyesine-indi-161731-20250814.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/su-yili-yagislari-son-52-yilin-en-dusuk-seviyesine-indi-161731-20250814.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/su-yili-yagislari-son-52-yilin-en-dusuk-seviyesine-indi-161731-20250814.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel Gıda Fiyatları Temmuz 2025’te Artışını Sürdürdü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gida-fiyatlari-temmuz-2025te-artisini-surdurdu-5657.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gida-fiyatlari-temmuz-2025te-artisini-surdurdu-5657.html</link>
                    <description><![CDATA[FAO verilerine göre Temmuz 2025’te küresel gıda fiyatları, et ve bitkisel yağ fiyatlarındaki artışla yükseldi; tahıl ve şeker fiyatları ise geriledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından açıklanan Temmuz 2025 Gıda Fiyat Endeksi verileri, küresel gıda fiyatlarının son aylardaki yükseliş trendini devam ettirdiğini ortaya koydu. FAO Gıda Fiyat Endeksi (FFPI), Temmuz ayında 130,1 puana yükselerek bir önceki aya göre %1,6 artış kaydetti. Geçen yılın aynı dönemine göre ise fiyatlar %7,6 oranında artmış durumda. Ancak endeks, Mart 2022’deki tarihi zirvesinin hâlâ %18,8 altında bulunuyor.

Uzmanlara göre Temmuz ayındaki artışın en önemli nedeni, et ve bitkisel yağ fiyatlarında yaşanan güçlü yükseliş oldu. Buna karşın tahıl, süt ürünleri ve şeker fiyatlarında gerileme gözlendi.

Bitkisel Yağ Fiyatları 3 Yılın Zirvesinde

FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, Temmuz ayında aylık bazda %7,1 artarak 166,8 puana çıktı ve son üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı.


	
	Palm yağı fiyatlarındaki yükseliş, güçlü küresel ithalat talebi ve diğer yağ çeşitlerine göre fiyat avantajı sayesinde gerçekleşti.
	
	
	Soya yağı fiyatları, Amerika kıtasında biyoyakıt sektöründen gelen talep beklentileriyle yükseldi.
	
	
	Ayçiçek yağı fiyatları, Karadeniz bölgesinde arzın daralması nedeniyle arttı.
	
	
	Kolza (kanola) yağı fiyatları düşüş gösterse de bu gerileme, diğer yağlardaki artışlarla fazlasıyla telafi edildi.
	


Et Fiyatlarında Tarihi Rekor

FAO Et Fiyat Endeksi, Temmuz ayında %1,2 artarak 127,3 puana yükseldi ve tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Özellikle:


	
	Sığır eti fiyatları, Avustralya, Brezilya, Çin ve ABD’den gelen güçlü talep nedeniyle rekor kırdı.
	
	
	Koyun eti fiyatları, Okyanusya’da sınırlı arz ve yüksek talep yüzünden üst üste dördüncü ay artış gösterdi.
	
	
	Kümes hayvanı eti fiyatlarında da hafif bir yükseliş görüldü.
	


Tahıl Fiyatlarında Gerileme

FAO Tahıl Fiyat Endeksi, Temmuz ayında %0,8 düşüşle 106,5 puana geriledi.


	
	Düşüşte, Kuzey Yarımküre’de devam eden kışlık buğday hasadıyla artan arz etkili oldu.
	
	
	Ancak Kuzey Amerika’daki baharlık buğday koşullarının zayıf seyretmesi ve Avrupa ile Karadeniz bölgesinde üreticilerin satışa isteksiz olması, fiyatlardaki düşüşü sınırladı.
	
	
	Mısır fiyatları, üretici satışlarının yavaş olması ve Doğu Avrupa ile Ukrayna’daki kurak hava koşullarının etkisiyle destek buldu.
	
	
	Pirinç fiyatları ise %1,8 oranında geriledi.
	


Süt Ürünlerinde Hafif Düşüş

FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, Temmuz ayında %0,1 düşüşle 155,3 puana indi. Bu, Nisan 2024’ten bu yana görülen ilk gerileme oldu.


	
	Tereyağı ve süt tozu fiyatlarındaki düşüş,
	
	
	Asya ve Yakın Doğu’dan gelen talep artışıyla yükselen peynir fiyatları tarafından kısmen dengelendi.
	


Şeker Fiyatlarındaki Düşüş Sürüyor

FAO Şeker Fiyat Endeksi, Temmuz ayında %0,2 düşerek 103,3 puana geriledi. Böylece şeker fiyatları üst üste beşinci ay azalmış oldu.


	
	Hindistan ve Tayland’da beklenen yüksek üretim ile
	
	
	Brezilya’daki elverişli hava koşulları, fiyatları baskılayan başlıca unsurlar oldu.
	
	
	Küresel talepteki toparlanma ise düşüşün daha sert olmasını engelledi.
	


Genel Değerlendirme

Temmuz 2025 verileri, küresel gıda fiyatlarının özellikle enerji fiyatları, iklim koşulları, arz-talep dengesi ve jeopolitik gelişmelerden etkilendiğini bir kez daha ortaya koydu. Et ve bitkisel yağ fiyatlarındaki sert yükseliş, endeksi yukarı çekerken; tahıl, süt ürünleri ve şeker fiyatlarındaki düşüşler küresel gıda enflasyonunun daha hızlı yükselmesini engelledi.

FAO uzmanları, önümüzdeki aylarda fiyatların seyrinin büyük ölçüde küresel hava koşulları, lojistik maliyetler ve tarım politikaları tarafından belirleneceğini öngörüyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Küresel Gıda Fiyatları Temmuz 2025’te Artışını Sürdürdü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 09 Aug 2025 06:14:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlari-temmuz-2025te-artisini-surdurdu-092652-20250809.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlari-temmuz-2025te-artisini-surdurdu-092652-20250809.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gida-fiyatlari-temmuz-2025te-artisini-surdurdu-092652-20250809.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bitkisel Üretim Desteklerinde Yeni Düzenleme 2025-2027]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-bitkisel-uretim-desteklerinde-yeni-duzenleme-2025-2027-5655.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-bitkisel-uretim-desteklerinde-yeni-duzenleme-2025-2027-5655.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, 2025-2027 dönemi bitkisel üretim desteklerinde soya için ek destek ve denetimlerle yeni düzenlemeler yaptı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bitkisel Üretim Desteklerine Yönelik Esaslar Yeniden Düzenlendi

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni tebliğle, 2025-2027 yıllarında uygulanacak bitkisel üretim desteklerine ilişkin esaslar önemli ölçüde güncellendi. Özellikle ikinci ürün olarak soya üretimine yönelik desteklerin artırılması ve destekleme ödemelerinde şeffaflığın sağlanması hedefleniyor. 1 Ocak 2025’ten itibaren yürürlüğe giren bu düzenlemeler, üreticilere daha fazla fayda sağlamayı amaçlıyor.

İkinci Ürün Olarak Soyaya Temel Destek Ödemesi Getirildi

Daha önce, aynı arazi üzerinde bir üretim yılında birden fazla ürün yetiştirildiğinde sadece destekleme ödemesi tutarı yüksek olan ürün için ödeme yapılmaktaydı. Yeni düzenleme ile ikinci ürün olarak soya üretimi yapılması halinde, diğer ürünlerden yüksek olan destek tutarına ilave olarak soya için temel destek ödenecek.


	
	Böylece, çiftçiler ikinci ürün olarak soya ektiklerinde ek bir gelir elde edecek.
	
	
	Bu destek, soya üretimini teşvik ederek protein açığının kapatılmasına katkı sağlayacak.
	
	
	Ayrıca, ikinci ürün olarak soyanın desteklenmesi, toprak verimliliğini artırma ve tarımsal çeşitliliği sağlama amacı taşıyor.
	


Destekleme Ödemelerinde Denetim ve Belge İncelemesi Artıyor

Yeni tebliğde çiftçilerin desteklerden yararlanabilmesi için ibraz ettikleri belgelerin ilgili kurumlarca sıkı bir şekilde incelenmesi şartı getirildi. Bu kapsamda;


	
	İl ve ilçe müdürlükleri, belgeleri ve sahadaki üretimi karşılaştırarak gerçek üretim yapılıp yapılmadığını tespit edecek.
	
	
	Gerçek üretim yapmadığı tespit edilen çiftçiler destekleme ödemelerinden faydalanamayacak.
	
	
	Bu düzenleme, usulsüzlüklerin önüne geçerek desteklerin gerçek üreticilere ulaşmasını sağlayacak.
	


Lisanslı Depolarda Ürün Depolama Sürelerinde Değişiklik

Tebliğle birlikte lisanslı depolarda ürün depolama sürelerine ilişkin önemli bir değişiklik yapıldı. Arpa ürününe yönelik destekleme dönemi için depolamaya başlama tarihi 1 Haziran’dan 15 Mayıs’a çekildi. Bu değişiklik:


	
	Arpa üreticilerine destekleme ödemelerine daha erken erişim imkanı sunacak.
	
	
	Depolama süreçlerinin daha etkin yönetilmesini sağlayacak.
	
	
	Ürünlerin kalite ve stok durumunun daha sağlıklı takibini kolaylaştıracak.
	


2025-2027 Dönemi Bitkisel Üretim Destekleri ve Önemi

Türkiye’nin tarım politikalarında önemli bir yere sahip olan bitkisel üretim destekleri, çiftçilerin üretim maliyetlerini azaltmak ve tarımsal üretimi artırmak için kritik bir araçtır. 2025-2027 yılları arasında yürürlükte kalacak olan bu yeni düzenlemeler:


	
	Bitkisel üretimde çeşitliliği artırmayı,
	
	
	Tarımsal sürdürülebilirliği güçlendirmeyi,
	
	
	Üretici refahını yükseltmeyi amaçlıyor.
	


Aynı zamanda desteklemelerde yapılacak denetimler sayesinde, kamu kaynaklarının etkin kullanımı sağlanacak ve haksız destek ödemelerinin önüne geçilecek.

Tarım Sektörüne Yansımaları ve Beklentiler

Bu yeni düzenlemenin sektöre olumlu yansımaları şöyle sıralanabilir:


	
	İkinci ürün olarak soyanın desteklenmesi, soya üretim alanlarının genişlemesine ve ithalatın azalmasına katkıda bulunacak.
	
	
	Denetimlerin artmasıyla desteklerin hakkaniyetli dağıtımı sağlanacak.
	
	
	Depolama tarihindeki değişiklik, üreticilerin ürünlerini daha erken ve güvenli şekilde piyasaya sunmalarına olanak tanıyacak.
	
	
	Uzun vadede, bitkisel üretim destekleri tarımsal verimliliği ve Türkiye’nin tarımda dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
	


Sonuç: Bitkisel Üretim Desteklerinde Yeni Dönem Başladı

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı “2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere Ödeme Yapılmasına Dair Tebliğ” değişiklikleri, çiftçilere ikinci ürün desteği, sıkı belge denetimi ve depolama süreçlerinde kolaylıklar sunuyor. Bu düzenlemeler, Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesinin artırılması ve üretici haklarının korunması adına büyük önem taşıyor.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Bitkisel Üretim Desteklerinde Yeni Düzenleme 2025-2027 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 07 Aug 2025 05:44:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bitkisel-uretim-desteklerinde-yeni-duzenleme-2025-2027-085302-20250807.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bitkisel-uretim-desteklerinde-yeni-duzenleme-2025-2027-085302-20250807.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bitkisel-uretim-desteklerinde-yeni-duzenleme-2025-2027-085302-20250807.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TMO: Fındıkta Bu Sezon Yüzde 37 Rekolte Kaybı Bekleniyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-findikta-bu-sezon-yuzde-37-rekolte-kaybi-bekleniyor-5654.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-findikta-bu-sezon-yuzde-37-rekolte-kaybi-bekleniyor-5654.html</link>
                    <description><![CDATA[2025’te fındık rekoltesinde sert düşüş bekleniyor. TMO’ya göre üretim yüzde 37 azalacak, bu da fiyatlar ve ihracat üzerinde etkili olabilir.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 2025 yılı fındık hasat sezonu Karadeniz’de başladı. Üreticiler, hasat heyecanı yaşarken Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) önemli bir açıklama yaptı. TMO, bu yıl Türkiye genelinde fındık rekoltesinde yüzde 37 oranında kayıp öngördüğünü duyurdu. Bu düşüşün piyasa dengeleri ve ihracat açısından etkileri büyük olacak.

Rekolte Kaybının Başlıca Nedenleri

TMO tarafından yapılan saha incelemeleri ve bölgesel analizler ışığında, rekolte kaybının temel sebepleri şöyle sıralanıyor:


	
	İlkbahar Donları: Bahar aylarında meydana gelen geç don olayları, fındık tomurcuklarını zarar vererek verim kaybına yol açtı.
	
	
	Yetersiz Tozlaşma: Böcek popülasyonundaki azalma ve iklim değişiklikleri nedeniyle tozlaşma oranları düştü.
	
	
	Ani Hava Değişimleri: Özellikle sıcaklık ve nem dalgalanmaları, bitki gelişimini olumsuz etkiledi.
	
	
	İklim Stresi: Artan sıcaklık ve düzensiz yağışlar, fındık ağaçlarının sağlığını bozdu.
	


Bu faktörler birleşince, özellikle Ordu, Giresun, Trabzon ve Düzce gibi fındık üretim merkezlerinde verim ciddi şekilde düştü.

Türkiye’nin Fındık Üretiminde Durum

Türkiye, dünya fındık üretiminin yaklaşık %70’ini karşılayan lider üreticidir. Yıllık ortalama üretim 600-700 bin ton arasında değişirken, bu sezonun beklentileri şöyle:


	
	Rekolte Tahmini: 450 bin tonun altına düşebilir.
	
	
	Üretim Düşüşü: Yüzde 37 oranında azalma bekleniyor.
	
	
	Bölgesel Etki: Karadeniz Bölgesi’nde önemli verim kayıpları yaşanıyor.
	


Bu düşüş, hem iç tüketim hem de ihracat üzerinde baskı oluşturabilir.

Piyasa ve Fiyatlara Etkisi

Rekolte kaybının ekonomik etkileri önemli:


	
	Fiyat Artışı Beklentisi: Düşük arz nedeniyle fiyatların yükselmesi öngörülüyor.
	
	
	Alım Fiyatları: TMO, sezon başında belirlediği taban alım fiyatlarıyla üreticiyi destekliyor.
	
	
	Serbest Piyasa: Kaliteli fındık, piyasa fiyatlarının üzerinde prim yapabilir.
	
	
	İhracat: Azalan üretim, ihracat hacminde daralmaya neden olabilir.
	


Üretici birlikleri, özellikle iri ve kaliteli ürünün yüksek talep göreceğini bildiriyor.

Resmi Rekolte Raporu ve Gelecek Beklentiler

Tarım ve Orman Bakanlığı ile TMO’nun ortak saha çalışmaları sonucu hazırlanan resmi rekolte raporunun önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor. Bu rapor:


	
	Piyasa düzenlemelerinde yol gösterici olacak,
	
	
	İhracat stratejilerinin şekillenmesini sağlayacak,
	
	
	Üreticilerin planlama yapmasına yardımcı olacak.
	


Sonuç

2025 fındık sezonunda yaşanacak yüzde 37’lik rekolte kaybı, Türkiye’nin hem üretim hem de ihracat açısından önemli bir dönemeçte olduğunu gösteriyor. İklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerindeki etkileri giderek artarken, üreticilerin desteklenmesi ve piyasa dengelerinin doğru yönetilmesi kritik önem taşıyor.

&nbsp;

Kaynaklar:


	
	Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Resmi Açıklamaları
	
	
	Tarım ve Orman Bakanlığı
	
	
	Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği
	

 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TMO: Fındıkta Bu Sezon Yüzde 37 Rekolte Kaybı Bekleniyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 07 Aug 2025 05:18:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-findikta-bu-sezon-yuzde-37-rekolte-kaybi-bekleniyor-083109-20250807.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-findikta-bu-sezon-yuzde-37-rekolte-kaybi-bekleniyor-083109-20250807.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-findikta-bu-sezon-yuzde-37-rekolte-kaybi-bekleniyor-083109-20250807.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hindistan’da Muson Yağışları Artıyor: Tarım Sektörü İçin Umut Verici Gelişme]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-hindistanda-muson-yagislari-artiyor-tarim-sektoru-icin-umut-verici-gelisme-5651.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-hindistanda-muson-yagislari-artiyor-tarim-sektoru-icin-umut-verici-gelisme-5651.html</link>
                    <description><![CDATA[Hindistan’da muson sezonunun ikinci yarısında yağışların ortalamanın üzerine çıkması, pirinç ve soya üretiminde verim beklentilerini artırdı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Hindistan’da Muson Yağışları Artışta: Tarımda Verim Beklentisi Yükseldi

Hindistan'da 2025 muson mevsiminin ikinci yarısında yağışların normalin üzerine çıkması, ülkenin tarım sektörü açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Hindistan Meteoroloji Dairesi (India Meteorological Department - IMD), Ağustos ve Eylül aylarında uzun dönem ortalamasının %106’sının üzerinde yağış beklendiğini açıkladı. Bu durum, özellikle musona bağlı ürünlerin başında gelen pirinç ve soya fasulyesi üretimi için umut verici bir tablo oluşturuyor.

IMD Genel Müdürü Mrutyunjay Mohapatra, 31 Temmuz'da yaptığı basın açıklamasında, Hindistan'ın birçok bölgesinde yağışların normalin üzerinde seyredeceğini belirtti. Ağustos ayında yağışların mevsim normallerinde olması öngörülürken, Eylül ayında daha yoğun ve yaygın yağışların beklendiği vurgulandı.

Muson yağışları Hindistan tarımı için kritik öneme sahip. Ülkenin kırsal ekonomisinin bel kemiğini oluşturan çiftçiler için su kaynaklarının dolması ve toprak neminin artması, verimlilik açısından doğrudan etki yaratıyor. Bu nedenle, pirinç ve soya fasulyesi gibi ana tarım ürünlerinde hem iç tüketime hem de ihracata yönelik arzın güçleneceği tahmin ediliyor.

IMD’ye göre, muson boyunca nötr ENSO koşulları sürecek. Mevsimin ilerleyen dönemlerinde Hindistan Okyanusu Dipolü (IOD) zayıf negatif faza geçebilir. Bu geçişin bölgesel yağış dağılımında küçük sapmalar yaratması muhtemel olsa da genel tablo halen olumlu.

Hindistan’ın bu yılki tarımsal üretim performansı, dünya pirinç ve soya pazarlarında dengeleri etkileyebilir.

Kaynaklar:


	
	India Meteorological Department (imd.gov.in)
	
	
	Reuters | “India monsoon rains seen above normal in August-September” – 1 Ağustos 2025
	
	
	Hindustan Times | “Monsoon to bring more rain in second half of the season: IMD” – 31 Temmuz 2025
	


&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Hindistan’da Muson Yağışları Artıyor: Tarım Sektörü İçin Umut Verici Gelişme - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 05 Aug 2025 04:52:15 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hindistanda-muson-yagislari-artiyor-tarim-sektoru-icin-umut-verici-gelisme-075909-20250805.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hindistanda-muson-yagislari-artiyor-tarim-sektoru-icin-umut-verici-gelisme-075909-20250805.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/hindistanda-muson-yagislari-artiyor-tarim-sektoru-icin-umut-verici-gelisme-075909-20250805.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>