<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Türkiyenin En iyi Haber Sitesi</title>
                      <link>https://www.tarimturk.com.tr/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tarimturk.com.tr/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi tarım haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 22:04:29 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Türkiyenin En iyi Haber Sitesi - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Türkiyenin En iyi Haber Sitesi</copyright><item><title><![CDATA[Türkiye'de 120 milyar doları aşan gıda perakendeciliğinin röntgeni]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkiyede-120-milyar-dolari-asan-gida-perakendeciliginin-rontgeni-5796.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-turkiyede-120-milyar-dolari-asan-gida-perakendeciliginin-rontgeni-5796.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD Tarım Bakanlığı Dış Tarım Servisi "Perakende Gıda Sektörü Yıllığı: Türkiye" başlıklı rapor yayımladı. Rapora göre, Türkiye'de 2025 yılı toplam perakende satışları, vergiler hariç yaklaşık 224 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bunun yaklaşık 120,2 milyar dolarlık bölümü gıda perakendesinden oluştu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ABD Tarım Bakanlığı (USDA) Dış Tarım Servisi’nin (FAS) Ankara ofisi tarafından hazırlanan "Perakende Gıda Sektörü Yıllığı: Türkiye” başlıklı rapor perakende sektörünün röntgenini çekiyor.

Türkiye’de ekonomik zorluklar ve satın alma gücü kaybı devam etmesine rağmen perakende gıda pazarında büyümenin sürdüğüne dikkat çekilen raporda, "Ancak büyümenin yönünü indirim marketleri, özel markalı ürünler, küçük formatlı mağazalar ve giderek artan ölçüde çevrim içi satışlar belirliyor. Türkiye’de satılan gıdaların büyük bölümü yerli üretimden karşılanırken, ithal tüketici odaklı tarım ve gıda ürünlerinin toplam market satışlarındaki payı yalnızca yüzde 7-8 seviyesinde bulunuyor" ifadelerine yer veriliyor.

Türkiye’de perakende gıda pazarı 120 milyar dolara ulaştı

Rapora göre, Türkiye’de 2025 yılı toplam perakende satışları, vergiler hariç yaklaşık 224 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bunun yaklaşık 120,2 milyar dolarlık bölümü gıda perakendesinden oluştu. 2025 yılı gıda perakende satışlarının dağılımı şöyle:

Söz konusu rakamlar, Türkiye’de indirim marketlerinin tek başına toplam gıda perakende satışlarının yaklaşık üçte birine ulaştığını gösteriyor. Rapordaki verilere göre, indirim marketlerinin payı yüzde 32,2, süpermarketlerin payı yüzde 28,7, geleneksel perakendenin payı yüzde 32, e-ticaretin payı ise yüzde 2,1 düzeyinde.

Raporda Türkiye genelinde zincir ve bağımsız mağazalarla birlikte yaklaşık 370 bin gıda perakende satış noktası bulunduğu belirtiliyor. Beşten fazla mağazası olan zincir sayısı ise 200’ün üzerinde.

Geleneksel perakendeden organize zincirlere geçiş

Türkiye’de gıda alışverişinin son on yılda hızla organize perakendeye kaydığına dikkat çekilen rapora göre, modern/organize perakendenin payı 2014’te yüzde 41,8 iken 2025’te yüzde 67,3’e yükseldi.

Geleneksel perakendenin payı ise aynı dönemde yüzde 58,2’den yüzde 32,7’ye geriledi.

Söz konusu dönüşüm, bakkal ve semt pazarlarının ağırlığının giderek azaldığını ortaya koyarken, rapor, bakkalların, açık pazarların, kasapların, manavların, kuruyemişçilerin ve fırınların hâlâ Türkiye’de gıda alışverişinin önemli bir parçası olduğunun da altını çiziyor. Ancak buna karşın büyüme ve yeni mağaza yatırımları ağırlıklı olarak ulusal zincirlerden geliyor.

Türkiye’de organize perakende üç ana gruba ayrılıyor

Raporda organize perakende sektörü "Ulusal indirim ve süpermarket zincirleri", "Bir veya birkaç şehirde faaliyet gösteren bölgesel zincirler" ve "Uluslararası sermayeli zincirler" olmak üzere üç kategoride ele alnıyor.

Raporun dikkat çekici tespitlerinden birisi de 2026 itibarıyla Türkiye’de uluslararası sermaye kontrolünde yalnızca Metro Grossmarket ve bonVeno’nun kalmış olması. Her iki zincir de Alman Metro Grubu’na ait.

"Yüksek enflasyon, indirim marketlerini ve özel markalı ürünleri büyütüyor"

Rapora göre, 2025 yılında gıda perakendesinde en iyi performansı indirim marketleri gösterdi. Bunun temel nedeni olarak yüksek enflasyon, çalışan kesimin satın alma gücündeki kronik kayıp, fiyat duyarlılığının artması ve daha ucuz özel markalı ürünlere yönelim gösteriliyor.

Raporda enflasyonun 2018’den bu yana Türkiye ekonomisinin başlıca sorunlarından biri olduğu belirtilirken, tüketici enflasyonunun Ekim 2022’de yüzde 86 ile zirve yaptığı, 2025 sonunda yüzde 31’e gerilediği hatırlatılıyor.

Gıda ve alkolsüz içecek enflasyonunun 2025 sonunda yüzde 28, Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 35 olduğu aktarılırken, rapora göre yüksek enflasyon özellikle alt ve alt-orta gelir gruplarının yaşam standardını aşındırdı. Bu ortamda tüketici, daha küçük paketlere, kampanyalara, indirim marketlerine ve marketlerin kendi markalarına yöneldi.

Raporda özel markalı ürünlerin zincirlerin iş modelindeki ağırlığı da paylaşıldı. Rapora göre, BİM’de ürünlerin yaklaşık yüzde 80’i özel markalı. Şok marketlerde özel markalı ürün oranı yaklaşık yüzde 35 ve raflardaki diğer ürünlerin önemli bir kısmını, aynı grubun bünyesindeki Yıldız Holding markaları oluşturuyor.

Rapor, indirim zincirlerinin düşük fiyatın yanı sıra tüketicinin mahalleye yakın mağazadan alışveriş yapma eğilimine de cevap verdiğini belirtiyor.

İlk 10 zincir bir yılda 3 binden fazla yeni mağaza açtı

Raporda, Türkiye'de faaliyet gösteren ilk 10 zincir marketin bir yılda 3 binden fazla yeni mağaza açtığına dikkat çekiliyor.

Rapordaki mağaza sayılarına göre ilk 10 gıda perakende zincirinin toplam mağaza sayısı 2024’te 48 bin 861 iken 2025’te 51 bin 916 oldu. Böylece mevcut şube sayısına yalnızca bir yılda 3 bin 55 yeni mağaza eklendi. Bu, yaklaşık yüzde 6,3’lük bir artış anlamına geliyor.

Rapora göre, zincir markatlerin toplam şube sayısı ve söz konusu 3 bin 55 yeni şubenin dağılımı şöyle: BİM 14.576 (993), A101 13.550 (392) Şok 11.797 (332), Migros 3.895 (326), Seç 3.748 (904), Ekomini 2.346 (41), Hakmar 812 (12), CarrefourSA 705 (14), File 329 (42) Onur 158 (-1)

Rapora göre, 2025’te en fazla mağaza açan zincirler BİM, Seç, A101, Şok ve Migros oldu. Seç’in bir yılda 904 yeni satış noktası eklemesi, küçük ve mahalle tipi mağaza formatlarının büyüme hızını gösteriyor. Raporda yer alan dip notta, söz konusu listeye, 2 binden fazla mağazası bulunan Tarım Kredi Kooperatif Marketleri dâhil edilmediği bilgisi paylaşılıyor. Dahil edilmesi halinde zincir mağaza sayısı sıralamasında Tarım Kredi Market yaklaşık altıncı sırada yer alacaktı.

Raporda, 2020 yılında gıda enflasyonunu kontrol etmeye yönelik bir araç olarak büyütülen Tarım Kredi Kooperatif Marketlerine ayrıca değiniliyor. Rapora göre, Tarım Kredi Market 2025 sonunda 2 binden fazla mağazaya ulaştı. Tüm illerde faaliyet gösteren söz konusu zincir, özellikle alt ve orta gelirli mahallelerde büyüdü ve Kasım 2025’te “Koop Market” adını aldı.

Satışta BİM açık ara lider

Raporda yer alan 2025 satış ve pazar payı tablosunda BİM ilk sırada bulunuyor. BİM, 21,7 milyar dolar satış ile yüzde 18,4 paya sahip. Ardından 10,8 milyar dolarlık satış ve yüzde 9,2 pay ile Migros geliyor. A101 9,1 milyar dolarlık satış ve yüzde 7,8 pay ile üçüncü sırada bulunuyor. Listenin geri kalanı ise şöyle: Şok 7,6 milyar dolar (%6,0 ), CarrefourSA 2,1 milyar dolar (%1,8 ), Seç 1,1 milyar dolar (%1,0), Ekomini 583 milyon dolar (%0,5), File 567 milyon dolar(%0,5),Hakmar 557 milyon dolar (%0,5) ve Macrocenter 368 milyon dolar (%0,3).&nbsp;

Söz konusu veriler, ilk dört büyük zincirin toplam payının yüzde 41,4 ve satışlarının ise yaklaşık 49,3 milyar dolar seviyesinde olduğunu gösteriyor. İlk 10 zincirin toplam satışı ise 54,6 milyar dolar olarak görülüyor.

Rapora göre BİM’in satışları, ikinci sıradaki Migros’un yaklaşık iki katına ulaşıyor. Ancak Migros’un BİM, A101 ve Şok’tan farklı olarak M-Jet’ten 5M’e ve Macrocenter’a kadar farklı gelir gruplarına ve alışveriş biçimlerine hitap eden çok formatlı bir yapısı bulunuyor.

Akaryakıt istasyonu marketleri de büyüyor

Rapora göre, akaryakıt istasyonlarındaki marketlerin toplam sayısı 2024’te 4 bin 922 iken 2025’te 5 bin 280’e yükseldi. Burada da başlıca zincirler şöyle sıralanıyor: Petrol Ofisi (1.952 mağaza), Opet (1.358 mağaza), Shell (1.272 mağaza), Total (427 mağaza), BP (271 mağaza).

Raporda, son bir yılda 358 yeni istasyon marketinin açıldığı ve en hızlı büyümenin 257 yeni satış noktasıyla Shell’de gerçekleştiği kaydediliyor. BP’nin mağaza sayısının ise 23 azaldığı kaydediliyor.

Online gıda satışları büyüyor ama toplam içindeki payı sınırlı

Pandemi sonrasında Türkiye’de çevrim içi market alışverişinin yaygınlaşmasının hızlandığı kaydedilen raporda, online gıda satışlarının toplam içindeki payının 2019’da yüzde 1,2 iken 2025’te yüzde 2,1'e yükseldiği belirliyor. 2025 yılında çevrim içi gıda satışlarının ekonomik büyüklüğü ise yaklaşık 2,49 milyar dolar olarak hesaplanıyor.

Rapor, büyümenin özellikle İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyük şehirlerde başladığını, daha sonra küçük şehirlere de yayıldığını belirtiyor. Türk tüketicisinin fiziksel mağazadan alışveriş alışkanlığı güçlü olsa da online siparişe duyulan güven ve alışkanlık arttıkça bu kanalın payının yükselmesi bekleniyor.

BonVeno hızlı büyüme hedefiyle pazara giriyor

Raporda, son dönemin önemli gelişmelerinden biri olarak Metro Grubu’nun bonVeno yatırımı gösteriliyor. İlk mağazası 2023’te açılan ve 2026 itibarıyla şube sayısı 60’a ulaşan şirketin hedefinin 2030’a kadar 1.000 mağazaya ulaşmak olduğunun altı çiziliyor. bonVeno’nun mağazaları 45 ila 300 metrekare arasında değişiyor ve rakiplerinden ayrıldığı nokta, klasik küçük market formatına kıyasla daha fazla sandviç, salata, pizza, sosisli sandviç, kurabiye, kahve, hazır ve sıcak yemek sunması oşlarak gösteriliyor. Rapor, bonVeno’nun sağlık bilinci yüksek kentli tüketicilere dönük ürünlere de diğer kolaylık marketlerinden daha fazla yer verdiğini belirtiyor. Bu model, market ile hızlı servis restoranı arasındaki sınırların giderek bulanıklaştığına işaret ediyor.

CarrefourSA’nın mülkiyet yapısı değişiyor

Bilindiği üzere CarrefourSA’nın Fransız Carrefour ve Sabancı Holding’e ait hisseleri, A101’in de sahibi olan Aydın Grup'a satıldı. Raporda, Nisan 2026 itibarıyla işlemin Rekabet Kurulu onay sürecinde bulunduğu ifade ediliyor. CarrefourSA markasının, marka lisans anlaşması kapsamında en az iki yıl daha kullanılacağı belirtiliyor. Rapor, bu gelişmeyi, uluslararası sermayenin Türkiye gıda perakendesindeki varlığının daha da azalması ve sektörün yerli grupların kontrolünde yoğunlaşması açısından önemli görüyor.

&nbsp;

İthal gıdanın payı yüzde 7-8 ile sınırlı

&nbsp;

Türkiye’nin 2025 yılı tüketici odaklı tarım ve gıda ürünü ithalatı 8,77 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu rakam, 2023’te 5,79 milyar dolar ve 2024’te 6,85 milyar dolar seviyesindeydi.

Rapordaki verilerden hesaplandığında ithalat iki yılda yaklaşık yüzde 51, 2025 yılında ise bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 28 arttı.

Buna rağmen ithal ürünlerin yaklaşık 120 milyar dolarlık gıda perakende pazarındaki payı yüzde 7-8 düzeyinde kalıyor. Bunun nedeni olarak Türkiye’nin gelişmiş bir gıda işleme sanayisine ve güçlü yerli üretim kapasitesine sahip olması gösteriliyor.

2025’te Türkiye’ye tüketici odaklı tarım ve gıda ürünü sağlayan ilk 10 ülke ise sırasıyla şöyle: Hollanda (763,9 milyon dolar), Polonya (655 milyon dolar), ABD (627,7 milyon dolar), Almanya (569,6 milyon dolar), Birleşik Krallık (534,6 milyon dolar), Çin (500,4 milyon dolar), İran (450,1 milyon dolar), Fransa (431,4 milyon dolar), İtalya (405 milyon dolar), Vietnam (276,1 milyon dolar).

Raporda, söz konusu tedarikte ABD’nin payının yüzde 7,16 olduğu ve ABD’den ithal edilen başlıca ürünler sert kabuklu meyveler, özellikle ceviz, badem ve Antep fıstığı; çeşitli gıda preparatları ve viski olarak sıralanıyor.

İthal premium ürünlerin satış alanı sınırlı

Raporda, ithal, yüksek katma değerli ve işlenmiş ürünlerin ağırlıklı olarak Migros, CarrefourSA,

Metro Grossmarket, Macrocenter, Gourmet Garage ve bağımsız gurme mağazalar üzerinden satıldığı kaydediliyor.

Bu mağazalar özellikle İstanbul, İzmir, Ankara, Bodrum, Antalya, Bursa ve Çeşme gibi gelir düzeyi daha yüksek kent ve ilçelerde yoğunlaşıyor. İndirim marketleri ve bölgesel zincirlerde ithal paketli veya işlenmiş ürünlere çok az yer veriliyor. Buna karşılık pirinç, ceviz, badem, mercimek, kuru fasulye, muz ve avokado gibi ithal tarımsal ürünler bu kanallarda da bulunabiliyor.

Rapor, ithal premium ürünlere yönelik uzun vadeli talebin artacağını öngörüyor. Bunun gerekçeleri olarak, kentleşme, uluslararası seyahatlerin artması, yeni tat ve deneyimlere açıklık, üst ve üst-orta gelir grubunun büyümesi, çalışan kadın ve çift gelirli hane sayısındaki artış sıralanıyor. Ancak orta gelirli hanelerin mevcut ekonomik koşulları, kısa vadede ithal premium ürünlere olan talebi sınırlıyor.

İthalatta en hızlı büyüyen ürünler

Rapora göre, 2023-2025 döneminde ithalatı en hızlı büyüyen tüketici odaklı ürünler taze veya soğutulmuş sarımsak, yağı alınmış kakao ezmesi, taze elma, kızılcık turna yemişi suyu, taze trabzon hurması, taze soğan ve arpacık soğanı, dondurulmuş çilek, fermente edilmemiş yeşil çay, taze kızılcık, yaban mersini ve taze kivi olarak gösteriliyor.

Liste, Türkiye’nin güçlü yerli üretim kapasitesine rağmen bazı dönemlerde taze meyve-sebze ile özel ve niş ürünlerde ithalat artışının hızlanabildiğini ortaya koyuyor.

Raporda özellikle ABD’li şirketler açısından Türkiye'ye ihracat noktasında potansiyel görülen ürünler üç gruba ayrılıyor. Pazarda bulunan ve büyüme potansiyeli taşıyan ürünler olarak ceviz ve badem öne çıkıyor. Türkiye’nin güçlü kuruyemiş tüketim kültürüne rağmen yerli üretimin talebi tamamen karşılayamadığı belirtilen raporda, Kaliforniya ceviz ve bademlerinin paketli veya açık şekilde pazarda güçlü bir konumda olduğu ifade ediliyor.

Listede, Ramazan dönemindeki tüketim nedeniyle kültürel açıdan önemli bir ürün olarak gösterilen hurma var. Türkiye’de ticari ölçekte hurma üretimi olmadığı ve talebin ithalatla karşılandığı belirtiliyor. ABD menşeli Kaliforniya hurmalarına ilgi bulunduğu ancak soğuk zincir maliyetinin önemli bir engel olduğu aktarılıyor.

İkinci ürün grubu olarak kızılcık ve diğer kuru meyveler var. Türkiye’de üretilmeyen bazı kuru meyvelerin atıştırmalık olarak popülerlik kazandığı ve kullanım alanlarının genişletilebileceği belirtiliyor. Türkiye'nin ayrıca güçlü bir baharat üreticisi ve tüketicisi olmakla birlikte kaliteli ve markalı niş ürünler için fırsat bulunduğu ifade ediliyor. Cayenne biberi, kırmızı pul biber, karabiber ve özel baharat karışımları örnek gösteriliyor.

Fonksiyonel gıdalar ve alkolsüz sağlıklı içecekler

Raporda, glütensiz, diyabete uygun, vitamin veya proteinle zenginleştirilmiş ürünlere ilginin arttığı belirtiliyor. Bebek ve çocuklara yönelik zenginleştirilmiş ürün çeşitliliğinin sınırlı olduğu vurgulanıyor.

Doğal, bitkisel ve organik çaylar ile meyve sularında da büyüme potansiyeli olduğu değerlendiriliyor. Pazarda sınırlı bulunan ancak potansiyel taşıyan ürünler olarak protein, vitamin veya özel beslenme iddiası taşıyan beslenme barları, pikan cevizi, hazır yemekler ve pişirmeye hazır ürünler gösteriliyor. Hazır yemek talebindeki artışın çift gelirli haneler, tek kişilik kentsel haneler ve değişen yaşam tarzıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor.

Yabancıların Türkiye pazarına girişteki en büyük engeller

Rapora göre, Türkiye pazarına girmek isteyen yabancı şirketler açısından bazı engller var.

Rapora göre, başlıca zorluklar şöyle sıralanıyor: Yüksek gümrük vergileri, karmaşık ve zaman alan ithalat işlemleri, mevzuatın uygulanmasında öngörülebilirlik ve şeffaflık sorunları, döviz kuru dalgalanmaları, Türk lirasındaki değer kaybı, güçlü yerli üretim, Avrupa menşeli ürünlerin tarife ve lojistik avantajı, geleneksel damak tadı, kayıt dışı ekonomiden kaynaklanan haksız rekabet, sağlık beyanları ve etiketleme sınırlamaları, alkollü içecek reklam yasakları, tuz, şeker ve yağ içeriğine yönelik yeni düzenlemeler.

Rapor, Türkiye’ye ihracat yapmak isteyen şirketlerin genellikle yerel bir ithalatçı, distribütör veya temsilciyle çalışması gerektiğini belirtiyor. Perakende zincirlerinin doğrudan ithalat yapması istisnai bir uygulama olarak tanımlanıyor. Yerel temsilcinin mevzuat, liman seçimi, gümrük işlemleri, müşteri ilişkileri ve ticari bağlantılar açısından kritik olduğu vurgulanıyor.

&nbsp;

İthalatı fiilen engelleyen ürün grupları

&nbsp;

Raporda üç ürün grubu için ciddi düzenleyici engel bulunduğu belirtiliyor: Bunlardan ilki GDO içeren gıdalar. Türkiye’de insan tüketimine yönelik hiçbir genetiği değiştirilmiş ürünün onaylanmadığı, eser miktarda GDO içeriğinin dahi ithalatın reddedilmesine yol açabildiği ifade ediliyor.

İkinci sırada yüksek kaliteli sığır eti geliyor. Lüks restoranlar ve steakhouse segmentinde talep potansiyeli görülmesine rağmen Türk denetçilerin kesim sırasında üretim tesisinde bulunması gibi koşulların ABD’den et ihracatını fiilen zorlaştırdığı belirtiliyor.

Üçüncüsü ise organik şeker. Sektörde talep bulunduğu ancak ithalatı engelleyen düzenleyici sorunlar olduğu aktarılıyor.

Gıda sanayisi ve yeme-içme sektörüne ilişkin bulgular

Türkiye’de 2024 itibarıyla yaklaşık 58 bin gıda ve içecek üreticisi bulunduğu belirtiliyor. Sektör hem iç pazara hem ihracata üretim yapıyor ve tüketicinin pratik, paketli ve kolay hazırlanabilir ürünlere yönelmesiyle büyüyor.

Yeme-içme sektöründe ise 2024 yılında yaklaşık 113 bin 500 ticari restoranın 19,5 milyar doların üzerinde satış bulunduğu ifade ediliyor.

Ancak yüksek enflasyon nedeniyle tüketicilerin zorunlu olmayan harcamalarını kısması sonucunda yeme-içme sektörünün sabit fiyatlarla satışlarının 2024’te gerilediği belirtiliyor. Başka bir ifadeyle sektör nominal olarak büyüse de reel tüketim baskı altında kaldı.

Rapor, Türkiye pazarını son derece rekabetçi, fiyat duyarlılığı yüksek, yerli alternatiflerin güçlü olduğu ve uzun vadeli yatırım ve ısrar gerektiren bir pazar olarak tanımlıyor.

30 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan rapordaki değerlendirmelerin USDA personeline ait olduğu, ABD hükümetinin resmî politika açıklaması niteliği taşımadığı özellikle belirtiliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye'de 120 milyar doları aşan gıda perakendeciliğinin röntgeni - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 07:30:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiyede-120-milyar-dolari-asan-gida-perakendeciliginin-rontgeni-104207-20260713.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiyede-120-milyar-dolari-asan-gida-perakendeciliginin-rontgeni-104207-20260713.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/turkiyede-120-milyar-dolari-asan-gida-perakendeciliginin-rontgeni-104207-20260713.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SU ÜRÜNLERİNDE TARİHİ REKOR: 2025 İHRACATI 2,3 MİLYAR DOLARA ULAŞTI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-su-urunlerinde-tarihi-rekor-2025-ihracati-23-milyar-dolara-ulasti-5795.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-su-urunlerinde-tarihi-rekor-2025-ihracati-23-milyar-dolara-ulasti-5795.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin geçen yıl 100 ülkeye deniz ürünü ihraç ettiğini ve 2,3 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaştığını bildirerek, "Muğla’nın ihracatın içerisindeki payı 1 milyar dolar” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin 2025 yılında 100 ülkeye yaptığı su ürünleri ihracatının yaklaşık 2,3 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Su ürünlerinde 2028 yılı hedefleri 750 bin ton yetiştiricilik üretimi ve 3 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmak." dedi.

Bakan Yumaklı, Milas ilçesindeki Güllük Körfezi'nde bulunan su ürünleri tesisini ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Tesiste yetiştirilen balık türleri ve üretim süreçleri hakkında yetkililerden bilgi alan Yumaklı, balık havuzlarını inceledi.

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, &nbsp;Muğla'nın ülkede balık yetiştiriciliği ve ihracatında önemli bir kent olduğunu söyledi.

Türkiye'nin su ürünleri sektöründe son 24 yılda önemli mesafe kat ettiğini vurgulayan Bakan Yumaklı, 2025 yılında 1 milyon 37 bin tonluk su ürünleri üretimiyle tüm zamanların rekorunun kırıldığını, bunun yaklaşık yüzde 60'ının yetiştiricilikten elde edildiğini kaydetti.

Yetiştiricilikte son 24 yılda 10 kat artışla 627 bin tona ulaşıldığını belirten Yumaklı, "Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin bu potansiyelini kullanmakta kararlıyız. Su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa'da ikinci sıradayız. En kısa sürede birinci sıraya çıkmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.

Türk somonu, levrek, çipura, alabalık ve midyenin dünya pazarlarında önemli bir yer edindiğini dile getiren Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Su ürünleri üretiminde koruma-kullanma dengesine dikkat ediyoruz. Üretim planlamasını da 2024 başında bu anlayış gözetilerek gerçekleştirdik. Türkiye 2025 yılında 100 ülkeye yaptığı su ürünleri ihracatıyla yaklaşık 2,3 milyar dolarlık rakama ulaştı. Su ürünlerinde 2028 yılı hedefleri 750 bin ton yetiştiricilik üretimi ve 3 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmak. Bu potansiyelimiz var. Girişimcilerimiz de bu manada her gün kendilerini geliştiriyor. Kişi başına balık tüketimi son 10 yılda 5,5 kilogramdan 8,8 kilograma çıktı. Yani yüzde 60'lık bir artış söz konusu ama dünyada pek çok ülkeyle kıyasladığımız zaman balık tüketiminde yeterli noktada olmadığımızı söylemek isterim. Balık tüketiminde ilerleyen zamanlarda farklı bilinçlendirme çalışmaları yapacağız."

Yumaklı, sağlıklı bir yaşam için hekimler tarafından haftada iki öğün balık tüketiminin tavsiye edildiğini hatırlattı.

ÇİPURA VE LEVREK ÜRETİMİNDE TÜRKİYE LİDERİ MUĞLA

Türkiye'de yetiştirilen her 4 balıktan birisinin Muğla'dan çıktığını, kentin yetiştiricilikte ülkede birinci sırada yer aldığını aktaran Bakan Yumaklı, "İlde deniz ve iç sularda faaliyet gösteren 340 üretim tesisi bulunuyor. Çipura ve levrek üretiminde Türkiye lideri olan Muğla. Bu iki türdeki toplam üretimin yaklaşık yüzde 40'ını yetiştiriyor." diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, Türkiye'nin 2,3 milyar dolarlık ihracatının yaklaşık 1 milyar dolarının Muğla'dan gerçekleştirildiğini belirterek, bunun toplam ihracatın yaklaşık yüzde 44'üne karşılık geldiğini söyledi.

Ziyaret edilen işletmenin Türkiye'nin ilk beş su ürünleri üreticisi arasında yer aldığını dile getiren Yumaklı, entegre ve ihracat odaklı üretim yapan tesislerin sektörün gelişimi açısından önemli olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin su ürünlerinde küresel ölçekte daha güçlü bir konuma gelmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Bakan Yumaklı, "Çipura, levrek ve Türk somonu başta olmak üzere üreticilerimizin çok önemli bir potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz. 2028 yılı için belirlediğimiz 3 milyar dolarlık ihracat hedefini hep birlikte gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı.

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, daha sonra Avşar Mahallesi'nde bulunan ADEC Kuluçkahane ve Su Ürünleri Kapalı Devre Üretim Sistemleri Tesisi'ni ziyaret etti.

Kapalı devre üretim sistemiyle faaliyet gösteren modern tesiste yürütülen çalışmaları inceleyen Yumaklı, yetkililerden sürdürülebilir üretim ve inovasyon odaklı projeler hakkında bilgi aldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/su-urunleri-haberleri">Su Ürünleri</category><dc:creator><![CDATA[SU ÜRÜNLERİNDE TARİHİ REKOR: 2025 İHRACATI 2,3 MİLYAR DOLARA ULAŞTI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 07:57:34 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/su-urunlerinde-tarihi-rekor-2025-ihracati-23-milyar-dolara-ulasti-110642-20260708.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/su-urunlerinde-tarihi-rekor-2025-ihracati-23-milyar-dolara-ulasti-110642-20260708.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/su-urunlerinde-tarihi-rekor-2025-ihracati-23-milyar-dolara-ulasti-110642-20260708.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarımda tarihi rekor: Türkiye Avrupa lideri oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-tarihi-rekor-turkiye-avrupa-lideri-oldu-5794.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-tarihi-rekor-turkiye-avrupa-lideri-oldu-5794.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılasının 83,2 milyar dolarla tarihi rekor kırdığını açıkladı. Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada ise 7'nci sırada yer aldığını bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılasının geçen yıl ilk kez 80 milyar dolar eşiğini aşarak 83,2 milyar dolara ulaştığını açıkladı.

Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında söz konusu başarıyı "Tarımda tarihi rekor" ve "Türkiye küresel ligde zirvede" ifadeleriyle duyurdu.

Dünya Bankası'nın 2025 Tarımsal Hasıla Raporu'na göre Türkiye'nin tarımsal hasılasının tarihte ilk kez 80 milyar dolar barajını aşarak 83,2 milyar dolara yükseldiğini belirten Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:

"Avrupa'da birinci, dünyada 7'nci sıradayız. Toprağa hayat veren, bu gururu bizlere yaşatan tüm üreticilerimize, çiftçilerimize, ihracatçılarımıza ve sanayicilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Anadolu'nun bereketi, Türkiye'nin gücü olmaya devam edecek."

Yumaklı'nın paylaşımında yer alan infografikte ülkelerin tarımsal hasıla verilerine de yer verildi.

Buna göre Türkiye, 2002 yılında 24,5 milyar dolarlık tarımsal hasılayla dünyada 12'nci sırada yer alırken, Cumhuriyet'in 100. yılı olan 2023'te 72,9 milyar dolarla 8'inci sıraya yükseldi. Tarımsal hasıla sonraki dönemde de artışını sürdürürken, 2024 itibarıyla 83,2 milyar dolarla yeni bir rekora ulaştı.

Listenin ilk sırasında ise 1 trilyon 298 milyar doları aşan tarımsal hasılasıyla Çin yer aldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/mekanizasyon-haberleri">Mekanizasyon</category><dc:creator><![CDATA[Tarımda tarihi rekor: Türkiye Avrupa lideri oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 07:22:25 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-tarihi-rekor-turkiye-avrupa-lideri-oldu-102504-20260706.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-tarihi-rekor-turkiye-avrupa-lideri-oldu-102504-20260706.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-tarihi-rekor-turkiye-avrupa-lideri-oldu-102504-20260706.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarımda 144 milyar dolarlık iklim sınavı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-144-milyar-dolarlik-iklim-sinavi-5793.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-144-milyar-dolarlik-iklim-sinavi-5793.html</link>
                    <description><![CDATA[İklim değişikliğinin tarım sektörüne faturası her geçen gün ağırlaşıyor. FAO’ya göre, dünya genelinde doğal afetlerin tarım sektörüne verdiği yıllık ortalama zarar 90’lı yıllarda 64 milyar dolar iken son yıllarda 144 milyar dolara çıktı. TZOB verileri ise bu yılın ilk yarısında ülke genelindeki 900 bin dekarlık tarım alanının afetlerden zarar gördüğünü ortaya koydu. TZOB Başkanı Bayraktar, sigortası olmayan üreticilere nakit destek ve borç yapılandırması çağrısı yaptı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ DÜNYA genelinde tarım sektörünün yaşadığı ‘iklim sınavı’ her geçen yıl artıyor. Değişen hava koşulları, dünya genelinde kahveden çikolataya, şekerden pirince kadar birçok tarımsal emtiada fiyat oynaklıkları yaratmaya, tarım arazilerine zararlar vermeye devam ediyor. Bu zararın maliyetini hesaplayan Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) verilerine göre, dünyada doğal afetlerin tarıma verdiği yıllık ortalama zarar son 30 yılda yüzde 125 arttı. Tarımda 90’lı yıllarda 64 milyar dolarlık iklim faturası yaşandığını raporlayan FAO, bu rakamın son yıllarda 144 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. İklim değişikliğinin Türkiye tarımı üzerindeki etkilerine yönelik saha çalışmaları yapan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre ise, sadece bu yılın ilk yarısında yaşanan doğal afetler, yaklaşık 900 bin dekarlık tarım alanının zarar verdi. Bu nedenle TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçiye nakdi yardım ve borç yapılandırması yapılması gerektiği çağrısında bulundu.

32 YILDA 3.26 TRİLYON DOLAR

1991-2023 arasında doğal afetlerin tarıma verdiği toplam zararın 3.26 trilyon&nbsp;dolar&nbsp;olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Son 30 yılda 4.6 milyar ton tahıl, 2.8 milyar ton meyve ve sebze, 900 milyon ton et ve süt ürünü&nbsp;doğal afetler&nbsp;nedeniyle zarar gördü” dedi. Afetlerin tarımsal üretime verdiği zararın çiftçilerden vatandaşa kadar tüm toplumu ilgilendiren bir konu olduğunun altını çizen Bayraktar, “Gelecek yıllarda tarımsal açıdan ‘afet yılı’ olarak anılacak olan 2025’in ardından ne yazık ki 2026 yılında da afetler devam ediyor” diye konuştu.

70 İLDE TOPLAM 900 BİN DEKAR ALANDA HASAR

İklim değişikliğinin yarattığı etkinin Türkiye tarımının da sınavı olduğuna dikkat çeken Bayraktar, afetlerin yaşandığı 70’i aşkın ilde üreticilerden aldığı bilgileri paylaştı. Bu yılın ilk 6 ayında sel su baskınları, aşırı yağışlar, dolu, fırtına, don, aşırı kar yağışı, hortum ve heyelan afetleri tarımsal üretime zararlar verdiğini anımsatan Bayraktar, ülke genelinde yaklaşık 900 bin dekar alan bu afetlerden zarar gördüğünün altını çizdi. “Bu yıl özellikle sel ve su baskınları, çiftçilerimizin üretim faaliyetlerini olumsuz yönde etkiledi” diyen Bayraktar, “Zarar gören toplam alanın yaklaşık yarısı sel ve su baskınlarına maruz kaldı. 2026 yılının ilk 6 ayında; 28 ilde sel su baskını, 22 ilde don, 14 ilde aşırı yağış, 14 ilde dolu, 9 ilde fırtına, 9 ilde aşırı kar, 6 ilde heyelan ve yine 6 ilde hortum afetleri görüldü. Afetlerin şiddetinin ve tarımsal üretim üzerindeki baskısının her geçen yıl arttığı açıkça görülüyor. Afetler yalnızca ürün kaybına neden olmuyor, üreticilerimizin sezon boyunca yaptığı tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik gibi tüm harcamaların da boşa gitmesine yol açıyor” ifadelerine yer verdi.NAKDİ YARDIM VE 

YAPILANDIRMA ÇAĞRISI

Çiftçilere&nbsp;tarım&nbsp;sigortası yaptırmanın önemini her zaman vurguladıklarını, buna rağmen sigortalılık oranının düşük seviyede olduğunu söyleyen Bayraktar, “Bunun en önemli nedeni de devlet desteği olmasına rağmen sigorta primlerinin çiftçi gelirlerine göre yüksek olması”dedi. “Sigortası olan üreticilerimizin zararları karşılanacaktır. Fakat diğer tarafta sigortası olmayan üreticilerimiz de 2026 yılındaki bu afetlerden ciddi oranda zarar gördü” diyen Bayraktar, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Hem geçtiğimiz yıl hem de bu yıl durmak bilmeden afetlerle uğraşan bu çiftçilerimizin de yanında olunmalı ve nakit yardım yapılmalıdır. Ayrıca bu çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçları yapılandırılmalıdır. Bereketli bir sezon diyerek hiçbir üreticimiz göz ardı edilmemelidir.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Tarımda 144 milyar dolarlık iklim sınavı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 07:16:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-144-milyar-dolarlik-iklim-sinavi-101915-20260706.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-144-milyar-dolarlik-iklim-sinavi-101915-20260706.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-144-milyar-dolarlik-iklim-sinavi-101915-20260706.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan çiftçiye kredi müjdesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-cumhurbaskani-erdogandan-ciftciye-kredi-mujdesi-5792.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-cumhurbaskani-erdogandan-ciftciye-kredi-mujdesi-5792.html</link>
                    <description><![CDATA[Haliç Kongre Merkezi'nde "Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması"nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere müjdeleri sıraladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip&nbsp;Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması'ndaki konuşmasında, katılımcılarla beraber olmaktan, hasret gidermekten büyük memnuniyet duyduğunu, ülkenin dört bir yanındaki çiftçilere de selam ve sevgilerini gönderdiğini ifade etti.Programa vesile olan, 1863'ten beri tarımın en büyük destekçisi Ziraat Bankası'nı tebrik ettiğini söyleyen Erdoğan, "Toprağın bitirdiği her ürünü, sudaki, karadaki, havadaki her canlıyı Allah'ın nimeti olarak gören, nimeti ise aziz bilen bir medeniyetin mensuplarıyız. Bizim inanç ve kıymet manzumemizde insanın insan üzerinde nasıl hakkı varsa, nimetin de insan üzerinde hakkı vardır. Medeniyet kodlarımızda nimete nankörlük etmek ayıpların en büyüğüdür. Nimeti vesile kılarak Allah'a şükretmek, nimetin hukukunu gözetmek ise en yüce erdemlerden biridir." diye konuştu.

Erdoğan, "Modern dünyanın aklına yeni gelen toprağı koruyacak tarım meselesi, bizim binlerce yıllık tecrübemizin adeta özü ve özeti gibidir. Toprak için 'ana' tabirini kullanmamız, laf olsun diye değildir. Şehirlerimizi bağlar içinde gösteren türküler boşuna yakılmamıştır. 'Ne ekersen onu biçersin' sözü, milli hafızamıza boşuna kazınmamıştır." ifadelerini kullandı. Aşık Veysel'in "Kara Toprak" şiirinin bir bölümünü okuyan Erdoğan, Anadolu irfanının en müstesna temsilcilerinden olan şairin bu şiirinde hem toplumun kültürüne hem de toprakla kurduğu gönül bağına işaret ettiğini dile getirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, ibretlerle dolu bir kıssayı paylaşmak istediğini belirterek, şunları söyledi:

"Büyük bir tüccar kuraklık mevsiminde zor durumda kalan yaşlı bir çiftçiye gider. Şöyle bir teklifte bulunur, 'Gel bu tarlayı bana ver. Tüm borçlarını sileyim, üstüne de para vereyim.' der. Yaşlı çiftçi toprağına bakar ve tüccara şu cevabı verir, 'Oğul, sen benim borcumu silersin ama bu toprak her bahar benim açlığımı siliyor. Sen parayı bir kere verirsin, toprak bana her yıl ekmek veriyor. Ben tarlayı satarsam önümüzdeki yıl borcum olmaz ama yiyecek ekmeğim de olmaz. Bu söz üzerine tüccar ısrarından vazgeçer. Evet, tarım hem insan için hem de insanlığın geleceği için bu derece önemlidir, hayatidir, yeri doldurulamazdır. Büyük medeniyet inşa edenler ancak toprağın, rüzgarın, denizin, güneşin, iklimin dilini anlayanlar, o dille uyum içinde bir hayat sürenler olmuştur."Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çiftçiyle bütünleşmek, kafaya kasket takmak değildir. Tarıma destek olmak, muhalefetin yaptığı gibi meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra 'Biz onu reklam olsun diye yaptık.' demek değildir. Bunların tamamı buram buram riyakarlık kokan, şov kokan hareketlerdir." dedi.

Sofralardaki ekmekten, bulgur, peynir ve zeytine kadar hemen her gıdada çiftçilerin emeği ve alın teri olduğunu belirten Erdoğan, çiftçilere teşekkür ederek çalışmalarının bereketlenmesini diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tabiatın nankörlük etmeyeceği gibi kendine nankörlük edeni de affetmeyeceğini, küresel düzeyde karşılaşılan iklim krizi ve afetlerin, modern insanın toprağa ettiği nankörlük sonucu oluştuğunu dile getirdi.

Yusuf&nbsp;Has&nbsp;Hacib'in Kutadgu Bilig'de "İnsan kirlenirse su ile yıkanır, su kirlenirse ne ile yıkanır?" dediğini hatırlatan Erdoğan, "İnsanlık olarak daha fazla kazanmak, daha fazla tüketmek uğruna suyun, toprağın, havanın kirletilmesinin bedelini çok ağır ödüyoruz. Tarım alanları ve temiz su yataklarının yerleşime açılmasının, zararlı kimyasallarla ekolojik sistemin bozulmasının ceremesini çekiyoruz. Toprağa ve suya emanet olarak değil, sömürülecek bir meta olarak bakan vahşi kapitalist zihniyet, bugün yaşadığımız sorunların baş sorumlusudur." ifadelerini kullandı.Türkiye'nin hiçbir dahli olmadığı halde iklim krizinin yansımalarına en fazla maruz kalan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son yıllarda kuraklık yaşadık, orman yangınlarıyla mücadele ettik, sellerle, taşkınlarla, zirai don olaylarıyla karşılaştık. Tarımla birlikte turizme, ticarete, çevreye de zarar veren afetlerle yüzleştik. Özellikle geçen yıl bizi oldukça zorlayan bir sene oldu. Zirai dondan etkilenen üreticilerimize toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Hamdolsun bu yıl, yağışlar bakımından bereketli bir sene geçiriyoruz. Barajlarımız, göllerimiz, su kaynaklarımız, şükürler olsun doluyor. Nehirlerimiz, derelerimiz tam da özlediğimiz şekilde gürül gürül akıyor." diye konuştu."117 ÜLKEYE TOHUM İHRAÇ EDİYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hasatlar yapıldıkça, rekolte açısından çiftçinin yüzünün de gülmeye başladığını anlatarak, "Arpada, buğdayda ve inşallah pek çok mahsulde bu yıl rekor bekliyoruz. Ülkemizde 206 çeşit tarım ürünü yetişiyor, bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede dördüncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk üçteyiz, tohumda dünyada ilk 10 arasındayız. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz." açıklamalarında bulundu.

Bu sabah Haziran ayı ihracat rakamlarının açıklandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:

"2026 Haziran ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre&nbsp;yüzde&nbsp;21,9 oranında artışla 24 milyar 940 milyon dolara yükseldi. Ocak-Haziran dönemi ihracatımız, yüzde 3,6 oranında artarak toplam 136 milyar 59 milyon dolara ulaştı. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız ise yüzde 23,3 oranında artarak 2,8 milyar&nbsp;dolar&nbsp;oldu. İlk 6 ayın toplamı da yüzde 3,3 oranında artışla 16,3 milyar dolara çıktı. 2025'i tarım ve gıdada 6,5 milyar dolar dış ticaret fazlasıyla kapatmıştık, bu yılın ilk 6 ayında 693 milyon dolar fazla verdik. Aynı şekilde Haziran ayı enflasyon oranı yüzde 0,99 geldi. Açıklanan veriler, ekonomimize hayırlı uğurlu olsun diyorum. Hedeflerimize doğru inşallah kararlılıkla yürüyeceğiz. 42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz. 15 organize tarım bölgesinde üretime başladık, bu yıl 5 bölgede daha ilk kez üretime geçmeyi planlıyoruz."

"SU VE SULAMA ALANINDA 11 BİNE YAKIN ESERİ HALKIMIZIN HİZMETİNE SUNDUK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu rakamların ve başarıların tesadüfen elde edilmediğini belirterek, çiftçilerle el verip çalıştıklarını, çabaladıklarını ve bu seviyeye ulaştıklarını söyledi.

Tarımsal destekler konusunda kat kat artışlar yaptıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Arazi toplulaştırma, araştırma merkezleri, yerli tohumculuk, gen bankası gibi alanlarda önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Su ve sulama alanında 11 bine yakın eseri halkımızın hizmetine sunduk. Sulanan alan miktarını 7,3 milyon hektara çıkardık. Tabii en önemli desteği Ziraat Bankamız eliyle çiftçimizin finansal olarak desteklenmesi suretiyle gerçekleştirdik. Son 23 yılda tarımsal üretime reel rakamlarla yaklaşık 3 trilyon lira destek verdik. Geçen yıl sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buldu. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz."

"ESKİSİYLE YENİSİYLE ANA MUHALEFETTEN BU ÜLKENİN TARIMINA FAYDA GELMEZ"

Türkiye'nin, çiftçisine sağladığı destekler bakımından OECD ortalamasının yaklaşık iki katı düzeyinde yer aldığını bildiren Erdoğan, "Biz, birileri gibi şov yapmıyor, istismar yapmıyor, sadece iş yapıyoruz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çiftçiyle bütünleşmek, kafaya kasket takmak değildir. Tarıma destek olmak, muhalefetin yaptığı gibi meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra 'Biz onu reklam olsun diye yaptık.' demek değildir. Bunların tamamı buram buram riyakarlık kokan, şov kokan hareketlerdir. Bunlar aynı zamanda eski Türkiye'ye ait ucuz siyasi cingözlülüklerdir. Dünyada ve Türkiye'de tarımın geldiği seviyeden haberleri bile yok. Kendileri de zihniyetleri de üzerine bindikleri traktör kadar müzelik. Bu müzelik zihniyetin ne ülkeye ne millete ne çiftçilerimize hayrı olur. Ne demiş atalarımız, 'Darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz.' Eskisiyle yenisiyle ana muhalefetten bu ülkenin tarımına fayda gelmez. Zaten uğraştıkları, didiştikleri konuların basitliğine baktığımızda bırakın milleti, kendilerine bile hayırlarının olmadığının hepimiz görebiliyoruz."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredisi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde 2 yıl ana para ödemesiz, 10 yıla kadar vadeyle öz kaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkanı sunacağız." dedi.

Sadece tarımda, hayvancılıkta, üretimde değil, her alanda Türkiye'yi şaha kaldırmanın, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmenin gayretinde olduklarını belirten Erdoğan, "Cumhur İttifakı olarak dayanışma içinde yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemize maliyeti 2 trilyon doları aşan terör sorununu çözerek büyük ve güçlü Türkiye'nin kapılarını sonuna kadar açmak istiyoruz." ifadesini kullandı.

Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin nasıl hayırlı bir proje olduğunun günden güne daha net anlaşıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bakınız, bundan 3 gün önce Hakkari'miz anlamlı bir spor müsabakasına ev sahipliği yaptı. 2025-2026 sezonu Büyükler Güreş Süper Lig Finalleri, Hakkari'nin doğa harikası Cennet Cehennem Vadisi'nde gerçekleştirildi. 200 sporcumuz Cilo Dağları'nın eteklerinde, yeşilin binbir tonuyla bezeli, 3000 rakımlı yaylada mindere çıktı. Bir zamanlar terörün karanlık gölgesinin düştüğü dağlarımız, şimdi sporla turizmle birbirinden güzel etkinliklerle yeniden hayat buluyor. Sürecin sağladığı güven ortamının spordan istihdama, turizmden ticarete hemen her sektöre olumlu tesiri oluyor. Ancak asıl başarıyı inşallah süreç menziline tam vardığında göreceğiz."

Terör meselesi tamamen çözüldüğünde milletin en büyük hasadı tarım ve hayvancılık sektörlerinde yapacağını belirten Erdoğan, "Dağlarımız daha bir şekillenecek, ovalarımız daha bir bereketlenecek, yaylalarımız daha bir güzelleşecek, nehirlerimiz daha bir coşkun akacak, tarlalarımızın verimi inşallah daha da artacak. Güvenlik endişesi nedeniyle gerileyen hayvancılık yeniden canlanacak. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da huzur kök saldıkça, bunun estirdiği bahar havasını inşallah 86 milyonun tamamı, 81 ilimizin her biri hissedecek. Allah'ın izniyle bu hayırlı süreç neticelendiğinde ekonomimiz daha da güçlenecek, üretimimiz daha da artacak, kardeşliğimiz daha da pekişecek. Cumhur İttifakı olarak büyük emek verdiğimiz bu süreci sizlerin de duası ve desteğiyle inşallah başarılı bir şekilde hedefine ulaştıracağız." diye konuştu.

TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNE YÖNELİK MÜJDELER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünü sevindirecek haberleri paylaşacağını ifade ederek, şunları söyledi:

"İlk olarak tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredisi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde 2 yıl ana para ödemesiz, 10 yıla kadar vadeyle öz kaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkanı sunacağız. İkinci haberimiz, atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmelerini yeniden üretime kazandırıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız. 2 yıl geri ödemesiz, 8 yıla varan vadelerle üreticimizin yanında olacağız." diye konuştu.

Tarımda yenilenebilir enerji yatırımlarını daha güçlü şekilde desteklediklerini aktaran Erdoğan, "Çiftçilerimizin kendi elektriğini üretmesini teşvik ediyoruz. Bu kapsamda 15 milyon liraya kadar, 8 yıl vadeli ve yüksek subvansiyon oranlarıyla kredi imkanı sağlıyoruz. Böylece hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretimi destekliyoruz. Son olarak, küçükbaş hayvancılıkta kredi limitini 2 milyon liraya, büyükbaş hayvancılıkta ise 3 milyon liraya yükseltiyoruz. Tüm bu müjdelerimizin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum." dedi.

Erdoğan, Ziraat Bankası yönetimini bu buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ederek, 5'inci Tarım Ekosistemi Buluşması'nın çiftçi ve üreticiler başta olmak üzere millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan çiftçiye kredi müjdesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 07:10:49 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cumhurbaskani-erdogandan-ciftciye-kredi-mujdesi-101422-20260706.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cumhurbaskani-erdogandan-ciftciye-kredi-mujdesi-101422-20260706.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cumhurbaskani-erdogandan-ciftciye-kredi-mujdesi-101422-20260706.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dünyanın en büyük tarım arazisinde 238 biçerdöver ile hasat]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-dunyanin-en-buyuk-tarim-arazisinde-238-bicerdover-ile-hasat-5791.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-dunyanin-en-buyuk-tarim-arazisinde-238-bicerdover-ile-hasat-5791.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünyanın tek parça halindeki en büyük tarım arazisi olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde 238 biçerdöverle hasat yapılıyor. Yaklaşık 400 bin dekarlık alanda tamamlanan hasat 54 bin dekarda ise devam ediyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Toplam 1 milyon 633 bin dekarlık tek parça tarım arazisiyle dünyanın en büyük işletmesi olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde 238 biçerdöverle yapılan hasat devam ediyor. Bu yıl yaşanan yağışlar nedeniyle rekoltenin yüksek beklendiği hasat döneminde biçerdöverlerle birlikte 136 kamyon ve bin 200 işçi hummalı bir şekilde çalışıyor.

&nbsp;

Ceylanpınar TİGEM Gümüşsuyu İşletmesi Müdür Yardımcısı Osman Karslı, "TİGEM olarak ülkemizin tarımsal üretim kapasitesini artırmak, kaliteli tohumluk üretimiyle çiftçilerimize destek olmak ve gıda arz güvenliğine katkı sağlamak temel hedeflerimiz arasındadır. Ceylanpınar Tarım İşletmesi olarak sahip olduğumuz 1 milyon 633 bin dekarlık tek parça tarım arazisiyle dünyanın en büyük işletmesiyiz. Geniş üretim alanları ve modern tarım uygulamalarıyla bu misyonu sahada hayata geçiriyoruz. İşletmemizde güzlük ekilişlerin hasadına 31 Mayıs 2026 tarihinde Azizbey arpa çeşidiyle başladık. Kuru buğday 103 bin 722 dekar, sulu buğday 454 bin 788 dekar, sulu arpa 8 bin 661 dekar, mercimek 58 bin 288 dekar, tohumluk fiğ 10 bin 746 dekar ve 492 dekar da tohumluk bezelye olmak üzere toplam 636 bin 697 dekar alanda hasat yapıyoruz. Hasat faaliyeti sürecinde 238 biçerdöver, 136 kamyon ve bin 200 işçi çalışmaktadır. Arpa, mercimek, tohumluk fiğ ve tohumluk bezelye ekilişlerimizin hasat faaliyetleri tamamlanmıştır" dedi.

Rekoltede yüzde 25 artış bekleniyor

Bu yıl rekoltede yüzde 25 artış beklediklerini söyleyen Karslı, "Sulu şartlarda tohumluk üretimi amaçlı olarak ekilişini yaptığımız 454 bin 788 dekar buğdayın hasat faaliyeti 7 haziranda başlamış olup çalışmalarımız devam etmektedir. Bugün tarihi itibariyle 399 bin 960 dekar alanın hasadı tamamlanmış olup geriye kalan 54 bin 828 dekar alanın hafta sonuna kadar tamamlanması planlanmaktadır. Toplamda geçen yılın üretim rekoltesine göre yüzde 25 oranında artış hedeflemekteyiz. Bölgemizde bu yıl yaşanan düzenli yağış rejimine bağlı olarak, sulu şartlarda ekilen buğday alanlarında sulama yapılmamıştır. Sulamanın yapılmamasından dolayı üretim maliyetimiz düşmüştür. İşletmemizde ikinci ürün kapsamında ekimi planlanan 106 bin 898 dekarlık alanda dane ve hasıl mısır ekim faaliyetlerine başlamış bulunuyoruz. Bu ekilişlerle hem hayvancılık faaliyetlerimizin yem ihtiyacını karşılamayı hem de bitkisel üretimde verimliliği artırmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Dünyanın en büyük tarım arazisinde 238 biçerdöver ile hasat - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:47:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dunyanin-en-buyuk-tarim-arazisinde-238-bicerdover-ile-hasat-165054-20260701.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dunyanin-en-buyuk-tarim-arazisinde-238-bicerdover-ile-hasat-165054-20260701.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/dunyanin-en-buyuk-tarim-arazisinde-238-bicerdover-ile-hasat-165054-20260701.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TMO 21 günde rekor miktarda alım yaptı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-21-gunde-rekor-miktarda-alim-yapti-5790.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tmo-21-gunde-rekor-miktarda-alim-yapti-5790.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Toprak Mahsulleri Ofisi sadece 21 günde 1 milyon tonluk ürün aldı. Yani bu bir rekor. Bu zamana kadar toplamda 2 milyon ton ürün aldı." dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kırıkkale'nin Karakeçili ilçesindeki Eğribük Merası'nda düzenlenen arpa hasadı programına katılan Bakan Yumaklı, burada biçerdöver kullanarak arpa hasadı yaptı.

Yumaklı, gazetecilere yaptığı açıklamada, 2026 yılı hasat döneminin bütün üreticiler için hayırlı, bereketli ve bol kazançlı olmasını diledi.

Bu hasat döneminde çok iyi bir&nbsp;yağış&nbsp;olduğunu belirten Yumaklı, "Son 66 yılın en iyi yağışını aldık. Hamdolsun barajlarımız doldu. Şu an itibarıyla barajlardaki doluluk oranımız yüzde 81'e ulaşmış vaziyette. Geçtiğimiz yıl malumunuz&nbsp;kuraklık&nbsp;ve&nbsp;zirai don&nbsp;gibi bazı olumsuzlukları yaşadık maalesef. Ancak Türk tarımının güçlü altyapısı hamdolsun herhangi bir şekilde bir ürünün eksikliğini bize hissettirmedi. Herhangi bir&nbsp;gıda&nbsp;problemini bize yaşatmadı." dedi.

"Arpada da yüzde 50 artışla 9 milyon tona ulaşmayı bekliyoruz"

Yumaklı, hasadı yakından takip ettiklerini, güzel bilgiler ve veriler geldiğini söyledi.

Bu sene hasadın verimli geçtiğini dile getiren Yumaklı, şöyle konuştu:

"Eğer öngörülerimiz tutarsa bu yılı 140 milyon tonluk bir bitkisel üretimle bütün zamanların rekorunu kırarak tamamlamış olacağız inşallah.&nbsp;Buğday&nbsp;ve arpa&nbsp;tabii&nbsp;ki stratejik olarak gördüğümüz 2 ürünümüz. Aynı zamanda da üretim planlamamızın en önemli ürünleri. İlk tahminlerimize göre buğdayda geçen yıla göre yüzde 27 artışla 22 milyon 750 bin tona ulaşacağız. Arpada da yüzde 50 artışla 9 milyon tona ulaşmayı bekliyoruz. Bu rakamlar sadece yüksek verimi ve üretimi anlatmıyor aynı zamanda üreticilerimizin de başarısını ifade ediyor çünkü dediğim gibi geçen senenin bütün zorluklarına rağmen üretimle alakalı her türlü imkanı değerlendirerek ülkemize herhangi bir problem yaşatmayan üreticilerimiz inşallah bu sene bu artışlarında bereketinden faydalanmış olacaklar. İlk hasat malumunuz 10 Mayıs'ta Aydın'da başladı. Arpada da yine 15 Mayıs'ta Şanlıurfa'da başladı. Bugün itibarıyla Doğu&nbsp;Anadolu&nbsp;bölgemiz hariç, Türkiye'nin her yerinde hasat devam ediyor. Buğdayda bütün hasat oranı yani yapılmış hasat oranı yüzde 19'a, arpada da yüzde 17'ye ulaşmış durumda."

"Hep söylüyoruz Türkiye'deki üretim başka"

Bakan Yumaklı, hasat kadar önemli diğer bir konunun da ürünün değerinde alınması olduğunu ifade etti.

Toprak Mahsulleri Ofisinin piyasa regülasyonu yapan bir kurum olduğunu vurgulayan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hem üreticiyi korumak hem de tüketiciyi gözetmek prensibiyle hareket ediyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisi, 20 milyon tonluk kapasitesiyle kendisine gelen bütün ürünleri her bir gramına kadar alacak, hiçbir tanesini bırakmayacak. Hem dünyadaki fiyatların, yani benzer ürünlerin fiyatlarını da Türkiye'nin üreticileriyle aynı şekilde olmamasını sağlayarak, yani daha üzerinde bir fiyat açıklayarak üretim maliyetlerini de dikkate alarak fiyat açıklanmıştı. Hep söylüyoruz, Türkiye'deki üretim başka, Türkiye'deki üretici başka. Biz bu manada devlet olarak her zaman Toprak Mahsulleri Ofisi vasıtasıyla üreticilerimizin, çiftçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Şu ana kadarki tablo ne? Şu ana kadarki tabloda görüyoruz ki ürünlerin çok büyük bir bölümü, neredeyse yüzde 60-70'lik bir bölümü Toprak Mahsulleri Ofisine geliyor. Toprak Mahsulleri Ofisi sadece 21 günde 1 milyon tonluk ürün aldı. Yani bu bir rekor. Bu zamana kadar toplamda 2 milyon ton ürün aldı. Yine söz verdiğimiz gibi 21'inci günden başlayarak ödemelerimizi yapmaya devam ediyoruz. Şu ana kadar da 2 milyar liralık bir ödeme üreticilerimizin hesaplarına yatırıldı. Biz o dönemde şunu ifade etmiştik. Tabii maalesef konuyla ilgileri olmayanlar ya da konuyu farklı yerlere çekmek isteyenler bunun da dezenformasyonunu yaptılar. 45 güne kadar demiştik. Buradaki amacımız şu, çok yoğun olan zamanlarda elimizde olmayan sebeplerle belki gecikebilir ama asla 45 günü geçmez ama bizim hedefimiz 21'inci günden itibaren ödemeleri yapmak. İnşallah bunu da gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Toprak Mahsulleri Ofisi, 650 noktada bütün Türkiye'de ekipleriyle birlikte hazır ve üreticilerimizle birlikte işlem yapmaya devam edecektir."

Yumaklı,&nbsp;İran&nbsp;kriziyle alakalı girdilerde oluşan artışları da bu yılın desteklerine ilave etmek üzere çalışma yaptıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yönde talimatı olduğunu ifade etti.

"TARSİM'i aman ihmal etmeyelim"

İmkanlar elverdiği ölçüde bütün sınırları zorlayarak üreticinin ve çiftçinin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayan Yumaklı, şunları kaydetti:

"Ben buradan bütün üreticilerimize de seslenmek istiyorum. Geçtiğimiz yıl zirai don ve kuraklık yaşadık. Artık iklim değişikliğinden hemen hemen her konuşmamızda bahsediyoruz. Ne olacağını bilmiyoruz. Bakın geçen sene o olayları yaşadık. Hamdolsun bu sene rüzgar bizden yana. Daha iyi, daha bereketli bir ürün hasadını konuşuyoruz ama önümüzdeki yıl ne olacağını bilmiyoruz. O yüzden bütün üreticilerimize özellikle TARSİM'i yaptırmaları konusunda kendilerinden istirham ediyorum.&nbsp;Sigorta&nbsp;konusunda biraz mesafeli yaklaşıyoruz. Genel olarak ülke çapında farklı branşlarda da böyle ama iklim değişikliği konusu bizim elimizde olan bir şey değil. Bütün çiftçilerimize, üreticilerimize, devletin poliçe bedelini yüzde 70'e kadar da karşıladığını düşünürsek 'TARSİM'i aman ihmal etmeyelim' diyorum ki bir de gelir koruma sigortası devlet destekli, bu da yeni bir poliçe. Sizin emeğinizin değerini korumak üzere geliştirdiğimiz bir poliçe türü. Bunun da gene yüzde 60'ını devletimiz karşılayacak. Ekmeklik ve makarnalık buğdayla arpada eğer bir verim kaybınız olursa ya da hasat sonrası oluşabilecek fiyat farklılıklarında maliyetin altına düşen bir fiyat olursa, aradaki farkı bu poliçe karşılayabilecek. Bu konuda ben bütün teşkilatıma talimat verdim. Tek tek bütün illerde bunu anlatacaklar. Ancak buradan da üreticilerimize duyurmuş olalım."

Yumaklı, biçerdöver ya da balya makinelerinden çıkan kıvılcımla devasa alanların kül olabileceğini ve bu yüzden emeklerin zayi olmaması için yangınlara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini belirtti.

Kırıkkale'deki yatırımlar

Kırıkkale'de yapılan yatırımlara da değinen Bakan Yumaklı, Karakeçili Eğribük Mera Islah ve Amenajman Projesi için kentte bulunduklarını, bu anlayışla 2024 yılında bir&nbsp;hayvancılık&nbsp;yol haritası açıkladıklarını ve 5 yıl boyunca bu yol haritasını takip ettiklerini söyledi.

Projeden pozitif sonuçlar aldıklarının altını çizen Yumaklı, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kırıkkale'de de 3 bin dönümlük bir alanda modern mera ıslah yöntemleri uygulamaya başlandı. Arkadaşlarımız, buradaki belediyemiz, ilgili bütün kamu kurumlarımız ve valiliğimizle ortaklaşa 2 yıl boyunca öncü bitki olarak bu mera ıslahında 10 farklı arpa çeşidi denedik. Amacımız farklı arpa çeşitlerinin buraya, bu yöreye uyumunu test etmek. Yani hangisinden daha iyi verim alacağımızı düşünmek veya bunları tespit etmek, aynı zamanda da mera ıslahını gerçekleştirmek. Bu proje 5 yıl sürecek. Yani mera verimliliğini artıracak kaliteli kaba yem üretimini de güçlendirmiş olacağız. Burada 500 dönümlük bir alan var, kullanıma uygun değil. Burada da kuraklığa uyumlu ya da uygun&nbsp;tuz&nbsp;çalısı dediğimiz son dönemde bütün meralarımızda yaygınlaştırmaya gayret ettiğimiz bitki türünü de protein değeri yüksek olması hasebiyle buralarda ekmiş olacağız ki özellikle hayvancılık yapan üreticilerimizden çok güzel de geri dönüşler aldık. Bütün amacımız sadece bugüne yönelik değil, bu yıla yönelik değil. Memleketimizin geleceğine dair tarımsal üretiminin geleceğine dair yapı taşlarını oluşturmak, kendi kaynağını üreten sürdürülebilir bir yöntemi oluşturmak. Biz inşallah Türkiye Yüzyılı'nı, güçlü Türkiye'yi güçlü tarımla güçlü üreticiyle ve güçlü kırsalla inşa etmiş olacağız. Bunu yaparken en büyük gücümüz her yerde söylüyorum, üreticilerimizin emeği ve gayretidir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TMO 21 günde rekor miktarda alım yaptı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:41:33 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-21-gunde-rekor-miktarda-alim-yapti-164547-20260701.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-21-gunde-rekor-miktarda-alim-yapti-164547-20260701.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tmo-21-gunde-rekor-miktarda-alim-yapti-164547-20260701.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Avrupa'da aşırı sıcaklar yapısal ekonomik riske dönüşebilir]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-avrupada-asiri-sicaklar-yapisal-ekonomik-riske-donusebilir-5789.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-avrupada-asiri-sicaklar-yapisal-ekonomik-riske-donusebilir-5789.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa sıcaklarla kavrulurken, ekonomistler ve uluslararası kurumların uzmanları, küresel ısınmayla sıklığı artan sıcak hava dalgalarının artık geçici bir durum olmaktan çıkarak, yatırımları ve üretimi tehdit eden yapısal bir makroekonomik risk faktörüne dönüştüğü uyarısında bulunuyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Avrupa genelinde ve kıtanın en büyük ekonomisi Almanya'da etkili olan aşırı sıcak hava dalgaları, ekonomik göstergeler üzerindeki baskıyı artırıyor.

Ekonomistler ve uluslararası kuruluşlar, küresel ısınmayla sıklığı artan sıcak hava dalgalarının artık geçici bir durum olmaktan çıkarak, yatırımları ve üretimi tehdit eden yapısal bir makroekonomik risk faktörüne dönüştüğü uyarısında bulunuyor.

ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, konuya ilişkin yaptığı analizde, Avrupa genelinde rekor kıran sıcak hava dalgalarının sessizce bir hava durumu olayı olmaktan çıkıp, yapısal bir makroekonomik değişkene dönüştüğünü vurguladı.

Kıta ekonomisini sarsan mevcut tablonun Kovid-19 salgını dönemindeki karantina kısıtlamalarını hatırlattığını belirten Brzeski, boşalan caddeler, tatil edilen okullar, aksayan demiryolları ve Fransa'da soğutma suyu yetersizliği nedeniyle kapatılan nükleer reaktörlerin insan sağlığının yanı sıra Avrupa ekonomisinde de kalıcı izler bıraktığı uyarısında bulundu.

Brzeski, "Termometreler, ekonomide öncü bir gösterge haline geldi. Mevcut sıcaklıklar, Avrupa ekonomisi için aşağı yönlü yeni bir risk oluşturuyor" değerlendirmesini yaptı.

"Almanya bu yeni iklim normlarına henüz uyum sağlayamadı"

Brzeski, geçmişte sıcaklık riskinin sadece Güney Avrupa’nın bir sorunu olarak görüldüğünü ancak verilerin artık bu teoriyi desteklemediğini ifade ederek, Almanya'nın 2030 yılına kadar sıcaklığa bağlı kümülatif ekonomik kayıplarda Avrupa üçüncüsü olmasının beklendiğini aktardı.

Bu durumun gerekçesine ilişkin Brzeski, şunları kaydetti: "Almanya'da yazların Sevilla ile yarışacak olmasından değil, altyapının, konut stokunun, inşaat ve lojistik gibi yoğun iş gücü gerektiren sektörlerin serin bir iklim tipine göre inşa edilmiş olmasından kaynaklanıyor. Almanya bu yeni iklim normlarına henüz uyum sağlayamadı. Avrupa Komisyonu verileri de son birkaç yaz döneminde İspanya ile birlikte Almanya'nın, yaz sıcaklık dalgalarının üretim üzerindeki yıkıcı etkilerini en yoğun hisseden iki ülkeden biri olduğunu doğruluyor."

Brzeski, enerji fiyatlarındaki düşüşün hane halkları ve şirketler için bir miktar rahatlama oluşturacağını ancak aşırı sıcakların büyüme önünde büyük bir engel olduğunu belirtti.

Ana nehirlerdeki su seviyelerinin düşmesi nedeniyle potansiyel tedarik kırılmaları, demir yolu ve kara yolu gibi olumsuz etkilenen altyapı sorunları ve iş gücü verimliliği kayıplarının kapıda olduğunu aktaran Brzeski, "Geçmişte sadece düşen iş gücü verimliliği nedeniyle kıta genelinde üretim çıktısında yüzde 0,3 ila 0,5 arasında kayıp yaşandı. Buna soğutma maliyetleri, artan sağlık harcamaları, acil altyapı onarımları ve gıda enflasyonundaki 0,4-0,9 puanlık artış baskısı da eklendiğinde ekonomik hasar katlanarak büyüyor." ifadelerini kullandı.

Almanya'nın 131 milyar dolarlık kümülatif GSYH kaybı riski

Dünyanın önde gelen kredi sigorta şirketlerinden Allianz Trade’in 28 Mayıs’ta yayımlanan analizine göre, aşırı sıcaklar Avrupa'da yapısal bir ekonomik risk oluştururken, kıtanın en büyük ekonomisine sahip Almanya'nın 2026-2030 yılları arasında 131 milyar dolarlık kümülatif Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) kaybı riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.

30 derecenin üzerindeki sıcaklıklar iş gücü verimliliğini düşürüp enerji maliyetlerini artırarak, Fransa'da 240 milyar dolar, İtalya'da 147 milyar dolar ve İspanya'da 120 milyar dolara ulaşabilecek ekonomik hasara yol açma potansiyeli taşıyor.

ECB'den ekonomiye iklim etkisi çalışması

Avrupa'da geçmişte geçici ve finansal açıdan telafi edilebilir bir maliyet unsuru olarak görülen sıcak hava dalgalarının, kıta ekonomisinde kalıcı hasarlar bıraktığı resmi veriler ve akademik çalışmalarla ortaya konuluyor.

Yapılan araştırmalar, aşırı sıcakların iş gücü verimliliğini düşürerek GSYH çıktısını doğrudan olumsuz etkilediğini ve tedarik zincirlerini bozarak enflasyonist baskıyı artırdığını net bir şekilde gösteriyor.

Avrupa'nın en sıcak dönemleri olan 2003, 2010, 2015 ve 2018 yıllarına yönelik gerçekleştirilen kapsamlı araştırmalar, aşırı sıcaklıkların ekonomik büyüme üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne serdi. Sadece düşen iş gücü verimliliği nedeniyle kıta genelinde toplam üretim çıktısında yüzde 0,3 ila yüzde 0,5 arasında kayıp yaşandığı saptandı. Sıcak hava dalgalarından en çok etkilenen Güney ve Orta Avrupa bölgelerinde ise bu üretim kaybının yüzde 1 sınırını aştığı kayıtlara geçti.

Mannheim Üniversitesi ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından iklim krizinin Avrupa ekonomisi ve finansal istikrar üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı ortak rapor da iklim krizinin makroekonomik etkilerini rakamlarla ortaya koydu.

2025 yazında Avrupa genelinde görülen kuraklık, sel ve sıcak hava dalgalarının kıta ekonomisinde doğrudan yüzde 0,3'lük bir üretim kaybına yol açtığı belirlendi. Raporda, iş gücü verimliliğindeki yapısal düşüş, nehir sularının azalmasıyla yaşanan tedarik zinciri kırılmaları ve gerileyen turizm gelirleri bir arada değerlendirildiğinde, bu birikimli hasarın 2029 yılına kadar yüzde 0,8 seviyesine ulaşabileceği uyarısı yapıldı.

Aşırı sıcakların tüketici fiyatları üzerindeki en büyük baskısı ise tarım ve gıda sektöründe hissediliyor. ECB tahminlerine göre, aşırı sıcaklıklar ve buna bağlı gelişen kuraklık dalgaları gıda enflasyonunu kısa vadede 0,4 ila 0,9 puan bandında yukarı yönlü tetikliyor. İklim krizinin derinleşmesiyle bu stagflasyonist etkinin gelecek 30 yıl içinde iki katına çıkabileceği ve merkez bankalarının para politikası kararlarını zora sokacağı öngörülüyor.

Dünya Bankasının raporu da iklim değişikliğinin riskine işaret ediyor

Dünya Bankası için hazırlanan Ocak 2026 tarihli “Avrupa'da İklim Değişikliğinin Ekonomik Riskleri” raporuna göre, Almanya, sıcaklığa bağlı birikimli ekonomik kayıplarda 2030 yılına kadar Avrupa genelinde üçüncü sıraya yükselecek.

Raporda, serin iklim koşullarına göre tasarlanan Alman altyapısının, konut stokunun, inşaat ve lojistik sektörlerinin yeni iklim normlarına uyum sağlayamadığı vurgulanıyor.

Dünya Bankası, azalan çalışan verimliliği ve hasar gören altyapı risklerine karşı acil önlem çağrısı yapıyor. Raporda, özel sektörün binalarda yalıtım, gölgeleme ve soğutma sistemlerine yatırım yapmasını zorunlu kılacak ve bu adımları destekleyecek vergi teşviklerinin hükümetler tarafından acilen hayata geçirilmesi gerektiği tavsiye ediliyor.

Avrupa Komisyonu verileri de Almanya ve İspanya'nın, sıcak hava dalgalarının üretim üzerindeki yıkıcı etkilerini en yoğun hisseden iki ülke olduğunu doğruluyor.

İklim krizinin artık sadece çevresel bir sorun olmaktan çıkıp finansal istikrarı baltalayan makroekonomik bir krize dönüştüğüne dikkat çekilen raporda, kuraklık ve aşırı sıcakların tarım ile lojistik sektörlerinde yarattığı aksaklıklar nedeniyle gıda enflasyonunun 0,4 ila 0,9 puan artabileceği öngörülüyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Avrupa'da aşırı sıcaklar yapısal ekonomik riske dönüşebilir - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 07:03:18 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/avrupada-asiri-sicaklar-yapisal-ekonomik-riske-donusebilir-100653-20260701.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/avrupada-asiri-sicaklar-yapisal-ekonomik-riske-donusebilir-100653-20260701.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/avrupada-asiri-sicaklar-yapisal-ekonomik-riske-donusebilir-100653-20260701.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[30 milyon euroluk çağrı ilanı yayımlandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-30-milyon-euroluk-cagri-ilani-yayimlandi-5788.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-30-milyon-euroluk-cagri-ilani-yayimlandi-5788.html</link>
                    <description><![CDATA[30 milyon euro bütçeli IPARD III Programı 12. başvuru çağrı ilanı yayımlandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 30 milyon euro bütçeli IPARD III Programı 12. başvuru çağrı ilanının yayımlandığını bildirdi.

Yumaklı, IPARD III Programı'nın yeni çağrısı ve 10. başvuru çağrı ilanı kapsamındaki desteklere ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yaptı.

Modernizasyondan kapasite artırımına, gıdanın işlenmesinden teknolojik dönüşüme kadar her alanda üreticinin emeğine değer katmaya devam ettiklerine işaret eden Yumaklı, şunları kaydetti: "IPARD III Programı kapsamında, iki önemli gelişmeyi aynı anda paylaşıyoruz. 10. başvuru çağrı ilanı kapsamında et, süt, su ürünleri, meyve-sebze işleme tesisleri ve soğuk hava deposu yatırımlarına yönelik değerlendirme süreci tamamlanan 240 projeye, toplam 2,9 milyar lira hibe sağlıyoruz. Bu tesisler hayata geçtiğinde, ekonomimize 5,8 milyar liralık bir yatırım kazandırmış olacağız. 12. başvuru çağrı ilanı kapsamında ise süt, kırmızı et, kanatlı eti ve yumurta üretimine yönelik yatırımları kapsayan yeni çağrı ilanımızı 30 milyon euro bütçeyle başlatıyoruz."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[30 milyon euroluk çağrı ilanı yayımlandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:54:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/30-milyon-euroluk-cagri-ilani-yayimlandi-100104-20260701.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/30-milyon-euroluk-cagri-ilani-yayimlandi-100104-20260701.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/30-milyon-euroluk-cagri-ilani-yayimlandi-100104-20260701.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarımda tarihi devrim için geri sayım: B reçete sistemi tüm Türkiye'de başlıyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-tarihi-devrim-icin-geri-sayim-b-recete-sistemi-tum-turkiyede-basliyor-5787.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarimda-tarihi-devrim-icin-geri-sayim-b-recete-sistemi-tum-turkiyede-basliyor-5787.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bitki koruma ürünlerinde izlenebilirliği artıracak B reçete sisteminin 1 Temmuz itibarıyla Türkiye genelinde uygulanacağını açıkladı. Yeni sistemle zirai ilaçlar yalnızca kayıtlı üreticilere, üretim alanına ve belirlenen doz kadar satılabilecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, B reçete sistemi uygulamasını 1 Temmuz itibarıyla Türkiye'nin 81 ilinde aynı anda devreye alacak. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sistem sayesinde bitki koruma ürünleri, pestisit kullanımı ve zirai ilaç satışlarının elektronik ortamda takip edileceğini belirterek, uygulamanın güvenilir gıda üretimi açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.

&nbsp;

B reçete sistemi tüm Türkiye'de uygulanacak

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 81 ilin tarım ve orman il müdürleriyle gerçekleştirilen çevrim içi toplantıda yeni uygulamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bitkisel üretimde çevre ve insan sağlığının korunmasını amaçlayan sistem kapsamında yalnızca kayıtlı üreticilerin bitki koruma ürünlerine erişebileceğini ifade eden Yumaklı, üretim yapılan alan ve belirlenen doz kadar zirai ilaç kullanılabileceğini söyledi.

Bakan Yumaklı, "Bu sistemde sadece bitkisel üretim yapan üreticiler, bitki koruma ürününe erişebilecekler ve sadece üretim yapılan alan için satış ve kullanım mümkün olacak. Önerilen doz kadar zirai ilaç alınabilecek" dedi.

&nbsp;

Pestisit kullanımı elektronik ortamda takip edilecek

Yeni sistemle birlikte reçeteleme, satış ve uygulama süreçlerinin dijital olarak kayıt altına alınacağını belirten Yumaklı, üreticilerin kayıtlı tarım alanları ve yetiştirdikleri ürünlere göre, Bakanlığın onayladığı dozlarda pestisit kullanabileceklerini ifade etti.

Bakan Yumaklı şöyle konuştu:

"B reçete sisteminde pestisitlerin hem reçetelendirilmesi hem satış ve uygulama aşamalarının elektronik ortamda kaydedilmesi söz konusu. Üreticilerin bizim sistemlerimizdeki kayıtlı olan tarım alanı ve ürününe göre bilimsel kriterler ışığında belirlenmiş bir şekilde ve bakanlığımızın da onayladığı kullanım dozları dikkate alınarak pestisit kullanmaları sağlanacak."

&nbsp;

Pilot uygulamanın ardından 81 ile yayılıyor

B reçete sisteminin 12 Ocak'tan bu yana Mersin, Samsun, Ankara ve Kırklareli'nde pilot olarak uygulandığını hatırlatan Yumaklı, hazırlık sürecinin tamamlandığını belirtti:

"1 Temmuz itibarıyla da inşallah 81 ilde eş zamanlı olarak başlayacak. Dolayısıyla burada bu kararlılığımızı, bu irademizi özellikle altını çizerek ifade etmek istiyorum. Ocak ayından bugüne kadar hakikaten çok yoğun bir şekilde çalıştık. Hızlıca müdahil olunabilir, düzeltilebilir, revize edilebilir ya da geliştirilebilir bir şekilde sistem dizayn edilmiş durumda."

Bakan Yumaklı ayrıca, "Bu bir devrim. Bu Türkiye'de pestisit anlamında bütün duvarları yıkacak, bütün problemleri çözmeye aday bir sistem" ifadelerini kullandı.

&nbsp;

"Dezenformasyonlar olacaktır"

Yeni sistemin uygulanmasıyla bazı kesimlerin süreci olumsuz etkilemeye çalışabileceğini belirten Yumaklı, vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşmasının Bakanlığın temel önceliği olduğunu vurgulayarak, "En başından beri hangi konu olursa olsun tek bir şey söyledim. Ben vatandaşımızın sağlığından, sağlıklı gıdasından, güvenilir gıdasından sorumlu bir bakanlığın en üstteki temsilcisi olarak bütün arkadaşlarımın bu konudaki gayretlerine, çabalarına, hedeflerine kefilim. Herhangi bir konuyu dikte ettirmeye çalışan ya da sistemi etkisiz ve işlevsiz hale getirmeye çalışan da olabilecektir. Bu yaptıklarıyla alakalı sorumluluk sahibi olan ve birinci seviyede bu ülkenin her noktasındaki vatandaşın güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlama hedefinde, amacında ve görevinde olan bir bakanlık olarak bunlara hiçbir zaman için prim vermeyeceğiz. Dolayısıyla bu dezenformasyonlar olacaktır, bu provokasyonlar olacaktır. Ancak doğru iletişim kurarak ve anlatmaktan bıkmayarak bu bakanlığın, konusunda gerçekten uzman ve yaptığı son derece kıymetli çalışanları olarak da hiç bıkmadan, usanmadan bilgilendirmelerimize devam edeceğiz." dedi.

&nbsp;

"Bu bir devrimdir"

İl müdürlerine sistemin kesintisiz işlemesi ve olası mağduriyetlerin önlenmesi konusunda talimat veren Yumaklı, uygulamanın tarımsal üretimde önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

Yumaklı, "Şu anda aynı beşeri ilaçlarda olduğu gibi kullananın belli olduğu, ilacı yazanın belli olduğu, kimlerin hangi amaçla hangi ürün için ne kadarlık bir alanda hangi dozda kullanılmasını düzenleyen bir sistem uygulanmaya başlandı. Bu herhangi bir uygulama değil. Bu hepinizin, bunları hayata geçirecek sizler tarafından, ülkemizin bu manadaki hedefine atılmış bir imza olacak inşallah. Dediğim gibi bu bir devrimdir. Gerçekten tarımsal üretim konusu belli çerçevelerin içerisine sokulabilecek bir şey değil ancak iklim değişikliği de dahil olmak üzere zararlıların artması, hastalıkların farklı farklı yöntemlerle önümüze gelmesi çok daha dinamik, çok daha hızlı, çok daha hassasiyet gösterilmesi gereken bir durum haline gelmiş vaziyette. Bizler de bunun için çabalıyoruz, gayret ediyoruz." dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Tarımda tarihi devrim için geri sayım: B reçete sistemi tüm Türkiye'de başlıyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:40:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-tarihi-devrim-icin-geri-sayim-b-recete-sistemi-tum-turkiyede-basliyor-154507-20260626.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-tarihi-devrim-icin-geri-sayim-b-recete-sistemi-tum-turkiyede-basliyor-154507-20260626.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarimda-tarihi-devrim-icin-geri-sayim-b-recete-sistemi-tum-turkiyede-basliyor-154507-20260626.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel gübre piyasasında tansiyon düşüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gubre-piyasasinda-tansiyon-dusuyor-5786.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-kuresel-gubre-piyasasinda-tansiyon-dusuyor-5786.html</link>
                    <description><![CDATA[İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizi nedeniyle küresel gübre piyasalarında artan tansiyon, yerini kademeli bir normalleşmeye bırakıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İran savaşı sırasında küresel tarım piyasalarının en büyük endişelerinden biri gübre arzı ve tedarikinde yaşanabilecek kesintilerdi. Özellikle dünya üre ve azotlu gübre ticaretinin önemli bir bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmesi, çiftçiler ve ithalatçı ülkeler açısından ciddi bir risk oluşturmuştu.

Ancak son gelişmeler, piyasalarda tansiyonun bir miktar düştüğüne işaret ediyor.

Tayland Gübre ve Tarımsal Girdi Tedarikçileri Birliği Başkan Yardımcısı Thepvit Teosuratkul'a göre, Orta Doğu'dan gelen gübre sevkiyatları yeniden hız kazanmaya başladı.

Özellikle üre arzında yaşanan sıkışıklığın önemli ölçüde hafiflediği belirtiliyor.

Suudi Arabistanlı üreticilerin lojistik çözümler geliştirerek doğu bölgelerindeki ürünleri kamyonlarla Kızıldeniz limanlarına taşıması ve buradan ihracata devam etmesi, arz zincirinin tamamen kopmasını önleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

Bu gelişme, savaş döneminde sert yükselen fiyatların geri çekilmeye başlamasına da katkı sağlıyor.

&nbsp;

Üre fiyatlarında gevşeme sinyali

&nbsp;

Piyasadaki ilk etki fiyatlarda görülüyor. Taylandlı sektör temsilcilerine göre özellikle azotlu ve üre bazlı gübrelerde fiyatlar düşüş eğilimine girmiş durumda.

NP ve NPK gübrelerinde ise fiyatlar şimdilik dengelenmiş görünüyor. Önümüzdeki aylarda bu ürünlerde de aşağı yönlü hareketlerin devam edebileceği değerlendiriliyor. Ancak çiftçinin bu düşüşü hemen hissetmesi beklenmiyor. Çünkü dağıtıcıların önemli bölümü halen savaş döneminde yüksek fiyatlardan alınan stokları eritmeye çalışıyor. Bu nedenle uluslararası piyasalardaki gerilemenin iç piyasalara yansıması zaman alacak gibi duruyor.

&nbsp;

Hindistan gübre stoklarını güçlendirdi

&nbsp;

Küresel gübre piyasasındaki normalleşmenin bir diğer işareti Hindistan'dan geldi. Hindistan hükümetinin açıklamasına göre, üre, DAP ve sülfür taşıyan dört gemi geçtiğimiz hafta Hürmüz Boğazı'nı geçerek ülke limanlarına doğru yola çıktı. Sevkiyatlar Krishnapatnam, Kakinada, Paradeep ve Mundra limanlarına ulaştırılacak.

Bu ürünler, dünyanın en büyük gübre tüketicilerinden biri olan Hindistan'ın tarımsal üretim sezonundaki ihtiyacını karşılamak açısından kritik önem taşıyor.

&nbsp;

Stoklar geçen yılın üzerinde

&nbsp;

Veriler Hindistan'ın olası arz risklerine karşı hazırlıklı olduğunu da gösteriyor. 22 Haziran itibarıyla ülkenin toplam gübre stoku 19,6 milyon tona ulaşırken, geçen yıl aynı dönemde bu rakam 16,9 milyon ton seviyesindeydi.

Kriz sonrası dönemde yerli üretim 13,3 milyon tona çıkarken, ithalat 4,4 milyon ton olarak gerçekleşti. Ayrıca Hindistan'ın kharif sezonu için şimdiden 9 milyon tondan fazla üre ve fosfor-potasyum bazlı gübre bağlantısı yaptığı bildiriliyor.

&nbsp;

Tarım piyasaları için ne anlama geliyor?

&nbsp;

Son haftalarda İran savaşı nedeniyle üre fiyatları, amonyak ve sülfür piyasalarında yaşanan sert yükselişler küresel gıda arzı açısından önemli bir risk olarak görülüyordu.

Çünkü gübre maliyetlerindeki artış çiftçilerin kullanım miktarını azaltmasına, bunun da verim kayıplarına yol açabileceği endişesine neden olmuştu.

Şimdi ise piyasa, savaş kaynaklı "risk priminin" bir bölümünü geri vermeye başlamış görünüyor. Yine de uzmanlar gelişmelere karşı temkinli yaklaşıyor ve tamamen rahatlamak için erken olduğu görüşünde.

Gübre piyasasında kriz korkusu şimdilik azalsa da, dünya tarımı enerji-jeopolitik-iklim üçgenindeki kırılganlığını korumaya devam ediyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[Küresel gübre piyasasında tansiyon düşüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 06:49:42 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gubre-piyasasinda-tansiyon-dusuyor-095140-20260624.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gubre-piyasasinda-tansiyon-dusuyor-095140-20260624.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kuresel-gubre-piyasasinda-tansiyon-dusuyor-095140-20260624.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TARSİM iklim değişikliği ve tarımın geleceğinin ele alındığı konferansa katıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-geleceginin-ele-alindigi-konferansa-katildi-5785.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-geleceginin-ele-alindigi-konferansa-katildi-5785.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM), Ankara'da düzenlenen 'Yarını Yetiştirmek: İklim Değişikliği, Su ve Tarımın Geleceği' konferansına katıldı. Etkinlikte su yönetimi, dikey tarım ve iklim risklerine karşı tarım sigortasının önemi ele alındı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım Sigortaları Havuzu&nbsp;(TARSİM), iklim değişikliği, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve tarım sektörünün geleceğine ilişkin konuların ele alındığı "Yarını Yetiştirmek: İklim Değişikliği, Su ve Tarımın Geleceği" konferansında yer aldı.

TARSİM'den yapılan açıklamaya göre, Gıda, İçecek ve Tarım Politikaları Araştırmaları Merkezi (GIFT), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliğinin işbirliğinde Ankara'da düzenlenen konferans, Türkiye ve Almanya'nın su ve tarım gündemini masaya yatırmak için kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever'in "Türkiye'nin Su Durumu ve Gündemdeki Su Kanunu" başlıklı sunum yaptığı etkinlikte, gıda güvenliği için su yönetimi, dikey tarım, suya dayanıklı üretim ve kuraklaşan iklim koşullarında gıda hakkı gibi güncel konular değerlendirildi.

Konferans kapsamında düzenlenen "İklime Dayanıklı Çiftliği İnşa Etmek: Teknoloji, Risk ve Finans" başlıklı panele, TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü katıldı.

Tarım yazarı Galip Umut Özdil'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Engürülü, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı tarım sigortasının üreticiler için vazgeçilmez bir güvence mekanizması olduğunu belirtti.

Engürülü, panelde, TARSİM'in kurumsal yapısı, işleyişi ve uygulamalarının yanı sıra sistemin kuruluşundan bugüne kadar geçen süreçte kaydedilen gelişmeler ile sürdürülen projelere ilişkin katılımcılara bilgi de verdi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TARSİM iklim değişikliği ve tarımın geleceğinin ele alındığı konferansa katıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 07:56:31 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-geleceginin-ele-alindigi-konferansa-katildi-110007-20260623.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-geleceginin-ele-alindigi-konferansa-katildi-110007-20260623.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarsim-iklim-degisikligi-ve-tarimin-geleceginin-ele-alindigi-konferansa-katildi-110007-20260623.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TZOB Başkanı Bayraktar: Gıda güvenliğinin temeli tarım, tarımın temeli ise topraktır]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tzob-baskani-bayraktar-gida-guvenliginin-temeli-tarim-tarimin-temeli-ise-topraktir-5784.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tzob-baskani-bayraktar-gida-guvenliginin-temeli-tarim-tarimin-temeli-ise-topraktir-5784.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Bayramı Haftası’na ilişkin, "Gıda güvenliğinin temeli tarım, tarımın temeli ise topraktır" dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 11-17 Haziran Toprak Bayramı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu.

Toprağın sınırlı bir doğal kaynak olduğunu hatırlatan Bayraktar, "Toprağın insanlık için taşıdığı hayati öneme dikkat çekmek amacıyla kabul edilen Toprak Bayramı, günümüzde her zamankinden daha büyük bir anlam taşıyor. Toprak sınırlı bir doğal kaynaktır ve kaybedildiğinde yerine konulması son derece zordur. Nitekim yalnızca 1 santimetrelik verimli toprağın oluşumu yüzlerce yıl alıyor. Gıda güvenliğinin temeli&nbsp;tarım, tarımın temeli ise topraktır. Bitkisel ve hayvansal üretimin olmazsa olmazı olan tarım topraklarının korunması; ekonomik kalkınma, çevresel sürdürülebilirlik ve gelecek nesillerin refahı açısından stratejik bir zorunluluktur. Verimli, sağlıklı ve sürdürülebilir topraklar; bilinçli tarım uygulamaları, dengeli gübreleme ve etkin su yönetimiyle mümkündür. Ancak artan nüfus, plansız kentleşme, sanayileşme ve altyapı yatırımları nedeniyle verimli tarım arazileri her geçen yıl azalıyor. Erozyon, yanlış toprak işleme yöntemleri, aşırı kimyasal kullanımı ve hatalı sulama uygulamaları da topraklarımızın verimliliğini ciddi şekilde tehdit ediyor" diye konuştu.

"Son 30 yılda 3 milyon hektar tarım arazimizi kaybetmiş durumdayız"

Damla ve yağmurlama sulama gibi akıllı tekniklerle su israfının önlenmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden TZOB Başkanı Bayraktar, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Ülkemizde son 30 yılda tarım alanları yaklaşık 27 milyon hektardan 24 milyon hektara geriledi. İklim krizi ve küresel ısınmanın yıkıcı etkileri, son yıllarda Türkiye topraklarında da derinden hissediliyor. Bu konuda uzmanların ortaya koyduğu tablo, geleceğimiz adına ciddi bir uyarı niteliğindedir. Bugün topraklarımızın önemli bir kısmı, kriz boyutuna ulaşan bir erozyon tehdidiyle eriyip gidiyor. Bununla birlikte, son 30 yılda betonlaşma ve yanlış kullanım gibi insan eliyle yapılan tahribatlar sonucunda 3 milyon hektar tarım arazimizi kaybetmiş durumdayız. Birliğimiz, tarımın en temel sermayesi olan verimli arazilerin korunmasını hayati bir sorumluluk olarak görüyor. Bu doğrultuda, krizden çıkış için küresel gıda güvenliğini sağlamak adına öncelikle toprağın doğrudan sürülmesini azaltarak yapısını koruyan ve organik madde miktarını artıran koruyucu tarım uygulamalarına geçilmesi gerekiyor. Bununla birlikte, damla ve yağmurlama sulama gibi akıllı tekniklerle su israfının önlenmesi ve toprağın tuzlanmasının engellenmesi hayati önem taşıyor. Kimyasal gübre kullanımını optimize ederek organik gübrelerle toprağın mikrobiyolojik sağlığını geri kazandıran entegre besin yönetimi modelleri yaygınlaştırılmalı, tüm bu süreçler toprak analizlerini yapay zeka ve uydu teknolojileriyle izleyerek nokta atışı müdahaleler geliştiren dijital tarım araçlarıyla desteklenmelidir."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TZOB Başkanı Bayraktar: Gıda güvenliğinin temeli tarım, tarımın temeli ise topraktır - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 07:19:13 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tzob-baskani-bayraktar-gida-guvenliginin-temeli-tarim-tarimin-temeli-ise-topraktir-102142-20260615.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tzob-baskani-bayraktar-gida-guvenliginin-temeli-tarim-tarimin-temeli-ise-topraktir-102142-20260615.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tzob-baskani-bayraktar-gida-guvenliginin-temeli-tarim-tarimin-temeli-ise-topraktir-102142-20260615.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi'nin ilk etap sonuçları açıklandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-projesinin-ilk-etap-sonuclari-aciklandi-5783.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-projesinin-ilk-etap-sonuclari-aciklandi-5783.html</link>
                    <description><![CDATA[Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi'nin ilk etap sonuçları açıklandı. Hak sahipleri SMS ile bilgilendirilirken, projeden yararlanacak yetiştiriciler sonuçlarını internet üzerinden sorgulayabilecek. Hayvan teslimatları ise TİGEM tarafından gerçekleştirilecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi kapsamında ilk etap hak sahipleri belirlendi. Başvuruların alınmasının ardından yapılan değerlendirmeler, itiraz süreçleri ve kontroller tamamlanırken, il bazında asil ve yedek hak sahipleri listeleri oluşturuldu.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, projeden yararlanacak yetiştirici sayıları ile illere dağıtılacak hayvan sayılarının objektif ve ölçülebilir kriterlere göre belirlendiği bildirildi.

İller puanlama sistemine göre sıralandı

Projede illere verilecek kontenjanların belirlenmesinde sosyoekonomik gelişmişlik endeksi (SEGE), kaba yem karşılama oranı, mera ot karşılama oranı, mera varlığı, yem bitkisi ekim alanı, küçükbaş hayvan varlığı ve hububat ekim alanı gibi kriterler dikkate alındı.

Bu kriterler üzerinden yapılan puanlama sonucunda her il için hak sahibi sayıları ve dağıtılacak küçükbaş hayvan miktarları belirlendi.

Kadınlar ve genç yetiştiricilere öncelik verildi

Hak sahiplerinin belirlenmesinde ise kadın yetiştiriciler, 41 yaşından gün almamış genç üreticiler, engelli, gazi veya birinci derece şehit yakını olanlar öncelikli gruplar arasında yer aldı.

Ayrıca aile işletmesi niteliğine sahip yetiştiriciler, küçükbaş hayvancılık konusunda eğitim veya sertifika sahibi olanlar, ziraat mühendisi, veteriner hekim ve gıda mühendisi meslek mensupları da değerlendirmede avantajlı konumda bulundu.

İşletmenin TÜRKVET sistemindeki kayıt süresi, sürü hareketleri, tarımsal örgüt üyeliği, sahip olunan anaç koyun ve keçi sayısı ile ÇKS kayıtlı tarım arazisi varlığı da puanlamada dikkate alınan kriterler arasında yer aldı.

Eşit puan alanlarda kadın ve genç üretici avantajı

Puan eşitliği oluşması halinde ise öncelik sırasıyla kadın yetiştiricilere, daha genç yaşta olanlara, işletme kayıt tarihi daha eski olanlara ve başvurusunu daha erken yapan üreticilere verildi.

&nbsp;

&nbsp;

Sonuçlar internet üzerinden sorgulanabilecek

Başvurusu geçerli kabul edilen yetiştiricilere SMS yoluyla bilgilendirme yapılırken, adayların proje kapsamındaki durumlarını sorgulayabilmeleri için sonuçlar internet ortamında erişime açıldı.

Üreticiler, başvuru sonuçlarını&nbsp;basvurusonuc.tarimorman.gov.tr&nbsp;adresinden öğrenebilecek. Sorgulama ekranında yer alan açıklamalara göre gerekli işlemler hakkında da bilgilendirme yapılıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/mekanizasyon-haberleri">Mekanizasyon</category><dc:creator><![CDATA[Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi'nin ilk etap sonuçları açıklandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 07:44:53 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-projesinin-ilk-etap-sonuclari-aciklandi-104713-20260612.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-projesinin-ilk-etap-sonuclari-aciklandi-104713-20260612.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-projesinin-ilk-etap-sonuclari-aciklandi-104713-20260612.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TBMM'de hobi bahçeleri için kritik karar verildi: Tamamen yasaklandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tbmmde-hobi-bahceleri-icin-kritik-karar-verildi-tamamen-yasaklandi-5782.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tbmmde-hobi-bahceleri-icin-kritik-karar-verildi-tamamen-yasaklandi-5782.html</link>
                    <description><![CDATA[TBMM'de kabul edilen yeni yasayla tarım arazilerinin hobi bahçesi adıyla bölünmesi yasaklandı. İzsiz yapılan bu kaçak yapılara artık elektrik, su ve gaz bağlanmayacak, bağlayan kurumlara ceza kesilecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TBMM Genel Kurulu, tarım ve orman alanlarında yeni bir dönemi başlatacak olan "Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ni resmen kabul etti.

Yeni yasayla birlikte, konut ve yapı kooperatiflerinin tarım arazisi satın alması tamamen yasaklanırken, izinsiz inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilmeyecek.Ayrıca orman sınırları içindeki 80 bin tapu sorunu bedelsiz çözüme kavuşturulacak ve alkollü içki üreticilerinin logo veya markalarıyla etkinliklere sponsor olmaları tamamen engellenecek.

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin kabul edilen maddeleriyle tarım arazilerinin korunmasına yönelik yeni tedbirler uygulanacak.

Buna göre, tarımsal amaçla kurulan kooperatiflerin tarım arazisi edinebilmesi artık Tarım ve Orman Bakanlığı'nın iznine bağlı olacak.

Öte yandan tarım dışı amaçla faaliyet gösteren konut ve yapı kooperatiflerinin tarım arazisi edinmesi ise yasaklandı.

YENİ ÖNLEMLER

Yeni düzenleme ile tarım arazilerinin küçük parçalara bölünerek hobi bahçesi, bağ evi veya dinlenme alanına dönüştürülmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.

İzin alınmadan inşa edilen yapılara elektrik, su ve doğal gaz aboneliği verilmeyecek. Bu yasağa aykırı işlem yapan kurumlara ise her bir abonelik için idari para cezası uygulanacak.

ORMAN İÇİNDEKİ TAPU SORUNLARI

Kanun kapsamında orman sınırları içerisinde kalan yaklaşık 80 bin tapulu taşınmaza ilişkin mülkiyet sorunlarının çözümü de planlanıyor.Şartları taşıyan taşınmazların tapuları herhangi bir bedel alınmaksızın geçerli kabul edilecek. Daha önce iptal edilen tapular ise belirlenen koşulların sağlanması halinde hak sahiplerine yeniden verilecek.

Bu düzenlemeyle orman sınırları içerisindeki mülkiyet belirsizliklerinin giderilmesi amaçlanıyor.

ALKOL REKLAMLARINA YENİ KISITLAMALAR

Kanun teklifinde alkol bağımlılığıyla mücadeleye yönelik düzenlemeler de yer aldı.

CNN'de yer alan habere göre yeni kurallara göre gizli reklamlara izin verilmeyecek. Ayrıca alkollü içecek üreticileri amblem, logo veya marka kullanarak etkinliklere sponsor olamayacak ve destek veremeyecek.Düzenleme ile toplum sağlığının korunması ve özellikle gençler üzerindeki olası olumsuz etkilerin azaltılması amaçlanıyor.

DÜZENLEME BİRDEN FAZLA ALANI KAPSIYOR


TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen maddelerle tarım arazilerinin korunması, kaçak yapılaşmanın önlenmesi, orman alanlarındaki mülkiyet sorunlarının çözülmesi ve alkol reklamcılığına ilişkin kuralların sıkılaştırılması hedefleniyor.


1111

&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[TBMM'de hobi bahçeleri için kritik karar verildi: Tamamen yasaklandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:14:37 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tbmmde-hobi-bahceleri-icin-kritik-karar-verildi-tamamen-yasaklandi-152247-20260611.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tbmmde-hobi-bahceleri-icin-kritik-karar-verildi-tamamen-yasaklandi-152247-20260611.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tbmmde-hobi-bahceleri-icin-kritik-karar-verildi-tamamen-yasaklandi-152247-20260611.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bakan Yumaklı açıkladı: Çiftçiye dekar başına destek artıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-bakan-yumakli-acikladi-ciftciye-dekar-basina-destek-artiyor-5781.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-bakan-yumakli-acikladi-ciftciye-dekar-basina-destek-artiyor-5781.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, çiftçilere sağlanan temel destek ve planlama tutarında artışa gidileceğini belirterek, "Savaş ve çatışmalar sebebiyle, konjonktürel sebeplerle üreticilerimizin mazot ve gübre maliyetlerinde oluşan artışları hesaplayarak 2026 yılı için dekar başına, yani dönüm başına 310 lira olarak belirlenmiş birim destek fiyatını güncelleyeceğiz." dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım&nbsp;ve Orman Bakanı&nbsp;İbrahim Yumaklı, bu yıl son 66 senenin yağış anlamında en iyi döneminin geçirildiğini, yağışların yüzde 26 arttığını, barajlardaki doluluk oranının yüzde 81'e yaklaştığını söyledi.

Bu durumun tarımsal üretim anlamında önemli avantaj sağladığını dile getiren Yumaklı, bu yıl üretim rekoru gelebileceğini bildirdi.

Yumaklı, bu konuda benzer tahminlerin uluslararası kuruluşlar tarafından da yapıldığına işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çok stratejik ve başat ürün olan buğdayda geçtiğimiz yıla göre yüzde 27'lik artış olacağını tahmin ediyoruz. Yani 23 milyon ton civarında bir ürün alacağımızı düşünüyoruz. Aynı şekilde arpanın da geçtiğimiz yıla göre yüzde 50'lik artışla 9 milyon tonlara geleceğini düşünüyoruz. Bunların her ikisi de stratejik ürün. Birisi genel olarak bizim ihtiyacımız, diğeri de hayvansal üretim için son derece önemli bir girdi. Hasat başladı bütün Türkiye'de. Şu anda yüzde 2 seviyelerindeyiz. Geçtiğimiz yıl dekar başına 276 kilogram verim alıyorduk. Halk dilinde dönüm diye söyleyelim onu. Bir dönümden 276 kilogram verim alınırken bu yıl ortalama bunun 400 kilogram ve üzerinde olacağını düşünüyoruz. Bu anlamda da çok önemli bir artış var. Bazı yerler var ki özellikle hububat üretiminde son derece önemli sonuçlar alıyor. Çukurova ve Trakya gibi... Buralarda da 700 kilogramların üzerine çıkacağını düşünüyoruz.

""(BUĞDAYDA) TMO TON BAŞINA 16 BİN 500 LİRA TABAN FİYAT AÇIKLAYARAK PİYASANIN DÜŞMESİNİ ENGELLEDİ"

Bakan Yumaklı, bir regülasyon kurumu olan Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) üretici, tüketici ve sektör için gerektiği zaman piyasaya dahil olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

"TMO'nun bu yıl için (buğdayda) açıkladığı fiyat yurt dışı fiyatlarının çok çok üzerinde. Açıklamamış olsaydı ne olurdu? Şu anda bir ton buğdayın fiyatı yurt dışında yaklaşık 250 dolarlar civarında, yani yaklaşık 11 bin lira civarında bugünkü kurlarla bakarsak. TMO'nun fiyatının olmaması piyasanın belki de bu rakamlara doğru gelmesini sağlayacaktı. Ne oldu? TMO, ton başına 16 bin 500 lira taban fiyat açıklayarak piyasanın bu rakamın altına düşmesini engellemek adına önemli bir görev üstlendi. Bu bir regülasyon faaliyetidir, referans fiyatıdır. TMO, bu konunun ticaretini yapan bir kurum değildir. Piyasa regülasyonu yapar, fiyat ve miktar hareketlerindeki anormallikleri standart hale getirir."

Yumaklı, bu buğdayı alıp kullanacak sanayici için de ekim ayındaki fiyatları açıkladıklarını, sektörün tamamı için bir öngörülebilirlik ortaya koyduklarını vurguladı.

"BİRİM DESTEK FİYATINI GÜNCELLEYECEĞİZ"

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, hububat alımı için TMO'nun tüm hazırlıklarını yaptığını belirterek, şu anda 20 milyon tonu depolayacak şekilde ve 600'den fazla noktayla alımlara hazır olduklarını söyledi.

Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın buğday alım fiyatlarına ilişkin desteklerin güncelleneceğini söylediğini hatırlatması üzerine Yumaklı, şunları ifade etti:

"TMO, ürünü aldığı andan itibaren 21. günden başlayarak ürünlerin bedellerini ödemeye başlayacak. Nakit akışıyla ilgili zamanlamalar öne ya da ileriye gidebilir ama netice itibarıyla ortalama 21 günlük sürede ödemeyi gerçekleştireceğiz. Türkiye'nin içinde olmadığı ama bütün dünya ülkeleri gibi hele ki komşu olmamızdan kaynaklı bulunduğumuz bölgedeki savaşlar ve çatışmalar bizi de etkiliyor. En önemli başlıklardan birisi de enerji, yani mazot ve gübre diyelim. Her ikisi de bizi de etkiledi. Maliyetlerde artış oldu. Üreticilerimiz bunlardan bir bölümüne yakalandı bir bölümünün üretimini de o fiyat artışlarıyla beraber yapmak zorunda kaldı. Dolayısıyla savaş ve çatışmalar sebebiyle, konjonktürel sebeplerle üreticilerimizin mazot ve gübre maliyetlerinde oluşan artışları hesaplayarak 2026 yılı için dekar başına, yani dönüm başına 310 lira olarak belirlenmiş birim&nbsp;destek&nbsp;fiyatını güncelleyeceğiz."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Bakan Yumaklı açıkladı: Çiftçiye dekar başına destek artıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:14:45 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-acikladi-ciftciye-dekar-basina-destek-artiyor-142055-20260611.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-acikladi-ciftciye-dekar-basina-destek-artiyor-142055-20260611.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-acikladi-ciftciye-dekar-basina-destek-artiyor-142055-20260611.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İlk hasat yapıldı, bu yıl bereket yağdı. Dünyanın en büyük tarım işletmesinde ilk pervane döndü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-ilk-hasat-yapildi-bu-yil-bereket-yagdi-dunyanin-en-buyuk-tarim-isletmesinde-ilk-pervane-dondu-5780.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-ilk-hasat-yapildi-bu-yil-bereket-yagdi-dunyanin-en-buyuk-tarim-isletmesinde-ilk-pervane-dondu-5780.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye’nin en büyük tarım işletmesi olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nde buğday hasadı başladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Biçerdöverin koltuğuna oturan Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, pervaneleri çalıştırarak ilk hasadı yaptı. Toplam 1 milyon 663 bin dekarlık alanıyla dünyanın tek parça halinde yönetilen tarım arazisine sahip olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne (TİGEM) bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğü'ndeki 564 bin dekarlık alanda buğday hasadı bu yıl yoğun yağışlarla birlikte bereketli bir şekilde başladı.

DEV ARAZİDE İLK HASAT YAPILDI


Onlarca biçerdöver, yan yana dizilerek adeta halay çeker gibi dev arazide hasat yaptı. Hasada katılan Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, yetkililerden bilgi aldı. Biçerdöverin koltuğuna da oturan Vali Şıldak, pervaneleri çalıştırarak ilk buğday hasadını başlattı. Bu yıl toplam 56 bin 400 hektarlık alanda buğday hasadı yapılacağını belirten Vali Şıldak, "TİGEM Ceylanpınar’ın ayrılmaz bir parçası ve burada içinde bulunduğumuz sezon itibariyle hububat hasadı yapılıyor.&nbsp;Arpa hasadı tamamlanmış durumda. İşletmedeki 56 bin 400 hektarlık alanda ekimi yapılan buğday hasadının bu gün bir bölümüne biz de katıldık. Gerçekten ülkemizin medarı iftarı olan bir işletme ve buraya çok sayıda işçinin istihdam edildiği ve örnek tarım uygulamalarının yapıldığı sadece üretimin yanı sıra tohum yetiştirme hususunda da başarılı çalışmalara imza atan bir tesisimiz" dedi.

BU YIL BEREKETLİ BAŞLADI


Bu yıl yoğun geçen yağışlarla birlikte rekoltede yüzde 20 gibi bir artış beklediklerini söyleyen Vali Şıldak, "Burada hem çalışmalarla ilgili bilgi aldık, hem de çalışanlarla bir araya gelerek bol, bereketli ve hayırlı bir sezon temenni ettik. Tabi Şanlıurfa’da buğday ve arpa ekimi özellikle son yıllarda artarak ilerliyor. Sulu ve kuru tarım olarak her iki şekilde de ekimi mümkün ve bu sezonki yağışların etkisiyle daha bereketli, bol ve rekoltesi daha yüksek, geçen yıllara oranla en az yüzde 20 oranında yüksek bir mahsul bekliyoruz. Vatandaşlarımız şu anda ilimizin tamamında hasatla meşgul diyebiliriz. Biz de Şanlıurfa’daki bütün çiftçilerimize, üreticilerimize bereketi bol bir hasat dönemi temenni ediyoruz" diye konuştu.

&nbsp;


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/bitkisel-uretim-haberleri">Bitkisel Üretim</category><dc:creator><![CDATA[İlk hasat yapıldı, bu yıl bereket yağdı. Dünyanın en büyük tarım işletmesinde ilk pervane döndü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:05:40 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ilk-hasat-yapildi-bu-yil-bereket-yagdi-dunyanin-en-buyuk-tarim-isletmesinde-ilk-pervane-dondu-141139-20260611.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ilk-hasat-yapildi-bu-yil-bereket-yagdi-dunyanin-en-buyuk-tarim-isletmesinde-ilk-pervane-dondu-141139-20260611.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/ilk-hasat-yapildi-bu-yil-bereket-yagdi-dunyanin-en-buyuk-tarim-isletmesinde-ilk-pervane-dondu-141139-20260611.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Kırsaldaki girişimcilere 375,6 milyon lira hibe ödedik]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-ve-orman-bakani-yumakli-kirsaldaki-girisimcilere-3756-milyon-lira-hibe-odedik-5779.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-tarim-ve-orman-bakani-yumakli-kirsaldaki-girisimcilere-3756-milyon-lira-hibe-odedik-5779.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında, kırsalda üretim yapan girişimcilere mayısta 375,6 milyon lira hibe ödediklerini bildirdi. Bakan Yumaklı, "Kırsalı yerinde kalkındırıyor, Türkiye Yüzyılı'nı bereketle inşa ediyoruz" ifadesini kullandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, IPARD III Programı kapsamında mayıs ayında kırsalda üretim yapan girişimcilere&nbsp;375,6 milyon lira&nbsp;hibe desteği sağladı.

Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından IPARD III Programı kapsamındaki ödemelere ilişkin paylaşım yaptı.

Kırsala yatırım yaptıklarını, üretime tam destek verdiklerini belirten Yumaklı,&nbsp;"IPARD III Programı kapsamında kırsalda üretim yapan girişimcilerimize mayısta 375,6 milyon lira hibe ödemesi gerçekleştirdik. Kırsalı yerinde kalkındırıyor, Türkiye Yüzyılı'nı bereketle inşa ediyoruz" ifadesini kullandı.

Paylaşımda, mayıs ayı ödemelerinin detaylarına ilişkin bilgi verildi.

Buna göre, çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme alanında&nbsp;244 milyon 257 bin&nbsp;lira, tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlar için&nbsp;89 milyon 128 bin&nbsp;lira, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması ile ilgili fiziki varlıklara yönelik yatırımlar için&nbsp;24 milyon 815 bin&nbsp;lira, LEADER yaklaşımı ve yerel kalkınma stratejilerinin uygulanması alanında&nbsp;17 milyon 449 bin&nbsp;lira ödeme yapıldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: Kırsaldaki girişimcilere 375,6 milyon lira hibe ödedik - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 07:26:10 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-kirsaldaki-girisimcilere-3756-milyon-lira-hibe-odedik-102928-20260610.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-kirsaldaki-girisimcilere-3756-milyon-lira-hibe-odedik-102928-20260610.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-kirsaldaki-girisimcilere-3756-milyon-lira-hibe-odedik-102928-20260610.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Çiğ süt üretim maliyeti mayısta geriledi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-cig-sut-uretim-maliyeti-mayista-geriledi-5778.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-cig-sut-uretim-maliyeti-mayista-geriledi-5778.html</link>
                    <description><![CDATA[Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği'nin (TÜSEDAD) hesaplamalarına göre sıcak çiğ süt üretim maliyeti mayısta litre başına 27,31 TL'ye düştü. Maliyetteki gerilemede kaba yem fiyatlarında yaşanan düşüş belirleyici oldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ TÜSEDAD, 2026 yılı mayıs ayına ilişkin sıcak çiğ süt üretim maliyeti verilerini açıkladı.

Buna göre, nisan ayında litre başına&nbsp;28,35 TL&nbsp;olarak hesaplanan üretim maliyeti, mayısta&nbsp;yüzde 3,7&nbsp;azalarak&nbsp;27,31 TL&nbsp;seviyesine geriledi.

TÜSEDAD'dan yapılan açıklamada, maliyetin bir önceki aya göre litre başına&nbsp;1,04 TL&nbsp;düşmesinin temel nedeninin yonca, kuru hasıl otu ve saman fiyatlarındaki gerileme olduğu belirtildi.

Açıklamada, kaba yem fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle toplam maliyet içerisinde yemin payının bir önceki aya göre&nbsp;yüzde 1,3&nbsp;azaldığına dikkat çekilerek, diğer gider kalemlerinde önemli bir değişim yaşanmadığı ifade edildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/hayvancilik-haberleri">Hayvancılık</category><dc:creator><![CDATA[Çiğ süt üretim maliyeti mayısta geriledi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 07:23:23 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cig-sut-uretim-maliyeti-mayista-geriledi-102545-20260610.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cig-sut-uretim-maliyeti-mayista-geriledi-102545-20260610.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/cig-sut-uretim-maliyeti-mayista-geriledi-102545-20260610.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bakan Yumaklı duyurdu: 'Gelir Garantili Besicilik” Projesi: 108 bin sığır küçük üreticiye dağıtılıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.tarimturk.com.tr/haber-bakan-yumakli-duyurdu-gelir-garantili-besicilik-projesi-108-bin-sigir-kucuk-ureticiye-dagitiliyor-5777.html</guid>
                    <link>https://www.tarimturk.com.tr/haber-bakan-yumakli-duyurdu-gelir-garantili-besicilik-projesi-108-bin-sigir-kucuk-ureticiye-dagitiliyor-5777.html</link>
                    <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ülkede kırmızı et arz güvenliğini güçlendirmek, canlı hayvan varlığını artırmak, üretimi tabana yaymak amacıyla küçük ölçekli besicileri merkeze alan yeni bir projeyi hayata geçirdiklerini belirtti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı&nbsp;İbrahim Yumaklı&nbsp;"Gelir Garantili Besicilik Projesi ile Et ve Süt Kurumumuz (ESK) tarafından temin edilen 108 bin baş besilik sığırı uygun fiyatla küçük ölçekli besicilerimize dağıtıyoruz. Böylece hem küçük üreticinin gelecek kaygısı taşımadan üretime devam etmesi hem de tüketicilerimizin daha uygun şekilde kırmızı ete ulaşması sağlanacak" ifadelerini kullandı.

Bakan Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, ESK ile Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TÜKETBİR) arasında imzalanan protokol ile küçük ölçekli besicileri merkeze alan yeni bir projeyi hayata geçirdiklerini duyurdu.BESİCİNİN GELİRİ GARANTİ ALTINDA

Söz konusu proje ile besicinin gelirinin, dolayısıyla emeğinin karşılığının güvence altına alındığına işaret eden Yumaklı, projenin detaylarıyla ilgili şu bilgileri paylaştı:

"Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından yayımlanan karar ile Et ve Süt Kurumumuza tahsis edilen tarife kontenjanı kapsamında, bu yıl 108 bin baş besilik hayvanı, besi ahırı kapasitesi 200 başın altında olan küçük ölçekli üreticilerimize dağıtmak üzere ayırdık. Bu kapsamda, küçük aile işletmelerimizi doğrudan desteklemek üzere pozitif ayrımcılık uyguluyoruz. Program ile belli bir puanlama sistemi üzerinden belirlenen üreticilerimize 30 baş besilik hayvan teslim ediyoruz. Projeden faydalanan üreticilerimiz, hayvanlarını, 200 baş ve üzeri kapasiteye sahip büyük işletmelere uygulanan fiyata kıyasla kilogram başına 110 TL, yani yüzde 26 daha uygun koşullarda alacak. Başvuruları il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerimiz üzerinden elektronik olarak aldık. Hak sahibi besicilerimiz, önceden ilan edilen objektif kurallara göre işleyen bir puanlama usulü ile belirlendi. Böylece dağıtımda şeffaflık, izlenebilirlik ve fırsat eşitliği sağlandı. Hak kazanan 3.600 besicimizin yer aldığı liste hazırlandı. Teslimat süreci de bu liste esas alınarak yürütülüyor."SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SİSTEM İÇİNDE BESİCİLİK İMKANI

Model sayesinde, küçük ölçekli üreticilerin makul bir kâr güvencesiyle ve sürdürülebilir bir sistem içinde besicilik yapma imkânına kavuşacağının altını çizen Yumaklı, besicilerin, teslim aldıkları hayvanları en az 4 ay, en fazla 9 ay besledikten sonra ESK'ye tekrar satacağını aktardı.Bakan Yumaklı, projeye ilişkin şunları kaydetti:

"Söz konusu hayvanlar, besicinin sözleşmesinde belirlenen ve kârını güvence altına alan geri alım fiyatı üzerinden ESK tarafından satın alınacak. Geri alım fiyatının her ay enflasyona endeksli olarak güncellenmesi sayesinde besici, besi süresi boyunca oluşabilecek fiyat dalgalanmalarına karşı korunacak ve besi süresinin sonunda geliri büyük ölçüde garanti altına alınmış olacak. Bu sayede üretici; makul bir kâr güvencesiyle ve sürdürülebilir bir sistem içinde besicilik yapma imkânına kavuşacak. Model, küçük üreticinin gelecek kaygısı taşımadan üretime devam etmesinin önünü açıyor. Bu yapı, üreticiye kazancını önceden öngörebilme imkânı sunarken, küçük işletmelerin mevcut ahır kapasitelerini tam olarak değerlendirerek üretime kazandırmasına olanak sağlıyor. Model ayrıca sürdürülebilir bir ortaklık ilişkisi de kuruyor. Hayvanlarını süresinde ESK'ye teslim eden besicilerimiz, bir sonraki yılın besilik dağıtımında da önceliklendirilecek. Programla küçük üretici, uygun maliyetli hayvan ve gelir garantisiyle üretime kazandırılırken, diğer yandan ESK, besi sonunda elde edeceği et ile piyasayı regüle ederek vatandaşlarımızın daha uygun şekilde ete ulaşmasını sağlayacak. Projemiz besicilerimiz için hayırlı uğurlu olsun."

TÜKETBİR'in koordinasyonunda yürüyecek süreçle ilgili tüm duyurular ESK'nin resmî internet sitesinden (https://www.esk.gov.tr)&nbsp;takip edilebilecek.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.tarimturk.com.tr/hayvancilik-haberleri">Hayvancılık</category><dc:creator><![CDATA[Bakan Yumaklı duyurdu: 'Gelir Garantili Besicilik” Projesi: 108 bin sığır küçük üreticiye dağıtılıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 06:42:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-duyurdu-gelir-garantili-besicilik-projesi-108-bin-sigir-kucuk-ureticiye-dagitiliyor-094647-20260605.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-duyurdu-gelir-garantili-besicilik-projesi-108-bin-sigir-kucuk-ureticiye-dagitiliyor-094647-20260605.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.tarimturk.com.tr/images/haber/bakan-yumakli-duyurdu-gelir-garantili-besicilik-projesi-108-bin-sigir-kucuk-ureticiye-dagitiliyor-094647-20260605.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>